Timur Soykan: “Özgür Özel’in açıkladığı teklif doğrulandı.
İddiaya göre Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan olarak kalacak, seçimde milletvekili yapılıp Meclis Başkanı olacak; Özgür Özel ise grup başkanlığını sürdürecek ve milletvekili listelerini belirleyecekti.
Teklifi ileten Gürsel Erol, Kılıçdaroğlu’nun bunu kabul ettiğini söyledi. Özgür Özel ise ‘Biz Cumhurbaşkanlığını, iktidarı hedefliyoruz. Böyle bir teklifle uzlaşmayız’ diyerek reddetti.
Bir yanda ayakkabı parasını, pazar parasını, harçlığını partiye bağışlayan insanlar; diğer yanda 13 seçim kaybettikten sonra hâlâ Meclis Başkanlığı koltuğunun pazarlığı…”
Barış Terkoğlu: “Sinem Dedetaş diyor ki: ‘Bana bir teklif yapıldı. O teklifleri kabul etseydim burada olmayacaktım. Hapse girmezdim.’
Üçüncü kişiler yoluyla, AKP’ye geçerse rahat edeceği, bu baskıdan kurtulacağına dair tekliflerde bulunulmuş.
O da ‘Hiç böyle bir şey düşünmüyorum’ diye cevap vermiş.
Sonunda da kuyu tipi cezaevine giden süreç başladı.”
Aramızdaki fark bu işte!
Bir arkadaşımız alınınca gidip Adliye önünde ses yükseltiriz çünkü biliriz ki gazetecilik namusunu lekeleyecek hiçbir şey yapmamıştır.
Yıllarca ekranlarda beraber çanak yaladıklarından bir tanesinin, lehine tek cümle kurduğunu duydunuz mu?
Duyamazsınız!
Yandaşlar uzun süredir Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ı hedef alıyor.
Ancak dertleri şu; yerel seçimle hortumları kesildi.
AKP döneminde belediyeden toplam 308 milyon TL değerinde 86 ihale alan Ensar Vakfı Başkan Yardımcısı İsmail Şirin ve ailesi artık ihale alamıyor👇
Timur Soykan: "“Korkunç bir şantaj siyaseti. Deniyor ki: ‘Bizde kalmazsanız, yeni partiye geçerseniz ya da bizim yanımızda yer almazsanız sizi de tutuklarlar, hapse girersiniz.’
Özgür Özel ve ekibi, belediye başkanlarını kendileri istemedikleri sürece yeni partiye çağırmıyorlar. Böyle bir çağrı yok aslında.
Çünkü milletvekillerinin dokunulmazlığı var. Milletvekilleri bir şekilde alınmıyor ama belediye başkanları alınabiliyor.
Türkiye’de artık öyle bir hale geldi ki CHP’li belediye başkanlarının hepsi tutuklanmaya aday ve tehdit altındalar.”
İlginç bir tespitim var:
Voleybol Milli Takımı, özlediğimiz Türkiye’ye benziyor.
Farklılıklarıyla bir arada durabilen, başarıyı paylaşan, birbirine saygılı, disiplinli, mütevazı ve eğlenmeyi bilen bir ekip…
Futbol Milli Takımı ise yaşadığımız Türkiye’nin özeti gibi.
Başarıdan çok imajın konuşulduğu, egoların takımın önüne geçtiği, en küçük eleştirinin kriz olarak görüldüğü, sürekli polemik üreten, aidiyet duygusunu zayıflatan bir atmosfer…
Belki de bu yüzden voleybol izlerken sadece bir başarı hikâyesine değil, içimizde uzun zamandır hasretini taşıdığımız Türkiye ihtimaline de alkış tutuyoruz.
Allah, rezil edeceği karıncaya kanat takarmış…
Delege satın aldılar diye iftira atanlar, 950 TL ye figüran almaktan suç üstü yakalandılar
Figüranın 950 TL aldığı bu kirli oyunda başrol oyuncuları ne kadar almıştır ?
Gözümüzün bebeği, bu ülkenin bütün kız çocuklarının umudusunuz siz...
Bu ulus, dünya milletler ailesinin onurlu bir üyesi, siz de o milletler ailesinin şampiyonusunuz.
Ne kadar gurur duysak azdır.
Var olun.
#FileninSultanları#kadınvoleybolmillitakımı
Gürsel Tekin’in gerçekleştirdiği basın açıklamasında, basın özgürlüğünü hedef alan, yayın organlarını ve gazetecileri hedef gösteren tutumunu kesinlikle kabul etmiyor; bu yaklaşımı şiddetle kınıyoruz.
Açıklama sırasında, yapılan bir haberi eleştirmek veya yalanlamak bahanesiyle mesleğini icra eden basın emekçisi arkadaşımıza yönelik sarf edilen hakaret içeren ifadeler son derece kabul edilemezdir.
Medya; hiçbir siyasi aktörün, yapının veya odağın aparatı ya da aşağılama kürsüsü değildir. Basın ve ifade özgürlüğü demokratik bir toplumun en temel yapı taşlarıdır; gazetecilere yönelik hedef göstermeleri, tehditleri ve hakaretleri asla sessizlikle karşılamayacağız.
DİSK Basın-İş olarak meslektaşlarımızın onurunu, haklarını ve basın özgürlüğünü her koşulda savunmaya devam edeceğiz.
Sadece gazetecilik yaptığım için tutuklandığım dosyanın ilk duruşmasında gözaltına alınırken yaşadığım hukuksuzlukları dile getirince mahkeme hakimi bile bu kadar da olmaz demiş olacak ki mahkeme olarak suç duyurusunda bulunmaya karar vermişti.
Telefon sinyalime hakimlik kararı olmadan bakıldığını düşünüyorum araştırılsın, log kayıtlarına bakılsın demiştim. Ancak savcı hiçbir araştırma yapmadan dosyayı kapattı. Log kayıtları dahi incelenmedi.
Benim bu ülkede hukuksuzluklara itiraz etme, hakkımı arama şansım yok anlaşılan. Tüm hukuksuzlukların muhatabı ol ama sakın itiraz etme deniyor. Ey adalet neredesin?
Kamuoyuna,
Bugün muhabirimiz Ebru Çelik’in imzasıyla yayımladığımız “Kılıçdaroğlu’nun rozet töreninde skandal: Yüzlerce figüran parayla törene taşındı” başlıklı haberimizin sonuna kadar arkasındayız. Muhabirimizin katılımcı gözlemle yaptığı haber, somut bilgilere dayanmaktadır ve bütünüyle gerçektir.
Haberimizin ardından istinaftan çıkan “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına getirilen yönetimin gazetemize yönelik kullandığı ifadeler kabul edilemezdir. BirGün, basının yüz akı kurumlarından biridir ve halka hiçbir zaman yalan söylememiştir. Patronsuz bir gazete olarak 22 yıldır bağımsız şekilde ayakta kalabilmesinin yegâne nedeni de yarattığı sarsılmaz güvendir.
BirGün’ü hedef alan iftiralarla ilgili yargı yoluna başvuracağımızı kamuoyuna duyururuz. Hak etmedikleri koltuklarda oturanlar alın teriyle, emekle ve fedakârlıkla büyütülen değerlere dil uzatamazlar.
Yıllardır olduğu gibi bu pervasız saldırılar karşısında dik durmaya devam edecek ve taşıdığımız sorumluluk gereği Türkiye’nin aydınlık yarınları için gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Sevgi ve dayanışmayla…
BirGün
Not: Muhabirimiz Ebru Çelik, CHP etkinliğinde figüranlara dağıtılan 950 TL’yi almamıştır. BirGün çalışanları hakkı olmayana göz dikmez.
@unsalunlu Dînî hikâye anlatırken yer yer çoşan imam edasıyla sarf ettiği son cümlede tüylerim diken diken oldu. Allah belâgatını nazarlardan, bizi de bunlardan korusun.
BirGün muhabiri Ebru Çelik, kendisine ulaşan bir mesajın ardından figüran olarak kayıt yaptırıp Kılıçdaroğlu’nun rozet takma törenine katılmış!
Muhabirin aktardığına göre, 950 TL karşılığında etkinliğe getirilen kişilerin önemli bir bölümü siyasi etkinliğe geldiklerini bilmiyordu. Haberde, etkinlik öncesi slogan ve alkış provaları yapıldığı, figüranların yönlendirildiği ve organizasyona ilişkin gözlemler ayrıntılarıyla anlatılıyor.
BirGün’den dikkat çeken haber…