Meclis Üyemiz Abdulkadir Altınhan (@akadiraltinhan):
Faaliyet raporunu konuşmak üzere bir araya geldiğimiz İSKİ Genel Kurulu'nda sadece bir kurumun bilançosunu ya da raporunda yazılanları değil, bu kurumun yönetim anlayışını ve nasıl yönetildiğini konuşacağız.
Nasıl yönetildiğini konuşmayı canıgönülden isterdim; ancak elde ettiğimiz veriler ve tarafımıza ulaşan bulgular, bir kurumun maalesef nasıl yönetilemediğini ve yönetme noktasında ne tür çabalar sarf edildiğini bize göstermektedir.
Rakamlar tek başına bir şey söylemez elbette ancak rakamların yönü bize çok şey anlatır.
Şimdi gelin, 2025 yılının bilançosundaki tabloya hep beraber bakalım.
Tablo, 77 milyar TL gelire sahip olan bir İSKİ'nin, 86 milyar TL gideri olduğunu gösteriyor.
Yani sonuç ne?
9 milyar TL'lik bir açık.
9 milyar TL'lik açık ne demek?
Bunu İstanbul halkına daha somutlaştırmak adına örnekleyeyim: Kendi gelmiş olduğum ilçe belediyesinin kesin hesap bütçesinin üç katından fazla bir rakama tekabül ediyor.
Ya da İstanbul Avrupa Yakası'nın nüfus yoğunluğu bakımından ikinci sırasında olan Küçükçekmece Belediyesi'nin kesin hesap bütçesinin tamamı demek.
9 milyar TL'lik bir bütçeyle nüfusu en yoğun ilçede altyapı çalışmaları yapıyor, sosyal yardımlar yapıyor ve birçok faaliyette bulunuyorsunuz; ancak bu bütçenin tamamını İSKİ'de açık olarak kaydediyorsunuz.
Şimdi bu açığı kapatmak için ne yapacağız?
Ya borçlanacaksınız ya da tekrar vatandaşın kapısını çalacaksınız.
Bu açık kimin sırtına yük olarak binecek?
Köklü bir kurum olan İSKİ'nin sırtına bir kambur olarak mı binecek, yoksa vatandaşın üzerine bir yük olarak mı tekrar yüklenecek?
Gelelim bütçe açığıyla daha yakından ilgili olan bir diğer meseleye:
İSKİ'nin borç durumu.
Bakınız, 2019 yılında İSKİ'yi devraldığımız sırada borcu 350 milyon TL'ydi.
Şu an İSKİ'nin borcu ne biliyor musunuz?
Banka hesabında borçları görünmüyor olabilir ama İSKİ'nin borç ve yükümlülükleri o dönemde de böyle görünmüyordu.
350 milyon TL borç ve yükümlülük olarak yazılmıştı.
350 milyon TL'lik borcun bugün geldiği nokta 10 katı değil, 3,5 milyar değil, 100 katı değil, 35 milyar değil; tamı tamına 40 milyar TL.
Bunu niye paylaşıyoruz? "Borçlanmak ihanettir" diyen bir anlayışın İSKİ'de bize yaşattığı durumu paylaşmak adına sizlerle paylaşıyoruz.
Şayet borçlanmak ihanet ise tablo nedir? Eğer ihanet değilse, o zaman seçimden önce halka bunu vaat olarak sunmak mı?
Bunun cevabını sizlerden bir an evvel bekliyoruz.
Borç 100 kattan fazla artmış. Peki, bütçe o oranda artmış mı?
Bakıyoruz; gelir ve gider bütçesindeki artış oranı 12 kat, borçlanmadaki artış ise 100 kattan fazla.
Bu nasıl bir yönetim anlayışıdır?
Bu borç neden bu kadar arttı?
Bu borç niçin kullanıldı?
Bu borcun bedelini yarın kim ödeyecek?
Cevap maalesef belli: Tabii ki İstanbul halkı.
"İstanbul nimet" dediniz, İstanbul'un tüm köklü kurumlarını kendi siyasi emelleriniz için ganimet bildiniz. İstanbul'a hizmet için milletten bir emanet devraldınız; ancak bu devasa şehrin tüm kurumlarına ve tüm halkına hezimet oldunuz.
Artan gider bütçesinin faturasını ve taşınamaz hale gelen borç yükünü tamamen İstanbul halkının omuzlarına bıraktınız.
Bakınız, en temel insani hak olan suya geldiği zaman, suyu en sert ticari meta olarak kullanmaktan hicap duymadılar, utanmadılar.
Hükümetimize geldiği zaman en ağır lafları söylemekten geri durmuyorsunuz; sonra biz burada hakikatleri söyleyince mi zorunuza gidiyor?
Yönetimin faturasını, bütçeyi kavuran borcunuzu, bütçe açığınızı ve her türlü yönetim zafiyetinizi vatandaşın sırtına yüklemekten hiç utanmadınız.
Suyun artış hızı her geçen gün katmerlenerek gidiyor. Neden? Alınan usulsüz kararlardan dolayı. O hale geldi ki, petrolle yarışır hale geldi.
Uluslararası kriz çıkmasa, savaş olmasa, Hürmüz Boğazı kapanmasa suyun metreküp fiyatı benzin fiyatını geçecek.
Bugün benzin istasyonlarında benzinin litresini 63 lira ile 67 lira arasında almıyor musunuz?
Suyun metreküp fiyatı da 60 lira.
Üstelik burada bir usul hatası var.
2560 sayılı İSKİ Kanunu'nun 23. maddesi bize su zammı için der ki; "suyun maliyeti hesaplanır, sürdürülebilir işletme giderleri de konularak Genel Kurul'a getirilir."
Genel Kurul'un onayı neticesinde bir tarife ve usul esas çıkartılır, ona göre tahsilat yapılır.
Siz ne yaptınız?
TÜFE'ye bağladınız, getirdiniz, onayı aldınız.
2026 yılının Ocak ayından bugüne kadar her geçen gün su zammı devam ediyor.
Şu anda 60 lira ödüyoruz. Bu meseleyi tekrar gündeminize alın.
Aksi takdirde dava açmak zorunda kalacağız.
O yüzden su zammını bir daha gündeminize alın, başınızı iki elinizin arasına koyun ve ona göre güncellemenizi yapın.
Bir başka mesele; kentsel dönüşüm.
Genel Müdürümüz güzel bir sunum yaptı, İSKİ'nin binalarıyla alakalı yatırımlarını ortaya koydu, teşekkür ediyoruz.
Kamu kurumlarının depreme dayanıklı hale gelmesi çok önemli bir husus; ancak sivil vatandaşın da kentsel dönüşümle alakalı bir ihtiyacı var.
İSKİ, herhangi bir parselde bina yapımı bittiğinde, su ve kanalizasyona katılım anlamında bir harç alıyor.
Bu da kendi geldiğim bölgedeki apartmanlardan baz alarak söylüyorum, 200 bin TL ile 300 bin TL arası değişiyor.
Kentsel dönüşümün bu kadar önemli olduğu, deprem gerçeğiyle bu kadar karşı karşıya olduğumuz bir şehirde, yeni yapılan sıfır bir parselde elbette bunu alacaksınız; hakkınızdır, daha fazlasını da alabilirsiniz.
Ancak riskli yapı tescili verilmiş, dönüşüme uğraması gereken binalarla alakalı durum farklıdır.
Hükümetimiz 1 milyon 875 bin TL'den 3 milyon TL'ye kadar hibe, kredi, yardım ve destek paketleri açıklarken, İSKİ de riskli yapılarla alakalı böyle bir desteğe girişseydi ne olurdu?
Riskli yapılarla diğer yapılar arasında bir ayrıma gitseydi ne olurdu?
Genel Kurul'a böyle bir tarife isteğiyle gelseydi ne olurdu?
Üstelik faaliyet raporunda göreceksiniz, buradan elde ettiği gelir 1 milyar küsür.
CHP Genel Başkanının bugün yapmış olduğu açıklamada; Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu ile ilgili, İl Başkan Yardımcılarımızdan birinin kendisiyle irtibata geçerek “Yarın sabah alacaklar seni, bize geçeceğini söylersen durdurabilirim.” iftirasında bulunmasını şiddetle reddediyorum.
Sayın Özgür Özel’i, vakit kaybetmeden savcılığa suç duyurusunda bulunmaya davet ediyorum. Daha önce Manavgat için “32 saatlik video kaydı var.” diyerek milletin gözünün içine baka baka yalan söylemesine rağmen iki aydır herhangi bir belge sunamadığı gibi, bu konuda da müfteri olarak anılacaktır.
Meclis Üyemiz Abdulkadir Altınhan:
İETT özerkliğini kaybediyor! İETT’nin %13 olan sübvansiyon oranı, 2024 yılı itibariyle %57,6’ya çıkmış durumdadır. Bu kadar sübvansiyon yapılmasına rağmen, 2019 yılında gider kalemindeki bütçe açığı %7 olarak gerçekleşirken, 2024 yılında bu açık %34’e çıkmıştır. Ne yapıldı da bu bütçe açığı arttı? Tüm bu yapılanlara rağmen, İETT’de yaşanan sorunlar çözüldü mü?
AK Parti 8. Büyük Olağan Kongremiz Partimize, Ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olsun.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde yenilenen kadrolarımızla milletimize hizmet yolunda daha güçlü adımlar atacağız. Türkiye yüzyılı hedeflerimiz için hep birlikte büyük bir gayretle çalışmalarımıza devam edeceğiz.
Geçtiğimiz 5 yıl boyunca Güngören için canla başla çalıştık. Yeni dönemde aynı heyecanla ilçemizin ihtiyaçlarına uygun, çözüm odaklı, yenilikçi projelerimizi hayata geçireceğiz. 31 Mart itibariyle İstanbul kazanacak, Güngören kazanacak.
#BirlikteBaşaracağız
12:30 Afyon İstanbul arabasıyla afyondan yola çıktığımız @MetroTurizm otobüsü sakarya terminele geldiğinda namaz kılmak için müsade istediğimde şöför ve muavin namaz molamız yok bekleyemeyiz dedi. Arabadan indim beklemeden hareket edip bizi orada bıraktı.
Bu gün ziyaretleriyle bizlere azim ve güç katan İlçe Başkanımız Devran Yalçınkaya, Kadın Kolları Başkanımız Şenel Savcı, Teşkilat Başkanımız Ayhan Şimşek ve her biri çok değerli mahalle başkanlarıma, teşkilat komisyonumuzun üyelerine teşekkür ederim.
Birlikte daha güçlüyüz.
Mü’min bir hekime, Salih Selman'a (@drsalihselman) saldırmanın dayanılmaz hafifliği!
*
Saldırdıkları kişi Saint-Joseph Lisesi ve Çapa Tıp mezunu, başarılı bir genel cerrah. Hikmet sahibi güzel bir hekim.
*
Bu ülkedeki İslâm düşmanlığı Batı'dakine rahmet okutuyor gerçekten!
"Eyüp Çınar" ölmesin... SMA hastası bebeğin tedavisi için ailesi destek bekliyor. Kampanyada tedavi için gereken paranın yüzde 60'ı toplandı. Gazeteci Ferdi Durdu'nun haberi...