🔴 YARGITAY'DAN EMEKLİLİKTE YAŞ SINIRI VE PRİM KARARI
👉Çıraklık döneminde yapılan çalışma emeklilikte sayılmayacak.
Ayrıntıları A Haber muhabiri Erşan Karaca ve konuğu Mali Müşavir Mustafa Genç aktardı.
Sosyal Medya Çağında Hukuki Dezenformasyon ve Algı Yönetimi: Yargıtay’ın Çıraklık Kararı Örneği
Günümüzde sosyal medya platformları, bilginin en hızlı yayıldığı ancak aynı zamanda en çok çarpıtıldığı alanların başında geliyor.
Bunun son ve en somut örneği, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin çıraklık ve staj dönemindeki çalışmaların emeklilik başlangıcı sayılıp sayılmayacağına ilişkin verdiği emsal kararda yaşandı.
Hukuki derinliği olan ve satır aralarında binlerce mağdura umut ışığı yakan bir yüksek mahkeme kararı, dijital medyanın "tık tuzağı" (clickbait) ve toplumsal mühendislik çarkları arasında tamamen tersinden okunarak kamuoyuna servis edildi.
Büyük haber sayfaları, etkileşim çılgınlığının bir sonucu olarak kararı, "Çıraklık sürecindeki çalışmalar emekliliğe sayılamayacak, Yargıtay kapıyı kapattı" şeklinde kestirip atan bir dille paylaştı.
Bu sığ ve manipülatif başlıklar, uzmanlığı hukuk olmayan geniş kitleler tarafından mutlak doğru kabul edildi.
Oysa Yargıtay’ın karar metni dikkatle incelendiğinde, durumun tam tersi olduğu net bir şekilde görülmektedir.
Yargıtay, çıraklık haklarını yok saymamış; tam aksine, eğer bir çocuk "çırak" adı altında işe alınıp eğitimden uzaklaştırıldıysa ve fabrika çarkları arasında bilfiil normal bir işçi gibi üretime dahil edildiyse, bu istismarın kanıtlanması durumunda o sürenin emeklilik hakkı doğuracağını hükme bağlamıştır.
Yani mahkeme, mağdurun lehine çok güçlü bir açık kapı bırakmıştır.
Bu durum, modern toplumların en büyük sorunlarından biri olan "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma" hastalığını ve dijital algı yönetimini gözler önüne sermektedir.
Alanında uzman olmayan kişilerin, karmaşık hukuki metinleri tek bir cümleye indirgeyerek kitleleri manipüle etmesi, toplumda yersiz bir ümitsizliğe ve bilgi kirliliğine yol açmaktadır.
Yargıtay’ın adalet dağıtma amacıyla kurduğu "Eğitim mi, Üretim mi?" kriteri, sosyal medyanın yüzeysel dünyasında bir iletişim faciasına dönüşmüştür.
Sonuç olarak, dijital çağda manipülasyonun nesnesi olmamak için, özellikle hukuk ve sağlık gibi hayati konularda popüler sayfaların manipülatif başlıklarına değil, kararların orijinal metinlerine ve konunun gerçek uzmanlarına kulak kabartmak hayati bir zorunluluktur.
Yargıtayın kararını paylaştığınız görsel ve altındaki yorumunuz, günümüz sosyal medya haberciliğinin ve "tık tuzağı" (clickbait) algı yönetiminin tam olarak nasıl işlediğini çok net özetliyor.
Yargıtay, çıraklığı toptan reddetmiyor. Tam aksine, "Eğer işveren çırağı eğitim adı altında sömürüp, ucuz işçilikle tam zamanlı işçi gibi üretime dahil ettiyse, bu dönemi uzun vadeli sigorta (malullük yaşlılık emeklilik) saymak zorundasınız" diyerek işçinin ve mağdurun lehine devasa bir açık kapı bırakıyor. Haberiniz de ise kararın bozma gerekçesindeki usul tartışmasını alıp, "çıraklık emekliliğe sayılamaz" diye servis ediyor.
Bu Yargıtay kararında, tam anlamıyla bir iletişim ve algı dezenformasyonu örneği yaşatıyorsunuz. . Yargıtay'ın mağdur çırakları korumak adına getirdiği "somut delillerle ispat edilirse uzun vadeli sigorta kollarına yani tam sigortalı olunabileceğini, dolayısıyla bu tescil başlangıcı sayılabileceğini" Bu kararı veren alt mahkemelere konuyu bu şekilde araştırılması gerektiğini belirten bir kriteri ortaya koyuyor, siz ise sosyal medya mühendisliğiyle "Yargıtay çıraklığı reddetti" algısına dönüştürüyor, mağdur kitleyi mücadeleyi bırakın diyorsunuz. Haberiniz Olmamış, olmamış olmamış. Habercilik bu değildir.
3308 sayılı kanun üzerinden çıraklık sigortası yapılan bir vatandaşın davası ilk derece mahkemede kabul ediliyor ve uzun vade sigorta olması gerektiği karara bağlanıyor, Bölge İdare Mahkemesi (BAM) da kararı onaylıyor. Ancak Yargıtay eksik inceleme diyerek kararı bozuyor. Son diyeceğimi ilk diyeyim, Mahkeme yine hakkı haklıya teslim etmiyor. Burada tek olumlu konu " Eğer eğitim öğretim kapsamında öğrenme amaçlı değil, üretime yönelik çalışma varsa uzun kollu sigorta yapılması gerekirdi" cümlesi çok değerli ve anlamlı. Bir tane çıraklık sigortası mağduru yoktur ki fiilen çalışmasın. Hepimiz fiilen çalıştık. Üretime katkıda bulunduk. Şuna da açıklık getireyim bu dava eğer kabul edilirse çok değerli olur, bugüne kadar hep reddedilen mahkemelerden ilk defa bir tanesi kazanılmış olur. Süreci yakından takip edeceğiz. Tarihi İmzayı Atın #StajyerinÇırağınKanunTeklifiniGeçirin
3308 sayılı kanun üzerinden çıraklık sigortası yapılan bir vatandaşın davası ilk derece mahkemede kabul ediliyor ve uzun vade sigorta olması gerektiği karara bağlanıyor, Bölge İdare Mahkemesi (BAM) da kararı onaylıyor. Ancak Yargıtay eksik inceleme diyerek kararı bozuyor.
Son diyeceğimi ilk diyeyim, Mahkeme yine hakkı haklıya teslim etmiyor. Burada tek olumlu konu " Eğer eğitim öğretim kapsamında öğrenme amaçlı değil, üretime yönelik çalışma varsa uzun kollu sigorta yapılması gerekirdi" cümlesi çok değerli ve anlamlı. Bir tane çıraklık sigortası mağduru yoktur ki fiilen çalışmasın. Hepimiz fiilen çalıştık. Üretime katkıda bulunduk.
Şuna da açıklık getireyim bu dava eğer kabul edilirse çok değerli olur, bugüne kadar hep reddedilen mahkemelerden ilk defa bir tanesi kazanılmış olur. Süreci yakından takip edeceğiz.
Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberi
Çırak ve stajyerler, uzun süredir mücadele veriyorlar. Çıraklık ve stajyerlik sigortasının sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini istiyorlar. Çıraklık ve stajyerlik yaptıkları dönemde doğrudan üretimde çalıştıklarını, gerekirse bu süreler için borçlanma hakkı verilmesini talep ediyorlar. Yargı yoluyla hak arıyorlar.
1987 – 1989 yıllarında 16 yaşında iken Makine Kimya Endüstrisinde (MKE) çırak olarak çalışan bir kişi, bu dönemdeki çalışmalarının uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık statüsünde geçtiğini belirterek emekliliğine sayılması için iş mahkemesinde hizmet tespiti davası açtı. İş mahkemesi, o tarihte birlikte çalıştığı işçileri tanık olarak dinledi. Mahkeme, tanıkların ifadelerine dayanarak, davacının söz konusu dönemde üretime yönelik olarak çalıştığını, gün içerisindeki çalışma süresinin meslek öğrenme nitelik ve ağırlığında geçmediğini değerlendirerek, talebi kabul etti. Bölge adliye mahkemesi kararı doğru buldu.
YARGITAY NASIL ARAŞTIRMA YAPILMASI GEREKTİĞİNE AÇIKLIK GETİRDİ
Temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesine geldi. Yargıtay kararında (Tarih: 04.02.2026, Esas No: 2025 / 11878, Karar No: 2026 / 725) sosyal güvenlik hakkının Anayasal haklar arasında yer aldığına dikkat çekilerek, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi gerektiği belirtildi. Hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde mahkemelerce araştırma yapılarak delil toplanabileceği kaydedildi.
Kararda bu tür davalarda mahkemelerce davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtların işverenden istenmesi, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtların getirtilmesi, aynı dönemde çalışan diğer işçilerin tanık sıfatıyla dinlenmesi, SGK müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığının sorulması, inceleme yapılmışsa belgelerin getirtilmesi, aynı çevrede faaliyet yürüten tarafsız nitelikteki başka işverenler ve sigortalı işçilerin saptanarak dinlenmesi gerektiği ifade edildi.
506 Sayılı eski Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca sigortalılık niteliğinin, hizmet akdinin kurulması ve çalışmaya başlanması ile edinileceği belirtilen kararda, aynı kanunda, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları hükmünün uygulanamayacağının öngörüldüğü vurgulandı.
“ÜRETİMLE İLGİLİ ÇALIŞMALARA BİLFİİL KATILIYOR, EĞİTİMİ ARKA PLANDA TUTULUYORSA ÇIRAK SAYILMAZ”
Yargıtay kararında, davacının iddia edilen dönemde çırak olup olmadığına karar verilirken çalışma ilişkisine de bakılması gerektiği belirtildi. Çıraklık sözleşmesinde esas amacın çalışma olgusu değil, bir meslek ve sanat öğretilmesi olduğu kaydedilen kararda, ancak çırak iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyeceğinin altı çizildi.
Çıraklık döneminde öğrencilerin sigortalı sayılmamalarının, tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işlerinin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürü olduğu kaydedilen kararda, bu işler sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile belirgin olarak öğrenim çevresine girdiği ifade edildi. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme halinin de söz konusu olmayacağı dile getirildi.
YARGITAY İÇTİHADI NE DİYOR?
Kararda, çıraklar hakkında çıraklık süresi içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları hükümleri uygulanmasa da Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin içtihatlarına göre, çıraklar bu süre içinde diğer çalışanlar gibi üretime katılıyorlarsa, meslek ve sanat öğrenimleri geri planda kalıyorsa artık çıraklık ilişkisinden söz edilemeyeceğinin kabul edildiği vurgulandı.
MKE’nin nitelikli askeri malzemeler üreten bir kurum olup iş yerinde üretimde çalışan işçilerin bu üretimi yapabilecek yeterli bilgi birikimi ve tecrübeye sahip kişiler olması gerektiği kaydedildi. MKE’nin işçileri önceleri kendi bünyesinde kurduğu çıraklık okulunu bitirenler arasından sınavla almakta iken, bunların kapanması üzerine Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mesleki Eğitim Merkezlerinde eğitim alanlar arasından işçi almaya başladığı hatırlatıldı.
Söz konusu dosyaya göre, davacının MKE çırak öğrencisi olarak kayıtlarının mevcut olduğu, çıraklık sözleşmesinin bulunduğu, SGK’dan gelen yazıda uzun vadeli sigorta kollarından bildirim yapılmadığının bildirildiği, tanıkların davacının normal işçi gibi üretime ve imalata yönelik çalıştığını beyan ettiği ancak mahkemece üretime ne şekilde katıldığı hususunun tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmadığı, iş yerindeki faaliyetlerinin çıraklık eğitimindeki teorik eğitimin tamamlatılması amacıyla pratik eğitime yönelik olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmeği kaydedildi.
Yargıtay kararında, böyle bir iş yerinde işe yeni başlayan, henüz 16 yaşında olan, çıraklık sözleşmesi bulunan ve o güne kadar herhangi bir işte çalışmayan, işi öğrenmek için çıraklık okulunda teorik ve pratik eğitim alan davacının üretime nasıl katıldığı, hangi işleri nasıl yaptığı, bu yeterliliğe nasıl sahip olduğu hususlarının titizlikle araştırılması, somut olarak ortaya konulması gerektiği belirtildi. Yargıtay bu gerekçelerle bölge idare mahkemesi kararını ortadan kaldırarak iş mahkemesi kararını bozdu.
#TürkiyeYüzyılında #ÇırakStajyere #VedatBilginSözü
https://t.co/4vJQgBHGGn
Alın terimiz yok sayılmasın, geleceğimiz çalınmasın.
Meslek öğrenirken üretimin içinde yer alan stajyer ve çırakların emeği görmezden gelinemez. Fabrikalarda, atölyelerde ve işletmelerde geçen yıllarımızın karşılığı olan ilk sigorta girişlerimizin yok sayılması büyük bir adaletsizliktir.
Çocuk yaşta çalışma hayatına adım attık, ürettik, sorumluluk aldık. Verilen sigorta numarası bir formalite değil; emeğimizin, alın terimizin ve geçen yıllarımızın kanıtıdır.
Staj ve çıraklık dönemlerinde yapılan SGK girişleri emeklilik başlangıcı sayılmalı, yıllardır süren mağduriyet sona ermelidir.
Eksik bırakılan haklarımızı istiyoruz.
Adalet gecikmesin, emeğimiz karşılığını bulsun.
@ASOKurumsal@TUSIAD@MUSIAD@iloankara@TOBBiletisim@Tisk_kurumsal@hakiskonf@turkiskonf@ilo@ATOkurumsal@EUDelegationTur@deikiletisim@itokurumsal@ist_sanayiodasi@B_Palandoken@iztokurumsal@Kayseriso@ebsoorgtr@Kayserito
Geçmişle Yüzleşin
#StajyerÇırakTarihOlmayacak
Paylasmanin, dayanismanin ve kardesligin bayrami olan Kurban Bayrami'nin ilcemize, ülkemize ve tüm Islam alemine saglik, huzur ve bereket getirmesini diliyorum.
Kurban Bayramimiz mübarek olsun sevgili kardeşlerim …
Adaleti Sağlayın ki
#MesleklerÖlmesin#StajyerVeÇıraklar
#ArananOlmasın
“Üstadım” dedim, “Bayrama ne alayım?”
Dedi:
“Birkaç piri fâniden gönül, birkaç çocuktan gülücük, alabilirsen birkaç fakirden de dua al.”
Cahit Zarifoğlu
Dil Tükendi Söz Tükendi
#StajerÇıraklar#HakkınıAlamadı
Stajyer ve Çırağın alın teri;
@ASOKurumsal@TUSIAD@MUSIAD@iloankara@TOBBiletisim@Tisk_kurumsal@hakiskonf@turkiskonf@ilo@ATOkurumsal@EUDelegationTur@deikiletisim@itokurumsal@ist_sanayiodasi@B_Palandoken@iztokurumsal@Kayseriso@ebsoorgtr@Kayserito
Sigortasız Kalırsa Sanayimiz Kazanamaz:
Ankara Sanayi Odası (ASO) yayımladığı son raporla, Türkiye ekonomisinin her yıl 47,5 milyar dolar kaybettiğini ortaya koydu. Bu rakam savunma bütçemizden bile büyük. Peki bu kaybın sebebi ne?
Ülkemizde her dört gençten biri (%25,9) ve kadınların %36,5’i ne eğitimde ne istihdamda (NEET) yer alıyor. Bunun sorumlusu gençler değil. Sorun, üretimin merkezindeki çırak ve stajyeri “öğrenci” sayıp, fiili çalışmasını yok sayan sistemsel çelişkidir.
3308 Sayılı Kanun;
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında çıraklar ve stajyerler, tezgâh başında, atölyede, fabrikada bizzat çalışıyor. Kaynak yapıyor, iş ve meslek hastalığı riski alıyor,üretimin yükünü omuzluyor. Ancak sigorta konusunda onlara “öğrenci” denilerek gerçek çalışma hayatının dışında bırakılıyorlar.
Oysa bu ülkenin sanayisi, çocuk yaşta üretim başına geçen bu gençlerin emeğiyle büyüdü. Bugün yaşanan ara eleman krizi ve nitelikli usta eksikliği, yıllardır çözülmeyen bu adaletsizliğin doğrudan sonucudur.
Sanayinin gerçek ihtiyacı: Kağıt üstünde değil, tezgâh başında güvence
İşletmelerin %48’i “yetkin personel yok” diye yakınıyor. Acilen CNC operatörü, kaynakçı, bakım-onarım uzmanı ve otomasyon teknisyeni aranıyor. Raporda “diplomalı ama mesleksiz” bir riskten bahsediliyor.
Ancak sanayicinin bilmesi gereken şu: Çocuk yaşta fabrikanın üretim bandını omuzlayan gencin alın terini sosyal güvenceden mahrum bırakıp ucuz işgücü olarak görürseniz, o gencin üretimden kopmasını engelleyemez, Çırak ve stajyer bulamazsanız, ne kalfa ne de nitelikli usta yetişir.
Dünya modelleri ortada: İlk gün sigorta başlangıcı
ASO raporunda başarı örneği olarak incelenen Almanya’nın ikili eğitimi, İtalya’nın koordinasyonu ve Güney Kore’nin psikososyal modelleri birer yol haritasıdır. Bu sistemlerin ortak özelliği: Gencin atölyedeki ilk günü, uzun vadeli sigorta kolları kapsamında tam güvence altındadır.
Avrupa Birliği fonları ve ILO protokolleriyle yürütülen projelerde “İnsana Yakışır İş” standardı esas alınmalıdır.
Çözüm: ASO’nun hedefi ancak bu adımlarla anlam kazanır
ASO’nun 2030 için hedeflediği 18 milyar dolarlık ilave ekonomik kazanç ve önerdiği “Ulusal NEET Koordinasyon Kurulu” şu adımlarla hayata geçer:
1. 3308 Sayılı Kanun revizyonu: Staj ve çıraklık süreçleri, kâğıt üstünde “eğitim” değil, fiili çalışma olarak tescil edilmeli.
2. Sigorta başlangıcı: Çıraklık ve staj dönemindeki fiili çalışmalar, hiçbir şart aranmaksızın e-Devlet’te görülen tarihle uzun vadeli sigorta kollarına esas başlangıç sayılmalı.
3. İnsana yakışır güvence: Gençler sanayiye “ucuz iş gücü” olarak değil, geleceğine güvenle bakan onurlu birer usta adayı olarak girmeli.
Son söz
Güçlü sanayi, hakkı gasp edilmiş gençlerle değil, emeği korunmuş ustalarla kurulur. Biz hak teslimi bekliyoruz, lütuf değil.
Ankara Sanayi Odası'nın hazırlamış olduğu rapor ve geldiğimiz nokta şudur:
Türkiye'nin 40 yıldan fazladır çözüm bekleyen 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu uyarınca, bir işçi gibi çalışan, tam sigorta yapılması gerekirken "öğrenci" adı altında ucuz iş gücü olarak çalıştırılan, güvenceden mahrum bırakılan stajyer ve çıraklar; Ahilik geleneğini düstur edinmiş ustasından o zanaati, o bilgiyi, o el becerisini alıp kuşaktan kuşağa aktarmaktadır.
Bu düzen artık yürümemektedir.
Eksik bırakılan her bir gün; sanayiden bir usta, gelecekten bir genç, ülke ekonomisinden de milyarlarca lira kayıp demektir.
Çözüm, hepimizin ortak sorumluluğudur. İlgili yasanın değişmesi ve geçmişin hakkının ödenmesi artık geciktirilmez.
Staj ve Çıraklık Sgk Başlangıcı Olsun!
Geçmişle Yüzleşin
#StajyerÇırakTarihOlmayacak
CHP Niğde Milletvekilimiz Sayın Ömer Fethi Gürer’e
@herkesicinCHP@fethigurer
Staj ve Çıraklık Sigortası mağduriyetimizi yıllardır Meclis kürsüsünde ve kamuoyunda kararlılıkla gündeme taşıdığı için sonsuz teşekkür ediyoruz.
Üretimin içinde yer alan çırak ve stajyerleri çalışırken “işçi”, sigorta hakkı söz konusu olduğunda ise “öğrenci” saymak büyük bir çelişkidir. Çocuk yaşta elimize verilen SGK kartı, devletin bizi çalışma hayatının içinde gördüğünün resmi belgesidir. O gün başlayan emeğin bugün yok sayılması kabul edilemez.
İlk işe giriş tarihimizin sigorta başlangıcı kabul edilmesi ve yıllardır süren hak kayıplarının giderilmesi; bir ayrıcalık değil, emeğin teslimidir.
Beklentimiz; tüm siyasi partilerin ve ilgili kurumların ortak irade göstererek bu adaletsizliğe kalıcı çözüm üretmesidir.
Sesimize ses olduğunuz için teşekkür ediyoruz.
#Staj
#Çıraklık
#Sigortası
#SGK
#Başlangıcı
#Olsun
Çırak ve Staj için 18 yaş öncesi süreç SGK kartı verildiği an emekliliğe esas sigorta başlamalıdır.
TÜİK genç işçi verilerinde işçi sayılan herkesin sigortası kaza sigortası değil emeklilik sigortası olmalıdır.
Geriye dönük herkes bu hal verildiğinde yararlanması sağlanmalıdır .
#StajÇıraklıkSigortasıSgkBaşlangıcıOlsun
#stajyerçırakhakkınıalacak
@CiraklikStaj@ANKSTAJCIRAK@MuratCaner55
Görülen İş Var, Sayılan Gün Yok!
@TUSIAD@MUSIAD@iloankara@TOBBiletisim@Tisk_kurumsal@diskinsesi@hakiskonf@turkiskonf@ATOkurumsal@ASOKurumsal@EUDelegationTur@deikiletisim@itokurumsal@ist_sanayiodasi@RHisarciklioglu@B_Palandoken@iztokurumsal@Kayseriso@ebsoorgtr@Kayserito@TCCBHPK@cbfinans@cbsbb@sgksosyalmedya@tcbestepe@tcmeb@ilo@iloankara@ILOACTRAV@EUDelegationTur@UNGeneva@undpturkiye@UNYouthAffairs@unicefturk@UNESCO@EU_Commission@deikiletisim@IMEP_VET4JOB@OECD@etfeuropa@expertisefrance@EU_Social@AFD_France
KAMUOYUNA VE İLGİLİ KURUMLARA
MÜSİAD ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan ve 10 bin gencin üretim hayatına kazandırılmasını hedefleyen protokol, mesleki eğitimin ve teknik insan gücünün ülke kalkınmasındaki yerini yeniden gündeme taşımıştır.
Almanya, İsviçre ve Çin örnekleri önemlidir. Bu ülkelerde çıraklık ve staj süreçleri, eğitim başlığı altında geçiştirilen alanlar değil; üretim, istihdam ve sosyal güvenlikle birlikte yürüyen bir yapıdır. Gençler ucuz iş gücü olarak görülmez; sistemin parçası sayılır, korunur, mesleki geleceği güvenceye alınır.
Bizim itirazımız tam da bu noktadadır.
Türkiye’de yıllardır staj ve çıraklık kuşakları, fiilen çalıştıkları hâlde sosyal güvenlik açısından görmezden gelinmiştir. Atölyede, sanayide, üretim bandında çalıştık. İşin yükünü taşıdık, ekonomiye katkı sunduk. Buna rağmen çalışma hayatına girişimiz sigorta başlangıcı sayılmadı.
Bu kabul edilemez.
3308 sayılı Kanun kapsamında kısa vadeli sigorta kollarına dâhil edilmemiz, iş kazası primi yatırılması gerçeği değiştirmiyor. Fiilen çalışan, üretime katılan, iş riskine maruz kalan bir genç, “öğrenim süreci” denilerek uzun vadeli sosyal güvenlik dışına itilemez.
Bir tarafta “mesleki eğitim kalkınmanın omurgasıdır” deniyor, diğer tarafta o omurgayı taşıyan kuşağın emeği sayılmıyor. Bu açık bir çelişkidir.
Staj ve çıraklık dönemi ucuz iş gücü değildir. Bu dönem, üretime katılan emeğin en yoğun yaşandığı dönemdir. Böyle bir emeği sosyal güvenlik dışında bırakmak adalet duygusunu zedeler.
Bugün örnek gösterilen ülkeler bunu çözdü. Türkiye’de ise aynı emeği veren kuşaklar hâlâ hak ettiği güvenceye kavuşmuş değil.
Bizim beklentimiz nettir:
Fiilen çalışmaya başladığımız tarih, sigorta başlangıcı olarak kabul edilmelidir. Staj ve çıraklık dönemleri tam sosyal güvence kapsamına alınmalıdır. Üretimin içinde geçen yıllar, E-devlette “İlk İşe Giriş Tarihi” olarak görünen tarih uzun vadeli sigorta kollarında yok sayılmamalı; insan onuruna yaraşır şekilde sigorta başlangıcı olarak kabul edilmeli, emeğimiz dışlanmamalıdır.
Bu bir ayrıcalık değil, gecikmiş bir hak teslimidir. Bu bir lütuf değil, devletin adalet borcudur. Bu bir yardım çağrısı değil, emeğin kayda geçirilmesi meselesidir.
MÜSİAD’ın yaklaşımı kıymetlidir. Ancak bu vizyon, geçmişte üretimde çalışan kuşakların hakkı teslim edilmeden eksik kalır. Kalkınma, yalnızca yeni gençleri sisteme almakla değil; geçmişteki emekçilerin hakkını da vermekle tamamlanır.
Bizler bu ülkenin üretim gerçeğiyiz, bu sanayinin yetiştirdiği kuşağız. Bizler ucuz iş gücü değil, hakkı ertelenmiş emekçiyiz.
İlgili tüm kurumlara çağrımızdır: Bu mesele ertelenemez, görmezden gelinemez, teknik bir detay gibi geçiştirilemez.
Görülen iş vardır. Ama sayılmayan gün ve emek vardır. Bu düzeltilmeden adalet tamamlanmış sayılmaz.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tavsiye kararlarını, Avrupa Birliği standartlarını ve Avrupa Çıraklık İttifakı (EAfA) ilkelerini açıkça yok sayan bu adaletsizlik derhal son bulmalı; Türkiye, altına imza attığı uluslararası taahhütlerin ve sahada döktüğümüz fiili emeğin hakkını vermelidir!
Staj ve Çıraklık Sigortası
Mağdurları Federasyonu🇹🇷
Kalkınma Biziz
#StajyerÇırakUcuzİşGücüOlmamalı
Türkiye’nin Üretim Sahalarının Sessiz Kahramanları Unutulmadı.
Teşekkür Ediyoruz;
Sayın: @MDervisogluTR
Sayın: @senolsunat@iyiparti & @iyipartiduyuru_@iyipartitbmm & @TBMMresmi
İYİ Parti Manisa Milletvekilimiz Sayın Şenol Sunat’ın torba kanun görüşmeleri kapsamında dile getirdiği “Staj ve çıraklık mağduriyeti neden düzenlemeye dahil edilmedi?” sorusu, yıllardır ertelenen bir gerçeği yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımıştır.
Bizler; çocuk yaşta çalışma hayatına başlayan, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası ve meslek hastalığı) yönünden iş sözleşmesi ile sigorta girişleri yapılan, sigorta sicil numarası ve sigorta kartı verilen, ancak bu başlangıç tarihleri uzun vadeli sigorta kollarına esas kabul edilmeyen bir kuşağız.
İş kazası ve meslek hastalığı riski altında geçen yılların tam sosyal güvenceye kavuşturulmaması kabul edilemez. Aynı işi yapan çalışanlara tanınan hak, neden bir işçi gibi çalışan staj ve çıraklık sürecinde verilen emeğe tanınmasın?
İşletmelerde, atölyelerde, fabrikalarda ve üretim sahalarında fiilen çalışarak ekonominin ve sanayinin yükünü taşıdık. Üretim süreçlerinin içinde yetiştik; staj ve çıraklıktan ustalığa, ustalıktan uzmanlığa uzanan bir emeğin taşıyıcısı olduk. Bugün ülkenin üretim gücünde yer alan birçok meslek grubunun temelinde bu süreç vardır.
Buna rağmen, fiili çalışma gerçeği hukuki başlangıçla örtüştürülmediği için binlerce insanın sigorta başlangıcı eksik bırakılmış, çalışma hayatında adalet duygusu zedelenmiştir.
Sayın Vekilimiz Şenol Sunat’ın, bu mağduriyetin torba kanun düzenlemeleri içinde neden yer almadığına dair ortaya koyduğu yaklaşım, milli bir memleket meselesinin ertelenemeyecek kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Staj ve çıraklık dönemlerinin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi, yalnızca bireysel bir beklenti değil, çalışma hayatında adaletin ve iş barışının tesisi açısından yapısal bir gerekliliktir.
Bu konuda gösterdiği duyarlılık ve Meclis zemininde verdiği destek için Sayın Vekilimize teşekkür ediyor, sürecin takipçisi olduğumuzu ifade ediyoruz.
Saygılarımızla,
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu🇹🇷
#StajyerÇırak
#Sözdeğil
#Hakİstiyor
ÇIRAK VE STAJYERİN GELECEĞİ DAR KAPSAMLI TEKLİFLERE SIĞDIRILAMAZ
Yıllardır milyonlarca çırak ve stajyer aynı şeyi anlatmaya çalışıyor:
Çocuk yaşta çalıştırıldık.
Üretimin içinde olduk.
İş kazaları yaşadık.
Meslek hastalıkları yaşadık.
Hayatını kaybeden arkadaşlarımız oldu.
Ama yıllarca bize:
“Siz öğrenci sayılıyorsunuz”
denildi.
Şimdi ise ortaya konulan yeni teklif incelendiğinde görüyor ki;
yine tam çözüm yerine,
dar kapsamlı,
teknik olarak tartışmalı,
uygulamada yeni krizler çıkarabilecek bir şekilde önümüze getiriliyor.
Üstelik bu yüzbinlerce mağdura:
“Çözümü bu şekilde istiyoruz”
diye sunuluyor.
Oysa gerçekler ortada.
18 yaş altındaki süreler için:
borçlanma deniliyor,
isteğe bağlı sigorta deniliyor.
Peki nasıl?
İsteğe bağlı sigorta sistemi BAĞ-KUR mantığında işler.
BAĞ-KUR’da 18 yaş gerçeği vardır.
Borçlanma deniliyor…
İyi de sistem yıllarca:
“Bu sürelerde uzun vadeli sigorta yok”
demedi mi?
Şimdi olmayan bir sigortanın sonradan satın alınması nasıl çözülecek?
SGK bunu nasıl uygulayacak?
Başlangıç gerçekten geri mi çekilecek?
Yoksa yine yalnızca gün mü verilecek?
Yarın insanlar yeniden SGK koridorlarında mı dolaşacak?
Yeniden davalar mı açılacak?
İşte insanlar bunlardan korkuyor.
Çünkü bu mesele artık sadece birkaç prim günü meselesi değildir.
Bu mesele;
çocuk işçiliği,
sosyal devlet,
eşitlik,
hakkın teslim edilmesi,
geçmiş yanlışların düzeltilmesi
meselesidir.
Bu nedenle hazırlanmış olan kapsamlı çalışmalar görmezden gelinemez.
37 maddelik beni hazırladığım çırak ve stajyer mağduriyetini çözecek bir çalışmanın kanun teklifi taslağı olup tüm mağdurları ve içinde barınan tüm mağduriyetlere dokunan çözüm getiren bir çalışma olup dönüp birde bugünkü istenen kanun teklifi arzusuna bir bakın farkı anlayacaksınız.
Benim çalışmam;
18 yaş sorununu,
başlangıç tarihini,
yıpranmayı,
tescilsizleri,
iş kazalarını,
ölüm aylıklarını,
engelli mağduriyetlerini,
kadın haklarını,
4A–4B–4C ayrımlarını,
uygulamadaki SGK krizlerini
bir bütün halinde ele alan gerçek bir sistem yaklaşımıdır.
Bugün yapılması gereken şey;
yüzbinleri yine kapsam dışı bırakabilecek darın darı bir arzuda ısrar etmek değil,
ortak akılda buluşmaktır.
Çünkü yanlış kurulan bir yasa,
yeni mağduriyetler doğurur.
Bugün alkışlanan eksik bir düzenleme,
yarın yüzbinlerin yeniden isyan ettiği bir probleme dönüşebilir.
Bu yüzden artık kimsenin:
“biz yaptık oldu”
anlayışıyla değil,
“gerçekten herkes kapsanıyor mu?”
sorusuyla hareket etmesi gerekir.
Bu mücadele kimsenin kişisel alanı değildir.
Bu mücadele;
çocukluğunu çalışarak geçiren,
sigortası eksik bırakılan,
geleceği elinden alınanların mücadelesidir.
Ve bu insanlar artık:
yarım sigorta gibi yarım çözüm değil,
gerçek tam sigorta gibi, tam çözüm istemektedir.
Bu nedenle
Yanlışta ısrar edilmemeli.
Teknik olarak sorunlu, uygulamada kriz doğurabilecek, yeni mağduriyetler oluşturabilecek dar kapsamlı istek yeniden değerlendirilmelidir.
Çünkü bu mesele:
bir grubun değil,
tüm çırak ve stajyerlerin geleceği meselesidir.
KAMUOYU VE SİYASİ PARTİLERE DUYURU
@TBMMresmi@Akparti@MHP_Bilgi
@herkesicinCHP@iyiparti@YeniYolTBMM@SaadetPartisi@GelecekPartiTR@devapartisi@_DemokratParti@rprefahpartisi@anahtarparti@zaferpartisi@bbpgenelmerkez@DSPGenelMerkez@BTP_Parti@MemleketimParti
STAJ VE ÇIRAKLIK SİGORTASI MAĞDURLARI FEDERASYONU
Değerli Kamuoyu,
Saygıdeğer Siyasi Parti Temsilcileri,
Bilindiği üzere, uzun yıllardır aday çırak, çırak ve zorunlu staj dönemlerinde yalnızca kısa vadeli sigorta kollarına (iş kazası ve meslek hastalığı) tabi olan vatandaşlarımız, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları (uzun vadeli sigorta kolları) bakımından prim yatırılmamış ve bu süreler sigortalılık sürelerine eklenmemiştir. Bu durum, sosyal güvenlik sisteminde önemli bir eşitsizlik yaratmıştır.
Federasyonumuz, bu mağduriyetin giderilmesi amacıyla hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alınması beklenen kanun teklifini aşağıda olduğu gibi eksiksiz bir şekilde kamuoyu ve tüm siyasi partilerin bilgisine sunar.
TEKLİFİN METNİ
MADDE 1 –
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aşağıdaki cümle eklenmiştir:
“Bu bent kapsamındaki sigortalıların; aday çırak, çırak ve zorunlu staj sürelerine ilişkin uzun vadeli sigorta primlerini isteğe bağlı olarak veya borçlanma yoluyla ödemeleri durumunda, bu süreler 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık sayılır.”
MADDE 2 –
5510 sayılı Kanun’un 38 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“Bu Kanunun uygulanmasında, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş aday çırak, çırak ve zorunlu staj sigortalıları hariç olmak üzere, 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.”
GEREKÇE –
Bu teklif ile;
· Staj ve çıraklık dönemlerinde yalnızca kısa vadeli sigorta kollarına tabi tutulan vatandaşlara,
• Mevcut sigortalılar için isteğe bağlı prim ödeme,
• Geçmiş dönemler için ise borçlanma hakkı tanınması amaçlanmaktadır.
Ayrıca 38 inci maddede yapılan değişiklikle, aday çırak, çırak ve zorunlu staj sigortalıları bakımından 18 yaş sınırlamasının uygulanmaması sağlanarak, bu sürelerin sigortalılık hesabında değerlendirilmesinin önü açılmaktadır.
Teklif; sosyal güvenlik sistemindeki eşitsizliğin giderilmesini hedeflerken aynı zamanda prim esaslı yapısıyla aktüeryal dengeyi koruyan bir model sunmaktadır.
FEDERASYONUMUZUN DEĞERLENDİRME ÇAĞRISI
· Mağdurlara yönelik:
Söz konusu teklif yasalaştığı takdirde, staj ve çıraklık dönemleriniz sigortalılık sürenize eklenebilecek, isteğe bağlı prim ödeme veya borçlanma yoluyla emeklilik hakkınızı etkileyen gün sayınızı artırabileceksiniz. Gelişmeleri Federasyonumuzun resmi açıklamalarından takip ediniz.
· Siyasi partilere yönelik:
Teklifin acilen yasalaşması, on binlerce vatandaşımızın sosyal güvenlik haklarına kavuşması açısından büyük önem taşımaktadır. Partilerimizin konuya hassasiyet göstereceğine ve teklife destek vereceğine inanıyoruz.
· İlgili Tüm Paydaşlara Çağrımız:
Kanun teklifimizin ivedilikle Meclis gündemine alınarak yasalaşması için tüm paydaş kurum ve bakanlıklarımızın destek ve iş birliğini bekliyor, mağduriyetlerin giderilmesi adına ortak hareket etmek için çağrıda bulunuyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Staj ve Çıraklık Sigortası
Mağdurları Federasyonu 🇹🇷
Muhalefeti Dinleyin
#StajyerÇırağınÖzlükHakkınıVerin
İlkay Şimşek: Staj ve Çıraklık Mağduriyeti Görmezden Gelinemez Bu Bir Neslin Emeğidir
Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, staj ve çıraklık sigortası mağdurlarına ilişkin açıklamada bulundu.
Şimşek, yıllardır dile getirilen bu sorunun artık çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
“VERİLEN SÖZLER TUTULMALI”
Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, seçim dönemlerinde verilen vaatlerin hayata geçirilmemesinin vatandaşta büyük bir hayal kırıklığı yarattığını belirtti.
Şimşek, mağduriyet yaşayan kesimlerin somut adımlar beklediğini dile getirdi.
“ADALET ERTELENEMEZ”
Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, genç yaşlarda sanayi ve atölyelerde çalışan stajyer ve çırakların emeklerinin yok sayılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Şimşek, bu durumun sosyal adalet açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu vurguladı.
“EYT SÜRECİNDE DIŞARIDA BIRAKILDILAR”
Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, EYT düzenlemesi sırasında staj ve çıraklık sigortası olan vatandaşların kapsam dışında bırakıldığını belirtti.
Şimşek, bu kesimin kendisini dışlanmış hissettiğini dile getirdi.
“MECLİS GÜNDEMİNDE TUTULMALI”
Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, staj ve çıraklık mağduriyetinin sürekli olarak Meclis gündeminde tutulması gerektiğini ifade etti.
Şimşek, tüm siyasi aktörlerin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.
“TALEP NET VE AÇIK”
Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, staj ve çıraklık döneminde alınan sigorta başlangıçlarının emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
Şimşek, bunun bir lütuf değil, hak olduğunu ifade ederek bu mağduriyetin giderilmesi çağrısında bulundu. #doğruyolpartisi #genişmerkez @dypmerkez@CenkKupelii@nurviral@senistersentv@ArzuLastikci@EhatDer@NaezLi@CirakStajFED@EytEmeklilerFed #engelliemeklilik #5000kısmimaaşsızbırakıldı #StajyerVeÇıraklaraVerilsin #sosyalgüvenlik #emeklilik #eyt
#HırsızDeğiliz
#EmekçiÇırakStajyer
Stajyeri Çırağı
Sevgili Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Ana Haber'de sizinle ilgili aktardığım habere ilişkin çok sayıda teşekkür paylaşımında yer verdiğinizi gördüm.
Ayrı ayrı sevgilerimi yolluyorum ayrıca rica ederim, sorununuz çözülene kadar takipteyiz.
🎈🌸
HALK TV GENEL YAYIN YÖNETMENLİĞİNE
@halktvcomtr@Akparti@herkesicinCHP@MHP_Bilgi@iyiparti@devapartisi@GelecekPartiTR@rprefahpartisi@zaferpartisi@SaadetPartisi@anahtarparti
Ankara Ulus "Büyük Buluşma" Basın Açıklaması Yayın Desteği Hakkında Teşekkür.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu olarak; yıllardır süregelen anayasal hak arayışımızı, emek ve adalet mücadelemizi her platformda kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu kapsamda, Ankara Ulus Meydanı’nda binlerce mağdur meslektaşımızın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz "Büyük Buluşma" basın açıklamasını canlı yayında halka ulaştırarak sesimize nefes olan Halk TV ailesine şükranlarımızı sunarız.
Türkiye’nin dört bir yanından gelen staj ve çıraklık mağdurlarının haklı taleplerini görmezden gelmeyen, "halkın ve haklının yanında" durma ilkesinden ödün vermeyen yayın anlayışınız; çözüm bekleyen bu büyük kitlenin moral motivasyonunu artırmış, haklı davamızı kamuoyu gündemine taşımıştır.
Mücadelemize Vermiş Olduğunuz Desteğin Önemi:
• Görünürlük: Mağduriyetimizin sadece rakamlardan ibaret olmadığını, milyonlarca aileyi etkileyen bir adalet sorunu olduğunu geniş kitlelere duyurdunuz.
• Kamuoyu Oluşturma: Demokratik hak arama sürecimizde, tarafsız ve objektif yayıncılığınızla karar vericiler üzerinde toplumsal bir farkındalık yarattınız.
• Dayanışma: Meydanlardaki kalabalığın coşkusunu ve taleplerini ekranlara taşıyarak, evlerinde umutla bekleyen binlerce mağdurun bu büyük dayanışmaya dahil olmasını sağladınız.
Staj ve çıraklık sigortası sorunu çözülene, 3308 sayılı kanun mağdurları hak ettikleri emeklilik başlangıç tarihine kavuşana dek mücadelemiz devam edecektir.
Bu süreçte bizleri yalnız bırakmayan, emeğin ve alın terinin savunuculuğunu üstlenen başta Halk TV yönetimi olmak üzere, sahada görev yapan muhabirlerinize ve tüm teknik ekibinize Federasyonumuz adına teşekkür eder, başarılarınızın devamını dileriz.
Saygılarımızla,
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu
Ya Sizinle Ya Sizsiz
#StajyerÇırakHakkınıAlacak
İlkay Şimşek: Staj ve Çıraklık Mağduriyeti Görmezden Gelinemez Bu Bir Neslin Emeğidir
Doğru Yol Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, staj ve çıraklık sigortası mağdurlarına ilişkin açıklamada bulundu.
Şimşek, yıllardır dile getirilen bu sorunun artık çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
“VERİLEN SÖZLER TUTULMALI”
Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, seçim dönemlerinde verilen vaatlerin hayata geçirilmemesinin vatandaşta büyük bir hayal kırıklığı yarattığını belirtti.
Şimşek, mağduriyet yaşayan kesimlerin somut adımlar beklediğini dile getirdi.
“ADALET ERTELENEMEZ”
Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, genç yaşlarda sanayi ve atölyelerde çalışan stajyer ve çırakların emeklerinin yok sayılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Şimşek, bu durumun sosyal adalet açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu vurguladı.
“EYT SÜRECİNDE DIŞARIDA BIRAKILDILAR”
Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, EYT düzenlemesi sırasında staj ve çıraklık sigortası olan vatandaşların kapsam dışında bırakıldığını belirtti.
Şimşek, bu kesimin kendisini dışlanmış hissettiğini dile getirdi.
“MECLİS GÜNDEMİNDE TUTULMALI”
Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, staj ve çıraklık mağduriyetinin sürekli olarak Meclis gündeminde tutulması gerektiğini ifade etti.
Şimşek, tüm siyasi aktörlerin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.
“TALEP NET VE AÇIK”
Doğru Yol Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlkay Şimşek, staj ve çıraklık döneminde alınan sigorta başlangıçlarının emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtti.
Şimşek, bunun bir lütuf değil, hak olduğunu ifade ederek bu mağduriyetin giderilmesi çağrısında bulundu. #doğruyolpartisi #genişmerkez @dypmerkez@CenkKupelii@nurviral@senistersentv@ArzuLastikci@EhatDer@NaezLi@CirakStajFED@EytEmeklilerFed #engelliemeklilik #5000kısmimaaşsızbırakıldı #StajyerVeÇıraklaraVerilsin #sosyalgüvenlik #emeklilik #eyt
#HırsızDeğiliz
#EmekçiÇırakStajyer
#StajyerÇırakDiyorki #stajyerçırağıunutankaybeder #stajaçırağahakverin @CirakStajFED
#doğruyolpartisi #genişmerkez @dypmerkez@CenkKupelii