✍️🏻Lütfen izleyiniz ve paylaşınız!
✍️🏻✍️🏻Tarihin en fazla soykırıma uğrayan ulusu Türklerdir!
Ama tarih bilmezlik, bu anlamda belleksizlik her seferinde bunun tekrarlanmasına sebep olmuştur!
Bir tane anıt dikmemişizdir, sessiz sedasız yokedilen atalarımız için!
✍️🏻✍️🏻Videodaki Girit de soykırım yapılarak yok edildiğimiz bir coğrafyadır!
Soluk fotoğraftaki Mustafa öyle kalakalmıştır masum bakışıyla...
✍️🏻✍️🏻Hep böyle mi olacak?
Bilmiyorum, şimdi bana ve size düşen en azından videoyu izlemek ve paylaşmak!
Kaybettiklerimiz için rahmet ve dua ile...
Milli sporcumuz Sümeyye Boyacı Para Yüzme Dünya Serisi'nin Almanya ayağında, açık yaş kadınlar 50 metre sırtüstü kategorisinde 47.38’lik derecesiyle altın madalya kazandı. Tebrik ederiz!
Bugün, hayatımın en mutlu ve en gururlu gününü yaşıyorum..
Babamı kaybettikten sonra içimde büyüyen bu düşünceyi, bugün Etimesgut’ta vatandaşlarımızın hizmetine sunulacak büyük bir projeye dönüştürmenin gururu içerisindeyim.
Şeker Mahallemizde yükselecek Alzheimer Merkezimizde hem hastalarımıza hem de onların yükünü omuzlayan ailelerimize destek olacak, dayanışmayı büyüteceğiz.
İnsanı merkeze alan sosyal belediyecilik anlayışımızla çalışmaya, üretmeye ve Etimesgut’a değer katmaya devam edeceğiz.
Bu kentte hiçbir hemşehrim kendini yalnız hissetmeyecek..
Desteklerini esirgemeyen Uygur Türklerini gönülden kucak açan
Tüm kardeşlerimize canı gönülden teşekkürler, 🤲 Allah razı olsun
Sevginiz ve destekleriniz bize güç ve mücadele hazım veriyor.
İŞTE BİZDEN BU YÜZDEN Bİ HALT OLMAZ . . .
NEVA ÇİFTÇİOĞLU
Finlandiya'da Doktora yaparken tanışmıştım kendisiyle; Neva Çiftçioğlu. Finlandiya’da "Doçent" ünvanını alan ilk yabancı. Kendisi kireçlenmenin sebebi olan ve nanobakteri adı verilen mikrobu bulmuş. Bu buluşu nedeniyle dünyanın her yerinden davetler, ödüller almış. 2,5 yıldan beri NASA’da çalışan ilk Türk Bilim Kadını. Önümüzdeki yıllarda da kalp ve böbrek hastalıklarının teşhisine ilişkin, patenti yüzlerce milyon dolar değerinde önemli bir buluşu açıklanacakmış. Buraya kadar çok güzel. Ama Türkiye onu tanımıyor, Türk yetkililerden aldığı tek bir tebrik bile olmamış.
Türk olması büyük sorun olmuş. Finlandiya’da Türk olduğu hiç anılmamış. Vatandaşlık başvurusu bile yapmamış ama, onu hep Finli gibi tanıtmışlar dünyaya. Mesela NASA’ya gittiğinde, “NASA’ya giren ilk Finli” diye başlık atmış bir gazete. 1996 da başarılı bilim insanlarının bulunduğu bir törene çağrılmış ; bu törende Türk bayrağının altına gittiğinde onu oradan alıp Finlandiya bayrağının altına almışlar. Çok ağırına gitmiş bu.
1996 yılında Finlandiya Hükûmeti onu buluşunu bilim dünyasına açıklamak üzere ABD’ye göndermiş. New York’ta bulunan dünyanın dört büyük laboratuarından biri olan Cold Spring Harbor Laboratories’e gitmiş. Meğerse Amerikalılar da o dönemde aynı bakteriyi Mars gezegeninde bulmuşlar. Bunun üzerine birlikte Astrobiyoloji Enstitüsü’nü kurmuşlar. Bulduğu bakteriyle ilgili olarak ABD’de kurulan büyük bir firmanın da sahiplerinden biriymiş. Firmanın CEO’su “senin Türk olmandan yoruldum” diyerek kendisine ABD vatandaşlığına geçmesini önermiş. Yanıtı kısa ve öz : "Asla" Ve ekliyor : "Ben milliyetçi olduğumu bilmezdim ama dışarıda kalınca insan ülkesinde kızdığı şeyleri bile özler hale geliyor… Şaşırıyorlar Amerikalılar. 'Sana hiç kimse sahip çıkmıyor, sen neden Türk olmakta ısrar ediyorsun?' diye soruyorlar"
Ankara Tıp Fakültesi’nde asistan iken doktorasını bitirmek üzereymiş. Astım hastalığı hakkında bir tez hazırlamış hocalarına sunmuş. Bölüm Başkanı olan hocası tezi herkesin gözü önünde çöpe atmış. O çöpe atılan tezi birkaç yıl sonra tıp dünyasının üç büyük bilimsel dergisinden birinde yayınlanmış. Ankara ona doçentliğini vermediği için Finlandiya’da Doçent ünvanı alan ilk yabancı olmuş.
Finlandiya’da bakteri çalışmaları yaparken Bilkent Üniversitesi Rektörü ve Genetik Bölümüne başvurarak “gelin bunu birlikte yapalım, patenti Türkiye’ye ait olsun” önerisini yapmış. Gelen yazılı yanıtta “siz galiba iş arıyorsunuz” deyip kabul etmemişler. Hacettepe Tıp Fakültesi de “bu bizi aşar” demiş. Hasrete dayanamayıp Türkiye’ye dönmüş ve Başkent Üniversitesi’nde çalışmaya başlamış. Kendisine mikrobiyoloji kliniğinde 9 ay boyunca dışkı tahlili yaptırmışlar. Sonunda Finlandiya’daki profesörü “sen orada ziyan oluyorsun” diyerek isyan etmiş ve Türkiye’ye onu almaya gelmiş.
''Bana yurt dışında Everest’in tepesine bayrak diken kadın gözüyle bakıyorlar, ama bugüne kadar hiçbir Türk yetkilisinden tebrik almadım. Sadece bir kişi, nasıl oldu bilmiyorum, İskandinav Tıp Ödülünü kazandığım zaman, Ziraat Bankası eski Genel Müdürü bir tebrik kartı gönderdi, halâ saklarım.'' diyor bu değerli Türk Bilim Kadını.
Sohbetimizi hatırlarsa, kendisine Türkiye'den sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.
Prof. Dr. Gamze Güngörmüş
🇹🇷 Ergenekon kumpasında şehit edilen Kaşif Kozinoğlu’nun cenazesinde, annesinin “Kahraman oğlum, güle güle git!” diye haykırışı!
Aziz ruhu şad, mekanı cennet olsun!
Epstein dosyalarına şaşıranların ve kızanların bilgisine; Çin Toplama Kamplarında Uygurlu çocuklarda aynı zulmü görüyor.
Çinli politikacılara sunulan ve düzenli olarak istismara uğrayan Uygurlu Türk çocuklar için harekete geçme vaktidir.