Doğrudur "Söz uçar, yazı kalır" derler ama bu söz uçmasın!
İBB Medya AŞ. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in dün mahkemede yaptığı savunmanın tarihe geçmesi gerekiyor çünkü.
Bu sabah yayında okudum ki kimse bu kötülüğü unutmasın, kötülüğü de kötülüğü yapanları da!
Duruşmaya, yarın devam edilmek üzere ara verildi. İzleyiceler kısmına seslenen Ekrem İmamoğlu, “Hepinizi öpüyorum, kucaklıyorum. Bu karanlığı hep beraber yeneceğiz” dedi.
#İBBDavası'nda 48.gün
GÖZYAŞLARIYLA SESLENDİ: "SESİMİZİ DUYAN VAR MI?"
🔴 Sayıştay ve teftiş kurulunun incelemesi sonucunda herhangi bir usulsüzlük bulunmayan eylemlerden 15 aydır tutuklu..
Kültür A.Ş. eski İhale ve Satın Alma Müdürü #HalitBurakAtalan beyanda bulunuyor.
⚫️ "İlk defa bir bilirkişi çıkıp diyor ki böyle bir değerlendirme yapılabilir, böyle bir olay olabilir.
Ondan sonra savcılık da diyor ki, eğer durum buysa bütün sözleşme bedelleri kamu zararıdır. Bu çok mantıklı bir yaklaşım değildir.
Olsa dahi zarar, yaklaşık maliyet yanlış belirlenmişse, yanlış belirlenen kısımla gerçek bedel arasındaki fark olabilir.
Yani sözleşmenin tamamının zarar kabul edilmesi mümkün değildir.
Sayın Başkanım, bir de 84 numaralı eylemde, diğer eylemlerden farklı olarak her bir alt ihaleyle ilgili firmaları benim tespit ettiğim söyleniyor.
🔴 Biraz önce aslında size anlattım. Alt yüklenici firmaları ilgili arkadaşlarımız tespit ediyor.
Bizim tedarikçi listelerimizden firmaları belirliyorlar, daha sonra bana öneriyorlar. Ben de firmalar hakkında bilgi aldıktan sonra genel müdürüme iletiyorum. Onaylanırsa süreç o şekilde ilerliyor.
Yani burada aslında birçok kişinin birbirini kontrol ettiği bir sistem var.
Zaten ihalelerde amaç da budur; birçok kişinin birbirini çapraz şekilde kontrol etmesi.
🔴 Bu firmaların tespitinde herhangi bir kanuna aykırılık yapılmamıştır. Herhangi bir usulsüzlük yoktur. Kendi tedarikçi listemizden belirlenen firmalardır.
🔴 Şimdi 118 numaralı eylemi anlatacağım.
118 numaralı eylem, daha önce de anlattığım gibi gelir getirici bir eylemdir. Bu eylemde ilgili birim çalışanlarının firmalarla yapmış olduğu sözleşmeler bulunmaktadır. Yani bizim ihale birimi olarak bununla ilgili herhangi bir işlemimiz yoktur.
🔴 2019 yılında yapılmış olan bir ihale benim Kültür AŞ’de işe başlamamdan önce yapılmıştır.
Ben işe 2020 yılında başladım, söz konusu ihale ise 2019 yılında yapılmıştır. Dolayısıyla bu ihalede benim herhangi bir dahlim yoktur.
🔴 Bu nedenle benim bu eylem bakımından şüpheli olmam teknik olarak mümkün değildir Sayın Başkanım.
🔴 Söz konusu ihale benim bölümüm tarafından yapılmış zannedilmiş olabilir. Bu konuda maddi bir hata yapıldığını düşünüyorum.
Burada görüyorsunuz; ihale sözleşmesinde dönemin imzaları bulunmaktadır.
Yani ben o dönemde çalışmadığım için bu ihalede benim imzam bulunmamaktadır.
🔴 Sayın Başkan; 61, 62 ve 76 numaralı eylemler bakımından bu işlerin gelir getirici faaliyetler olduğunu, Kamu İhale Kanunu'na tabi olmadıklarını, bu eylemlerde şirket seçimi konusunda genel müdürlükle iletişim kurulmasına rağmen kanunun aradığı şartların da üzerinde bir hassasiyet gösterildiğini düşünüyorum.
Dolayısıyla şirket seçiminde herhangi bir sorumluluğum bulunmamaktadır. Zaten birim olarak doğrudan şirket seçme yetkimiz de bulunmamaktadır.
Yine bu eylemlerde, muamele ve işlemler bakımından benim ya da birimimin herhangi bir görevi bulunmamaktadır.
Teknik şartnameler benim ve yardımcımın bulunduğu departman tarafından hazırlanmamıştır.
İhale müdürü olarak uzmanlar tarafından hazırlanan ve ilgili firmalarca sunulan süreçlerin işlediğini daha önce anlatmıştım.
🔴 Benzer şekilde 82, 83, 84 ve 88 numaralı eylemler satın alma işlemleridir. Bu işlemler Kamu İhale Kanunu'nun 3/B maddesi, yani istisna hükümleri kapsamında yürütülmüştür.
🔺️Bu işlemlerde de benim ya da yardımcımın bulunduğu departman tarafından yapılmış herhangi bir işlem bulunmamaktadır.
🔴 Zaten bu işlemlerin yasal süreçler olduğu gibi, iddianamede de bunlara ilişkin bir kamu zararı tespiti bulunmamaktadır.
Şirketlerin belirlenmesi konusunda da, diğer eylemlerde olduğu gibi doğrudan bir yetki ve sorumluluğum bulunmamaktadır. Bu hususları belgelerle birlikte açıklamış bulunuyoruz.
Hakkımda hiçbir tanık ifadesi, hiçbir etkin pişmanlık ifadesi veya doğrudan suçlayıcı bir beyan bulunmamaktadır.
Teftiş kurulu ve müfettiş raporlarında iddia edilen hususlar da benim yetki ve sorumluluk alanımda değildir."
Yoksulluğa ve sefalete karşı yürüyoruz.
Haksızlığa hukuksuzluğa karşı adalet için yürüyoruz.
Tüm İstanbulluları bu akşam saat 19.30’da Maltepe Belediyesi önündeki buluşmamıza bekliyoruz.
Zülfü Livaneli, Onur Akın, Suavi , Edip Akbayram , şarkılarının mutlak butlanlar tarafından işgal edilen CHP tarafından kullanılmasını istemiyor.
Ayy zaten onlar artık dombıra dinliyorlar…
Timur Soykan: “CHP içindeki şey kavga filan değil. Bu bir saray operasyonu.
Saray kendisini oy oranları ile geçen muhalefeti parçalamak için bir truva atı aldı.
Yargı kararıyla CHP Genel Merkezi'nin içine yerleştirdi ve o truva atından çıkanlar da ortalığı darmadağın ettiler.”
Sanal gündemlerle gerçeklerin üstüne perde çekmeye çalışanların oyununa gelmiyor, vatandaşın derdinin izini sürmeye devam ediyoruz.
Çiftçi iflas ediyor, yurttaş evine et/meyve/sebze götüremiyorsa, bu bir kader değil, devam eden zalim düzenin sonucudur.
Çözüm var, çözüm sizsiniz!
İmamoğlu davasında hiç mi bir şey yok her şey mi yalan diye soruyorlar bazen..
Cebe atılan tek kuruş yok..
Ama ne var biliyor musunuz?
Bu ülkenin yüz akı kadın yöneticilerini hapislere atmak var, çocukları ile tehdit etmek var, çıplak aramaya maruz bırakmak var, var oğlu var..
Vesile olana da gözünü yumana da yazıklar olsun.
Kılıçdaroğlu, kendisini yaratan, kendisine güç veren kendisini cumhurbaşkanı adayı ve milyonların umudu yapan siyasal partiyi yok edecek bir girişim içindedir.
Umutlarını kendisine bağlayan milyonlar, büyük bir şaşkınlık içinde CHP’yi bölecek ya da yok edecek olan bu girişimi, gittikçe büyüyen bir öfke ile izlemektedirler.
Kemal Kılıçdaroğlu kimleri hedef gösteriyor;
• Özgür Özel
• Ekrem İmamoğlu
• Halk Tv
Kimlerle yol alıyor;
•TGRT
•Fatih Atik
•Fuat Uğur
Konu bu kadar net!
Bu kişiden uzlaşı, sağduyu, birlik vs bekleyen var mı halâ!
İmamoğlu'nu sandıkta yenmek için 2019'da kaybettikleri seçimi bile iptal ettirdiler, hezimet yaşadılar.
2024'te tüm bakanları sahaya sürdüler yenmeyi yine beceremedikleri gibi daha büyük hezimet yaşadılar; toplamda üst üste üç kez hezimete uğradılar.
İmamoğlu'na 4. kez yenilmemek önce Mansur Yavaş'la arasını açmaya çalıştılar, beceremediler,
Saçma sapan davalarla İmamoğlu'nu içeri attılar, 30 yıl önceki diplomasını iptal etmeye kalktılar, Özel'i de kukla muhalefet yapmaya çalıştılar, yine beceremediler.
Şimdi de halkta hiçbir karşılığı olmayan kifayetsiz muhterislerin zavallı koltuk hırsından medet umup partiyi karıştırmaya çalışıyorlar ve yine beceremediler.
Partide karışıklık yok, koltukçu kuklalara göz açtırmayan devasa halk muhalefeti var.
Bu üç isim kenetlendiği sürece milyonlarca seçmen arkalarında durmaya devam edecek.
Yallah başka yönteme💁🏼♂️