Cemaat, devletin bıraktığı nötr bir alanda kendiliğinden büyümedi. Devlet barınma, eğitim ve bakım sorumluluğunu ailelere, piyasaya ve dinî yapılara devretti. Yurtları, dernekleri ve vakıfları siyasi yakınlığına göre destekledi ya da görmezden geldi. Denetimi de herkese aynı biçimde uygulamadı.
Barınma, beslenme, eğitim ve bakımın yükü ailelere kaydı. Sosyolojinin sosyal yeniden üretim dediği bu alanı kadınların emeği, aile sorumluluğu ve hayırseverlik taşıdı. Devlet insanların ihtiyaçlarını hak olarak karşılamadı. Cemaatler yemek, yatak ve eğitimi yardım, minnet ve sadakat ilişkisi içinde verdi.
Devlet çekildiği için cemaat büyümedi sadece. Devlet bazı sorumluluklarını doğrudan bu yapılara verdi, kaynakları seçerek dağıttı ve denetimi siyasete bağladı. Biri geri çekilirken diğeri tesadüfen ortaya çıkmadı.
Cemaat insanların ihtiyacını karşılarken o ihtiyacı kendisine bağladı. Karnını doyurduğu insana borç, aidiyet ve itaat de yükledi. Devlet ile cemaat bu düzenin iki ayrı ucunda durmuyor; aynı hayatın içinde birbirlerine alan açıyorlar.
Zeyneb Duygu yazdı: Cemaat karnınızı doyurduğunda https://t.co/ApvZHHucW6 @medyascope aracılığıyla
CHP'ye yapılanlara bugün sesini çıkarmayan, ya da laf olsun diye cılız bir şekilde itiraz eden muhalefet partileri güçlendikleri an aynı durumla karşılaşacaklar. Bu ülkeyi düşünen herkes bugünkü CHP'ye destek vermek zorundadır.
@BilgicKureys@listenreadeat Bu son dönem türeyen yeni Türk Tarih yazımı tezleri uyduran tayfadan.İmza günleri falan yapıyor kitapçı Şeref’in orada.Birkaç yazısını okudum itibar edilecek birisi değil,sözde tarihçi.Zaten söylediklerine baksana.
Şunu hatırladım..;
Yıllar önce arkadaşlar da bize katıldı... Üç tekne çoluk çocuk Gökova Körfezinde dolanıyoruz. Büyük Çatı Koyu'ndayız başka da tekne yok.
Aynen böyle bir gece, ay küçük. Tepemizde milyonlarca yıldız.
Gün boyu yüzen çocuklar yorgun...
Benim teknenin müzik sistemi çok iyiydi.
Son ses açtım, "Shine On You Crazy Diamond"
Gözlerde yaşla bitene dek bekledik.
Cırcır böcekleri bile şarkı bitene kadar susmuştu.
https://t.co/RiDz9mpfWm
Sabah 6 da kalktım.
Hava o kadar güzel ki. Balkonda kahve içiyorum. Kuşlar çıvıldaşıyor. Ortalık çok sakin. Ancak bu güzellik sosyal medyaya bakana kadar devam ediyor.
Bu hayat değil. Böyle olmamalı. Anlamıyorum...Bizi bu kadar geren gündem, yaratıcılarını hiç mi rahatsız etmiyor?
Ömür Kılıçaslan’ı 11 Haziran 2014’te, çok genç yaşında, son derece talihsiz bir kazada kaybettik. Önce Çamur’un basçısı olarak tanımıştık onu, sonra Hariçten Ga…
Kaynak: 1+1 Express
Google uygulaması aracılığıyla paylaş https://t.co/dGQICu9nRc
Sermayenin İlkim kanunu diye karbon emisyon ticareti üzerinden kar elde etmeyi amaçlaması ve bunun sivil toplum tarafından yeterli tartışılmaması İklim karşıtı grupları güçlendirdi yine…Türkiyede cehaletin organize olma gücü hafife alınmamalı…
Kurtlar Vadisi bu işin baş sorumlularındandır. Tek bir bölüm bile izlemedim. İzlenmesine karşı çıktım. Koca koca adamların diziden çıkarımlar yapması bana hep komik geldi. Tutkuyla bağlı olan muhafazakar ve milliyetçi tayfa filmi çekilince akın akın, örgüt örgüt sinemalara koştu. Böyle bir ilkellik işte.
İnstagram’da dolanan Paris İklim Anlaşmasına sarmış iyi niyetine güvendiğim birçok tanıdık ama galiba yanılıyorlar.Enerjiyi mevcut problemlere yönlendirmekte fayda var.