Tüm depresifik hallerin çaresi Sadi Şirazi'nin şu sözlerinde gizli:
"*Dün bir hatıradır, hasretini çekmem.
*Yarın bir sırdır, onun için endişelenmem
*Bugün ise bir hediyedir, kıymetini bilirim."
Hayat prensibi yapabilenlere ne mutlu!
Düşünürsen mazi öldü, akıbetse daha doğmadı. Yaşayan sadece şu an! Bir şey yapacaksan şu an, başlayacaksan ya da vazgeçeceksen tam da şu an. Zamanda her şey ölü, sadece an yaşıyor; yaşayacaksan şu an.
Hz. Davud nasıl peygamber ve hükümdar oldu? Kendisine verilen Zebur nasıl bir kitaptı?
Başkent yaptığı Kudüs’e Ahit Sandığı’nı nasıl getirdi?
Yahudiler neden onun soyundan mesih bekliyor?
Konuğumuz: Prof. Dr. Zafer Duygu
Pelin Çift ile Gündem Ötesi, cumartesi gecesi TRT 1’de!
#GündemÖtesi @trt1
@fatih_1810@gidadedektifi Satış hacmi boykot öncesine göre düştü ama enflasyon olduğu için karı arttı. Tabi ülkede boykota dikkat eden en fazla %10'dur. O yüzden çok etkilemiyor
@Tarlada1@mfcanbaz Klasik İslami görüşte para altındır. Günümüzdeki devletlerin para birimleri değildir. Haliyle borç veren de alan da enflasyona ezilmiyordu
Selahattin Demirtaş'ın 2015 yılında Tayyip Erdoğan'a seslenerek
"Fırat'ın batısına geçecekler ve sen de mal mal izleyeceksin" demişti.
YPG bugün kendini feshetti,
Edirne F tipi cezaevinden mal mal izledin mi Selo?
@gagahaberyeni Alamazsınız. Yeniliklere karşı gelmenin ve geçmiş romantizmi yapmanın anlamı yok. Devir artık dijital devri. Nostalji olsun diye gider izlenir ama artık büyük yapımlar direkt dijital platformlarda çıkacak. Para orada çünkü
Bu konuyu biraz daha konuşalım. Bir şehir efsanesi var, memurlar yattığı yerden maaş alıyor. Hiçbir iş yapmıyor. Yarısını işten atsan, işler yine yürür.
Bunu liboşlar söylüyor hep. Haklı bir tarafı yok. Kamuda tam aksine ciddi bir personel açığı var. Bu açık, sözleşmeli, ücretli, taşeron bilmemne diye kapatılmaya çalışılıyor. Pek çok kişi fazladan iş yapıyor, mesai ücreti almadan mesai yapıyor, eve iş götürenler var. Yoğunluk inanılmaz
Aslında baba liboşlar bunun böyle olduğunu biliyor. Ama onların amacı farklı. Devleti yok edip yerine şirketleri koymak. Orduyu, polisi, adliyeyi, her şeyi özelleştirmek. Zenginle fakir arasına tam bir duvar örmek. "Sermaye milletin efendisidir" felsefesi; millet de sermayenin kulu ve hizmetçisi.
Şimdi eğitimi, sağlığı, adliyeyi, orduyu tümden şirketler ele geçirse ne olur? Devlet kamu masraflarını kısar! İyi de devlet kalmaz ki. Sağlığı, eğitimi, adliyeyi, asayişi ücretsiz sunan birileri olmaz ki. Bunlar herkese parası kadar dağıtılır.
Şimdiki çarpıklık onun yarısıdır. Liboş ama tam değil. Hâlâ maliye, ordu devlete aittir diyor. Liboş için bu yeterli değildir. O tüm devleti yok etmek, her şeyi şirket yapmak ve her yerli şirketi büyük bir yabancı şirketin taşeronu kılmak ister.
Durur durur, üç ayda bir, "kamu personeli azaltılsın. 3 milyon memur işten atılsın" der. Atılınca ne olacak? O 3 milyon memur, sermayenin ucuz işgücü olabilmek için birbirini boğazlayacak. Sermaye onlara asla kol kanat germeyecek; kendi işini göreceği kadarını alıp, gerisini, ailesiyle birlikte ölüme terkedecek.
Bunu istiyor, amacı bu. Yoksa akıl var mantık var, eğitimde, sağlıkta, adliyede her yönde rakamlar ortada. Kadro açığı bariz. Gelişmiş ülkelerle bizdeki oranlar belli. Edilecek laf mı bunlar?