Emeğimiz, ekmeğimiz, haklarımız ve adalet için Şırnak’ta düzenlediğimiz Adalet Nöbeti’nin 4. haftasında Genel Başkanımız Mesut Balcan, Urfa temsilcimiz Taha Yasin Beyaz yanısıra KESK'e bağlı işkolu MYK'ları, Adıyaman, Mardin, Gaziantep ve Şanlıurfa illerinden KESK Şubeler Platformu yönetici ve üyeleri katılım sağladı.
Barışı, emeği, yaşamı ve demokratik hakları savunmak suç değildir!
Bir kez daha ilan ediyoruz: Sürgünler, baskılar ve tehditler ne emek mücadelesini durdurabilir ne de demokrasi talebini bastırabilir. Emek, demokrasi, barış ve özgürlük mücadelemizi işyerlerinde, alanlarda ve yaşamın her alanında büyütmeye devam edeceğiz.
Yaşasın Örgütlü Mücadele...
GERÇEKLERİ SUSTURAMAZ, GAZETECİLERİ SİNDİREMEZSİNİZ!
Türkiye’de özgür basına ve halkın haber alma hakkına yönelik sistematik saldırılara her gün bir yenisi ekleniyor. Son olarak gazeteciler Hazar Dost ve BirGün muhabiri Kayhan Ayhan’ın hukuka aykırı yöntemlerle gözaltına alınması, basın özgürlüğüne indirilmiş açık bir darbedir.
Çağrıldığı her an ifade vermeye gidebilecek olan Hazar Dost’un akşam saatlerinde sokak ortasında gözaltına alınması da, Kayhan Ayhan’ın gece yarısı evine baskın yapılarak "halkı yanıltıcı bilgiyi yayma" iddiasıyla alıkonulması da kabul edilemez. Emniyette meslektaşlarımıza yalnızca gazetecilik faaliyetleri ve duruşma takipleri hakkında sorular sorulması, bu operasyonların asıl amacını net bir şekilde ortaya koymuştur: Amaç; gerçeğin peşinde koşan gazetecileri korkutmak, sindirmek ve susturmaktır.
Haber-Sen olarak vurguluyoruz: Gazetecileri hedef alan bu baskılar, aslında halkın sesini kesme çabasıdır. Ancak kalemini satmayan, gerçekleri eğip bükmeyen gazeteciler hiçbir tehdide boyun eğmeyecektir.
Hazar Dost ve Kayhan Ayhan derhal serbest bırakılmalıdır.
Gazetecilik faaliyetlerinin yargılanmasına ve bu yıldırma politikalarına derhal son verilmelidir.
Meslektaşlarımızın yanındayız, halkın haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz!
Gazetecilik Suç Değildir!
BASIN YAYIN İLETİŞİM VE POSTA EMEKÇİLERİ SENDİKASI (HABER-SEN)
BASINDAN HABER-SEN
"Susturmaya çalıştığınız her ses dayanışmayla büyüyecek"
“Bizler bu karanlığı kabul etmiyoruz. Bu ülkenin neşesini çalanlara sesleniyoruz: Toplumu korkuyla yönetmeye çalışsanız da insanlar özgürlük talebinden vazgeçmeyecek. Gerçekleri sansürleseniz de hakikat bir yolunu bulup ortaya çıkacak. Baskıyla susturmaya çalıştığınız her ses, dayanışmayla daha da büyüyecek” denilen açıklamada ülkenin farklılıklarıyla, özgür basınıyla, örgütlü emeğiyle, eşit yurttaşlık talebiyle ve demokrasi mücadelesiyle var olacağının altı çizildi.
Basın örgütlerinden Göktaş'ın tutuklanmasına tepki: Bu ülkenin neşesini çalanlara sesleniyoruz- Evrensel https://t.co/cNfN5OrjnF
BASINDAN
Basın örgütlerinden baskılara karşı ortak açıklama: Karanlığı kabul etmiyoruz
Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), KESK Haber-Sen, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), son zamanlarda basına yönelik artan baskılara dair açıklama yaptı.
'İNSANLARIN KİMLİKLERİ NEDENİYLE SUSTURULMAK İSTENDİĞİ BİR YERDE ÖZGÜRLÜKTEN SÖZ EDİLEMEZ'
https://t.co/hhFiyBLMpO
Değerli Basın Emekçileri ve Kamuoyuna,
HABER-SEN (Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası) olarak, posta ve iletişim emekçilerinin yıllardır gasp edilen haklarını savunmak, güvencesizliğe ve adaletsizliğe "dur" demek için meydanlara çıkıyoruz!
14 Temmuz’da Plan Bütçe Komisyonu gündemine gelecek olan yasa tasarısının, sermayenin değil, gece gündüz demeden alın teri döken emekçilerin taleplerini karşılayan bir yasa olması için sesimizi yükseltiyoruz.
Bu amaçla; 13 Temmuz Pazartesi günü tüm Türkiye’de saat 12:30' da eylemdeyiz!
Ankara’da: PTT Genel Müdürlüğü önünde,
İllerde: PTT Başmüdürlükleri önünde,
Bölge Müdürlüğü Olan Yerlerde: Bölge Müdürlükleri önünde kitlesel basın açıklamaları gerçekleştireceğiz.
Tüm Emek Örgütlerine ve Sendikalara Açık Çağrımızdır!
Bu mücadele yalnızca Haber-Sen’in değil, tüm posta ve iletişim emekçilerinin ortak mücadelesidir. Haklarımızın budanmasına karşı yan yana durmak, omuz omuza ses çıkarmak zorundayız.
Dayanışmayı büyütmek adına, iş kolumuzda ve alanlarda faaliyet gösteren tüm sendikalara çağrıda bulunuyoruz:
Ortak Mücadele: Her sendika kendi flaması, önlüğü ve dövizleriyle eyleme katılarak gücümüze güç katabilir.
Ortak Söz: Kürsü tüm emek örgütlerine açıktır; katılım sağlayan her sendika kendi sözünü söyleme ve taleplerini hayk��rma hakkına sahip olacaktır.
Gelin, emekçilerin sesini hep birlikte daha gür çıkaralım!
Haklarımızı masada bırakmamak, emeğimizin karşılığını almak için 13 Temmuz'da alanlarda buluşalım.
Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik’in "Sözleşmenin Yenilenmemesi" başlıklı 108. maddesi, İHS’li personelin istihdam sürekliliği üzerinde hukuki belirsizlikler yaratmakta ve iş güvencesini zedelemektedir.
Çalışanların gelecek kaygısından uzak, verimli ve güvenli bir ortamda hizmet üretebilmeleri adına; söz konusu 108. maddenin yeni hazırlanacak yönetmelik metninden tamamen çıkarılması gerekmektedir.
Bununla birlikte, İHS'li personelin iş güvencesinin kalıcı ve sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla, yürütülen mevzuat çalışması kapsamında konunun yasal güvence altına alınması gerekir...
@a_uraloglu@ulasskarasu@UABakanligi@PTTKurumsal@zekiirmez@YS_Turkoglu
Niye Eylem Yapıyoruz?
Herkes soruyor: “Niye eylem yapıyorsunuz? Biz 399'lular gidelim, sonra ne yapıyorsanız yapın!”
Bizler, 399 sayılı KHK’ya tabi emekçilerin haklarını, gitmeden önce savunduğumuz gibi gittikleri kurumlarda da savunmaya devam edeceğiz. Mesele, bizim açımızdan asla basit bir bireysel çıkar meselesine indirgenemez. Üyelerimiz hangi kuruma giderse gitsin, orada da ve her yerde verdiğimiz fiili, meşru mücadeleyi sürdürecektir.
Bazı kesimler ne yazık ki liberalizmin bencil çarklarına o kadar kapılmış ki kendilerinden başka hiçbir şeyi düşünmüyorlar. Bu yaklaşım insani olmadığı gibi asla kabul de edilemez. Bizim için toplumsal mücadele her alanda önceliklidir; elbette bireysel haklar da bu mücadelenin bir parçasıdır. Ancak "altta kalan��n canı çıksın" felsefesi tehlikeli ve bağnazcadır.
Kurumda Kalanın da Gidenin de Sesi Biziz!
Biz kurumdan gidenin de kalanın da haklarını sonuna kadar savunacağız. Ortadaki talep üyelerimizin ortak talebiyken, kimse çıkıp "Bu eylem niye yapılıyor?" eleştirisi getiremez. Ne yazık ki sarı sendikalar ve bireysel çıkar odakları, bazı insanların gözünü kör etmiştir.
✓ İHS'lilerin her konudaki sorunu bizim sorunumuzdur.
✓ 399'luların her konudaki sorunu bizim sorunumuzdur.
✓ Taşeron emekçilerin her sorunu bizim sorunumuzdur.
Biz Olmasak Gerçekleri Göremeyeceksiniz!
Eğer bizler bu meşru mücadeleyi yürütmesek:
Hırsızı ve yolsuzluk yapanı bilmeyeceksiniz.
Kamusal gayrimenkul satışlarından haberdar olmayacaksınız.
TVF'nin (Türkiye Varlık Fonu) ve PTT'nin içinin nasıl boşaltıldığını göremeyeceksiniz.
Banka promosyonlarında ne tür dalavereler çevrildiğini fark etmeyeceksiniz.
Hukuki alandaki haksızlıkların ve liyakatsizliklerin çoğunu tanımayacaksınız.
NATO gibi katil örgütlerin maskesini düşüremeyecek, Gazze’deki katilleri ve işgalcileri göremeyeceksiniz.
Biz, her koşulda emeğin ve hakikatin savunucusu olmaya devam edeceğiz!
@cumhuriyetgzt
@halktvcomtr @tele1comtr @evrenselgzt @yeniyasamgazete @gazetesozcu @sendika_org @Sendika_Bulteni @ankahabera @MAturkce @PirHaberAjansi @BirGun_Gazetesi @t24 @diken @bianet_org @ntv @cnnturk @HaberturkTV @KRTCANLI @CANTV @politikamedya @Emegin_Halleri @bbcturkce
@HabereGuven @yeniyasamgazete @yenicizgigazete @ankara_kusu @ankara
Haber-Sen Olarak;
Bu torba yasa teklifinin Meclis komisyonlarındaki görüşmelerinden, yasalaşma ve sonrasındaki uygulama aşamalarına kadar her adımın takipçisi olacağız.
İster PTT bünyesinde kalarak idari hizmet sözleşmesine geçecek olan, ister diğer kamu kurumlarına nakledilecek olan tüm üyelerimizin ve PTT emekçilerinin hukuki haklarını sonuna kadar savunacağız.
Hiçbir arkadaşımızın hakkının yenmesine, geleceğinin karartılmasına izin vermeyeceğiz...
⚠️Urfa PTT Başmüdürlüğü'nün Diyarbakır Bölge Müdürlüğü'ne bağlanmasıyla personeller üzerinde güvencesizlik ve tasfiye kaygısı doğmuştur.
‼️Şirket mantığıyla hareket edilerek, İHS’li çalışanların işten çıkarılması ve 399’lu personelin kazanılmış haklarının gasp edilmesi kabul edilemez.
📌Konuyla ilgili Ulaştırma ve Altyapı Bakanı'na sorular yönelttik.
@a_uraloglu@UABakanligi
Basın Meslek Örgütlerinden ortak açıklama:
Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki yönetim değişikliğinin ardından gazetecilerin para karşılığı haber yaptıkları veya yapmadıkları yönünde hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan iddialar ortaya atılmaktadır.
Bugün gerçekleştirilen CHP Parti Meclisi toplantısının ardından, Parti Sözcüsü’nün danışmanı olduğu iddia edilen bir kişi tarafından gazetecilere yönelik bu iddialar sürdürülmüştür.
Halkın haber alma hakkı için çalışan gazetecilerin herhangi bir kanıt ortaya konulmaksızın zan altında bırakılması, mesleki itibarlarının hedef alınması ve kamuoyu önünde suçlanması basın özgürlüğüne zarar vermektedir.
Söz konusu iddialara ilişkin somut bilgi ve belgeler varsa hemen kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Aksi halde gazetecileri hedef alan, mesnetsiz suçlamalara ve imalara son verilmelidir.
Basın Meslek örgütleri olarak gazetecilik mesleğini ve meslektaşlarımızı töhmet altında bırakan bu yaklaşımları kınıyor, tüm kişi ve kurumları gazetecilere yönelik suçlayıcı ve hedef gösterici söylemlerden kaçınmaya davet ediyoruz.
Basın Konseyi
Çağdaş Gazeteciler Derneği
DİSK Basın-İş
Ekonomi Muhabirleri Derneği
Gazeteciler Cemiyeti
İzmir Gazeteciler Cemiyeti
KESK Haber-Sen
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği
Parlamento Muhabirleri Derneği
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği
Türkiye Gazeteciler Sendikası
@BasinKonseyi@diskbasinis@EkonomiMd@Cemiyet1946@igcizmir@KESKHaberSen@PMDTurkiye@PMD1964@FotoMuhabirleri@TGS_org_tr
Kamu emekçileri ve emeklilerini sefalet ücretlere mahkum eden, aldıkları tüm maaşları biriktirseler bırakın villa, 2+1 daire alamayacak emekçileri temsilen Toplu Sözleşme Masasına oturan, Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın'ın oğlunun kurduğu kooperatif, Kuşadası'nda TOKİ'den temin ettiği arsaya 1300 tane lüks villa yapıyor. Paraf Grup’un tek projesi bu da değil; İncek, Oran, Kuşadası, Kocaeli, Akhisar ve değeri yüksek on civarında ayrı proje yürütmektedir. Belli ki bu genç oğul çok yetenekli.. Bu yaşta bu malvarlığını nasıl edindiğinin cevabını ayrıca yetkililerinden bekliyoruz.
Ancak sendikal mücadele açısından başka bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Bu konfederasyon ve bağlı sendikalar bir çok ilde üyeler için ucuz konut yapacağız diye propaganda yapıp binlerce emekçiyi sendikalarına üye yapıp konut projeleri için aidat topladılar. Şimdi de yapılan resmî açıklama da “Memur-Sen'in kurduğu, kurdurduğu, kuruluşunu sağladığı, iltisaklı ya da ilişkili olduğu veya destek olduğu herhangi bir kooperatif bulunmamaktadır.” İfadeleri kullanılmış. Peki şimdi aylardır konut kooperatif üzerinden propaganda yapıp iradelerine ipotek koyduğunuz emekçilerden özür diliyecek, zararlarını karşılayacak mısınız?
PTT'ye ait Gayri Menkullerin satılması doğru değildir.
PTT'ye ait 59 Gayrimenkul satışının gerekçesi nedir? 186 yıllık kurumun zarar ettirilmesinin açığını bu şekilde kapatamazsınız...
PTT bir kamu kurumudur, kar-zarar mantığı ile işletilemez. Ama bunu biliyoruz; kurum zarar etmiyor, ettiriliyor...
Türkiye Varlık Fonu bir Darlık Fonudur...
Türkiye Varlık Fonu bir kara deliktir.
Kurumumuz PTT derhal TBMM tarafından denetlenmeyen, şeffaf olmayan, hesap verilebilirliğin olmadığı TVF'den çıkarılmalıdır.
Yeniden KİT statüsüne kavuşmalıdır.
📢 Haber-Sen’den CHP Genel Merkezine Ziyaret: Kamu Emekçilerinin Sorunları Masaya Yatırıldı.
Haber-Sen Genel Merkez yöneticilerimiz ve Ankara Şubelerimizden oluşan heyetimizle, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Ulaş Karasu’yu makamında ziyaret ettik.
Görüşmede, TRT ve PTT başta olmak üzere haberleşme iş kolundaki emekçilerin yaşadığı derin sorunlar ve çalışma hayatının güncel başlıkları kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.
📮 PTT’de Çözüm Bekleyen Başlıklar
Ziyarette, PTT bünyesinde yaşanan yapısal ve idari sorunlara dikkat çekilerek şu maddeler üzerinde duruldu:
Türkiye Varlık Fonu: Kurumun şeffaflıktan uzak yönetimi ve geleceği.
Liyakatsizlik ve Güvencesizlik: Atamalardaki adaletsizlikler ve esnek çalışma modelleri.
399’lu Personelin Hakları: Kurumlar arası geçiş sürecindeki tıkanıklıklar.
Hukuksuzluklar ve Sürgünler: Sendikal faaliyetler nedeniyle uygulanan baskılar ve Tebligat Kanunu’ndan kaynaklanan aksaklıklar.
📺 TRT ve Yayıncılık İlkeleri
TRT’de yaşanan dönüşüm ve personel rejimi üzerine şu kritik konular ele alındı:
Kamu Hizmeti Yayıncılığı: TRT’nin tarafsız ve toplum yararı gözeten yayın çizgisinden uzaklaşması.
Parçalı Personel Yapısı: Farklı statülerde istihdamın yarattığı hak kayıpları ve gelir adaletsizliği.
Dijital Platformlar: Tabii gibi oluşumların kurum bütçesine ve işleyişine etkileri.
"Gelecek; emeğin hakkının korunduğu, örgütlü mücadelenin büyüdüğü ve adaletin sağlandığı yarınlar ile kurulacaktır."
Mücadele Kararlılığı
Örgütlenme özgürlüğünün güvence altına alındığı, kamu emekçisinin emeğinin değer gördüğü ve adil bir çalışma hayatının hâkim olduğu bir ülke hedefiyle mücadelemizi sürdürüyoruz.
Kamusal yayıncılığın ve haberleşme hakkının toplum yararı temelinde güçlenmesi, demokratik geleceğimizin en önemli teminatıdır.
Yaşasın Örgütlü Mücadele!
Urfa KESK şubeler platformu olarak Şırnak'ta katıldıkları eylem ve etkinlikler gerekçe gösterilerek açığa alınan ve haklarında ihraç talebi bulunan KESK'li arkadaşlarımızla dayanışma amacıyla düzenlenen açıklamaya katılım sağladık.
PTT; VARLIK FONUNUN DEĞİL, HALKINDIR!
NEDEN VARLIK FONU’NDAN ÇIKILMALI ?
TALEPLERİMİZ NET :
Kamusal hizmet sunan ve Halka ait olan PTT, Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) devredildiği günden beri tarihinin en ağır yıkımını yaşıyor.
Kamu hizmeti üretmek için kurulan kurum, liyakatsiz yönetim ve denetimsizlik eliyle bir "zarar makinesine" dönüştürülmüştür.