Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır.
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
– Mustafa Kemal Atatürk
Ne konuşmaydı be!
Tarihi yeniden yazdı(!)
Ne dedi ne dedi?
Erdoğan: AK Parti, MHP, DEM Parti olarak beraber yürüme karar verdik dedi.
Müthiş üçlü..
Bir dönem bize HDP masanın altında.
Kandil arkalarında.
Apoyu serbest bırakacaklar diyenler.
UTANDINIZ MI?
UTANMAZSINIZ.
Sevgili İstanbullular,
Beyazıt’ta üniversitemin tarihi kapısı önündeki görkemli buluşmanızda, tüm kalbimle yanınızda olacağım.
Haksız ve hukuksuz tutuklamalarla mahpus edilen gençler için, mağdur edilen aileler için, üniversitemizin onurunu kurtarmak için, adalet için, ülkemizin geleceği için hepinizi Beyazıt Meydanı’ndaki bu tarihi buluşmaya davet ediyorum.
Mazbatamızı iptal eden akıl ile diplomamızı iptal eden aynı akıl. Koltuk hırsı ve kendi çıkarı için her şeyi göze alan bu akla karşı hep birlikte mücadele edeceğiz. Hak yemedim, hakkımı da yedirmem. Milletimizin ve gençlerimizin hakkını da yedirmeyeceğiz.
Hukuku, bilimi, ahlakı, vicdanı ayaklar altına alan bir avuç kişiye karşı Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in katılacağı buluşmanızı izleyeceğim, sesinizi duyacağım, yanınızda olacağım.
7 Mayıs Çarşamba 20.30
Beyazıt Meydanı
Millet iradesine sahip çıkıyor.
19 Mart Sivil Darbesine ilk tepkilerden birini koyan Yozgatlı hemşehrilerime selam olsun. Kayseri’den Yozgat’a yürüyen gençlere selam olsun.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Cumartesi sizlerle buluşuyor. Milleti yok sayan, ekonomiyi batıran, adalete güveni sarsan, tarımı, üretimi bitiren, çiftçiyi ezen bu iktidara karşı erken seçim talep etmek için tüm Yozgatlı hemşehrilerimi ve komşu illeri 14.00’te Cumhuriyet Meydanı’na davet ediyorum.
Buluşmayı cezaevinden izleyeceğim; benim hemen yanı başınızda olduğumu düşünün, omuz omuza olduğumuzu bilin.
Unutmayın; Milletçe başaracağız.
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Aziz milletim;
Asla umudunuzu yitirmeyin.
Göreceksiniz; haktan ve hukuktan nasibini almamış bir avuç insan kaybedecek, millet kazanacak.
Milyonlar bugün iradesine sahip çıktı.
Teşekkürler İstanbul.
“Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.”
Bugün bu sözün anlamını daha derinden hissediyoruz. Günlerdir her kesimden insanın, en temel hakları olan demokrasi ve adalet için omuz omuza verdiğini görmek, ülkem adına bana umut veriyor.
Bayram arifesinde en büyük dileğim ise masum çocukların ve gençlerin serbest bırakılıp, özgürlüğüne kavuşması.
Korkunun ecele faydası yok!
Öyle de yenileceksin! Böyle de yenileceksin.
Haklılığımıza, cesaretimize, tevazumuza, güler yüzümüze yenileceksin!
Aziz Milletim;
Asla üzülmeyin, mahzun olmayın, umudunuzu yitirmeyin.
Demokrasimize yapılan bu darbeyi, bu kara lekeyi el birliğiyle söküp atacağız.
Bu süreci yöneten insanların, hem bu dünyada hem de ahirette yüce Yaradan huzurunda hesap vereceği günler yakındır.
86 milyon vatandaşımı sandığa koşmaya, demokrasi ve adalet mücadelesini tüm dünyaya duyurmaya davet ediyorum.
Dimdik ayaktayım, asla eğilmeyeceğim.
Her şey çok güzel olacak…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk seçiminde iktidar yapacak Cumhurbaşkanını belirlemek isteyen herkesi baba ocağına davet ediyoruz.
Biz hazırız. Bugün #Başlıyoruz
Yolumuz açık olsun!
Yarın saat 13.00’te Tandoğan Meydanı’nda sefalet ücretine ve krizin yükünü yoksulların, emeklilerin, emekçilerin sırtına bırakan politikalara birlikte itiraz edeceğiz!
Hakkını arayan, geçinemeyen herkesi meydanlarda birlikte ses yükseltmeye davet ediyoruz!
Bugün alelacele gerçekleştirilen Komisyon toplantısıyla belirlenen 22.104 TL'lik asgari ücret, Tayyip Erdoğan'ın bu ülkenin gerçeklerinden koptuğunun son emaresidir.
Günlerdir Suriye’de zafer yaşattık diyenler emekçiye hezimeti yaşatmış sefalet ücretini dayatmışlardır.
Suriye üzerinden sahte kahramanlık yapıp gerçek gündeme sis indirenler, o sisin arasında bir kez daha işçinin hakkını yemiştir.
İlk verildiği ocak ayından bu yana hayat pahalılığı karşısında en az 7.000 lira eriyen asgari ücrete 5.000 lira zam yaptılar.
Asgari ücretlinin enflasyonu %80, TÜİK enflasyonu bile %47 iken, milyonlarca asgari ücretliyi enflasyona ezdirdiler.
Bu ülkenin işçilerinin hakkını yiyenlere, vebalini alanlara yazıklar olsun.
Emrivaki düzenlenen toplantıya katılmayan Türk-İş yönetimini tebrik ediyor, işçi sınıfını üretimden gelen gücünü kullanmaya davet ediyorum.