EMROLUNDUĞUMUZ GİBİ DOSDOĞRU OLMAK...
Dini Ebu Yusuf gibi anlarsanız saraylarda yaşarsınız; Ebu Hanif gibi anlarsanız zindanlarda ölürsünüz.
Kur'an'ı şarkı gibi okursanız ve sesiniz de güzelse meşhur olur para kazanırsınız; Kur'an'ı "Kur'an gibi" okursanız ve yüreğiniz de güzelse mahkûm olur taşlanırsınız!
İslam'ı Muaviye gibi anlarsanız sarayınızdaki yatakta ölürsünüz; Ali gibi anlarsanız secdede hançerlenirsiniz.
Sünneti Sünniler gibi anlarsanız dondurursunuz; müminler gibi anlarsanız ihya edersiniz.
Ehl-i beyt-i Şiiler gibi anlarsanız putlaştırırsınız; müminler gibi anlarsanız yâd edersiniz.
Mezhebi dinin çatısı olarak anlarsanız İran’ın karşısında, siyonizmin yanında; mezhebi bir yorum olarak anlarsanız İran’ın yanında, siyonizmin karşısında olursunuz.
İlmi ezber olarak anlarsanız kitap yüklü eşeklere benzersiniz; ilmi içselleştirirseniz hikmeti yüklenirsiniz.
Cemaat olmayı aynileşmek olarak anlarsanız hep beraber koyunlaşırsınız; farklılıkların hayırda birleşmesi olarak anlarsanız hep beraber insanlaşırsınız!
Ümmet olmayı farklı fikirlerin imha edilmesi olarak anlarsanız hizipleşirsiniz; ümmet olmayı farklı fikirlerin bereketi olarak anlarsanız kardeşler olursunuz.
Bu dünyaya akletmeye, ayırt etmeye, dert etmeye, gayret etmeye, iyilerden olmaya, affetmeye, şahsiyet olmaya, şahit olmaya, bedel ödemeye, direnmeye, sevmeye, anlamaya, anlamlandırmaya geldik.
Bu dine (İslam'a) kardeşler olmak için girdik.
Bu dine aynileşmek için değil, bütün farklılıklarımızla "bir" olmak için girdik.
Bizler, emrolunduğumuz gibi dosdoğru olmaya geldik..
Bizler adaleti ayakta tutmaya geldik; velev ki aleyhine şahitlik yapacağımız babamız; lehine şahitlik yapacağımız hasmımız olsun.
Ramazan Yaman