AK Parti’mizin 25 yılında…
Eğitime 37 trilyon lira, sağlığa 14 trilyon lira, gençlik ve spora 5 trilyon lira, sosyal yardımlara 12 trilyon lira, adalete 4 trilyon lira, iç işlerine 3 trilyon lirası AFAD bünyesinde olmak üzere toplam 5 trilyon lira harcama yaptık.
Çalışma ve sosyal güvenliğe 17 trilyon lira, ulaştırmaya 15 trilyon lira, çevre ve şehirciliğe 19 trilyon lira, kültür ve turizme 11 trilyon lira, tarım ve ormana 7 trilyon lira, enerjiye 8 trilyon lira, savunma sanayisine 374 milyar dolar, sanayi ve teknolojiye 2 trilyon lira kaynak kullandık.
Teşviklerimizle 19 trilyon liralık 129 bin yatırımın ve 4 milyon 128 bin nitelikli istihdamın önünü açtık.
36 milyar dolar olan yıllık ihracatımız, Haziran ayında 278 milyar dolara çıktı.
Millî gelirimiz 240 milyar dolardan 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı.
Dünyanın 21’inci büyük ekonomisi olan Türkiye, 2025 yılı itibarıyla dünyada 16’ncı, Avrupa’da ise 6’ncı sıraya yükseldi.
Dış işlerinde Türkiye’yi bölgesinde ve dünyada sözü güçlü, gücü tesirli bir ülke konumuna getirdik.
Bizlere bugünleri gösteren, bu güzelliği bizlere yaşatan Cenab-ı Allah’a sonsuz hamdüsenalar ediyorum. 25’inci yaş günümüz, 25’inci doğum günümüz kutlu olsun. @Akparti#MilletimizleÇeyrekAsır
Milletimizle Birlikte 25 Yıl 🇹🇷
14 Ağustos 2001’de milletimizin teveccühü ve Türkiye sevdasıyla başlayan AK Partimizin yolculuğu, bugün 25. yılına ulaştı.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; milletimize hizmet, ülkemize eser kazandırma ve Türkiye’yi daha güçlü yarınlara taşıma hedefiyle geçen 25 yıl…
İlk günkü heyecan ve kararlılıkla yola devam. 🇹🇷
#AKParti25Yaşında
Milletimizin Cumhurbaşkanını doğrudan seçme hakkını kullanarak iradesini yönetime güçlü biçimde yansıttığı, demokrasi tarihimizde yeni bir sayfanın açıldığı günün yıl dönümünü gururla kutluyoruz.
#MilletinAdamı
@drsadiyazici 380.000 m2 tapu kayıtlarında mevcut zaten Başkanım bu alanlar kamuya kazandırılarak o dönemde kamulaştırmasız el atma davaları nın önüne geçildi. Bedel arttırım davalarının önüne geçildi. Bu alanlarda şu anda okul cami hastane ve hacet deresinin devamındaki yeşil alanda böyledir
Tuzla’ya Yönelik Kin ve Hırsın
Tutarsızlıklar Manzumesi
Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün AK Partimize katılmasının ardından, şahsıma ve geçmiş dönem Tuzla Belediyesi uygulamalarına yönelik yeni bir itham ve iftira kampanyası başlatılmıştır.
CHP Genel Başkanı, İstanbul İl Başkanı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili’nin peş peşe yaptığı açıklamalar, birbirinden bağımsız değerlendirmeler değil; Silivri’den gelen yönlendirmeler doğrultusunda yürütülen siyasi bir karalama kampanyasının parçalarıdır.
Bu kampanyanın merkezine ise Tuzla’da uygulanan emsal transferi konusu yerleştirilmiştir.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyelerinin imar uygulamalarını denetleyen en yüksek yerel idari mercidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2019 yılından bu yana CHP tarafından yönetilmektedir. Madem ortada iddia edildiği gibi “asrın imar yolsuzluğu” vardı, neden bugüne kadar tek kelime edilmedi? Neden bu iddialar, Tuzla Belediye Başkanı’nın AK Partimize katılmasının hemen ardından ortaya atıldı?
Gerçek açıktır: Tuzla’daki emsal transferi uygulamasının hukuki dayanağı, 2016 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinden geçen plan notlarıdır. Bu uygulama sayesinde vatandaşların mülkiyet sorunları çözülmüş; kentsel dönüşümün önü açılmış, park, okul, yol, cami ve sağlık tesisi gibi kamusal alanlar belediyeye kazandırılmıştır.
Örneğin imar planında okul alanında kalan bir parselin sahibi, o parsel üzerinde yapılaşamaz. Parselin yapılaşma hakkı başka bir alana aktarılır; okul alanında kalan parsel ise kamunun kullanımına kazandırılır. Dolayısıyla ortada “hayali” bir işlem değil; plan kararına dayanan, taşınmaz ve imar hakkı üzerinden yürütülen açık bir uygulama bulunmaktadır.
Emsal transferleri sonucunda Tuzla Belediyesinin mülkiyetine yaklaşık 380 bin metrekare brüt kamusal alan geçmiştir. Emsal transferine konu 902 parselde gerçekleştirilen toplam inşaat alanı ise yaklaşık 400 bin metrekaredir.
Bu inşaatların tamamı hak sahipleri tarafından yapılmış ve yine başka hak sahipleri tarafından kullanılmıştır. Belediyenin bütçesinden herhangi bir para çıkmamış, belediyeye ait herhangi bir taşınmaz veya mal vatandaşlara verilmemiştir. İşlemler bütünüyle hak sahipleri arasında gerçekleşmiş; buna karşılık kamuya yüz binlerce metrekarelik alan kazandırılmıştır.
Buna rağmen, 2016’dan itibaren yapılan tüm işlemlerin toplamı yaklaşık 400 bin metrekare iken, 520 bin metrekarelik “fazladan ve hayali emsal transferi” olduğu iddiası, gerçeklikle hiçbir ilgisi olmayan, akıl ve matematik dışı bir iddiadan ibarettir. Ardından bu hayali alan, gerçekle ilgisi bulunmayan çarpanlarla güncel emlak değerleri üzerinden hesaplanarak “40 milyarlık yolsuzluk” iddiası üretilmektedir. Ortada olmayan bir metrekareyi varmış gibi kabul edip, ardından onu uydurma birim değerlerle çarparak “asrın yolsuzluğu” sonucu çıkarmak; ancak talimatla hareket eden, siyasi saldırı emriyle konuşan kişilere mahsus bir iddia biçimidir ve bütünüyle yalandır.
Olmayan metrekareler, olmayan değerlerle çarpılmakta; belediyenin para veya mal çıkışının bulunmadığı, vatandaşlar arasında gerçekleşen işlemler belediye kaynaklı bir yolsuzlukmuş gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Bu hesap ne teknik gerçeklerle ne de temel matematikle bağdaşmaktadır.
Sözün özü; Tuzla Belediye Başkanı’nın AK Partimize katılmasının ardından, Silivri’den alınan yönlendirmelerle yeniden gündeme getirilen bu iddialar, gerçeği ortaya çıkarmaya değil, şahsımı ve geçmiş dönem Tuzla Belediyesi yönetimini karalamaya yöneliktir.
Tuzla’ya kazandırılan yüz binlerce metrekarelik kamusal alanı yok sayan; vatandaşların mülkiyet sorunlarını çözen bir uygulamayı yolsuzluk gibi göstermeye çalışan bu açıklamalar, siyasi kin ve hırsla oluşturulmuş bir tutarsızlıklar manzumesinden ibarettir.
Saygılarımla.