Bugün enflasyon rakamları açıklandı. Enflasyon ile mücadelede sıkı para politikasının meyveleri alınmaya başlıyor gibi görünüyor. Bu noktadan sonra yapılacak en büyük hata sağa sola sıkılaşmanın etkilerini kaldırıcı destek paketleri açıklamak olacaktır. Şirketler mallarını satma konusunda sıkışmasalardı bu enflasyon rakamlarını göremezdik. Bunu kabul etmek bence çok önemli. İkinci olarak ihracat hala olumlu bir gidişat gösteriyor. Bu da çok önemli bir gelişme. Yapılacak en büyük hata hızlıca büyüyelim diyerek ekonomide gaza basmaktır. Ekonomi kurmaylarının daha önceki benzer deneyimleri dikkate almaları çok önemli. Zenginleşelim diye büyüyelim derken enflasyon yaratarak fakirleşirsiniz. Bir diğer nokta da fiyat kontrolleri gibi algılanacak düzenlemelerden uzak durmak. Bugün özel okulların yapabileceği artış oranları açıklandı. Bu gibi uygulamalar sadece enflasyondaki katılığı artırır. Enflasyon bir ahlaksızlık sorunu değildir. Talep sorunudur. Talebi körüklerseniz insanlar ahlaklı bile olsalar sattığımız malı aynı fiyata yerine koyamayız diye düşündükleri için de fiyatları artırırlar. Konu sadece fırsatçılık değildir. Bunun iyi anlaşılması çok önemli.
Piyasa Ocak ve Şubat aylarında daha yüksek enflasyon gelebileceğini düşünüyor. Ben de bu görüşe katılıyorum. Bu nedenle beklentilerin iyileşmeye başlayacağı bu dönemde faiz indirimlerini ölçülü yapmak çok önemli. Aksi halde ekonomik programın kazanımlarını bir kaç günde kaybedilir.
@_cevdetyilmaz@memetsimsek@yfatihkarahan@cakcay01
Ekonomi yönetimine getirilen geldiklerinde %38 olan enflasyonu %44’e düşürdüler eleştirisi bana anlamlı gelmiyor.
Çünkü 38 olarak açıklanan enflasyon organik bir rakam değildi. Bugünkü enflasyon ise çok daha organik.
Şöyle ki seçim öncesinde doları tutmak için dost ülkelerden bulunan swap, mevduat ne varsa satılmıştı.
2023 seçimi öncesinde dolar kuru baskılanıyordu. Dolar kuru 14 Mayıs 2023’te 19,5’ti. Bu nedenle seçim sonrasında TL yüzde 30’a yakın değer kaybetti.
Benzer şekilde Hazinenin gelirlerinden feragat ederek sağladığı enerji destekleri de 2023 yılında enflasyonu düşük tuttu.
Bugün ise bunların hepsi daha piyasa odaklı fiyatlanan değişkenler.
Sübvansiyonlar kaldırıldı. Gerektiğinde Hazine enerji fiyatlarına ciddi zamlar yapıyor.
MB dolar kuru artması için değil düşmemesi çabalıyor. Sürekli rezerv biriktiriyor ve piyasaya TL likiditesi veriyor.
Böyle bir ortamda bankaların fazla TL likiditesi nedeniyle hem mevduat faizini hem de kredi faizini düşürmesi beklenir.
Bu da tekrar ekonomiyi canlandırır ve enflasyonu yükseltir.
MB buna da izin vermiyor.
Kendince geliştirdiği araçlarla kredi ve mevduat faizini yukarıda tutmaya çalışıyor.
2023 seçimi öncesinde ise sistem tıkandığı için bankalar kredi vermeyi kesmişti. Yani faiz düşüktü ama kredi akışı durmuştu.
Bu kadar hasar görmüş bir ekonomide bence para politikası başarılı bir sınav verdi.
Para politikasına notum pekiyi.
Gelelim maliye politikasına o konuda da ben çok kötümser bakmıyorum. Enflasyonun yeterince düşmemesinde maliye politikasının aldığı zam kararlarının etkisi var.
Ancak burada dikkate alınması gereken üç faktör var;
1)-geçmiş dönemde yapılan enerji sübvansiyonları
2)-yavaşlayan ekonomide vergi gelirlerinin düşmesi
3)-deprem harcamaları .
HMB sadece üçüncüyü vurguluyor,
ancak
1. madde de enflasyon üzerinde belirleyici oldu.
1 ve 3. maddelerde maliye politikasının yapacağı pek bir şey yoktu.
2. madde konusunda ise iyi bir borçlanma stratejisi ile hasar en aza indirilebilirdi.
Ancak bu riskli görülüp tercih edilmedi. Bu nedenle onların da her yaptığı yanlıştı diyemem. Ancak kolaycılığı seçtiler.
Bundan sonra da geçmiştekine benzer hatalar yapılırsa,(sıkışan her şirkete destek paketleri açıklanırsa), Ağustos böceği gibi yazın yatıp kışın yiyecek aranması çok muhtemeldir.
Bu gelişmeler ışığında maliye politikasına notumuz iyi.
@_cevdetyilmaz@memetsimsek@yfatihkarahan@cakcay01
Tcmb’nin Para Politikası Metni’ne ve zamanlamasına yönelik eleştirileri pek anlayamıyorum. İdeali elbette ki tarihlerin ve metnin önceden paylaşılması ancak 8 toplantı bilgisi paylaşılmamış olsaydı bu bilgiyi fiyata yansıtmak isteyecek piyasa oyuncularının bu sebeple neden önceden paylaşmadınız diye yakınacağını düşünüyorum. Faiz indirimi konusunda beklentilerin bu kadar belirginleştiği bir dönemde bir sonraki yılın toplantı sayısını vermek toplantı bazında karar alacağını vurgulayan bir MB için bence yanlış değil. Her gün türlü dedikodu ile piyasaların çalkalandığı bir ortamda asimetrik bilgiyi azaltmak, her bilgiyi kamuoyuyla hızlıca paylaşmak bence daha doğru bir yaklaşım. Bir sonraki yıldaki toplantı sayısı bilgisinin tarihlerden ayrı verilmesinin de ben bu doğrultuda atılmış bilinçli bir adım olduğunu düşünüyorum. MB bugünkü kararında toplantı bazında ve enflasyon görünümüne göre karar vereceğim diyor. Onu eleştirenler ise kafamda faiz patikası oluşturamıyorum diye yakınıyor. Ancak bu MB’ye “bu şekilde bakmayın” dediği bir konuda neden yardımcı olmuyorsun demek oluyor. MB açıkça kafanızda bir patika olmasın benim kafamda yok diyor. Her bilgiyi kararlaştırdığımda sizinle şeffaf bir şekilde paylaşacağım ki kimse asimetrik bir bilgiye ve asimetrik bir beklentiye sahip olmasın diyor. Karar öncesi sadece bir sonraki yıldaki toplantı sayısını veriyorum ama tarihleri söylemiyorum çünkü tarihlerden çıkarım yapmayın diyor. Aynı şekilde Fed ile aynı aya gelen tüm toplantılarda fomc kararlarından önce toplantı tarihi belirliyorum çünkü benim para politikası duruşumu yurt içi gelişmeler yurt dışından daha çok belirleyecek diyor.
Benim MB kararlarını okumam bu şekilde. Herkesin görüşüne de saygım var.
@yfatihkarahan@cakcay01@ali_hakan_kara@OzatayFatih