Sevgili dostlar beni merak etmişsiniz, iyi değilim, iyi olmam mümkün mü ? fakat adalet mücadeleme devam etmekten başka çarem de yok! Düşünün ;herkesin şehri terkettiği dönemde bile ben yavrularımı kaybettiğim enkazda nöbet tuttum,şimdi elimde bu kadar delil varken ,bilirkişi raporu varken ,en önemlisi de “olası kastla “hazırlanmış bir iddianame ve mütalaa varken davamdan vazgeçebilir miyim? Bugüne kadar mahkeme devam ettiği için Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’e sadece “sanık “ diyebiliyorduk şimdi açık açık söylüyorum ; Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel SUÇLUDUR aldıkları ceza asla yeterli değildir , tahliye edilmelerini kabul etmiyorum , bu kararı veren heyetten şikayetçiyim.
Ben yapı olarak her zaman “neler yapabilirim “ diye düşünürüm ve mücadeleden asla kaçmam. Beni tanıyanlar bilir ;Kenara geçip ağlayan bir yapım yoktur.Şimdi de ayağa kalkıp mücadeleme devam etmek zorundayım.
“Evladımı yetiştirmek için 30 yılımı verdim ,gerekirse bir 30 yıl da onun “adaleti “ için mücadele ederim” diye yola çıkmıştım. Yol uzun,yol taşlarla döşeli ama bu anne adalet mücadelesinden asla vazgeçmeyecek. Ben söylüyorum , sizler de söyleyin ; Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel SUÇLUDUR!
Sevgili dostlar; dün görülen karar duruşmasında kolon kesen şahıslar tahliye edildi.Mahkeme heyeti tutuklu kaldıkları süreyi yeterli görmüş. Bu şahıslar 2 yıl boyunca firariydi ve bir villada tatil yaparken yakalanmıştı sadece 13ay hapis yattılar ve SUÇLU olmalarına rağmen tahliye edildiler. Ezgi apartmanında evlatlarım dahil 35 kişi hayatını kaybetti, bu hesapla her bir can için 11 GÜN hapis yatmışlar.Yazıklar olsun; suçluların alkışlarla sevinç çığlığı attığı , mağdurların ağladığı bu karara yazıklar olsun.Adalet mücadelem devam edecek ; bu kararı veren heyetten şikayetçiyim.Bu heyet davamızın görüldüğü mahkemeye yeni atandı ,göreve başlayalı bir ay oldu, savcılığın 3 yıldır takip ettiği ve olası kast talep ettiği ,sayfalarca delil olan dosyayı katıldıkları ilk duruşmada bu tahliye kararı ile sonlandırdılar.Diyecek çok söz var fakat adalet mücadeleme devam edebilmek için susuyorum, benim yerime sizler konuşun gönderilerimi paylaşın sesime ses olun lütfen.
otobüse biniyorlar kirlenmesin diye ayakta duruyorlar, camiye gidiyorlar halı kirlenmesin diye bir şey örtüp namaz kılıyorlar, afet oluyor sessiz sedasız en büyük yardımı yapıyorlar. ama hakları verilmiyor, direnişlerine sahip çıkılmıyor
Bahçeden Akustik serisini başlatırken, uzun zamandır seslendirmek istediğim ve kültürel mirasımızın en kıymetli emanetlerinden olan türkülerle yola çıktım.
“Türküler I” artık yayında.
Bu kayıtlarda, türkülerimizi mümkün olduğunca doğal, samimi ve canlı bir atmosferde seslendirmek istedik. Bahçede, dostlarla bir araya gelmiş gibi…
Bu yolculukta, Anadolu’nun sesi, gönül ustası Neşet Ertaş’ın “Yolcu” türküsünü söylemek benim için ayrı bir anlam taşıyor. Onun sözlerindeki derinlik, insanın içinden geçen o sade ama güçlü duygular, bu toprakların hafızası gibi…
Büyük ustayı saygı ve minnetle anıyorum.
Emeği geçen tüm müzisyen arkadaşlarıma ve bu yolculukta bizimle olan herkese çok teşekkür ederim.
Dinleyen herkese şimdiden keyifli seyirler ve iyi dinlemeler. 🌿
https://t.co/jYPhn3DfA1
Bahçeden Akustik serisini başlatırken, uzun zamandır seslendirmek istediğim ve kültürel mirasımızın çok kıymetli bir parçası olan türkülerle yola çıktım.
“Türküler I” artık yayında. Bu kayıtlarda, türkülerimizi mümkün olduğunca doğal, samimi ve canlı bir atmosferde seslendirmek istedik. Bahçede, dostlarla bir araya gelmiş gibi…
Albümün full konser videosu ve her türkünün ayrı ayrı performans videoları YouTube kanalımda, albümün tamamı ise tüm dijital müzik platformlarında yayında.
Emeği geçen tüm müzisyen arkadaşlarıma ve bu yolculukta bizimle olan herkese çok teşekkür ederim.
Dinleyen herkese şimdiden keyifli seyirler ve iyi dinlemeler. 🌿
Full Konser videosu:
https://t.co/jYPhn3DfA1
72 yaşında bir sanatçı çıkıp canlı söylüyor ve ses stüdyo gibi.
Adı: Fatih Erkoç.
Bugün ise 25 yaşındaki bazı “şarkıcılar” mikrofona bile autotune’suz yaklaşamıyor.
Klipte adam bir erkeğe bakıyor, Bendeniz ise sadece şarkı söylüyor.
Bu bir aşk üçgeni değil; bu, bir kadının aşkı hiç dahil olamadığı bir kayba karşı yaşaması.
90’lar popunda gizli kalmış queer anlatı budur. https://t.co/ptYPGzp0r2
Şarkının altında bir yorum var, diyor ki
"Umurlarında bile olmadığımız insanlar için bu şarkıyı dinleyip onları düşünüyoruz, düşlüyoruz, üzülüyoruz. Biz yalnızlar gerçekten çok kalabalığız."
Ahmet Yılmaz, kimsenin cesaret edemediğini yaptı: açtı ağzını, yumdu gözünü, iktidara çok sert konuştu!
Sorumlular sessiz kalmaya devam ediyor. Sizce değişim gerçekten gelecek mi?
İzlemeyeb varsa lütfen izlesin. Ne hissedeceksiniz aşırı merak ediyorum. Benim erkek vokalin girdiği andan itibaren kalbim sıkışıyo gibi oluyo ve Sezen Aksu’nun bu izlediğimiz şeyine konser diyorsak şimdikilere konser demememiz lazım.
Mesela Türk erkekleri her sorunu seks çözecek zannediyorlar.
Kadın başım ağrıyor diyor erkek ilacı bende diyor. Kadın hiçbir şeyden tat almıyorum diyor erkek ilacı bende diyor. Kadın moralim çok bozuk diyor erkek ilacı bende diyor. Sanırsın İbn-i Sina pezevenk.
Gizli depresyon çok yorucudur. Çalışıyorsun, şaka yapıyorsun, ailenle ilgileniyorsun ama zihinsel olarak çökmüşsün. İçinde bir boşluk hissi var ve bunu hiç kimse bilmiyor.