Ahmet Telli, Sıyrılıp Gelen:
"Soluk bir ay dolanıyor
kentin üstünde her gece
Her gece bilge bir gezgin
tavrıyla adımlıyor yolunu
Güz yanığı bir durgun
sessizlikle örtülü her şey
ve yırtılmış bir tül gibi
savrulup duruyor zaman
Suların sesini dinle şimdi
ormanın fısıldayışlarını
usulca yarılıyor dağların göğsü
bir aşkı dinlendirmek için
Ve gözleri uzak yamaçlarda
aranıp dururken bir şeyleri
sessiz ve sakin beklemekte
bekledikçe bileylenen yürek
Belli ki dağların, denizlerin
ve göllerin üzerinden
sıyrılıp gelmektedir seher
Belli ki yakındır
doğayı ve hayatı sarsacak saat."
🔴 Öğretmen Bilge Aksu: Nerede yazdığının bir önemi yok ama Kürtler için yazamazsın diyorlar!
📌 Yazıları için aldığı telif ücreti de gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” iddiasıyla yargılanan edebiyat öğretmeni Aksu; “15 yıldır kültür sanat alanındayım… Zaman zaman kendi gözlemlerimi, çıkarımlarımı ya da eleştirilerimi yazarım. Yazmak üstün bir beceri değildir ama bir emek işidir. Bunun maddi ve manevi karşılığını almayı herkes ister. Fakat belli ki güvenlik politikalarında buna yer yok” diyor…
✍️ Tuğçe Tatari'nin yazısı...
https://t.co/zTkIR1lPEf
Bir toplumda adalet mafya adamlarından beklenilecek kadar ayaklar altına alındığında, gençlerin de o kişileri "kahraman rol model" olarak görmelerini abes görmemek gerek. Çok derin bir toplumsal sorun.
Kobanê günlerdir ağır bir kuşatma altında, en temel insani ihtiyaçlara dahi erişilemiyor. Yanıbaşımızda çocuklar donarak yaşamını yitiriyorlar.
Kobanê için Mürşitpınar sınır kapısı hemen açılmalı, kuşatma altındaki halka insani yardım ulaştırılmalı!
Tüm duyarlı kesimleri bu acil çağrıya ses olmaya çağırıyoruz
Cinsel amaçlı olarak bir kişinin vücuduna istemsiz dokunmak taciz değil cinsel saldırıdır. Cinsel saldırı 10 yıla kadar hapis gerektiren ağır bir suç olduğu halde temas içeren bu tür cinsel davranışların taciz olarak adlandırılması bu sanki basit bir suçmuş gibi yanlış algıya neden oluyor ve caydırıcılığı da azaltıyor. Bu yanlış terminolojinin medyanın da yardımıyla tüm ülkede değişmesi gerekiyor.
🔴 Abdullah Öcalan meşruiyetini kimden aldı?
📌 Deniz Gezmiş’leri, Mahir Çayan’ları, İbrahim Kaypakkaya’ları romantize edip üzerlerinden siyaset devşirenler, konu Kürtlere gelince farklı bir tutum sergilemektedir. Bu, solun en büyük hatalarından da biridir. Ama mesele ne sadece solun ne de sadece sağın meselesidir; mesele evrenseldir…
✍️ Tuğçe Tatari'nin yazısı...
https://t.co/EIikZ9jGZo
@ttatari
17. Brüksel kısa film festivali’nde en fazla ilgiyi gören 2,5 dakikalık "Supervenus" animasyon filmi; modern toplumda kadına dayatılan ‘kusursuz olma zorunluluğu’na eleştiri…
İbadet dilimiz Türkçe değildir, annem Türkçe bilmiyor ve ibadetini Kirmancca/Zazaca yapıyor. İbadet dilinin kısmen Türkçeleşmesi Cumhuriyet sonrasındaki asimilasyon polikasıyla gerçekleşen bir durumdur.
Onlarca beyitini söylediğiniz Davut Sulari'nin ibadet dilini, cem û cemaat dilini merak edenler aşağıdaki kayıttan dinlesinler.
Yedi yaşıma kadar köyümde günlük yaşamda Türkçe yoktu, Türkçeyi köyümüze gelen askerlerden veya devrimcilerden duyardık. Esê halamız Türkçeye "zonê nizamo/askerlerin dili" derdi. Şimdi biri gelip Esê halama "ibadet dilin Türkçedir' dese, halamın ona hangi küfrü edeceğini biliyorum!
Bu coğrafyanın aydını ve sanatçısı vicdanı çok evvel yitirdi. Yakın zamanda bir Alevi sanatçısı da soykırımcı Talat Paşa'yı kahraman ilan etmedi mi?
Dünya böyle bir yer, herkes tarafından tekrarlanan yalan bir gün gerçek olur!
Davut Sulari'nin onlarca beyitini söyleyenler şimdi dönüp "siz yoksunuz" diyorlar. "Yedi Ulu Ozan" kararını kim verdi, bunlar neden hepsi Türklerden seçildi? Kirmancların, Kurmancların, Kakeyilerin, Nusayrilerin, Yaresanların, Şabakların, Arnavutların, cümle Alevilerin ozanları niye "ulu" değil?
Sanat doğruya, güzele, iyiye yazgılıdır, yalana, yanlışa, inkara değil!
https://t.co/b30RCmsNi3
Doğu ya demokrasi Batıya otokrasi çok ‘Türk üstünlükçü’ bir söylem. Gözaltında kaybedilenlerin, kontra saldırılarda kaybedilenlerin failleri hala korunurken, Soykırım ile yüzleşme hala yasaklıyken, binlerce siyasi mahpus cezaevindeyken, mezarsız ölülerimiz varken.. demokrasi????