"Zelal, Gulê ve Saniye. Biri mezarda, biri hapiste, diğeri de şu an hastanede can çekişen üç arkadaşımı seven üç kadın. Ağlıyorlar. Bizi sevenlere acı ve mutsuzluğumuzu da bulaştırıyoruz. Acı, tanıdığım herkesin ortak kaderi."
Köprünün Ortasında
Kanun maddelerindeki "ama", "fakat", "lakin" ile biten cümleler çok meṣhur. Bu adam onlara vurgu yapıyor. Bu sürecin en rasyonel fikir üretenidir kendisi. Ne dediyse oldu, ne diyorsa olacak. Çerçevenin içindeki "ama"lı cümlelere geldi sıra; yani "istediğimiz gibi olacak" diyor.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, ‘çerçeve yasa’yı anlattı:
📍“Sadece kişi bakımından kapsamda olmak kanundan doğrudan yararlanma hakkı vermez”
📍 “Haklarında istisna tutulan suçlardan adli işlem yani soruşturma veya kovuşturma yapılmış kişiler bir mahkumiyetleri olmasa bile kanundan yararlanamazlar”
📍 “Kanun, kapsama giren kişiler için otomatik olarak bir erteleme işlemini devreye sokmayacaktır. Dosya bazında ve kişi esaslı inceleme yapılacaktır”
https://t.co/MQ7ToaoUPZ
Yüzyılda iṣledikleri tüm kitlesel katliamlar, uyguladıkları iṣkenceler yanlarına kar kaldı; sürgün ve asimile ettiklerinin hatıralarından özür dilemediler, tarihi suçlarını gururla sahiplendiler. Yanlıṣa isyan edenler "suçlu", kanla bastıranlar "haklı" oldu. Buna yanar insan!
Ankara ve Ṣam...
Aynı zaman diliminde, aynı siyasi akıl, aynı tarihi sinsilikle iki parçadaki Kürtleri silahsızlandırarak kontrolü altına aldı.
Yolayrımındaki iki topal devlet restore edildi, Kürtler "vatandaṣ" yapıldı.
Türk ve Arap vatandaṣlığı hayırlı olsun!
Türk- Kürt siyasi iliṣkileri sözlü temennilere dayanır. Kürt söze inanır ve uykuya dalar; uyandığında ya hapis ya sürgünle ama daima adının geçmediği yasa maddeleriyle karṣılaṣır. Yeni engellere karṣi mücadele ederken yeniden verilen sözlere kanır ve böyle tekerrür eder.
Bunamadiysa eğer, askerin dili ve ruh halini yansıttığı bu egemen bakịṣlı yazinin devamini yazacak H.Cemal. Kürtlerin de iki ateṣ arasinda kalarak haksızlığa uğrayıp iṣkence gördüğünü ama askeri vesayeti sonlandiran siyasi iradenin, devlet aklının çözüme odaklandığını falan.
Hasan Cemal, hep istikrarlı yazdı; yazdığı gibi yaṣadı. Biz ondan "Kürt dostu" yarattık, o hep Türk olarak, devletin aklı ve öngörüsünü yazdı. Bakın biz Kürtlüğü azalttıkça, Türklük tavan yapıyor. Adam haklı. Türkün hassasiyeti, acısı, hafizası seninkinin hep önüne geçiyor.
Oturduğun yerden yalan yanlıṣ bilgiler yazıyorsun. Yaptığım iṣ gereği bu kurum çalıṣanları ve ailesiz çocuklarla çok karṣılaṣıyorum. En sık gördüğüm çocuklar sarı saçlı, mavi gözlü, açık tenli çocuklar. Çocuğu kim ihmal ve istismar ederse karṣısında Jugendamtı bulur Fuat.
Bir Türk baba, üç aylık çocuğunu elinden alan ve velayetini vermeyen Jugendamt adlı kuruluşun 6 görevlisini öldürdü.
Bu korkunç toplu cinayet Almanya’da Jugendamt adlı, çocukları koruma altına almakla görevli kurumun alçakça, göçmen çocuklarını asimile edip Almanlaştırmaya yönelik uygulamalarının beklenen sonucuydu.
1-Uyduruk nedenlerle Türk ve göçmen ailelerin elimden çocuklarını almak
2-Zorla alınan çocukların akrabalara ya da Türk ailelere verilmek yerine Alman ve eşcinsel çiftlere verilmesi insanları artık çıldırtma noktasına getirdi
3-Bu şekilde alınan çocuklar dillerinden kültürlerinden ve dinlerinden uzaklaştırılıyorlar; yani Almanlaştırılıyorlar.
4-Almanya Jugendamt ile 1970’li yıllardan itibaren 100.000’e yakın Türk çocuğunu asimile etti, almanlaştırdı. Almanya demografik sorunu için tehlike olarak gördüğü göçmenleri bu şekilde asimile ediyor.
5-Jugendamt Türk aileler üzerine adeta bir kabus gibi çöküyor. Bir çocuğun ailesinden koparılması için, örneğin öğretmeninin suratını asık gördüğü çocuğu biraz zorlayıp onun ağzından “Babam beni arkadaşlarıma göndermedi” türünden bir şikayet alması yeterli. Jugendamt-Öğretmen-Polis-Savcı dörtlü saç ayağı bir Çete gibi çalışıyor.
https://t.co/uH2smctm2I
https://t.co/Usp0Z5RuKx
Siya Evînê benim için baṣtacı kitaplarından. Roman eğer hafızalarda iz bırakan bir karakter yaratabilmiṣse, o karakterin hedefi, ölüne çıkan engelleri aṣarken yaṣadığı azap, okuyucuyu büyüleyebiliyorsa, yazar baṣarılıdır.
Mehmed Uzun'u doksanların sonu ve ikibinli yılların baṣında okumak, yazarlığını övmek, onunla ilgili haber ve yorum yazmak hiç hoṣ karṣılanmazdı. Her dönemin bir sevilmeyeni olur ve genelde o dönemin en baṣarılı olanı, sanatını iṣini biraz bağımsız yapmak isteyeni...
Ez hatim< Min got
Ez çûm< Min kir
Ez raketim< Min dît
Ez mirim< Min bihîst
Ich bin gekommen<ich habe gesagt
Ich bin gegangen< Ich habe getan
Ich bin geschlafen< Ich habe gesehen
Ich bin tot< Ich habe gehört
Ez<Min
Ich bin< Ich habe
Hinek car Ez, hinek Min
Evladının pisliklerini örterek onu her suçtan kurtaran baba, kanun adamı olan eski dostuyla yüzyüze geldiğinde ve kanunsuz inadına devam ettiğinde, sadece oğlunu değil kendi itibarını ve hayatını da tehlikeye attığını kestiremiyor. Finalde baba oğul mezara tabii...
Ṣımarık, küstah bir oğlan yetiṣtiren babanın huzursuz kaderini, oğlunun pis iṣlerini ve iṣlediği cinayeti örtbas ederken kendisinin de kirlenip suça bulaṣtığını anlatan bir Western bu. K.Douglas tecavüze uğrayıp katledilen kadının eṣini, A.Quinn katilin babasını oynuyor.
Birseyler yazacaktim, bloke etmiṣ beni.
Beni bloke eden diğer hesaplar:
Kafkas göçmeni ultra faṣist Ümit Özdağ
Balkan göçmeni ultra faṣist Fatih Koparan
Balkan göçmeni ultra faṣist Yüksel Hoṣ.
Terbiyesiz, satılık gazeteci Nedim Ṣener.
Mutluluk ve gurur verici bir liste
ABD'yi eleṣtireyim derken Trump'ın yalanına neden sığınıyorsunuz? Kürt örgütleri tek bir kurṣun bile teslim almadıklarını açıklamıṣken, onları töhmet altına sokup İran idam rejimini savunmaya çalıṣmanız tam bir acizlik.
İran’ın ekonomisini sabote ederek ayaklanma planladınız. Mossad ajanlarını kalabalığa dahil ederek silahlı çatışma kışkırtınız. Muhaliflere ve özellikle de Kürt örgütlerine silah dağıtarak büyük çatışma planladınız. Birinci gün 1000 kişinin öldürüldüğünü, ikinci gün 3000, beşinci gün 30 bin gibi abartılı sayılar vererek İran halkını özgürleştireceğinizi iddia ettiniz.
En sonunda “İran’ı haritadan sileriz” diyerek o çirkin suratınızdaki maskeyi çıkardınız.
Şimdi de amacınızın sadece petrol olduğunu itiraf ettiniz.
Size bir şey diyemem, siz çıkarlarınız neyi gerektiriyorsa onu takip ediyorsunuz.
Ama sizin demokrasi ve özgürlük getireceğinize inanan okumuş zavallı tiplere sadece acıyorum…
Kimi zevzekler ‘İsrail’in İran’dan sonraki hedefi Türkiye’ diye alttan alta bir korku senaryosu paylaşıyorlar.
Bence sıkıntı yok.
Türkiye’nin hedefi İsrail olursa, ha bakın o zaman İsrail için büyük sıkıntı var!
Evladını kaybeden bir baba için yaşadığı her yeni gün evladının öldüğü ilk gün gibidir. Oğlu kendisinden önce ölen her baba, geç kalmıṣ bir ölüdür. O yaṣlanır, acı hiç yaşlanmaz. Yaṣamaktan utanmamak, acıya katlanabilmek için mecbur olur evladıyla aynı yolda yürümeye...
Sizi üzecek iki haberim var.
Karṣı olduğunuz Cem Özdemir/Grüne BW eyalet seçimini kazandı.
Taraftarı olduğunuz idamcı, ṣeriatçı Molla rejimi darbe almaya devam ediyor. Yakında çökecek.
Kemalizm zehri bünyenize öyle sinmiṣ ki, bütün siyasal tercihleriniz güme gidiyor.
CDU ve Yeşillere Oy Yok!
8 Mart 2026'da Baden Württemberg eyalet seçimleri var.
Vicdanı olan bu partilere oy vermez!
Alman Başbakanı Friedrich Merz:
"Ne olursa olsun biz her zaman İsrail'in yanında yer alırız. Hiç kimse bizden başka bir tavır beklemesin."
Yeşiller Baden Württemberg Eyalet Başkan adayı Cem Özdemir:
"İran'ın yöneticilerinin öldürülmesi kurtuluştur..."
Lütfen Almanya'da yaşayan çevrenize yayınız...
@cem_oezdemir@_FriedrichMerz
Türk ịrkçısi geçinen Fatih, olur da birgün ülke sallantiya girer, savaṣ olur, darbe olur, ekonomik iflas olur ve o da çulsuz kalir korkusuyla kapaği baba yurdu Kosova'ya atan, oranin vatandaṣi olup AB pasaportuyla dünyayi gezen, ekmeğini de Türklükten yiyen bir Arnavuttur.
@ifkoparan Soruyu ben sormadım @ifkoparan
Benim dediğimi paylaşmama gerek yok. Sen gibi ırkçı kafalara bulaşmaya hiç niyetim yok. Gezi Videoların ve Darüşşafaka bağışların başgöz üstüne gerisine hayat karar versin. Selametle.
Başka kafaların çocuklarıyız.