Milyarlık fonlarla 28 yaşındaki dolandırıcıların ultra lüks yaşamlarının gözümüze sokulduğu ülkede yoksul çocukları çalışırken katlediliyor. Bu düzen çocuk katili.
📌Diyanet'in komedyen Deniz Göktaş’ın gözaltına alınmasına tepki gösteren ve ailesine dayanışma mesajı gönderen imam Yusuf Kılıç’a soruşturma açtığı ortaya çıktı
📌BirGün’ün edindiği bilgilere göre, “Bir imam olarak yanındayım Deniz Kardeşim..." diyen imam Kılıç Ankara’ya çağırıldı ve savunması alındı
Kerim Rota ponzi meselesini çok güçlü bir örnekle anlatmış:
"Kırmızı Pazartesi romanında Vicario ikizleri cinayet planlarını herkese anlatmıştı, süt dükkânına, kasaplara, tanıdıklara. Cinayetin işleneceğini maktul Santiago Nasar hariç kasabada neredeyse herkes duymuştu."
...
"Romandan farklı olarak işlenecek cinayeti bizim yetkililer çok önceden öğrenmişlerdi. Hatta Bakan ve SPK eski başkanı cinayeti önleyeceklerini bundan 10 ay önce duyurmuşlardı. Hikâyenin sonunu biliyorsunuz. Cinayet(ler) işlendi, şimdi cenazeleri kaldırma zamanı."
Evladımızın yanındayız, sıradan aileyiz’
‘Ailem Güvende’ operasyonlarının ardından LGBTİ+ çocukların aileleri de kendilerini tehdit altında hissediyor. 18 yaşındaki trans kızlarının yanında duran Osman ve Evren Aydoğan, “Korkup vazgeçmeyeceğiz, evladımızı yalnız bırakmayacağız” diyor
https://t.co/mv8U3J76Qq
sunucu gördüğümüz kesitlere sonradan bir itirazda bulunmuş mu bilmiyorum fakat on yıldır rehine olarak özgürlüğünden mahrum bırakılan demirtaş'a böyle konum tayin etmek, bu hakkı kendinde bulmak yavanlıktan öte bir durum.
çakıroğlu, demirtaş'a mealen “seni öcalan'a karşı konumlandıran medya diline kayıtsız kalma” diyerek, dışarıdaki çevrelerin ürettiği bir kurguyu, bizzat o kurgunun mağduru olan kişiye çok rahat biçimde ödev olarak devrediyor ve bunu yaparken de demirtaş'ın içinde bulunduğu tutsaklık koşullarını bir güç asimetrisi üzerinden normalleştiriyor. kimin kiminle hangi konumda ve şartlarda konuştuğunu es geçen bir üslup ve bayağılık.
çok önemli değil ama bir diğeri de “bundan sonraki seçimlere kimsenin terörize edilemeyeceği koşullarda gideceğiz” ifadesine yüklenilen derin anlam. iktidarın yarın işine geldiğinde sokaktaki simitçiyi bile yeni bir terör örgütü parantezine almayacağını düşünecek kadar 25 yıllık ülke pratiğine karşı iyimser yerde durmak da hayli gülünç.
Eğer bu gerçekten “sıradan bir sokak kavgası” ise, o zaman şu sorunun cevabı neden hâlâ ortada yok?
Bu insanlar neden korunuyor?
3. kişi neden hâlâ yargılanmıyor?
#HakanTosunİçinAdalet#Üçüncükişitutuklansın
Bu ülkede onlarca akademisyen çatışmaların durmasına yönelik bir çağrıya imza attığı için bir gecede işinden atıldı, hiçbir üniversitede işe girmelerine izin verilmedi. Eskaza yurtdışında iş bulurlar diye pasaportlarına bile el kondu.
İki sorum var:
1) O akademisyenlere yüklü bir tazminat ödenecek mi?
2) Akademisyenler neyi ne zaman, hangi bağlamda savunacaklarını resmi yazılardan mı öğrenecek? Devlet bugün siyah, yarın beyaz dese akademisyen de bugün siyah, yarın beyaz demek zorunda mı olacak?
Türkiye Psikiyatri Derneği’nin resmi X hesabına Savcılığın erişim engeli getirilmesi talebi kabul edilemez.
Bilimsel ve mesleki faaliyet yürüten bir uzmanlık derneğinin kamuoyuyla iletişim kanalının erişime kapatılmasının istenmesi, açık bir sansür girişimidir. Bilimsel bilginin ve sağlık alanındaki mesleki görüşlerin sansürlenmesi kabul edilemez.
Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konusunda bilimsel gerçekleri dile getirmek suç değil, bilimin ve hekimlik sorumluluğunun gereğidir. Bilimsel gerçekler sansürle değiştirilemez.
Türk Tabipleri Birliği olarak Türkiye Psikiyatri Derneği’nin yanındayız.
Sansüre hayır!
Bilime müdahaleye hayır!
Sağlık hakkından vazgeçmeyeceğiz.
TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ
MERKEZ KONSEYİ
Ceyran (Ceylan)
Zeynəb Xanlarova “Ceyran”ı söylerken insanın aklına önce aşk acısı gelmiyor. Şarkı canlı, cilveli; ses yükseliyor, meydanı dolduruyor.
Oysa söz başka bir şey söylüyor:
“Derdinden deliyim; senin haberin yok.”
İki insan aynı masaya oturuyor ama aynı ilişkiyi yaşamıyor. Biri bir bakışı yıllarca hatırlıyor, öteki baktığını bile unutuyor. Aşkın karşılıksızlığı yalnız duyguların değil, hafızanın da eşitsizliğidir.
“Âlem güzele dönse, benim gözüm sendedir.”
Romantizm buna sadakat der. Psikanaliz biraz kuşkuyla yaklaşır. Çünkü insan en güzel olanı arzulamaz; arzuladığı kişiyi güzel bulur.
“Âşığın çoktur senin.”
İşte işler burada karışır.
Çünkü kıskanç insan yalnız sevdiğine bakmaz; ona bakanlara da bakar. Kıskançlıkta rakibini şaşırtıcı bir dikkatle izler. Onun ne gördüğünü, nasıl sevdiğini, nasıl dokunduğunu merak eder; hiç bulunmadığı sahneleri zihninde tekrar tekrar kurar.
Bu sahnede aslında kime bakıyoruz?
Sevdiğimize mi? Rakibimize mi? Yoksa rakibimizin gözlerinden sevdiğimize mi?
Sevgilisinin geçmişini didik didik eden, kiminle neyi nasıl yaptığını tek tek soran biri kendine şunu da sorabilir:
Bu hayalde sevgilisiyle mi öpüşüyor, yoksa sevgilisinin sevgilisiyle mi?
Üçüncü kişi bazen yalnızca araya girmez; neye, hatta nasıl bakacağımızı da gösterir.
Âşık yalnız Ceyran’a değil, Ceyran’a bakanlara da bakıyordur.
Arzu sandığımız kadar yalnız yaşanmaz. Kalabalığı sever.
Ve bazen daha kötüsü olur:
On yıl Ceyran’ın peşinden koşarsınız; sonra dönüp bakarsınız ki gözünüz yalnız Ceyran’da değilmiş. Ceyran’a bakan gözde de kalmış.
Kimi arzuladığımızı biliriz belki; ama kimin yerinden arzuladığımızı her zaman bilmeyiz.
İnsan arzuladığına kavuşunca, aslında neyi arzuladığını öğrenir.
O halde asıl soru şudur:
Kavuştuğumuzda Ceyran hâlâ Ceyran olarak kalabilir mi?
Ceyran’ın bütün bunlardan haberi yok.
Ama tam da bu yüzden, bunca yıldır bizim Ceyran’dan haberimiz var.
Çünkü türküler var!
Güzelbahçe Sohbetleri, 2026
tutuklanan arkadaşlarımızın özgürlüklerinden mahrum kalmalarına mı, örgütlü mücadeleye vurulan darbeye mi, lubunyaların psikolojik ve sağlık desteğine nasıl erişeceklerine mi, hangi birine deliriceksin? sadece iktidara değil sessizliğiyle bugünlerin önünü açanlara da lanet olsun
Biri 13 diğeri 16 yaşında iki çocuk işçi daha iş cinayetinde yaşamını yitirdi.
Bu yıl tespit edilen 63 çocuk çalışırken öldü.
Aileler gerçekten güvende!
Acısına rağmen koruduğu nezakete, vakara bakın… Kaç kez izledim bilmiyorum. “İnsanların”fotoğraf çektirme merasiminin bitmesini sessizce bekliyor. Bir insanın evladının ardından sesini duyurmak için bile bu kadar ölçülü, bu kadar sabırlı olmak zorunda kalması… İşte bu, bu dünyanın cehennemidir.
#RojiniçinAdalet
Çok karanlık bir dönemden geçiyoruz. O kadar ki sonunda bir ışık olmak zorunda diye düşünüyor insan. Halbuki aydınlık altın tepside sunulmuyor, onu inşa etmek zorundayız.
Her alanda başkasının hakkını hukukunu gözeten; onurunu kaybetmemek için mücadele eden insanlara muhtacız.