Hello. I am a cartoonist and journalist based in Turkey, and an openly bisexual activist.
Today, my X account was restricted in Turkey by the Information and Communication Technologies Authority (BTK), alongside the accounts of numerous LGBTQI+ rights organizations, civil society groups, and initiatives.
Being LGBTQI+ is not illegal in Turkey. Yet the government is using administrative censorship to target LGBTQI+ visibility, advocacy, and reporting.
This is not an isolated incident. It is part of a broader pattern of pressure against LGBTQI+ people, rights defenders, journalists, and civil society in Turkey.
I am sharing this to make the censorship visible and to call for international solidarity with LGBTQI+ people and organizations in Turkey.
Please share. @hrw@amnesty@ILGAEurope@accessnow@freedomhouse
Paçavra diyerek Kürt halkının kimliğine, sembollerine ve varlığına yönelik düşmanlığını dışa vuranların demokratlığı da “pamuk şekeri” gibi yapay . Bu sadece bir dil sürçmesi değil; bilinçli bir tercihin, inkârcı devlet aklının, ırkçı reflekslerin ürünü. Kürtlerin taleplerini kriminalize etmek, sembollerine hakaret etmek, sonra da “birlik, beraberlik” nutukları atmak ikiyüzlülüktür
Dört bir yanda hukuksuzluğa karşı omuz omuza direnen gençlerin mücadelesini siyasi rant malzemesi yapmak, yalnızca gaflet değil, aynı zamanda halkların ortak direnişine hakarettir!
Kürt gençleri, pamuk şekerle değil, mücadeleyle büyüdü. Zulmü de gördüler, direnişi de öğrendiler. Bugün de geri adım atmıyor, sokak sokak, meydan meydan, hukuksuzluğa karşı dimdik duruyorlar.
Bizim çabamız, kimsenin propaganda malzemesi değil, gençlerin özgürlüğü içindir! Barış için, demokrasi için, eşit ve onurlu bir yaşam içindir!
📌Statement from Kaos GL Association: ‘We demand the immediate release of Yıldız Tar’
‘Yıldız Tar is a journalist and human rights defender who fights against discrimination and hate attacks targeting the LGBTI+ community.’
https://t.co/e5NUhV8wTi
🌌 Jetz space’in başlangıç edisyonu yayında: Güzel Yeni Dünya
Yapıt, yazı, söyleşi gibi üretimleri içeren ilk edisyon 3 Aralık’a kadar jetz space'de.
https://t.co/YW0h7dXcyH
I am seeing a lot of social media hype about the Turkish Sport-Shooter Yusuf Dicek who recently went viral because of his participation in the Olympic sport-shooting games without any specialised gear.
International media reports about him as some sort of Hero, cool guy and role model
But this >Hero< was part of the Turkish armed forces during the peak of massacres and ethnic-displacement against Kurdish civilians by the Turkish military.
Yusuf himself was deployed to the Kurdish region of Mardin (Merdin) as a corporal of the Turkish armed forces.
1995-1999 is part of the 3rd phase of the counter insurgency operations by the Turkish military against the PK K and its military wing the HPG - during this phase the Turkish armed forces were mainly focused on destroying any support base for the HPG.
The Turkish military enforced this by depopulating Kurdish villages in rural areas and by executing Kurdish civilians.
The US NGO >Humanitarian Law Project< assessed that over 2400 Kurdish villages were destroyed at least 18000 Kurds have been executed by the Turkish military.
These estimates are in the lower end of estimates - most estimates assess that over 4000 Kurdish villages have been destroyed and depopulated by the Turkish military.
The Olympic social media star >Yusuf Dikce< has been deployed to the Kurdish Mardin region serving as a corporal - his rank and area of deployment provide us with certainty of his participation in these operations by the Turkish armed forces.
It is likely due to his eager participation in these operations that he has been given the opportunity to further enlist into the >Jandarma< military school and graduated with the rank of Sergeant.
It’s not surprising yet still shocking that so many media channels have jumped on the hype-bandwagon without doing any research into who that person is and what occupation he
Çirkin varsaydıklarıyla, translarla, şişmanlarla, Kürtlerle, yoksullarla, kafalarındaki cinsiyet fantezisine uymayanlarla eşit sayılmak istemedikleri için tüm bu tantana. Konu ne kadınlar ne çocuklar ne adalet aslında. Tüm dertleri ayrıcalıklarını kaybetmemek. Eşitleneceksiniz!
Herkesin spor faaliyetlerine katılma ve yarışma hakkı var. Bunun nasıl daha adil şekilde yapılacağının yolu engel koymaktan değil, ikili cinsiyet sisteminin kapsayıcı olmayan ve işlemeyen kurallarının gözden geçirilmesinden geçiyor. https://t.co/kyBUzBZsTS
Asıl gayri-insani ve korkunç olan insanların Roma zamanındaki gibi ortaya alınıp köleler gibi, gladyatörler gibi dövüştürülmesi!! İnsanların bu son derece riskli dövüşleri ağzının suyu akarak izlemesi!
@KaanSekbann Bu söylediğiniz kadınların fıtratı gereği erkeklerden güçsüz, dolayısıyla dezavantajlı olduğu varsayımına dayanıyor. Ayrıca translar fiziksel güç gerektiren dallarda olmasın, ok atsın demek de kapsayıcı bir tavır olmuyor maalesef. Faşizm ve ırkçılık bu fikirlerle güçleniyor.
Sabancı Üniversitesinden bir izleyicimiz yazdı. İyi bir vakıf üniversitesinde okumak imkansız hale geliyor.
Bazı uydur kaydır vakıf üniversiteleri de maalesef para tuzağı
Saat 4.30
14.5 saattir tek bir AKP’li kalkıp tek bir mantıklı söz kuramadı. Bir AKP’li vekil söz aldı, diğerleri ya önüne ya telefona bakıyor.
İçlerinden bir tek kişi çıkıp kendi tabirleriyle 4 milyon hayvanın katledilmesiyle ilgili tek bir savunma yapamadı, “yapacağız çünkü” diyemedi.
Veteriner hekimlerin “bu şekilde popülasyon kontrolü yapılamaz, kuduzla mücadele edilemez” yönündeki uzman görüşleriyle ilgili tek bir cümle kuramadı.
Neden biliyor musunuz?
Çünkü👇🏽
#YasaDeğilCinayet
10. Trans Onur Haftası Sergi Kolektifi’nin “Dön-Dün Bak: Türkiye'de Trans Hareketinin Tarihi” isimli sergisi, 11 Temmuz Perşembe günü Depo’ya Beyoğlu Kaymakamlığı’ndan gönderilen bir tebligatla yasaklandı.