🚨Fed’in faiz kararını etkileyecek kritik veriler öncesi önemli bir ses kaydı bıraktım kanala.
Bu hafta piyasada ne beklediğimi net şekilde anlattım.
Mutlaka dinleyin.🎙️👇
https://t.co/1M0itr8iMx
Yavuz Selim ve İdris-i Bitlisi tartışmasında gözden kaçan bir tarih, gözden kaçırılan bir hafıza var. Biz Alevilere sadece Beyaz Kâğıdı gösterenlere, Beyaz Kâğıdın yanında tarihte bir de Kara Defter var diye hatırlatmada bulunuyoruz. Bugün ne Türkiye ne de Ortadoğu 1514 kamplaşmasında değildir. Bugün Alevilerin ve Kürtlerin kurtuluşu ortak mücadeleden geçmektedir.
✒️Av. Kemal Derin yazdı
https://t.co/MU0cXi9wBT
Bitcoin'e önümüzdeki dönem ne olacak? Boğa ne zaman başlayacak?
Bitcoin kısa sürede 62 binden 80 bine yaklaştı ve çoğu kişi bu hareketi kenardan izledi.
Şimdi aynı kişiler acele edip almalı mıyım diye soruyor.
Cevap fiyatta değil.
ABD Hazinesi'nin 4 Kasım'da biten takviminde.
Kripto piyasasında para hep aynı sırayla gezer ve şu an sıra birinci basamakta.
Altcoinlere henüz gelmedi.
Yani geç kalmadınız. Ama sıranın nasıl ilerlediğini bilmiyorsanız, sıra geldiğinde de fark etmezsiniz.
Önce paranın nereden geldiğine bakalım.
ABD'nin borcu 40 trilyon doları aştı ve uzun vadeli tahvillere alıcı azalıyor.
ABD Hazinesi bu yüzden kendi borcunu kendisi geri almaya başladı.
Uzun vadeli tahvilleri piyasadan topluyor, yerine kısa vadeli borç koyuyor.
Uzun vadeli faiz düşünce tahvil cazibesini kaybediyor. Tahvilde kilitli duran para çözülüyor ve daha yüksek getiri aramaya başlıyor.
Bu alımlar 9 Eylül'de büyüyor ve 4 Kasım'a kadar sürüyor.
Şimdi o paranın nereye girdiğine bakalım.
Kurumsal para kripto piyasasına doğrudan girmiyor. Borsa fonları üzerinden geliyor ve o kapı esas olarak Bitcoin'e açılıyor.
Yükselişin en sert gününde Bitcoin fonlarına 517 milyon dolar, Ethereum fonlarına 189 milyon dolar girdi.
Geriye kalan binlerce altcoinin böyle bir kapısı yok.
Asıl tabloyu ise şu iki rakam anlatıyor.
Madenciler günde 450 Bitcoin üretiyor.
ABD'deki Bitcoin fonları geçen hafta 1,92 milyar dolarlık alım yaptı, yani yaklaşık 25 bin Bitcoin.
Wall Street 1 haftada, madencilerin 2 ayda ürettiği kadar Bitcoin topladı.
Alıcı tarafı da genişliyor.
ABD'nin en büyük bankaları kendi stablecoinlerini çıkarmaya hazırlanıyor.
Japonya hisse ve tahvil piyasasını blockchain'e taşımak için resmi bir çalışma başlattı, ülkenin en büyük 3 bankası da ortak bir yen stablecoini üzerinde çalışıyor.
ABD tarafında ise devlet Bitcoin için rezerv kurdu.
Yani alıcı artık sadece fonlar değil. Bankalar hazırlanıyor, devletler kendi sistemlerini blockchain'e taşıyor.
Peki bu para altcoinlere ne zaman geçecek?
Şöyle düşünün.
Şampanya kulesi gibi.
Üstteki bardak dolmadan alttakine su gitmez.
Bitcoin en üstteki bardak. Altında Ethereum var, en altta binlerce altcoin.
Bu yüzden altcoinlerin geride kalması bir arıza değil, sıranın kendisi.
Altcoin sezonunu yükselen Bitcoin başlatmaz. Sabitlenen Bitcoin başlatır.
Çünkü fonlar ancak Bitcoin'de hareket durulduğunda bir basamak daha fazla riske razı olur.
Şimdi başlıktaki ikinci soruya gelelim. Boğa ne zaman başlayacak?
Bitcoin tarafında çoktan başladı. Takvim 9 Eylül'de büyüyor.
Altcoin tarafı için 2 şart var.
Birincisi Bitcoin'in sakinleşmesi. Zirve bölgesinde sert inip çıkmayı bırakması gerekiyor.
İkincisi PMI.
PMI her ay fabrikalara işlerin nasıl gittiğinin sorulmasıyla oluşan bir endeks. 50'nin üstü ekonominin büyüdüğünü, altı küçüldüğünü gösterir.
Altcoinlerin 2 büyük sezonu da ekonomi büyürken yaşandı. 2017'de PMI 55'ten 59'a çıkıyordu. 2021'de 41'den 64'e yükseldi.
2022'de PMI düşüşe geçtiğinde ise altcoinler değerlerinin yüzde 80'ini kaybetti.
Bugün o gösterge 55,6 seviyesinde. Mayıs 2022'den beri en yüksek değer ve endeks 7 aydır kesintisiz 50'nin üzerinde.
Yani altcoin sezonunun ön şartı yıllar sonra yeniden yerinde.
Peki risk nerede?
Bu hızda yükselişler daha önce 2 kez yaşandı ve ikisinde de ardından sert bir düşüş geldi.
2021'in ocak ayında Bitcoin 3 haftada 20 binden 42 bine çıktı, sonra 2 haftada yüzde 28 düşüp 30 bine geldi. Sabredenler nisanda 64 bini gördü.
2024'ün başında 5 haftada 42 binden 73 bine yükseldi, ardından yüzde 23 düşüp 56 bine indi ve aylarca yatay kaldı.
Bu yükselişin bir bölümü de mecburi alımlardan geliyor.
Fiyat çıkarken short açanlar pozisyon kapatmak zorunda kaldı ve 3 günde 4 milyar doların üzerinde short tasfiye oldu.
O yakıt sonsuz değil.
Şimdi hepsini bir araya koyalım.
Takvim 4 Kasım'da bitiyor. Ama borç bitmiyor.
ABD'nin borcu 40 trilyon dolar ve faizle ödenebilecek bir seviyede değil.
Geri alımlar dursa bile yöntem değişmeyecek.
Para eridikçe arzı artırılamayan varlıklara kaçar. ABD o adresi şimdiden tutuyor, Bitcoin için rezerv kurmasının sebebi de bu.
Yani önümüzdeki dönemde Bitcoin'i yukarı taşıyacak olan şey kripto haberleri değil, bir devletin borcunu çevirme zorunluluğu.
Arz sabit. Alıcı büyüyor. Ve bu düzeni kuran şey bir tercih değil.
Bir devlet borcunu ödeyemediğinde paranın değerini düşürür. O düşüşün göründüğü yer de arzı sabit varlıkların fiyatı olur.
@CelalKucuker Ah ah bu boğa ne zaman,ne zaman. Demiş bana bir Koca lazım , o da bu gece lazım.
Geç gelen mutluluk yoruyor hocam. Yaş oldu 66 arabayı yenilememiz lazım bir türlü gelmedi boğa efendi.
Muhammedin Cenazesi
Muhammed 632 yılının 8 Haziran Pazartesi günü vefat etmiştir.
Yani Yaz mevsimin ortasında Arap Yarımadası gibi aşırı sıcakların yaşandığı bir bölgede vefat ediyor.
Peki cenazesi ne zaman defnediliyor dersiniz?
10 Haziran Çarşamba !
Muhammed Aişe'nin odasında vefat ediyor. Vefat haberi gelir gelmez kim yerine geçecek savaşı başlıyor sahabeler arasında ve ortada kalan ceset unutuluyor.
Yani olan Muhammed'in cesedine oluyor.
Müslümanlarının uğruna kainatın yaratıldığına inandıkları Muhammed'in cesedi o kavurucu sıcakta neredeyse 3 gün ortada kalıyor.
Muhammed öldüğünde İslamı kabul etmiş Arapların sayısı 140 bin olduğu tahmin ediliyor.
Peki cenazesine kaç kişi katılmış dersiniz?
Topu topuna 16 kişi artı İmamlık yapan Ali.
Yani toplamda 17 kişi.
Ömer ve Ebu Bekir ise cenaze törenine katılmıyorlar bile. Dertleri başka çünkü.
Şimdi bizim sevgili müslüman büyüklerin niçin hiç Muhammed'in cenazesinden bahsetmediklerini anladınız mı?
KAYNAK:
a- Ahmet b. Hanbel 6/62. Ayşe hadisleri.
b- İbni Abdi'l Ber, Temhidö Muvatta şerhi, 24/396.
c- İbni Sad, Tabakat: 2/401. Muhammed'in defni kısmında,
d- Taberi Tarihi 1, 1. hicri yılı olayları, 3/217.
e- İbni Kesir, Bidaye-Nihaye, 5/292.
Hicri 11. yılı, ne zaman gömüldü konusunda
f- Beyhakı, Sünen-i Kübra, 3/403-409.
g- Ibn'l Cevzi, El-Vefa bi Tarif-i Fedaili'l Mustafa. 35. bab.
h- İbni Hişam, Sire 4/344.
Nöroplastisiteyi yani beynin gelişimini durdurmanın en hızlı yolu kendinizi başarısız olarak etiketlemektir.
Ne olursa olsun kendinizi başarısız biri olarak görmeyin.
BARIŞ, TARİHSEL HAFIZAYA SAYGIYLA KURULUR
İki dönem HDP MYK’da birlikte çalıştığım Sayın Tuncer Bakırhan’ın son açıklamalarını doğru bulmuyorum. Kullandığı dil, temsil ettiği makama yakışmıyor.
“Sokaktan alıp milletvekili yaptık” ne demektir? Kimse milletvekilliğini kimseye bağışlamadı. Bu dil kabul edilemez.
Alevilerin Yavuz–İdris-i Bitlisî ittifakına itiraz etmesi son derece doğaldır. Yavuz, Alevilerin hafızasında zulmün ve katliamların adıdır. Bunu yok sayamazsınız.
Kimse bu haklı itirazları Kürt düşmanlığına çevirmemeli, Türkçü-İslamcı çevrelere malzeme vermemelidir. Kimse barış süreci karşıtlarının ekmeğine yağ sürmemelidir.
Barış, birbirimizin acılarına ve tarihsel hafızasına saygı göstererek kurulabilir.
@CryptoEliif Dünya barış gününüz kutlu olsun.
Lakin öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki binlerce yıldır kan akıtılıyor,günümüzdede devam ediyor. O sebepel diyoruzki YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ
ALEVİ KURUMLARI DERHAL ORTAK BİR HUKUK BİRİMİ OLUŞTURMALI
Son haftalarda bir karanlık el, ortada hiçbir somut neden yokken Alevi toplumunu temelsiz iddialar ve iftiralarla gündemin merkezine çekmeye çalışıyor.
Önce Altan Tan, ardından Kemal Öztürk içlerinde biriken Yezit zehrini kustular. Alevilere aşağılık hakaretlerde bulundular. Alevileri hedef gösterdiler.
Yarım asırlık siyasi ve toplumsal mücadelede edindiğim deneyimlerden yola çıkarak şunu açıkça söyleyebilirim:
Kendi irademiz dışında, başkalarının hazırladığı gündemlerin içine çekildiğimiz her dönemde kaybeden biz olduk. Aynı oyuna bir kez daha gelmeyelim. Gündemimizi başkaları belirlemesin. Ne yapacaksak kendimiz karar verelim. Kendimiz planlayalım. Kendimiz uygulayalım.
Diğer yandan Alevilere yönelik saldırılar karşısında yıllardır aynı yöntemi tekrarlıyoruz. Açıklama yayınlıyoruz. Kınıyoruz. Tepki gösteriyoruz. Birkaç gün sonra konu kapanıyor.
Bu böyle devam etmemeli.
Alevilere hakaret eden, aşağılayan, tehdit eden, hedef gösteren herkes hakkında dava açılmalı.
Yargının tarafsız olmadığını biliyoruz. Buna rağmen hukuk alanını boş bırakmamalıyız. Her hakaret kayıt altına alınmalı. Her saldırı hakkında suç duyurusunda bulunulmalı. Gerektiğinde hem kişisel hem kurumsal davalar açılmalı.
Bunun için Alevi kurumları derhal ortak bir hukuk birimi oluşturmalı.
Bu birim Alevilere yönelik hakaretleri, hedef göstermeleri, ırkçı ve ayrımcı söylemleri günlük olarak takip etmeli. Delilleri toplamalı. Dosyasını hazırlamalı. Davasını açmalı. Açtığı davanın da sonuna kadar peşinde olmalı.
Alevilere hakaret etmek, aşağılamak ve hedef göstermek bu kadar kolay olmamalı.
Artık yalnızca kınamayalım.
Dava açalım.
Takip edelim.
Sonuç alana kadar peşlerini bırakmayalım.
🚨SON DAKİKA:
Japonya, hisse senetleri ve devlet tahvillerinin takasında blockchain kullanmaya hazırlanıyor.
Bu teknoloji sadece yeni bir finansal varlık yaratmıyor, mevcut finansal sistemin altyapısını da değiştirmeye başlıyor.
Bence dönüşüm düşündüğümüzden çok daha büyük✅