Sevgili vatandaşlar, bugün önemli birgün.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşlarının vize randevu hakkını gasp eden bazı resmi olmayan vize şirketlerinin içerisinde yer almış çok sayıda insan tüm delilleriyle ihbarda bulundular.
Olay tahmin ettiğimizden daha kötü.
5.000 - 10.000 Euro karşılığında GARANTİLİ VİZE aldığına dair yazışmaları elimde mevcut. Ve bu ihbar edenler gerçekten vize aldıklarını da söylüyorlar.
Hepsini ülkelerin temsilcileriyle paylaşacağım.
Türkiye’de karaborsacılık, seyahat hakkını dolaylı da olsa engellemek suçtur. Bu basit bir suç değildir.
Macaristan Büyükelçisi Viktor Matis’e ilgisi için de teşekkür ederim. İlk arayan kendisi oldu ve tüm detayları istedi. Geçmişte de bu konuyu incelemeye almış. Anlaşmalı vize şirketleri de detaylı bilgi almak için görüşmek istedi onlara da teşekkür ediyorum.
Bugün diğer ilgili ülkelerin temsilcileriyle de görüşeceğim.
Bu konu yurtdışına gidin veya gitmeyin her vatandaşın konusu. Siz gitmeseniz bile çocuklarınız gitmek istiyor ama karşılarına böyle zorluklar çıkıyor.
Bu bahsettiğim şahıslar milletin hakkını gasp edip bu şekilde tekrar rahat hareket edememeli.
Lütfen bu konuya destek verin ve elinde bilgisi olanlar bana ulaşsın.
Bu şekilde millete vize satan herkes suç işliyor. Milletin hakkını gasp ediyorsunuz.
@yukocan@ahmetcigsar İnşallah seneye diyelim abi. Songkran'ı burada geçirmek istiyordum. En azından o hedefimi gerçekleştireceğim. Seneye de güneyi keşfederim 😁
@ahmetcigsar Ancak şunu da eklemeliyim. 3 ay Vietnam'da kalıp geldikten sonra bazı şeyler gözüme batmadı değil. Özellikle de fiyatlar... Her şeyin fiyatı Vietnam'ın 1,5-2 katı. Tayland'ın pahalı olduğunu biliyordum da bu kadarını beklemiyordum.
@ahmetcigsar 2022/23'te senin tweet'lerin sayesinde keşfettim Tayland'ı. Özellikle de Bangkok'u... Sonra da Tayland videolarına düştüm ve "Buraya gitmeliyim." dedim.
Şu anda bu tweet'i Bangkok'tan atıyorum 😁 Neredeyse geleli bir ay oldu. Metropolitan seven biri olarak şehre bayıldım 👌
Yurtdışındaki gazeteci arkadaşımın yaptığım çalışmam için yolladığı harita gümrükte kaldı ve benden para istiyorlar.
Para ödemediğim kağıt parçası için devlete para vermemiz gerekiyor.
3-5 kişi daha fazla milleti kazıklayacak diye şu uygulamayı bile bile sürdürüyorsunuz.
Ben bunun parasını ödeyebilirim de 17 yaşında kendini geliştirmek isteyen ve parça almaya çalışan gençler nasıl ödeyecek.
Bu işin partisi yok bakın ülkenin geleceğine taş koyuyorlar.
Yurtdışındaki gençlerle bizim gençlerimiz bu şartlarda mücadele edemez. Ülkenin geleceğini karartıyorsunuz.
Introducing Contra Payments.
The first payments platform that lets you sell to AI Agents.
RT + Comment “Contra” and I’ll send you 100 products AI agents are looking for.
Değerli arkadaşlar ben Özgür Turhan. Güzel ülkemizde komedyenlik yapıyorum. Yarın Cübbeli Ahmet Hoca ile ilgili hakaret davasında ifade vereceğim. Cumartesi günü ise, Galatasaray tarafından şahsıma dava açıldığı için karakola imza vermeye gideceğim, yaklaşık 9 aydır gidiyorum. Yaşadıklarımla beraber, almış olduğum tehditler, yapmış olduğum işi engellemeler ise şu an burada bahsi geçirilmeyecek kadar hafif geliyor.
Eti atmış olduğum tweetten dolayı, yayınlanmayan reklamlarında oynadığım için zarara uğradıklarını söyleyerek sözleşmeyi tek taraflı feshetti. Tarafıma reklamdaki zararlarını karşılamak için tazminat davası açtılar. Reklam setinde içtikleri kahvelerden, beyran çorbalarına kadar benden talep ettikleri tutar, bütün masraflar yaklaşık olarak 5 Milyon TL. Dava anlayamadığım bir şekilde aleyhimde sonuçlandı.
Pazar günü yapacağımız gösteri çekimimizden önce ne suç ne değil diye söylediğimiz bütün kelimeleri gözden geçirdik. Yasalarımıza göre herhangi bir suç işlemediğime kesinlikle emin olduğum gösterimde, eşim dostum ne zaman içeri gireceğim diye gün sayıyor.
Arkadaşlarım, tanıdıklarım yalnızca espri yaptığı için tutuklular, davaları var.
Ben komedyenim, bu ülkede yalnızca esprilerimi sizlerle paylaştığım için başıma bunlar geliyor.
Artık çok yoruldum. Ülkemizin geldiği duruma üzülüyorum, çocuklarımızın geleceğine üzülüyorum, kendime üzülüyorum. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilmediğim garip bir durumdayım.
@iskenderalper Yaşadığım sokakta tedirgin olduğu için dışarıda oturan insanlar gördüm. Bunun için buldukları çözüm neydi peki? Oturdukları binanın dibine sandalye atmak... Hem de 2 dk yürüme mesafesinde gidebilecekleri koca bir park varken... Bunun eğitimle falan da açıklanacak bir tarafı yok.
Sevgili Emre Özcan’ın söyledikleri ne kadar doğru. Spor medyasında bu netlikte konuşabilen insan sayısı çok az. Spor kulüplerini çok doğru bir noktadan eleştirmiş.
Boykotyap için hazırladığım Chrome eklentisini iyileştirdim. @onurtirpan'ın önerisi ile boykot edilen firmaların X ve Instagram hesapları da eklendi. Güncel listeyi https://t.co/dlwIeKd5X2'dan takip edebilirsiniz. Mağazada henüz yok, Github linki aşağıda.
Ekrem İmamoğlu ile ilgili birkaç kelam etmek isterim. Yıllardır radyo programcılığı yapıyorum. Bu süre zarfında hiçbir resmi kurum tarafından ben, meslektaşlarım davet edilmedik, sorunlarımız sorulmadı. Bizler basın mensubu olarak tanınmıyoruz, sarı basın kartımız yoktur mesela…
Ekrem Bey, başkan seçildiği ilk yıl, Dünya Radyo Günü’nde, radyo programcılarını davet etti. Çok şaşırmıştım belediyeden davet için aradıklarında. İlk kez mesleğimiz bir makam tarafından ciddiye alınmıştı. Her görüşten radyo programcısı davetteydi. Normalde hiç bir araya gelemeyen radyo programcıları en azından senede bir, birbirimizi görme, tanıma, anlama imkanı, fırsatı buluyorduk bu davetlerde.
Ekrem Bey’in iyi bir radyo dinleyicisi olduğunu, radyoya önem verdiğini, yaklaşık üç saat süren bu davetlerde anladık.
Sonra bunu gelenek haline getirdi kendisi. Her sene, Dünya Radyo Günü’nde bu daveti aksatmadan, aralıksız tekrarladı. Mesleki sorunlarımızı anlattık, yapılması gerekenleri söyledik, İstanbul’da yaşadığımız, gördüğümüz eksikleri aktardık. Hepsini özenle not alıyordu.
İlk kez bir politikacı karşımızdaydı. Mış gibi yapmıyor, her birimizin gözünün içine bakarak konuşuyordu. Yüzüne eleştiriler de yapılıyordu, şakalar da… Tam olması gerektiği gibi…
Ben sokak hayvanlarının yaşam hakkıyla ilgili eleştirilerimi yapmış, çözüm önerilerimi sunmuştum misal… Bazıları gerçekleşince çok sevindim. Deprem ve kriz anında radyonun önemini, yapılması gerekenleri konuştuk hep birlikte.
Son toplantıda yine bir eleştirim oldu. Hepsinde olgunlukla dinleyip, teşekkür etti.
Senede bir topluca gerçekleşen bu davetlerin dışında ne gördüm ne konuştum kendisiyle. Yayınıma konuk olarak almayı bile başaramadım.
Bir fincan kahvenin bile kırk yıl hatırı vardır.
Şimdi bakıyorum; altı yıldır her Dünya Radyo Günü’nde, o davetlerde olup, sorunlarımızı dile getiren, şakalar yapan radyo programcısı meslektaşlarımın çoğu bugün sessiz. Olanı biteni sorgulayan, yazan, çizen çok az kişi var. Hiçbir şey olmamış sanki…
Hatta konunun haber değeri bile yok…
Konu benim için İmamoğlu’nun ötesinde adalet, adelet karşısında herkesin eşit değerlendirilmesi ve evrensel hukukun işlemesidir.
Yaşananları görmezden gelmek, sorgulamamak, en azından bir geçmiş olsun dememek de vicdanıma, duruşuma terstir.
✅ Ortaokulda biz öğrencilerden basketbol potası almak için para toplanıp, potayı almadıklarında gazeteye mektup yazmıştım. Mektubum gazetede yayınlanınca, müdür o gazeteyle dövmüştü beni… Bakanlık inceleme başlattı.
(O potalar alındı)
✅ Kenan Evren Süper Lisesi’ndeyken, bir darbecinin adı okulumuzun adı olamaz diye imza toplayınca okula polis gelmişti…
(Okulun adı İstanbul Anadolu Lisesi olarak değişti)
✅ Yine lisedeyken, başörtülü ablalarım üniversitelerine alınmayınca; Marmara Üniversitesi’ndeki eylemlere katılıp cop yemiştim…
(Artık böyle bir engel yok)
Ve sonrasında daha bir sürü şey…
Farkında olmadan bir aktiviste dönüşmüştüm zamanla.
Geri dönüp baktığımda, tarihin hep doğru yerinde durmaya çalıştım.
Bazı şeyler siyasetle değil, vicdanla ilgilidir. Vicdan sustuğunda, geriye hiçbir şey kalmaz.
İnsan darda kalmaya görsün…
Hepimiz oradaydık oysa…
Kahve fincanları da…
Kahvenin de mi hatırı yok?
Bir kez daha geçmiş olsun Sn. @ekrem_imamoglu
Tek bir mekana dahi gitmeyin, tek bir restoranı dahi beslemeyin, internetten rimel ya da protein tozu almayın, bırakın dursun ülke. 2-3 hafta ekonomi kilitlensin. Trendyol 2 hafta %1 satış yapınca kimin neyi etkilediğini çok iyi göreceksiniz. #GenelGrevGenelDireniş
Sözde bu ülkenin en değerli maçı. Yersen... 360p çözünürlükte dona dona maç izliyoruz. 5-10 sene önce de bunları yaşıyorduk derbilerde, hiçbir değişiklik yok o zamandan bu yana. Rezillik!!!
#FBvGS