İslam Şeriatı bizim onurumuzdur.
Şeriat-ı Garramıza hakaret etmenize asla izin vermeyeceğiz.
Ey azgınlar gürühu! Sakın ha sakın bu ümmetin dinine olan bağlılıklarını sınamaya kalkmayın.
Ey sapkınlar! Sizin ve varlığınızın garantörü laikliğin sonu elbette hüsrandır.
#YaşasınİslamYaşasınŞeriat
🔴 Usame bin Ladin'in, Epstein belgelerinde yaklaşık 300 kez adının geçtiği görüldü.
Bu belgelerde öne çıkan bazı yorumlar:
- 11 Eylül saldırılarının asıl amacı ABD'yi Orta Doğu'ya çekmekti. ABD hükümeti uzun süre boyunca bunu anlamadı ve tuzağa düştü.
- Usame bin Ladin, böyle bir savaşın Müslümanları birleştireceğine ve muazzam bir zafere yol açacağına inanıyordu.
- Usame Bin Ladin buradan hareketle, Arap dünyasındaki Batı destekli laik hükümetleri devirecek bir Sünni devrimi tetiklemek istiyordu.
- Usame'nin rüyasını boşa çıkarmanın en iyi yollarından biri, ABD'nin onun düşmanlarıyla, özellikle de İran ile iş birliği yapmasıdır.
- Eymen ez Zevahiri, El Kaide gibi parçalı bir yapının başında kalmayı başardı ancak bin Ladin'in manevi otoritesini miras alamadı.
- Bin Ladin ve Zevahiri Gazze'de de cihat çağrısında bulundu ancak onların sancağını devralan Filistinli grupların hiçbirini asla resmen tanımadı.
Afganistan İslam Emirliği Rusya Büyükelçisi Gül Hasan Hasan, güven mektubunu Putin’e verdi. Halkları Müslüman olan tek bir ülke yönetimi ise şu görüntüyü ver(e)medi.
🔴 Kassam mücahitlerinden şehid Muhammed Zeki Hamad anlatıyor:
"Gecemizi ve gündüzümüzü tünellerde geçirirdik; güneşi ve dış dünyayı neredeyse hiç görmezdik. Daha önce de söylediğim gibi, tüneller otel değildir, hatta ev bile değildir — mezar gibidirler. Ancak bu, dinin, görev bilincinin ve Allah’ın rızasının bir gereğidir; O’nun uğruna her şey kolaylaşır. Zira cennet, dünyadaki rahatlıkla elde edilmez; hedefe ulaşmak için konforu terk edip yorgunluğun dikenlerine binmek gerekir.
Kardeşlerden biri kazı ve onarım sırasında tünelde yaralandı. Gece geç bir saatte durumu hakkında bilgi almak için yanına gittim. Onu ziyaret edip teselli ettikten sonra, savaş mevzisine dönerken tünel koridorunda mücahitlerden bir komutanın gece namazı kıldığını gördüm. Ben de onunla birlikte namaza durdum. Sessiz bir huşu içinde Fâtiha’yı okudu, ardından bazı Kur’an ayetlerini tilavet etti. Sonra dua etmeye başladı, ben de duasına “Âmin” dedim. Bu adam, en sert ve en disiplinli kişilerden biriydi; fakat teheccüd makamı, Allah’ın huzurunda tevazu ve boyun eğme makamıdır. Onu dua ederken duydum ve duasını ezberledim. Şöyle diyordu:
“Ey Rabbim, taşlar, kuşlar ve ağaçlar hatırına;
Ey Rabbim, hâfızlar, kurrâlar ve âlimler hatırına;
Ey Rabbim, mihraplar, minareler ve mescitler hatırına;
Ey Rabbim, bu silah cephaneliğinin sahibi yalnız Sensin, umudumuzu boşa çıkarma.
Ey Rabbim, bize hazırlık yapmamızı emrettin, biz de hazırlık yaptık;
Bize sabırla sebat etmemizi emrettin, biz de sebat ettik.
Ey Rabbim, atışlarımızı isabetli kıl, kalan askerlerimizi koru.
Ey Rabbim, bana çok yük yükledin, hafiflet yükümü.”
Vallahi, bu sözler aklımdan bir an bile çıkmıyor!
Allah’ın huzurunda teheccüdle ve kırıklıkla duran kimseler, Allah’ın fethiyle müjdelenenlerdir. Onlar, övülmüş en yüce makamların sahipleridir.
“Gecenin bir kısmında da uyanıp sana mahsus bir nafile olarak namaz kıl. Umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır.”
(İsrâ Suresi, 79)
🚨#SONDAKİKA
Sumud Filosu Türkiye:
“Bir Türk kaptan, İsraille köşe kapmaca oynuyor, İsrail tam yakaladığını düşündüğü anda aradan sıyrılıp Gazze kıyılarına ulaşmaya çalışıyor.”
Yavuz Bülent Bakiler:
Atatürk, Kâzım Karabekir Paşa’ya diyor ki:
Kur’an’ı Türkçeye çevirttirdim.
Millet okusun, o Arap oğlunun (Peygamber’den bahsediyor) ne yaveler yediğini görsün.
🎞️ Arşiv