Tabi tabi… Kürt kelimesini küçük harfle yazmanızdan anlaşılıyor:) Virgülü, noktayı, cümlenin başını büyük harfle yazmayı ve Türk kelimesini büyük harfle yazmayı hiç ihmal etmediniz ama Kürt kelimesine gelince küçük harfle yazdınız. Cümle içinde, yazım kurallarında bile haksızlığa uğruyoruz:)) Varın gerisini siz düşünün…
Kürtler bu ülkede BİREYSEL olarak birçok konuda suç işlemiş olabilirler ve cezalarını da her vadandaş gibi çekmişlerdir. Bu çocuk belki de gerçekten suç işlemiş ve suçunu etnik kökeni ile bağdaştırarak örtbas etmeye çalışıyor olabilir. Fakat son cümlenizde bunu özellikle Kürtleri kastederek genellemeniz hoş olmamış çünkü verdiğiniz bu örnek Kürtlerin bu ülkede MİLLET olarak haksızlığa, zulme uğradığı gerçeğini değiştirmiyor. Geçmişten günümüze kadar bu ülkede Kürtlere gösterilen muamele ortada. Burada birçok toplumsal sorunu dile getiriyorsunuz, ne güzel fakat bugüne kadar Kürtlere yapılan hangi haksızlığı dile getirmişsiniz? Eski tarihi bir kenara bırakalım yakın tarihte sizin de tanık olduğunuz hangi haksız muameleyi dile getirdiniz?
Sen Kürt olduğun için değil,
Suç işlediğin için,
Polise çarptığın için,
Kaçtığın için,
Kolluk kuvvetlerine mukavemette bulunduğun
Ehliyetsiz olduğun için bu durumdasın.
Bıktık vallahi;
Suçu veya günahını siyasi,dini, etnik kimlikle manipüle eden kesimlerden..
Hepimizi güzel yapan, insan kılan en önemli paradigma bence içimizdeki hassasiyettir ve maalesef hepimizi kanser( tıbbi tanı şekliyle değil) eden de yine hassasiyetimizdir. Biz ruh sağlığı profesyonelleri toplumda zorluk yaşayan bireylere ne kadar yardımcı olmaya çalışsak da bir bakmışız başka bir yerde başka biri her şeyi çok zorlaştırmış ve hatta yerle bir etmiş. Bu durum bir yerden sonra bizi çok yoruyor. Düşünsenize siz bir şeyi ne kadar onarırsanız onarın ama aynı zamanda sizin tam tersinize sürekli bozan birileri var. Kısır bir döngü haline dönüşmüş oluyor:(
Saygı ve sevgilerimle @arifverimli hocam
Posta Gazetesi lütfen yapmayın bunu.. Ayrımcılık ve damgalama dilde başlar.. Bu haberle Bipoları korkunç bir hastalıkmış gibi anlayacak ne kadar çok insan var.. Oysa ki tamamen tedavisi olan bir hastalıktır ve çok yaygındır.. Unutmayalım ki; hepimiz hasta adayıyız..
“Eğer hayatımı tekrardan yaşayabilmeyi seçseydim. Bu şekilde yaşamazdım.
Benim tıp okurken ve sonrasında doktor olduğumda farkında olmadığım ise ne kadar çok dünyadaki varoluşumu kanıtlama çabası içinde olduğumdu.
Keşke o kadar fazla çalışmasaydım…”
Dr. Gabor Mate
Bütün psikiyatrik bozukluklarda kişi belirti verdiği esnada anormal skalada değerlendirilir ve anormal olan birinin düşüncelerine ya da isteklerine göre hareket etmemek lazım. Hele ki istek ölüm gibi ciddi bir durumsa. Depresyonda olan çoğu kişi profesyonel bir destekten sonra tekrardan iyi duruma ya da normal bir bireye dönme ihtimali yüksektir. Bunun için ölmek gerekmiyor yani:)
Kim olursanız olun psikoterapi uygulamasını tek başına yapamazsınız. Hesap verecek meslektaşlar, dernekler, kurumlar olması gerekir. Yasası olmayan psikoterapi uygulaması olmaz, olamaz.
Psikoterapi yasa çerçevesinde pozisyon almak demektir.
Yasanın olmadığı yerde “insan”, insanın olmadığı yerde psikoterapi olamaz. Mümkün olan en kısa sürede yasal düzenlemelerin yapılacağına inanıyorum.
Yasaların uygulandığı, sınırlara, sınırlarınıza girilmediği bir gün olsun.
Ya yapmayın yaa.. Bütün umudunuzu, geleceğinizi birinin insafına ya da salt birine bağlamayacak kadar çok yaşamış ya da çok şey öğrenmiş olmalısınız. İlla birini çok sevdiyseniz ona bağlı olun(şayet hayatınızdaysa/bir birlikteliğiniz varsa), bağımlı olmayın. Siz bu üzüntüyü ya da toksik durumu hak edecek kadar değersiz olamazsınız.
Tüm dünya abine küfür etmesin diye olayı bütün erkeklere yayman gülünç olduğu kadar sinir bozucu da aynı zamanda. Ohh ne güzel yaa. Yanlışı ya da kötülüğü yanı başımızdaki bir yakınımız ya da sevdiğimiz yaptığı zaman ne de güzel bir şekilde dolambaçlı yollarla normalize ediyoruz yaa.. Kızın yaşamının bu kadar vahim ve travmatik bir şekilde son bulması sonrası gelip burada abini yalnızca ve yalnızca “duygusuz” olarak nitelendireceğine gidip yüzüne tükürseydin ya
Yabancı bir astrologun yaptığı ankette “en iyi kişiliğe sahip burç” sorusuna burçların verdiği cevaplar:
KOÇ: Yay
BOĞA: Yay
İKİZLER: Yay
YENGEÇ: Boğa ve İkizler
ASLAN: Yay
BAŞAK: Boğa
TERAZİ: Yay
AKREP: Yay
YAY: İkizler
OĞLAK: Boğa
KOVA: Yay
BALIK: Yay
Bedeninden özellikle de beyninden o “hassasiyet” ve “nezaket” kavramlarını bir ur gibi zorla kesip atacaksın. Hiçbir nesneyle, hiçbir canlıyla günün sonunda seni alabora edecek derecede bağ kurmayacaksın. Yoksa üzüntüden çok daha fazlasını yaşarsın
Yere çöp atmayan kişileri, gülümseyerek teşekkür eden kişileri, kırmamak için susan kişileri, aramalara mutlaka geri dönen kişileri, arkasından gelen için kapıyı tutan kişileri çok üzüyorlar bu hayatta.
Uzayda dahi ihtimali yoktur. Kadınların geçmişte de günümüzde de parayı, statüyü, unvanı, şaşaayı, konforu tercih ettiği çok aşikâr ki. Bütün bunların kadınların yüreği üzerinde baştan çıkarıcı bir etkisi vardır