beni arafta bırakan, şüpheye iten, strese sokan, bana iyi gelmeyen hiç kimseyi ve hiçbir şeyi istemiyorum hayatımda. bunları barındıran sevgiyi bile istemiyorum. canımı ne kadar acıtacak olursa olsun gerçek, doğru ve net olan her şeye hayranım.
Bazı insanlar şanslı abi ya,, dümdüz şanslı. Neye ellerini atsalar olur, işleri rast gider. Yani bunu anlatamıyorum ama bizim yılgınlık onlarda doğal olarak yok
Hata yapmanın bile bir dik duruşu olur. Telafi edilir, gönül alınır, en azından bir şeyleri düzeltmek için çaba sarf edilir ama siz dümdüz pişkinsiniz.
Hep yeterince iyi olursam karşımdakini değiştirebileceğimi sanırdım. İlla bir gün " ya bu kızdan da iyilik gördük o kadar" der kalpleri yumuşar zannederdim. Meğer herkes o iyilikleri kendi nazarında başka türlü yorumluyormuş. Meğer kimse kimseyi gerçekten değiştiremiyormuş.
Bihterin ihaneti her zaman benden bol küfür yemiştir ama son sahnelerde behlülün o evin huzuru sen geldikten sonra kaçtı diyerek tüm olanlardan bihteri suçlayıp kendi yaptığı şerefsizlikleri ve züppelikleri unutmuş olması bi çok erkeğin karaktersizliğine en somut örnek
Sorunlu insanlarla muhatap olmamak bir kibir değil, bir öz bakım pratiğidir. Size doğru üslup, saygılı iletişim ve kendinizi güvende hissettiğiniz açık bir etkileşim ortamı sunmayan kimse, sizin varoluşunuza erişememelidir.
Terapistimle ilişki dinamiklerini konuşurken şöyle dedi Biriyle arandaki bağı güçlendirmek için kendi sınırlarını esnetmen gerekmez. Asıl marifet olduğun gibi kalarak sevildiğin yeri bulmak. Kendinden ödün vererek kazandığın her yakınlık aslında senin en büyük kaybındır.
"Paranın sana saglayacağı en büyük güç, ihtişamlı bir lüks değil; çıkarlarına ters düşen her masadan hiç tereddüt etmeden kalkıp gidebilme özgürlüğüdür."
— Niccolo Machiavelli
Bir ilişkide en önemli şeyin birbirinizin hayatına huzur getirmeniz olduğunu düşünüyorum. Hayat zaten yeterince kaos ve belirsizlikle dolu. Kalbinize huzur veren biriyle olmak, psikolojiniz üzerinde inanılmaz bi etki yaratır. Düşünün bana hak vereceksiniz…
Eskiden çok sevdiğim birinin bir sözü, bu aralar sık sık aklıma geliyor:
"Bir bağ zaten sallanıyorsa, baltayı sen vuracaksın. Kopuyorsa, aslında çoktan bitmiştir."
Kültürlü olmak, çok fazla gezip görmek, üniversiteler bitirmek değildir. Kültürlü olmak haddini bilmektir, nerede nasıl davranacağını bilmektir, insana değer vermektir, özen göstermektir. Herkes kültürlüyüm der de kültürlü insan bulmak zordur, nadirdir.
Erkeğin daha çok sevdiği, emek harcadığı evlilikler, ilişkiler daha uzun ömürlü, güzel ve sağlıklı oluyor bence... Kadının daha çok sevip, aşık olduğu ve daha çok gayret gösterdiği harcadığı hikâyeler kötü sonla bitiyor genellikle.