Günün her saatinde görev yapan, vatandaşın sorunlarını ilgilenip çözen, birinci elden vatandaşın ihtiyaçlarına dokunan emniyet teşkilatı çalışanları 80bin 90 bin maaşa mahkum edilmemelidir.
#PoliseAdilMaaş
Değerli Meslektaşlarım; ,
Polis mesai hakkı üzerine açılan davalar hakkında bilgilendirme yapmak istedim.
1) Polise fazla çalışma ücreti ödenmesi davası İLK olarak 2006 yılında davalı İçişleri Bakanlığı olarak Danıştay'a açılmış,Danıştay,Emniyet Teşkilatı Kanunu Ek 21.Maddesinde yer alan İçişleri Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslara göre "FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ"ödenir.,kuralının Devlet Memurları Kanunu 178.madde A bendi kuralı ile yani Saat Başı Fazla Çalışma Ücreti ile alakası yok,ETK Ek 21.Madde ödemesi bir TAZMİNAT ödemesi diyerek 23.06.2009 yılında karar vermiştir. Bu dava 3 ya da 3,5 yıl sürmüştür.
2) Polise fazla çalışma ücreti ödenmesi davası İKİNCİ KEZ ise 16.11.2011 yılında davalı Emniyet Genel Müdürlüğü olarak Tokat İdare Mahkemesine açılmş,Tokat İdare Mahkemesi DMK 178.madde kuralında Emniyet Hizmetleri Sınıfı yer almıyor diyerek bu dava red edilmiş ve kararın düzeltilmesi için Danıştaya taşınmış,Danıştay 2.Daire Başkanlığı ve Danıştay 11.Daire Başkanlığında görülen dava 19.11.2015 yılında dava red edilmiştir.Bu dava 4 yıl sürmüştür.
3)Polise Fazla Çalışma Ücreti eşdeğeri Fazla Çalışma İzin Davası ÜÇÜNCÜ KEZ 24.04.2013 yılında davalı Manisa Valiliği olarak Manisa İdare Mahkemesi ve Manisa Bölge İdare Mahkemesinde görülen dava 04.06.2014 yılında red edilmiştir.Bu dava 15 ay sürmüştür.Bu dava Danıştay'a taşınmamıştır.Danıştaya taşınmadığı için 15 ayda tamamlanmıştır.
4) Polise Fazla Çalışma Ücreti Ödenmesi veya Fazla Çalışma İzin davası 04.08.2024 yılında davalı İstanbul Valiliği/Emniyet Genel olarak İstanbul İdare Mahkemesin ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesinde görülen dava 11.09.2025 tarihinde red edilmiştir.Bu dava 13 ay sürmüştür. Davacı olarak bu davayı 25.12.2025 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel olarak taşıdık.2,5 aydır da AYM Komisyon önünde incelenmeye devam etmektedir.
Bu dava konularını özellikle tarihleri ile birlikte paylaşmamın sebebi sürekli olarak bu davada kazanmış,ne kazandırmış diyerek benden öte açmış olduğumuz DAVALARI hedefe koyanlarında anlamaları içindir. Davalar Danıştay Yüksek İdare Mahkemesinde görüldüğü üzere 3.5 ya da 4 yıla yakın sürmüştür.Benim açtığım dava hem ilk kez somut norm denetimi üzerineydi lakin İstanbul Mahkemeleri, Danıştay'ın ETK Ek 21.maddesi Tazminattır kararına rağmen Polis,bu madde ile fazla çalışma ücreti alıyor,fazla çalışma izin hakkı söz konusu değildir diyerek red ettiği için yine ilk kez Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuruda bulundum ve dediğiö gibi devam ediyor.
Anayasa Mahkemesi, inşallah Anayasal Hak İhlali kararı verdiğinde surda bir delik açmış olacağız ve bu tüm meslektaşlarıma emsal teşkil edecektir. Böylece ilk derece mahmeleri artık açılan davalarda lehimize karar verecektir.Belki de bu gerçekleşmeden yasal düzenlemeler söz konusu olacaktır. Şimdi sizlere sadece şunu sormak istiyorum. İlk davalar dahi 4 yılda sonuçlanmışken, bizim açtığımız davadan ne kazanmış ne kazandırmış saldırıları abesle iştigal değil midir ? ELbette üstünde en çok durduğum dava meselesi ise yine somut norm denetimi üzerine mahkeme kanalıyla Anayasa Mahkemesine ulaşmak ve böylece sürecin kısa zamanda gerçekleşmesini hedeflemektir. Bu süreçte de davaları sürekli anlatmaya devam edeceğim, 1 DİLEKÇE İDAREYE 1 DİLEKÇE MAHKEMEYE diyerek meslektaşlarında davalar içinde olması gerektiğini anlatacağım.Çünkü olayımız şudur artık. Danıştay'ın ETK Ek 21.Maddesi ödemesi tazminattır kararı,Anayasa Mahkemesinde başka hukuki sebepler ile birlikte inşallah görüşülecektir. Değerli meslektaşlarım Danıştay'dan sonra Anayasa Mahkemesininde ETK Ek 21.Madde ödemesi tazminattır dediğinde ve Anayasal ihlaller var dediğinde o zaman bize ve davalarımıza saldıranlarda dahil herkes mücadelemizi anlayacaktır.
Değerli Meslektaşlarım;
Sağlık personelinin hak ettiği nöbet ve icap nöbeti ücretlerine karşılık fazlaya ilişkin talebin reddedilmesi 657 sayılı Kanun'un ek 33.maddesinde yer alan "Ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz.," kuralı, somut norm denetimi üzerine Anayasa’nın 18. maddesinin gerekliliklerini karşılamadığı ve sağlık çalışanlarına orantısız bir külfet yüklediği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Sağlık çalışanları, 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'un 99.maddesi uyarınca haftada 40 saatten fazla çalışmanın karşılığını herhangi bir sınıra tabi tutulmadan alacaklardır. Anayasa Mahkemesi 2023 yılında vermiş olduğu benzer kararı 2026 yılında da vermiştir.Bu kararlar Emniyet personeli için emsal hukuki niteliğindedir. Bu emsal dava başta olmak üzere haftada 40 saatten fazla çalışma karşılığında 657 sayılı kanun uyarınca ücret/izin verilmemesi Anayasanın 18.maddesi kapsamında "Angarya ve Zorla Çalıştırma Yasağının İhlaline "neden olduğundan Değerli Avukatım @avukathasanemre
ile birlikte Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundum. Davamız, AYM Komisyon Önünde 2025/63231 başvuru no ile incelenmeye devam etmektedir. Başvurunun kabul edilmesi ve Esas olarak AYM Genel Kurulu'nda görüşülmesi sürecini ve kararın hayırlara vesile olacak inancıyla beklemekteyiz. Haftalık çalışma süresinin kesin bir şekilde kanunlaşması, ayda ya da yılda toplam fazla çalışma saatinin yine kanunda belirtilmesi,haftada 40 saatten fazla çalışmanın saat başı fazla çalışma ücreti veya izin olarak verilmesi ve fazla çalışma ücretinin Toplu Sözleşme mutabakatında yer alması Anayasa, Uluslararası Sözleşme ve Kanunlardan doğan hakkımızdır. #PolisHukukDavası ve #MemurHukukDavası mücadelemiz tüm teşkilatın özlük haklarını etkileyebilecek hukuki kazanımlar üzerinedir.İnşallah hep birlikte başaracağız.
Emniyet teşkilatı hakkında ortaya konan veriler şunu söylüyor: Adil ücret ve kurum içi meseleler resmî, sağlıklı biçimde ele alınmazsa bu durum kamu düzeni açısından zafiyet üretir.
Güvende bir millet için mutlu ve güçlü bir teşkilat olmazsa olmazdır.
#PoliseAdilÜcret
Polisin haftada yaklaşık 60 saat, ayda 240 saati bulan ve aşan sürelerle görevlendirmeler karşısında 80-100 saat fiili fazla çalışmanın karşılığında Devlet Memurları Kanunu 178.maddenin A bendi ile öngörülen fiili fazla çalışmanın saat başı fazla çalışma ücreti olarak ödenmesine yönelik talebin reddedilmesi ile birlikte İdari Yargıda süren davamızda, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün savunmasına kuyumcu hassasiyeti ile hazırladığımız dilekçe ile cevap verdik.
Davalı idarenin ileri sürdüğü 486 sayılı KHK ile düzenlenen 3201 sayılı Kanun Ek 21. maddesi kapsamında yapılan ödemenin TAZMİNAT olduğunu belirtiğimiz davamızda,davalı idarenin savunmasında ileri sürdüğü norm kuralının Tazminat olduğundan mevzuatlara, idarenin kendi düzenleyici işlemlerine, yerleşik yargı içtihatlarına ve kurumsal görüşlere açıkça aykırı olduğundan hukuken geçersiz sayılmasına ve işlemin İPTALİ'ne karar verilmesini talep ettik.
Haftada 40 saat/ay da 160 saat üstü fiilî çalışmalara karşılık saat bazlı, fazla çalışmaya endeksli fazla mesai ücreti ödenmesi mücadelemiz devam ediyor.
Hayırlara vesile olsun.
@avukathasanemre
Polisi angarya mesai düzeninde çalışmasına neden olan uygulamaların ve yargı kararlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2, 10,18,50,35 ve 36. maddelerinde güvence altına alınan temel haklar ve özgürlüğü ,AİHS ve sözleşmeler kapsamında güvence altına alınan hakların ihlal edildiğinin tespiti ile ihlalin; derece mahkemelerinin, başvurucunun esaslı anayasal iddialarını tartışmadan ve gerekçelendirmeden karar vermesinden kaynaklanması nedeniyle, ihlalin sonuçlarının yeniden yargılama yoluyla giderilebileceğinin kabulüne ve kararın ilgili mahkemeye gönderilmesine yönelik Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru hakkımızı yaptık.
Emniyet Teşkilatı Kanunu 61.maddesi, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personelinin Çalışma Saatlerine İlişkin Esaslar isimli Bakan Olur'lu çalışma kuralı ve Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 3911 sayılı yetki kanununa dayanılarak çıkarılan Emniyet Teşkilatı Kanunu Ek 21.madde kurallarının Anayasaya aykırı mevzuat kuralları olduğundan norm denetimi için Anayasa Mahkemesine itiraz olarak başvuru yapılması yönünde talebimiz derece mahkemelerinde gerekçesiz bir şekilde red edilmesiyle birlikte hukuk güvenliği, eşitlik ilkesi, angarya, dinlenme, mülkiyet ve adil yargılanma hakkı ihlali nedenlerine dair Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruyu Değerli Avukatım @avukathasanemre Bey ile yaptık.
Anayasanın 13.maddesine göre " Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.", amir hükmüne rağmen Polisin haftalık çalışma süresi "ÖZ' olarak kanunda yazılı olmadığı gibi bu temel ve hak özgürlük hakkı da esaslar isimli yönerge ile sınırlandırılmaktadır. Bununla birlikte ayda 160 saat sonrası için sınırsız ek mesai sistemine tabi tutulmaktadır. Bu fazla çalışmaların karşılığında ise diğer memurlarda olduğu gibi saat başı fazla çalışma ücreti ya da ek izin hakkını almamaktadır.Bu durumda angarya mesai sisteminde çalışmasına neden olmaktadır. İşte bu hukuksuzluğun sona ermesi ve adaletin gerçekleşmesi için Anayasal Hak Arama mücadelemiz devam etmektedir. Bu mücaledeye karşı maalesef yerel mahkemeler topa girmemiş üst mahkemeye sallamakta olduğu için hukuki süreç devam etmektedir.
#PolisHukukDavası
Toplu Sözleşme iptal davamızı açtık.Maaş artışı,taban ve kıdem aylık,tazminat ve zam ile fazla çalışma ücreti üzerine almış olduğu kararın kadük olduğu gerekçesiyle maddelerin iptali ve buna dayanak teşkil eden DMK 154,,178/A ve 375 sy KHK 1.maddenin AYM'lik olmasını istedik.
Polis Teşkilatı bu ülkenin huzur ve güvenliğinin temel şartıdır!
Daha bin kez daha söyleyeceğiz polis vazife ve velayet Kanunu’nda şayet boşluklar varsa bu boşluklar ortadan kaldırılmalıdır ve polisin sokakta otoritesini sarsacak her türlü eksiklik yeni yaşama döneminde ortadan kaldırılarak sokakta asimetrik yapıların alan hakimiyetine sebep olacak hiçbir eksik alan bırakılmamak üzere polisimiz güçlendirilmelidir.
ŞİMDİ DİKKAT.
2025 yılında Polis Teşkilatımızda yaşanan 58 intihar vakası...
Polisin görev yaparken huzurlu olabilmesi için sosyal psikolojisinin de huzurlu olması temel şartı çok etkilidir.
349.061 personelden oluşan bu teşkilat makine değildir, kurulmuş saat hiç değildir.
Bu büyük teşkilatın her bir mensubu insandır ve mutlaka insan olarak yaşayabilmelidir.
Kimi zaman ülkemizin iç güvenliği için uykularından tamamen vazgeçen ve beraberinde görev Gevreği amirlerinin talimatlarına bağlı olarak hareket eden polis teşkilatının 09-17 arasında çalışan diğer memur kardeşlerimizle aynı eksende düşünülmesi de üzerinde yeniden düşünülmesi gereken bir başlıktır.
Polisimiz;
İnsanî tüm yaşam kriterlerine bağlı olarak toplumda yaşanan ağır sosyolojik travmanın sonuçlarından etkilenmesi mümkündür ve de doğaldır.
Bir yandan ekonomik problemlerin hayatlarına yansıttığı negatif yükler diğer yandan dijital ortamların oluşturduğu negatif baskı ve toplumsal ilişkilerdeki kaybolan ahlaki değerlerin etkisi doğal olarak her insana etkilediği gibi polis teşkilatımızın her bir mensubunu da etkilemektedir.
Bu anlamda insanın yaşayabileceği bütün olumlu olumsuz hâdiselere tanık oluyoruz.
Bu hazin tanıklıklardan biri de 2025 yılında Polis Trşkilatımızda yaşanan 58 intihar vakası...
Emniyet Teşkilatını rahatsız edecek bir terör örgütü olarak FETÖ’nün geçmişte planladığı fakat başarılı olamadığı dosyaları raftan indirip bu ülkede polisi etkisizleştirerek mülkî amirleri Polis Teşkilatı üzerinde egemen hale getirmeyi düşündüğü planı bırakın lütfen.
Esas ilgilenilmesi gereken söz konusu 58 polis niçin intihar etmelerine ve emniyet teşkilatındaki polislerimizin içinde bulunduğu psikolojik ve sosyal problemlerin çözümüne yönelik durum tespiti ve sebepler üzerinde çalışılmalıdır.
Ve vakit geçirmeden çözümleri alanda tatbik etmek üzere harekete geçmelidir
En basiti, mesela şu soru sorulabilir İzmir’de polislerimizin arasında ciddi bir huzursuzluk var mıdır yok mudur varsa huzursuzluğun sebeblerinin üzerine gidilmelidir.
Polisimizi ölümü seçmek yoluna iten sebepler nelerdir tespit edilmeli ve bu sebeplerin ortadan kaldırılması için vakit geçirilmeden adım atılmalıdır
Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli Polis Memuru E. S. intihar etmiş.
Bu yılki 58. polis intiharı.
İntiharlar terörizme verdiğimiz şehit sayısından fazla.
Çalışma saatlerinin aşırılığı, düşük ücret, mobing, yoğun stres gibi sebeblerle huzur bulamayan polisimizden halkın huzurunu sağlamasını bekliyoruz!
Polislerimiz uzaydan gelen biyonikler değil. Onlar etten, kemikten, ruhtan ve sinir sisteminden oluşan, içimizden çıkan, bizden birileri...
Polislerimiz çağdaş toplumlardaki meslektaşlarına benzer haklara kavuşuncaya, kaderleri siyasilerin iki dudağı arasından çıkarılıp özlük hakları güvence altına alınıncaya kadar yazmayı sürdüreceğiz.
1 DİLEKÇE KURUMA 1 DİLEKÇE MAHKEMEYE NİÇİN GERÇEKLEŞMELİDİR?
Kamu Denetçiliği Kurumu,haftada 40 saatten fazla çalışan Polislere, haftalık çalışma saatini aşan ek görevlendirmeler için fazla mesai ücret ödenmesi yönünde tavsiye kararında bulunmuştur.
KDK, Danıştay kararı ile birlikte 486 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Teşkilatı Kanununa eklenen ek 21.maddenin görev tazminatı olduğunu da belirtmiştir.
KDK raporu 111 madde başlığı altında kapsamlı bir şekilde hazırlanmış KARAR sonucu da 7 madde ile kurumlara tebliğ edilmiştir.
Kamu Denetiçiliği Kurumu POLİSLERİ haklı bulmuştur.
Kamu Denetçiliği Kurumu tavsiye kararını Emniyet Genel Müdürlüğüne İçişleri Bakanlığına, Maliye Bakanlığına ve Cumhurbaşkanlığı'na tebliğ etmiştir.
KDK ; 30/12/2014 karar ve tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez ve eylemde bulunulmaz ise Polislerin Hak Arama Özgürlüğünde ,Ankara İdare Mahkemesi'ne yargı yoluna gidilmesi mümkün olduğunu de belirtmiştir.
KDK kararı üzerinden 12 yıl geçmiştir. KDK 'nın karar ile belirtiği Emniyet Teşkilatı personelinin çalışma huzuru ve adaleti içinde görev ve yetkisinin insan hakları ve demokratik hukuk kurallarına bağlı bir şekilde kullanmalarını teminen;
1) Emniyet Teşkilatı personelinin çalışma ve dinlenme saatleri Anayasaya ve Uluslararası sözleşmelere uygun düzenlenmemiştir.
2) Emniyet Teşkilatı personelinin 40 saat /hafta üzerinde çalıştırılmamaları uygulanmamıştır.
3) Polislere, haftalık çalışma saatini 40 saat aşılmasında ek görevlendirmeler için fazla mesai ücret ödenmesi yönünde karar uygulanmamıştır.
Polisler 12 yıl boyunca Facebook'tan /X'ten (Twitter'dan) KDK raporunun uygulanması için tweet atıyor, sosyal medyadan sesini duyurmaya çalışıyor ama sonuç itibari ile o günden beri ne haftalık çalışma sürenin kanunlaşması ne de ek ücretin kanunlaşması yönünde bir yetkili bile açıklama yapmadı.
Tweet etkinlikleri hala yapılıyor, polisin sorunları kamuoyunda duyuldu ama bir yetkili dahi basına demeç vermedi.
Değerli Meslektaşlarım;
Son 12 yılımızın özeti budur.Son 12 yılın diğer bir özeti ise mesai davası açılmasında KDK kararı ile birlikte o günden bugüne açılan toplam mesai davası 1 tanedir o da benim öncülüğümde açılan Anayasa Mahkemesi tevdili ETK 61,ETK ek madde davasıdır. Hak Arama Özgürlüğünde Pazartesi günü itibariyle Devlet Memurları Kanunu 178.maddenin A bendi için yine Anayasa Mahkemesi tevdili davayı avukatım @avukathasanemre
Bey ile birlikte açacağız.
DMK 178/A hükmünde;
Usul Yönünden
Anayasa'nın Başlangıç, 2,6,7,8,11,13,35,50,87,91,123,128,138,153 maddelerine aykırılık,
Esas Yönünden,
Anayasa'nın Başlangıç, 2,5,10,13,17,18,48,49,50,55,56,70,90,128 maddelerine aykırılık sebepleri ile büyük davamızın ikinci aşaması gerçekleşecektir.
Böylece Emniyer Teşkilatı personeli de Hak Arama Özgürlüğü üzerine "1 Dilekçe Kuruma 1 Dilekçe Mahkemeye" diyerek yargı yoluna başvurma yolu mümkün olacaktır. İnşallah büyük davalarımız ile hak edişimizin önündeki engeller kalkacak, hep birlikte sosyal ve mali haklarımıza da kavuşmuş olacağız.
#MemurHukukDavası
POLİS MESAİ DAVAMIZ BÖLGE İDARE MAHKEMESİNDE
Emniyet Teşkilatı bünyesinde görev yapan Çarşı ve Mahalle Bekçileri ve Polis,Komiser Yrd,Komiser,Vb tüm sıralı Amirler geçmişte, 29.09.1995 tarihli ve İçişleri Bakanı onaylı “Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personelinin Çalışma Saatlerine İlişkin Esaslar” adlı tüzüğe (nizamname) göre görev yapmaktaydı.
Ancak Bekçiler 24/11/2024 itibariyle 7245 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nun 12. maddesi ile bekçilerin haftalık çalışma süresi kesin 40 saat olarak kanunla düzenlenmiştir.
1) Polisin ise kendi kanunu Emniyet Teşkilatı Kanunu'nda (61.madde ) haftalık çalışma süresi yazılı değildir, haftalık 2 gün izin hakkı yoktur, fazla çalışma koşulları ve telafisi kanun maddesinde yazılı olmadığı gibi Polis "Esaslar" isimli belgeye göre çalışmaya devam ediyor, ETK 61.maddesi Anayasa Mahkemesine havale edilmelidir davamız,
2) Polise fazla çalışma ücreti adı altında ödenen tazminat ( ETK ek 21.madde) gerçek fazla çalışma ücreti değildir. Bu maddenin dayanağı 3990 sayılı yetki yasası 1993 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.32 seneden beri kanunlaşmamıştır. Anayasa kuralı gereği yok hükmündedir. ETK ek 21.madde kuralı, Anayasa Mahkemesine havale edilmelidir davamız,
3) Haftada 40 saatten fazla çalışmanın karşılığı saat başı fazla çalışma ücreti veya her 8 saat fazla çalışma karşılığı 1 gün izin verilmesi davamız ;
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3.İdare Dava Dairesi Başkanlığında görüşülecektir. Davalı EGM Avukatının istinaf itirazı kabul görmemiştir.
Hayırlara vesile olsun.
#PolisHukukDavası nda bu aşamadaki belirsizlik ortadan kalkmış olup son savunmamızı vereceğiz. İnşallah yakın zamanda tüm Memurları ilgilendiren #MemurHukukDavası nı açacağız. Sonrada tüm memur ve memur emeklilerini ilgilendiren #TopluSözleşmeİptalDavası nı açacağız.
@avukathasanemre
Değerli abimin ve yol arkadaşımın kaleme aldığı bu anlamlı ve yürekten gelen mesaj için en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Her şeyden önce şunu belirtmek isterim ki; bu mücadele bir kişinin değil, hak ve adalet inancı taşıyan herkesin ortak mücadelesidir. Ben yalnızca bu sesin bir parçası olmayı, adım atılmamış yollarda adım atmayı, görmezden gelinen gerçekleri dillendirmeyi görev bildim.
Araştırmacı gazeteciler nasıl toplumun vicdanı oluyorsa, biz de bu teşkilatın vicdanı olmak için yola çıktık. Kimsesiz sorunların sesi, kulak ardı edilen taleplerin savunucusu olmaya çalışıyoruz.
Her zaman bilgiyle, belgelerle ve ölçülü bir dille konuşmayı kendime ilke edindim. Çünkü biliyorum ki; hakikat, sessizliğe terk edildiğinde değil, doğru zeminde ve doğru yöntemle dillendirildiğinde yerini bulur.
Destek veren, omuz veren, bu yolda elini taşın altına koyan her meslektaşımın varlığı bana güç veriyor. Bu güçle, daha adil, daha şeffaf ve daha insan onuruna yaraşır bir teşkilat yapısına ulaşmak adına elimizden gelenin fazlasını yapmaya devam edeceğiz
Unutmayalım ki: Mücadele büyüdükçe yol genişler. Yol genişledikçe, karanlık alanlar aydınlanır. Aydınlıkta ise çözüm kaçınılmaz olur.
En başından beri bu davaya gönül veren Değerli mesleknbüyüğüm Sayın @YalcinDoganVHP abime,dostlarıma bir kez daha teşekkür ediyor, birlikte yürüdüğümüz bu yolda inancımızı, kararlılığımızı ve umudumuzu asla yitirmeyeceğimizi ilan ediyorum.
Yanınızda olmaktan onur duyuyorum, desteğinizle daha da güçlüyüm.
Genel Kolluğun sosyal ve mali hakları önündeki Anayasal ihlale neden olan hususların ortadan kalkması için hukuksal davalarımızı inşallah birlikte başaracağız, birlikte kazanacağız. İnşallah böylece insanca yaşam hakkımıza kavuşacağız.
Polis memurlarımız ve mülki idari amirlerimizden gelen talepleri toplu sözleşme masasına taşıdık.
Türkiye Kamu-Sen olarak sendikalı olmayan kamu görevlilerinin de sesi olmaya ve taleplerini gündeme taşımaya devam edeceğiz.
Polis kardeşlerim sosyal medyada #polisyaşamakistiyor diye sitem ediyor.
Biz huzur içinde yaşayalım diye kelle koltukta görev yapıyorsunuz.
En iyi şartlarda yaşamak hakkınız.
Yanınızdayım.
Kıymetli polis kardeşlerim…
Uzun yıllar Polis Akademisi ve değişik kurslarda eğitim veren, 2002’den buyana polis koruması ile gezen bir insan olarak sizlerin sorunlarını en yakından bilenlerden birisiyim.
Yaşanan devlet kriziyle birlikte sizlerin yükü kat be kat artmıştır.
Yasalarda yapılan değişikliklerle cezasızlık algısı artmış, sokaklarda örgütlenen ve kartelleşen çeteler şiddeti polise yöneltecek kadar pervasızlaşmıştır.
İktidarın yönetemediği ve anlaşılan çözemeyeceği bu süreçte aklına tek gelen tek çözüm polislerimize normal bir insanın taşıyamayacağı mesai yükü yüklemektir.
Bu fiziksel ve psikolojik yüke dayanmak çok zordur.
Kıymetli polis kardeşlerim…
Haftada 260 saate varan mesai ile aynı şehirde eşinize, çocuklarınıza hasret yaşadığınızı biliyorum.
Bu mesai ve psikolojik yüke karşın sizlere reva gördükleri maaşı biliyorum.
Bu maaşla kiralarınızı ödemekte sıkıntı çektiğinizi, çocuklarınızın eğitiminde zorlandığınızı biliyorum.
Bu kadar yükün altında fedakarca çalıştığınızı, “hakkınızı ödeyemeyiz” diyenlerin hakkınızı ödemediğini ve bu yönde bir gayretleri olmadığını da biliyorum.
Ve bütün bunların sonucunda polis intiharlarının normal istatistiklerin 4 katı olduğunu da biliyorum.
Tekrar ifade edeyim; Yıllarca polis akademisi ve kurslarında sizlere ders anlatmış bir hocanız olarak sizleri tanıyorum sorunlarınızı biliyorum.
Zafer Partisi olarak polislerimizin sorunlarınızı çözmeye yönelik pek çok çalışma yaptık. İnşallah Türk polis teşkilatının sorunları Zafer partisi ile çözülecektir.
Şunu çok iyi biliyorum; kendini güven içinde hisseden bir polis teşkilatı milletin güvenliğinin sağlanması için gereken ilk şart, atılması gereken ilk adımdır. Gözlerinizden öperim.
#EmniYETİM
@grok Emniyet personelinin haftada 40 saatten fazla çalışmasına karşı personelin çalıştığı her sekiz saat için bir gün izin hakkı verilmesi yönündeki mahkeme kararı doğru mu?
Bu dava dilekçesi için 6 farklı ama aynı amaca ulaşan hukuki dava yolu demektir. Ülkedeki hukuk sistemini tek bir dava konusu ile yenmek mümkün olmazsa diyerek bu konuda 6 farklı dava içinde olacağım. Hepsini de gerekir ise tek tek dava edeceğim ama inanıyorum ki ilk dava ile birlikte haklılığımıza karar verilmesidir. Genel anlamda yüzlerce dava yolu mümkün ama buna gerek kalmayacaktır diye düşünüyorum. Hepsini tek tek dava etmeye bence gerek kalmaz 😀
Emniyet personelinin haftada 40 saatten fazla çalışmasına karşı personelin çalıştığı her sekiz saat için bir gün izin
kullandırılması gerekmekte olduğu yönünde yol gösteren Tokat İdare Mahkemesinin bu kararını ilkin davamız edindik ve önümüze engel olarak çıkartılan Emniyet Teşkilatı Kanunu ek 21.maddenin bir tazminat olduğu gerçeğini bir mevzuat +Valilik+Kamu Denetçiliği+EGM/Hukuk Müşavirliği görüşleri ile birlikte Danıştay,Bölge ve İlk Derece Mahkeme kararları ile belgeledik,yetmez deyip ETK ek 21.maddenin dayandığı kanun olan 3911 sayılı yetki kanunu Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği için davamız AYM'de aklanmalıdır dedik ve bunu bekliyoruz...
Bir yandan da...
Tokat İdare Mahkemesinin "haftada 40 saatten çalışılan fazla süre için bir ücret ödenmesi mümkün olmadığı yönünde karar veren mahkemeye göre, "
Devlet Memurları Kanunu'nun 178. maddesinin A bendinde, yapılan
fazla çalışmaların ücretle karşılanacağı haller tek tek sayılmak suretiyle açıklandığı,sayılanlar
içinde emniyet hizmetlerine ilişkin bir ibare bulunmadığından, emniyet hizmetleri sınıfı
personelinin yaptığı fazla çalışma karşılığında ücret ödenmesi mümkün değildir," denilmiş ve sonuca varan Tokat İdare Mahkemesinin bu kararı Danıştay tarafından onaylanmıştır.
Polisin haftada 40 saatten fazla çalışmasına karşılık Devlet Memurları Kanunu 178.maddenin B bendinin uygulanması gerektiği kesin ama... bu kural gerçekleşmediği için dava ettik.
Polisin haftada 40 saatten fazla çalışmasına karşılık Devlet Memurları Kanunu 178.maddenin A bendinin uygulanması mümkün değildir geçmiş tarihli bu kararlara karşı dava içinde olacağız.
AYM tevdili her iki davamızı da kazanacağız...
Polisin, Jandarmanın angarya çilesi inşallah bitecek.
Biliyor musunuz?
Bu dava konumuzda 1997 AYM kararı ile birlikte ortaya konulduğunda A ve B uzaklığı kadardır. İnşallah bu dava da AYM 'de aklanacaktır.
#polis
#Jandarma
#asker
#gümrükkoruma
#infazkoruma
Allah'ın kendisine yöneticilik verip de yönettiği kimseleri sadakat ve samimiyetle koruyup gözetmeyen kimse, cennetin kokusunu dahi alamaz.
(Buhârî, "Ahkâm", 8)
İspanya polisi; bir kişiyi 72 saat gözaltında tutabiliyor. Bu süre içinde kişiyi ya mahkemeye sevk etmesi ya da serbest bırakması gerekiyor.
Polise hakaret edilmesi ve izinsiz gösteri yapılmasına karşı ciddi ağır para cezaları bulunmaktadır, polisin sorması halinde vatandaşlar kimliğini gösterme ve üzerinde kimlik bulundurması zorunludur.
İspanya Ceza Kanunu’nda devlet otoritesine karşı gelme halinde 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve para cezası, diğer hallerde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.