İlginç bir psikolojik terim okudum bugün: “reaktif değersizleştirme.” İnsanlar sizi kontrol edemediğinde sizi olduğunuzdan daha az mutlu, daha az başarılı ya da sorunlu taraf gibi resmedip insanları buna ikna etmeye çalışarak kırılan özdeğerlerini tamir yöntemi. Tanıdık değil mi?
Herkesin davranışlarını “Aman sinirlenmesin” diyerek, öfkeli ve asabi babanın duygu durumuna göre ayarladığı bir ev. Sonrasında büyüyen ve herkese uyumlanmaya çalışan, çatışmadan kaçan, sınır koyamayan, kendini hep geri plana atan ve değersiz hisseden yetişkinler.
Tez araştırmamda desteğinize ihtiyacım var!
Araştırma, 9-12.sınıf lise öğrencilerine yönelik. Anketin süresi yalnızca birkaç reels süresi kadar!
Anketi doldurarak/linki paylaşarak gençlerimize yönelik bu çalışmaya katkı sağladığınız için teşekkür ederim!
https://t.co/1Nlr5dpC5Z
Harika bir eski deyişle karşılaştım, “bir insan sizi neyle korkutuyorsa, asıl kendi korkusu o’dur” diye. Müthiş. Başkalarını aşağılayan ya da küçümseyen insanların, aslında tam da kendi kırılganlıklarının bu olduğu ve bu yüzden sizi de öyle sanmaları gibi. Muazzam bir bilgelik.
Bazı insanlar kötülük ve kötü niyet gördüğünde geri çekilir ve içe kapanır. Bende ise tam tersi oluyor, normal çalışma programım iki katına çıkıyor ve daha önce düşünmediğim projeleri hayata geçirmek için büyük bir azimle çalışmaya başlıyorum. Yakıt gibi. Siz hangi taraftasınız?
Savaştığın şey güçlenir, kaçtığın şey büyür. Tanıman, anlaman ve yönetmeyi öğrenmen gerekiyor. Bunu başardığında, savaştıkların ve kaçtıkların artık seni esir alamaz.
Bir insanın kendisine yapacağı en büyük kötülük, kapasitesine denk olmayan insan ve ortamlarla vakit geçirmektir. Buradaki kapasite CV, statü veya gelir değil; zihinsel uyum, karşılıklı hoşgörü ve ahlaki derinliktir. Bu konularda seçici olmazsanız, kendinizi heba edersiniz.
Kendilerine özgü geçmişleri, yetiştirilme tarzları ve yaşantıları olan iki kişinin ilişkisinde normal olan farklılık, yanlış anlama ve zorluklar yaşanmasıdır.
Bir ilişkiyi “iyi ya da kötü” yapan şey bunlar değil, bunların nasıl çözüldüğü ya da çözülmediği ile ilgilidir.
Bir insanın zeka kapasitesini gösteren en büyük şey “default pozisyondan çıkmak”tır. Aileden gelen yaşam tarzını, kültürden gelen kodlarını sorgulaması; geçmiş anılarının özgür iradesi üzerindeki etkilerini sıyırması ve kendini “bir heykeltıraş gibi” yeniden yapmasıdır.
Kimseye hayat boyu aynı kişi olma borcunuz yok. Bakış açınız değişir, tarzınız değişir, keyfiniz değişir. Dün kabul ettiğinizi bugün tahammül edilmez bulabilirsiniz, hepsi sizin tercihiniz. Özgürlüklerinizle sorunu olan, kendi prangalarını şıngırdatarak yaşamaya devam edebilir.
Psikolojik Danışmanlar görev yaptığı kurumlarda temel yetkinlikleri dahilinde sundukları önleyici, gelişimsel, destekleyici, koruyucu ve iyileştirici nitelikli temel ruh sağlığı çalışmalarıyla hizmetin erişilebilirliğini ve sürekliliğini sağlayan en etkin meslek grubudur.
@saglikbakanligi@tcailesosyal@tcmeb@csgbakanligi@adalet_bakanlik@TC_icisleri@csbgovtr@TBB
#ToplumaPsikolojikDanışman
Henüz sekiz yaşındayken yaşama hakkı elinden alınan küçük Narin’in vefatı ile ilgili suçluyu kayırma suçundan tutuklu yargılanan sanıkların ilk duruşmasında avukatlar ve gönüllülerimizle orada olacağız.
@SaadetOzkanEfe@yucelceylancom
Sorunlar üzerine konuşmak çözümü de içeriyorsa anlamlıdır; çözümü içermeyen bir şekilde sürekli sorunları konuşmak sadece çaresizliğe ve mutsuzluğa yol açar.
"Bir doktor olsaydım ve modern dünyanın tüm hastalıkları için tek bir ilaç yazmam gerekseydi, sessizliği reçete ederdim." der, Kierkegaard. Bazen sessizliğe çekilmek, en iyi arınma yollarından biridir.
Nicotin’in liposomal formda alındığında, aşılar aracılığı ile bedene yüklenen -nano teknolojiyi- etkisiz hale getirdiğini ispatlayan çalışmanın videosu. Sigara sağlığa kesinlikle zararlı ama nikotin özellikle liposomal formda bedene alındığında zararlı değil.
Yorumdaki videoyu da izleyin.
İnsanlığa karşı göreve gelmişlerin yönetime geçirildiği bir kümesteyiz, insanlığın var olabilmesi için vazgeçmeden gelişmeye devam etmeliyiz. #dahaönceyaptıkyineyapacağız