Erkeklerin iliski icine girdigi her kadina asik oldugunu dusunmeyin. Cogunun cikarci oldugunu ve cikarlarina uyan, munasip bulduklari, sorun cikarmayacak insanlarla canlari baska sey isteyene kadar idare ettigini dusunuyorum acikcasi, asik oldugu ve kendini adamak istedigi kadin olmadiginiz muddetce senaryo boyle maalesef 😅 Cok mu pesimistim diye dusunuyorum ama yoo gayet realist bir bakis acisi jskdkdkd
Bakın arkadaşlar, şunu anlayın artık: Bir insan size doğru yürümüyorsa, gitmek istediği yer siz değilsinizdir. Aramıyorsa merak etmiyordur; merak yoksa özlem de yoktur. Sevgi, kendini gizleyen değil, kendini gösteren bir şeydir.Bazen kabullenin;her tohum her toprağa ait değildir.
bi ilişki bittikten sonra bitmesini kabullenmek zor değil ama sandığın kadar sevilmediğini kabul etmek insanın epey vaktini alıyor. sonra neyi hak ettiğini ve sana ne verildiğini görünce bir daha o defteri açmamak üzere kapatıyorsun. iyileşmek farkındalıkla geliyor. şükür diyelim
Ulema der ki; nasıl gece ve gündüz varsa, kalbin de mevsimleri vardır. Allah, kulu sürekli ferahlıkta (bast) tutmaz ki, kul kendi gücüne güvenmesin. Sıkıntı verir ki, kul acziyetini anlayıp "Ya Rabbi!" desin.
Kadınların, bilimsel olarak kanıtlanmış hormonal dalgalanmalarına rağmen duygu durumlarını regüle edebildiği, hatta hayatta kalma mücadelesi verdiği bir dünyada, "duygusal" diye iş hayatında kadınları yetersiz gören erkeklerin; tuttukları futbol takımının mağlubiyetiyle bile histeri krizine girerek kendisiyle birlikte etrafındakilerin günlerini mahvetmeleri en konforlu mağduriyetleridir.
Evet küçük düşünüyorsunuz. Her şeyde olduğu gibi evlilikte de en mühim şey istikamet ve sadakattir. Böyle binbir şov ile maddiyatla göz boyayıp evlendikten sonra eve uğramayan adam dolu bu ülke. Üstelik çıtayı baştan yükselttiği için daha sonra tatmin olman da zor olacak. Beraber yokuş çıkabiliyor musunuz, problemleri çözmeye isteği var mı, seni kaybetmekten korkuyor mu, Allah ile ilişkisi nasıl, sözünün eri mi yoksa bir dediği öbürünü tutmayan kaypak biri mi vs vs onlara bakın.
“Seni gece 2’de yalnızken özleyen değil; seni öğleden sonra 3’te arkadaşlarıyla kahkahalar içindeyken durup ‘Keşke burada olsaydı’ diye düşünen kişidir.”
Beni pişman bir bakış ikna edebilir, beni hadsiz bir kelime küstürebilir. Beni küçücük bir acı öldürebilir, beni tek bir cümle hayata döndürebilir. Çok ince bir çizgideyim.