Bir hemşireyi temsil edecek sendikanın; başkanından hastane temsilcisine kadar tüm kadrosu hemşirelerden oluşmalıdır. Kimse pollyannacılık oynamasın; ne bir doktor, ne bir radyoloji teknikeri ne de bir tıbbi sekreter hemşirelerin hakkını tam anlamıyla savunamaz.
Öğrenme Sürecinde Hemşirelik Neden Anlamsızlaşıyor?
Bugün servislerde hemşirelik, bilimsel bakım pratiği olmaktan çıkıp yangın söndürme mesleğine dönüşüyor.
•20 hastaya 1 hemşire düşüyorsa
•Cerrahi ve dahili yoğunluk ayrımı yapılmıyorsa
•Hasta başı bakım süresi hesaplanmıyorsa
Ortada “nitelikli bakım” değil, yalnızca sistemi döndürme çabası vardır.
Klinik Gerçek
Bir hemşire;
•Erken mobilizasyonu sağlamazsa
•Solunum egzersizi ve fizyoterapi eğitimini veremezse
•Mesane eğitimi uygulayamazsa
•Diyabetli hastaya taburculuk eğitimi planlayamazsa
En başarılı ameliyat bile komplikasyona açık hale gelir.
Çünkü:
Yatak hasta bakmaz. Hemşire hasta bakar.
Sorunun Kaynağı
Sahada çalışan hemşire şunu biliyor:
20 hastaya 1 hemşire verirseniz, bakım değil ancak “minimum müdahale” olur.
Ancak alandan uzak, kâğıt üzerinden pratiğe yaklaşan bir idareci “Bu neden böyle?” diye sorabiliyor.
Cevap basit:
İstatistik tutulmuyor. Branş bazlı hemşire planlaması yapılmıyor. Hasta yükü hesaplanmıyor.
Cerrahi servis ile dahili servis aynı yoğunlukta değildir.
Onkoloji, kardiyoloji, genel cerrahi aynı bakım yüküne sahip değildir.
Buna rağmen kadro planlaması çoğu yerde sabit sayı mantığıyla yapılır.
Sonuç Ne Oluyor?
•Önleyici bakım yapılamıyor.
•Taburculuk eğitimi eksik kalıyor.
•Hasta ertesi gün komplikasyonla geri geliyor.
•Diyabetli hasta şeker takibini bilmeden eve gidiyor.
•Mobilize edilmemiş hasta pulmoner komplikasyon riskiyle taburcu oluyor.
Bu tablo hem hasta güvenliğini hem de sağlık ekonomisini tehdit ediyor.
Çözüm Olarak;
1.Cerrahi ve dahili branşlar ayrı ayrı istatistiklenmeli.
2.Hasta başı bakım süresi ölçülmeli.
3.Hemşire başına düşen hasta sayısı bilimsel kriterlere göre belirlenmeli.
4.Taburculuk eğitimi performans göstergesi olmalı.
Uluslararası literatür nettir:
Hemşire başına düşen hasta sayısı arttıkça mortalite ve komplikasyon oranı artar.
Bu bir “şikâyet” değil, bir sağlık politikası sorunudur.
#hemşire #ebe
Afganistan’da kız çocukları, kadınlar ve fakirleştirilmiş halkın büyük bir kısmı yeni ceza kanunları karşısında artık ‘insan’ olarak değerlendirilmeyecek.
Bir kez daha Atatürk’e saygı ve minnetle…
Yeni Ceza Kanunu Düzenlemeleri:
• Kız çocuklarının eğitimi yasaklandı.
• Muhalifler ölümle cezalandırılabilecek.
• Muhalifleri ihbar etmeyenler de hapis cezası alabilecek.
• Kölelik yasal hale getirildi.
• Dans etmek ve izlemek yasaklandı.
• Kemik kırığı oluşmadığı veya deri kesilmediği sürece şiddet suç sayılmayacak.
• Vatandaşlar, 'günah' gördükleri davranışlarda bulunduğu kişilere şahit olduklarında kendileri cezalandırabilecek.
• Toplum dört sınıfa ayrılacak; din alimleri, elitler, orta sınıf ve alt sınıf. Fakir kesimler ağır cezalara çarptırılırken, güç sahibi kişilere yaptırım uygulanmayacak.
Hemşireler artık, mesleki rollerinin çalıştıkları hastanede asistan hekim bulunup bulunmamasına göre keyfi bir şekilde değişmesini reddetmektedir. Görev tanımımız, bir kurumdan diğerine, bir klinikten öbürüne "bizim düzenimiz böyle" denilerek farklılaşamaz.
Mesleğimizin tek dayanağı yasalar, yönetmelikler ve bilimsel mesleki yeterliliklerimizdir.
Bizler; yerine göre hekimin yasal sorumluluğunu üstlenen "order girici", yerine göre "hasta bakıcı" değiliz.
Bizler, yasal sınırları ve mesleki otonomisi tanımlanmış profesyonelleriz.
@BitlisValiligi@saglikbakanligi
UZMAN HEMŞİRELİK: VAR AMA
YOK SAYILAN BİR MESLEK GERÇEĞİ
Değerli Meslektaşlarım,
Türkiye’de bugün binlerce hemşire, yıllar süren eğitimlerinin ardından “Uzman Hemşirelik” diploması almış durumda.
Ancak ne yazık ki bu unvan, kâğıt üzerinde var! sahada yok!
➡️ Uzman Hemşirelik Sistemi Nasıl Başladı?
Uzman hemşirelik, ilk kez 2005 yılında 5634 sayılı Kanun ile hemşirelik mevzuatına girdi; ardından 2010 tarihli “Hemşirelikte Uzmanlık Yönetmeliği” ile resmi hale getirildi.
Ama aradan geçen 15 yılın sonunda hâlâ kamuda tek bir “Uzman Hemşire” kadrosu bile fiilen açılmadı.
Yani diploma var, eğitim var, yeterlilik var — ama kadro yok!
➡️ Bugün Sağlık Bakanlığında psikologların, eczacıların, hekimliklerin Uzmanlık kadrosu Varken, Hemşirelikte neden Yok?
Uzmanlığı olan mesleklere mezuniyet sonrası uzmanlık, maaş, statü ve yetki açısından açıkça tanımlanmış durumda.
Peki aynı eğitimi almış, uzmanlık diplomasını kazanmış hemşireler neden uzman olarak çalışamıyor?
Bu sadece bir unvan meselesi değil;
bu, emek, bilgi ve liyakatin görmezden gelinmesidir.
➡️ Mali ve Özlük Hakları Eriyor
Uzman hemşireler, aldıkları ek eğitim, yüksek lisans ya da uzmanlık programlarına rağmen,
herhangi bir maaş farkı, ek ödeme, nöbet farkı veya görev tanımı kazanamıyor.
Eğitim için yıllarca emek ve masraf harcayan hemşire, sonunda aynı pozisyonda aynı ücretle kalıyor.
Oysa olması gereken;
📌 Uzman hemşirelik için ayrı bir kadro tanımı,
📌 Ek ücret farkı ve yetki alanı,
📌 Klinik ve akademik alanlarda profesyonel sorumluluk düzenlemesidir.
Ama mevcut politikalar, yıllardır bu hakkı yok sayıyor.
➡️ Bilim Üreten Hemşire, Sistemde Unvansız!..
Uzman hemşireler; cerrahi, yoğun bakım, psikiyatri, halk sağlığı, pediatri gibi alanlarda bilimsel bilgi üretip uygulamaya döken kişilerdir.
Ancak bakanlık politikaları nedeniyle bu bilgi sistemde görünmez hale getiriliyor.
Bu durum hem mesleğin akademik gelişimini durduruyor,
hem de genç hemşireleri “Eğitim alsam da fark etmiyor” düşüncesine itiyor!..
➡️ Mesleki Değerimiz Erozyonu Uğruyor!
Bugün geldiğimiz noktada,
•Diploması olan ama kadrosu olmayan uzman hemşireler,
•Emek veren ama farkı tanınmayan yüksek lisans mezunları,
•Bilimsel üretim yapıp ödüllendirilmeyen klinisyenler
giderek tükeniyor.
Bunun adı açıkça:
➡️ Mesleki hak erozyonudur.
➡️ Kadro gaspıdır.
Eğer Hemşirelik Birliği kurulursa;
- Uzman hemşirelik için resmî kadrolar açılma noktasında gücümüz olucak!.
-Uzman unvanı, ek ücret ve yetkiyle alacağız!.
- Sağlık Bakanlığının, uzmanlığı olan mesleklerde olduğu gibi hemşirelikte de uzmanlık alanlarını tanınması adına karşısına büyük bir güç olucak!.
➡️ Bu ülkenin hemşireleri;
bilim üreten, insan yetiştiren, hayat kurtaran bir mesleğin onurlu temsilcileridir.
Artık bu emek, hak ettiği unvanla taçlanmalıdır.
“Uzman hemşirelik var ama kadrosu yok!”
Bu çelişki, sadece hemşireliğe değil, bilime ve emeğe yapılan en büyük haksızlıktır.
Artık bu adaletsizlik son bulmalı.
Uzman hemşirelik hakkı tanınmalı, emeğin karşılığı verilmelidir!
#UzmanHemşirelikKadrosuİstiyoruz
#HemşirelerBirliğiPlatformu
Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi’ne vekil dekan olarak hemşirelik dışı bir profesörün atanmasını kınıyoruz. 21:00'da tüm mesleki örgütler, hemşireler ve hemşirelik öğrencileri olarak X’teyiz!
Gündem etiketi ilgili saatte paylaşılacaktır.
Yüksek lisans mezunu bir hemşireyim. 6 yıldır kamuda görev yapıyorum. Bugün net maaşım 58.000 TL. Gece farkım, artırımlı fazla mesai ücretim, tediyem ve ikramiyem yok.
Şayet liseden sonra kamuya işçi kadrosunda girmiş olsa idim şu an 12 yıldır görev yapıyor olacaktım ve şu an net 52000 tl maaş alıyor olacaktım. Üstelik gece farkim, ikramiyem ve tediyem olacaktı.
Üniversite sınavı, 4 yıl lisans eğitimi, 2 yıl yüksek lisans eğitimi ve KPSS...
Çöp olan koca bir 6 yıl, onca emek ve kocaman bir keşke...
#MemurMaaştaFarkYedi
Sorumlu Hemşirelik mi, Keyfi Yönetim mi?
Hafta içi her gün 08.00–16.00 arası…
Sabah visitine katıl.
Kahvaltını yap.
Kahveni iç.
Öğle yemeğini ye.
Öğle kahveni iç.
Akşam visitine katıl.
Hemşire: “Listemde sorun var.”
Sorumlu: “Ben böyle istiyorum.”
Hemşire: “Yıllık izin talebim var.”
Sorumlu: “Ben böyle istiyorum.”
Hemşire: “Bir problem var.”
Sorumlu: “Ben böyle istiyorum.”
Hemşire: “Kanun ve yönetmelik böyle diyor.”
Sorumlu: “Ben böyle istiyorum.”
Maaşını sadece yönetmek için alıyorsunuz ve yönetemiyorsanız! Bırakın!
Yöneticilik bu değildir!
Vicdanınız nasıl rahat ediyor?
Bulunduğunuz koltuklar sizin tapulu malınız değil!
📍Uzman Hemşirelik ve Uzman Ebeliğe Kadro Şarttır!
Yüksek lisans ve doktora yaparak bilgi ve becerilerini artıran hemşire ve ebeler, sağlık hizmetlerinin kalitesini yükseltmek için büyük bir potansiyele sahiptir.
+Eskiden akademide olma umudum vardı sahaya bilinçli, düzeni değiştirecek hemşireler yetiştirmek için. Şimdi artık o da kalmadı.Herhangi bir şeyin değişeceğine,düzeleceğine inanmıyorum.Kimse 4 yıl zor bir okulu bitirip bu çileyi çekmemeli. Gençler tercihlerini akıllıca yapmalı
+ Zavallı hemşireler. 4 yıl fakülte okuyup hastane içinde binbir rezilliği yaşayan tek meslek sanırım. Gerçekten zavallı diyorum çünkü acınası bir haldeyiz. Ve kimsenin bize yardım etmeye ne gücü ne de niyeti var.
3. Basamak yoğun bakımda 12 hasta için 5 hemşire çalışıyoruz buna rağmen 2 entübe hastamı bırakıyorum. Eczaneye gidiyorum ilaç iadesi için. Taşıyamıyorum ilaçları gücüm yetmiyor. Hemşireler ellerinde koca koca kutular içinde ilaçları taşıyıp getirip iade sırasında bekliyorlar.
25-30 yaş aralığı… stresin en yoğun olduğu yaşlardır. zamanın hızla geçmesi sanki her şeye geç kalınmış gibi bir kaygı yaratır. Çünkü insan hayatında en büyük değişim ve dönüşümleri bu yaşlarda yapar… belki de bu yüzdendir bu acelecilik…