ARTIK YETER! TÜRKİYE GENELİNDE İŞ BIRAKIYORUZ!
Geçtiğimiz hafta Bursa ve İstanbul’da görev yapan Yardımcı Hizmetler Sınıfına mensup iki üyemiz intihar girişiminde bulunmuş, tedavileri hâlen devam etmektedir. Son beş günde 7 emniyet teşkilatı mensubu intihar ederek hayatını kaybetmiştir. Geçtiğimiz yıl ise 5 üyemizi aynı acıyla yitirdik.
Dün ise emekli bir emniyet teşkilatı mensubu, ülkemizin en yüksek yargı organı Anayasa Mahkemesi önünde “Para için değil, onurumuz için.” diyerek yaşamına son vermiştir.
Bu tablo artık görmezden gelinemez !
Yıllardır çözülemeyen ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma şartları, mobbing, emeklilikte yaşanan ciddi gelir kaybı, özlük haklarındaki eşitsizlikler ve geleceğe ilişkin belirsizlikler teşkilat mensuplarımız üzerindeki yükü her geçen gün ağırlaştırmaktadır.
Birinci dereceye ulaşan kamu görevlilerinin tamamını kapsayacak 3600 ek gösterge düzenlemesi beklentisi karşılanmamış, Yardımcı Hizmetler Sınıfının sorunları çözülememiş, eşit işe eşit ücret sağlanamamış, toplu sözleşme masasında Emniyet Teşkilatı görmezden gelinmiş, Emniyet Meslek Kanunu yıllardır hayata geçirilememiştir. Teşkilatımızın, mensuplarımızın ve üyelerimizin sorunlarının çözümü tabanla iletişimden geçmektedir. Ancak hiçbir somut adım atılmadığı ortadadır.
Görevdeki personel geçim mücadelesi verirken emeklilerimiz de ağırlaşan ekonomik şartlarla karşı karşıyadır. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki 2008 sonrası göreve başlayan teşkilat mensuplarımızı ise emeklilikte açlık sınırının altında bir gelir ve çok daha zor bir emeklilik yaşamı beklemektedir.
Artık yalnızca sorunları sıralama değil, sesimizi hep birlikte duyurma zamanıdır. Emniyet Teşkilatı Sendikası Yönetim Kurulu olarak , yaşanan can kayıplarına, ekonomik ve sosyal sorunlara, mobbinge, özlük haklarındaki kayıplara ve yıllardır çözülemeyen sorunlara dikkat çekmek amacıyla;
28 EYLÜL PAZARTESİ GÜNÜ ÖĞLEDEN SONRA
TÜRKİYE GENELİNDE İŞ BIRAKIYORUZ!
Çünkü esas olan insan hayatıdır, onurdur, emektir, huzurdur , gelecektir.
Bu eylem ; teşkilatımızın onuru, teşkilat mensuplarımızın yaşam hakkı, emeği ve geleceğimiz içindir.
EMNİYET TEŞKİLATI SENDİKASI
YÖNETİM KURULU
https://t.co/2DzpgIpIxm
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@ValiFidan@EmniyetGM
Anayasa Mahkemesi önüne gelirken elindeki pankartta şu yazıyordu:
“Para için değil, onurumuz için.”
Ali Şekeroğlu artık aramızda değil. Yaşamına son verdi.
Hepimizin içi acıyor.
Emekliler yıllarca çalıştı, prim ödedi, bu ülkeye emek verdi. Bugün istedikleri lütuf değil; insanca yaşayabilecekleri bir gelir ve onurlu bir hayat.
Sadece Muhammed Yarız değil!
Bulls Portföy'ün sahibi Enver Çelik'in de 35 milyon dolarlık özel uçağı ve 20 milyon dolarlık teknesi bulunuyor.
Tera Portföy'ün patronu Erdin Özel ise, 40 milyon dolar değerinde özel uçak ve 35 milyon dolar değerinde tekneye sahip.
Küçük yatırımcıların birikimleri ile lüks yaşamlarını finanse etmişler!
https://t.co/P3OVFsaP5W
‘Hayırsever’ PKK’lı!
Şaşırmayacağınız bir olay daha!
Olmamıştı!
“Bu da oldu, rahatladık” demeye hazır mısınız?
Başlayalım o zaman…
Ama başlamadan önce bir teşekkürü eksik etmeyelim.
Bingöl’de dün güzel bir gelişme yaşandı.
Bingöl Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, “Devlet – Millet elele” diyerek Bingöl Emniyet ve Jandarma Teşkilatına kazandırılan 162 araç için hayırsever iş insanlarına şükranlarını sundu.
Ve araçları alan hayırsever iş insanlarına plaket takdim edildi.
Biz de bu hayırsever işadamlarına çok teşekkür ederiz.
Artık başlayabiliriz!
Aslında başladık da, nasıl başladığımızı yazının sonunda anlamış olun.
*** Şimdi sizi 2000’li yılların başlarına götüreceğim ve bazı haberleri hatırlatacağım.
*** Yıl 2013.
Eylül ayı.
Terör örgütü PKK eylemlere başlamış ve özellikle Güneydoğu’da bölgede iş yapan şirketleri rahat bırakmıyordu.
Bir operasyon kararı aldılar. Bingöl’ün Kığı ile Yayladere İlçesi arasındaki bir yol inşaatı şantiyesini basacaklardı.
Karar verildi ve PKK’lılar yol inşaat şantiyesini bastılar. 29 Eylül’de yapılan baskında PKK’lılar şantiyenin sahibi Karlıovalı müteahhit Muhsin Borak’ı ve işçileri köy alanına topladı.
Bir süre örgüt propagandası yapan PKK’lılar silahlarıyla şirketin sahibi Muhsin Borak’ı rehin aldılar ve kaçırdılar.
*** Haber hızla bölge halkına yayıldı. Kaçırılan kişinin kardeşi Hilmi Borakda duydu.
Ağabeyini kurtarmaya karar vermişti.
Kararını verdi ve 2 gün sonra ağabeyini kurtarmak için PKK’lıların bulunduğu bölgeye gitti.
O da kaybolmuştu.
Yaklaşık 10 gün boyunca haber alınamadı ikisinden de…
Nihayet 10 Ekim’de müteahhit Muhsin Borak, Kiğı ilçesi yakınlarında serbest bırakıldı.
Fakat PKK, Hilmi Borak’ı başka bölgeye götürdü ve onu da iki gün sonra Bingöl il merkezi yakınlarında serbest bıraktılar.
*** Bu hikaye aklınızda kalsın, tekrar geleceğiz. *** Şimdi başka bir konuya, onun için de 2007’ye dönelim.
Kod adı: Ferhat!
PKK’nın dağ kadrosunda…
TSK ile girdiği bir yoğun çatışmada Ferhat bir anda ortadan kayboluyor. Birkaç gün geçiyor. Çok sayıda teröristin öldüğü çatışma sonrası PKK bir açıklama yayınlıyor.
Ölenler arasında Ferhat’ı da söylüyor.
Ancak sonra ortaya çıkıyor ki, Ferhat güvenlik güçlerine yakalanmış. Terörist Ferhat olayı şöyle anlatıyor:
“Yayladere’de at sırtında erzak taşırken pusuya düştük. Kaçarken sırt çantam ve hücum yeleğim atın üzerinde kaldı. Bir hafta saklandığım için benden haber alamayan örgüt, öldüğümü düşünerek beni Roj TV haberlerinde şehit gösterdi.”
Yakalanan “Ferhat” kod adlı teröristin ifadesi alınıyor.
12 Eylül 2006 yılında Diyarbakır’da bir parkın dışında yaşanan patlama sonrası 7’si çocuk 10 kişi ölmüştü. İşte Ferhat o eylemdeki bombanın PKK’nın kullandığı bomba olduğunu açıklıyor.
Başka ne diyor?
13 silahlı eyleme katıldığını, Bingöl Yayladere’de yapılan mayınlamayla çok sayıda askeri yaraladıklarını anlatıyor.
Aynı Ferhat, PKK’nın Ilıcalar Karakolu’nda 2 askeri, Elazığ-Bingölkarayolunda da 4 askeri şehit ettiğini itiraf ediyor.
Bu itiraflarından sonra Ferhat kod adlı terörist cezaevine giriyor, bir süre kalıyor ve sonra da serbest bırakılıyor.
Ferhat’ın eşi de PKK için 3 yıl boyunca dağlarda çatışmış kişilerden…
***
“E, ne oldu şimdi ne alaka diyenler” çoğunluktadır.
Olay şu…
O kod adı Ferhat olan PKK’lı teröristin gerçek adı ne biliyor musunuz?
Hilmi Borak!
Hani kaçırılan ağabeyini kurtarmak için PKK’lıların bölgesine giden Hilmi Borak!
Peki başka?
İçişleri Bakanlığı ve Bingöl Valisinin talimatıyla Jandarma komutanından plaketi alan “hayırsever” iş adamlarından biri de Hilmi Borak!
Yazı bu kadar!
https://t.co/BZ7nfBqpYg
Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında yönetimine el konulan şirketin tepe yöneticileri bakın kimler çıktı?
•Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi: Ömer Duman
•Eski MASAK Başkanı: İbrahim Hakkı Polat
(Murat Ağırel / Onlar TV)
Bu zatı tanımıyorum ama tüm söyledikleri doğru. Zortul ne yahu… Erciş, Karakoyunlu Devleti’nin başkentiydi. Kara Yusuf ise bugün ki ülkemizin 3 katı büyüklüğünde bir devleti yöneten Karakoyunluların Kanuni’si idi. Sonradan uydurulmuş saçma sapan isimleri unutturup doğrularını öğretmemiz gerekiyor. Ayrıca her şeye Selçuklu Osmanlı deme alışkanlığı doğru değil. Anadolu’da birçok Türkmen Devleti kuruldu. Ve hepsinin izleri bizim için çok kıymetli.
Bu kümbeti anlattığım videoda Kara Yusuf gerçekte kimmiş izleyebilirsiniz👉 https://t.co/sjbouYfWZ8
İslam fıtratı üzerine yetişirlen mazlum bir çocuk Mattia Ahmet Minguzzi…
Daha küçük yaşta annesi ona ezan okumayı öğretiyor. Aileleri tarafından pırıl pırıl yetiştirilen çocukları, sokak eşkiyaları gözünü kırpmadan öldürüyor.
📍Dolandırıcıyı Merkez Bankası Başkan Yardımcısı yapmışlar!
🇹🇷Türk parasına da imza attırmışlar.
✍️Cebimizde “parlak bir dolandırıcının” imzası var iyi mi?
Alçak ha!!!
@sakiksirri yanıt versene!
14 yıldır neden susuyorsun!
* Sen 1978 yılında, bir otele kaçırılmış bir kızın 209 numaralı odasına zorla girdin mi?
* Orada 15 yaşında reşit olmayan bir kıza otel odasında silah zoruyla tecavüz ettin mi?
* Muş Ağır Ceza'da yargılandın mı?
* Yargılama sonucunda tecavüzden 9 ay hapis cezası aldın mı?
* Bu belgelerdeki '1957 doğumlu Muş Yörecikli Sırrı Sakık' sen misin?
Anlatsana bize Sırrı!
Bize 'Jin Jiyan Azadi'nin resmini çizebilir misin Sırrı!
Alçaklığın sırrını anlatabilir misin?