Eşimin yeğeni , 15 yaşındaki Selin 2 gündür kayıp. Adana veya Mersin’de gören, duyan ya da herhangi bir bilgi sahibi olan varsa lütfen hemen iletişime geçsin.
Türk askerlerinin şehit edildiği lanet olası ilk terör eylemini kutlayanlara halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmekten dava dahi açmayacaksınız fakat Türkiye Cımhuriyetini savunanlar en küçük bir sert eleştirilerinde tutuklanacak öyle mi? @zaferpartisi@zpgencresmi
Metin kardeş,
Barıştan ne anladığımı soruyorsun. Açık anlatayım.
Ben barışı, bir tarafın susması, diğer tarafın geçmişinin unutulması olarak görmüyorum.
Uludere’yi de unutmadım. Yakılan, boşaltılan köyleri de… Faili meçhulleri, gözaltında kayıpları, JİTEM tartışmalarını, yıllardır çocuklarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri’ni de görmezden gelmiyorum.
Devlet adına suç işleyen kim varsa ortaya çıkarılsın, yargılansın, cezasını çeksin.
Buraya kadar hiçbir itirazım yok.
Ama barış dediğimiz şey gerçekten barış olacaksa, adaletin terazisinin iki kefesi de olacak.
PKK terör örgütünün öldürdüğü,katlettiği insanları ne yapacağız?
Öldürülen öğretmenleri, askerleri, polisleri, korucuları ne yapacağız?
PKK tarafından öldürülen Kürt vatandaşların ailelerine ne diyeceğiz?
Onların annelerinin acısı daha mı az?
Bir annenin çocuğunun hesabını sormasına “adalet”, diğer annenin aynı soruyu sormasına “barışa karşı çıkmak” diyemeyizsiniz.
Benim itirazım tam olarak buna.
Dünyadaki çatışma çözümü örneklerine bakınca da kalıcı barışın yalnızca “silahlar sussun, geçmişi kapatalım” denilerek kurulmadığını görürsün.
Hakikat konuşulur. Suçlar ortaya çıkarılır. Mağdurlar dinlenir.Silahlı yapılar silahsızlandırılır.Devlet kurumları hukuk içinde yeniden düzenlenir. Ve mümkün olduğu ölçüde hesap verilir.
Benim istediğim çok açık:
Devlet adına suç işleyen de hesap verecek, örgüt adına suç işleyen de.
Hukuk, failin kimliğine göre değişirse onun adı hukuk olmaz.
Şu anda yaşanan süreç (adı ne ise ) bir tarafın hafızasını silip diğer tarafın hafızasını kutsayarak kurulmaz.
Ben Türk’ün acısını Kürt’ün acısına, Kürt’ün acısını Türk’ün acısına karşı yarıştırmıyorum.
Tam tersine söylüyorum:
Herkes için hakikat.Herkes için adalet.Herkes için hukuk.
Terörün olmadığı bir Türkiye.
Benim anladığım barış budur, Metin kardeş.
Gerisi barış,marış felan değil, seçilmiş bir hafızadır.
Soğuk savaş döneminden kalma bir kambur olarak Türkiye’de SOL’u zehirleyen Etnik Ayrılıkçı Kürtçü Şovenizm ile yüzleşmeyi daha ne kadar geciktireceksiniz?
Adeta Kürt şovenizmini temsilen
(PKK’nın partisinden ilhamla)
bir “Eş Genel Başkan” gibi
YENİ PARTİ’de yerini alan
SEZGİN TANRIKULU gibi etnikçilerin Türk soluna verdiği zararı göremiyor musunuz?!