Jübile çok iyi programlanması gereken bir şey bence. Hem çok büyük vazgeçişler ve olmayan dönüşler, hem de eski ışıltılara görkemli bir veda. Hayatındaki yeni ışıkları daha parlak görebilmen için bir adım, kaliteli ve akılda kalıcı olması gerek.
yürümenin felsefesi kitabını ilk okuduğumda yürümekle ilgili kafamda yekpare kristal bir top gibi bir düşünce belirmişti; yürümek aslında bir yere ulaşmak için değil, bir süreliğine hiçbir yere ulaşmak zorunda olmamak için yapılıyordu, evet, o gün bugündür yürüyorum
oğlum kendini dünyanın en güçlü erkeği sanıyor.. bizim dövmemiz de pek etik olmadığından mümkünse onu dövebilecek 4,5-5 yaşlarında iri bir erkek çocuğu tanıdığınız varsa yönlendirir misiniz
Kırgınlıklarım,kızgınlıklarım belli bir zaman sonra sessizliğe dönüşüyor..Siz söylenmeyi bıraktığımı düşünüyorsunuz ben de o ara sizden giden yola koyulmuş oluyorum
Tesla'nın bir güvercine aşık olduğunu, Newton'un görünmez güçlerle kafayı kırdığını okuyunca "bu adamların kafası harbiden sakatmış" dedim
Sonra psikoloji kitaplarını karıştırınca olayın delilik değil, bir "filtreleme hatası" olduğunu fark ettim
Sağlıklı bir beyin gereksiz detayları filtreler (latent inhibition). Kahve içerken bardağın atomlarını düşünmezsin mesela. Ama bu abilerin filtresi sıkıntılı çalışıyor. Herşeyin herşeyle bağlantısı olduğunu falan düşünüyorlar. İnsan beynini aşırı yoran bir sorun bu aslında
Psikiyatride buna "şizotipal spektrum" deniyor. Bunu bir apartman gibi düşünüyorum
Zemin Kat: Bizim gibi "sağlıklı" faniler. Hayat güvenli ama sıkıcı
1. Kat: Sanatçılar, hayalperestler
2. Kat: Takıntılı, kaygılı tipler
3. Kat: Şizopital kişiler. Tesla, Dali, Elon Musk burada oturuyor
Çatı Katı: Şizofrenler. Gerçeklikle bağı koparan sıkıntılı tipler
Tarihi değiştirenler, şizofreniye en yakın komşularmış meğer
Yani olay şu: Gördüğün halüsinasyonları/saçmalıkları matematiğe dökersen - bir ürüne dönüştürebilirsen Nobel ödülü veriyorlar ama dönüştüremezsen reçete yazıyorlar
Ne bu dünyada ne de herhangi bir insanda iz bırakma gibi bir derdim kalmadı. Öyle sessizce geçip gitmek istiyorum, kalabalık bi şehir meydanında karşıdan karşıya geçer gibi araya karışıp.
Bildiğin siyah poşete kızdım. Neden bu bira kutusunu içine almamakta ısrar ediyosun diye.
S*rdar ort*ç geldi aklıma seni çöpe atacağım poşete yazık derken.
Poşete ayıp oldu gibi.