Hakikatin Kaydını Tutmak, Adaletin Zeminini Hazırlamaktır
“Akademide Siyonist Baskı Raporu” açıklandı. Bu raporu, son zamanlarda yapılan en iyi çalışmaların başında sayarım. Hakikaten çok kıymetli bir rapor. En güzel yanı ise bir atımlık barut olmayıp, her yıl yayınlanacak olmasıdır.
Gazze’de yaşanan soykırım karşısında akademinin tutumu, yalnızca bugünün değil, yarının da sorgulayacağı bir mesele. Prof. Dr. İbrahim Özcoşar’ın dikkat çektiği üzere mesele; bilginin üretimini, hakikatin meşruiyetini ve akademinin yönünü belirleme mücadelesidir.
Bu nedenle bu rapor, yalnızca bir akademik durum tespiti değil; bugünün tanıklığını yarının hukukuna ve adaletine taşıyan bir hafıza kaydıdır.
TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci’nin ifade ettiği gibi Filistin meselesini akademiden sağlığa, ekonomiden yönetime kadar bütün boyutlarıyla ele almak ve Filistin’i unutmadan her gün yaşamak zorundayız.
Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe’nin de altını çizdiği gerçek çok önemli: Tarih Siyonizm’in yanında değildir. Zulüm ne kadar büyürse büyüsün, hakikatin üzerini ne kadar örtmeye çalışırlarsa çalışsınlar; tarih, zalimleri değil, zulme karşı direnenleri ve hakikati savunanları yazacaktır.
Bu kıymetli rapor için emek veren, ter döken akademisyenlerimizi tebrik ediyor; çalışmalarının çoğalmasını diliyorum. Başta Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.İbrahim Özcoşar olmak üzere, emeği geçen tüm hocalarımıza, değerli katılımcılara ve Siyonist zulmün akademi boyutunu ortaya koyarak hakikatin kaydını tutan araştırma ekibine gönülden teşekkür ediyorum.
Gazze için adalet, akademi için özgürlük, insanlık için hakikat vazgeçilmezdir.
🔎Rapor: https://t.co/DwQEj9Ge8i
@mardinartuklu@tugvaTR@ibrahimozcosar@osmannnurika@destekfilistine@kadimakademi
#AkademikSumud #ÖzgürAkademi
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI HAYIRLI OLSUN
Okul öncesinden liseye uzanan eğitim yolculuğuna ilk adımı atan miniklerimiz, bir üst sınıfa geçerek başarılarını pekiştiren öğrencilerimiz ve bu yıl LGS ile YKS heyecanı yaşayacak gençlerimizden oluşan milyonlarca öğrencimiz ve 1 milyonu aşkın fedakar eğitim çalışanımız için yarın ilk ders zili çalıyor.
Her eğitim öğretim yılı başında okul bahçelerinden taşan bu büyük heyecan ve neşe, velilerimizin gururuyla birleşerek ülkemizin aydınlık geleceğine duyduğumuz inancı pekiştirmektedir.
Geleceğimizin teminatı olan ve yarınlara duyduğumuz güvenin kaynağını oluşturan tüm öğrencilerimize zihin açıklığı ve muvaffakiyetler diliyoruz.
Öğrencilerimizi büyük bir özveriyle hayata hazırlayacak kıymetli öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize, memurlarımıza ve yardımcı hizmetler çalışanlarımıza kolaylıklar temenni ediyoruz.
2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı öğrencilerimize, eğitim camiamıza, velilerimize ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun.
#İlkDersZili #YeniEğitimÖğretimYılı
EYLEM KARARLARIMIZI YENİLEDİK
Eğitim çalışanlarının yaşamaya devam ettiği 5 sorunun ortadan kaldırılması için önceki eğitim ve öğretim yıllarında aldığımız eylem kararlarımızı, yeni eğitim öğretim yılını kapsayacak şekilde yeniledik.
Eylem kararlarımızın nedeni olan konular
1.İkinci Nöbet Görevleri
2.Mesai Dışı Zorunlu Mesleki Çalışmalar
3.Zorunlu Görevlendirmeler
4.Öğrenci Gelişim Raporları
5.Kılık Kıyafet
Eğitim-Bir-Sen olarak yetkililerden beklentimiz, eğitim çalışanları ile kurumlarını karşı karşıya getiren uygulamalara son verilmesi ve yaşanan sorunların kalıcı çözümlerle ortadan kaldırılmasıdır.
Haber için: https://t.co/RfXIFpPj0A
Hakikati ifade erdemdir
GOP Rektörü Sn. Fatih Yılmaz; atılan adımın kıymetini belirten, hakikati dile getiren ifadeleri takdir edilmesi gerekirken, bazı bedavacıları, araklayıcıları rahatsız etmiş.
“8.Dönem Toplu Sözleşme Kararı” diye YÖK’ün yazısında da ifade edilmesine ve atıfta bulunulmasına rağmen bazı yapıların emeğimizi gölgeleyip, kazanımımızı kendilerine yontma yarışı kifayetsizliklerindendir.
Duyarlı yaklaşımı için YÖK Başkanımızı takdir, yetkili sendika olarak hakkımızı teslim eden paylaşımı için Rektör Sn.Yılmaz’a teşekkür ediyorum.
YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDEN YEDİ TEPE UZAKTA
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde bir öğrencinin taşıdığı “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” yazılı ayet mealine yönelik müdahale, inanç ve ifade özgürlüğü açısından son derece vahimdir.
Kısa süre önce Yeditepe Üniversitesinde öğrencilerin Gazze’ye destek eylemlerinin engellendiğine, ibadet imkanlarının kısıtlandığına, mescit taleplerinin görmezden gelindiğine, Ramazan ayında iftar programlarına zorluk çıkarıldığına, haklı taleplerini dile getirdiklerinde disiplin soruşturmalarıyla tehdit edildiklerine dair iddialara dikkati çekmiş, üniversite yönetimini şeffaf, tatmin edici ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etmiştik.
O gün bu iddiaları reddetmekle yetinenlerin, bugün doğruluğu emreden bir Kur’an ayetinin hukuk fakültesinin mezuniyet töreninde mesaj olarak paylaşılmasına dahi tahammül edilmemesi ve öğretim üyelerinin bu tahammülsüzlüğü “İşte Yeditepe Üniversitesi ruhu” sözleriyle yüceltmesi karşısında atacakları adımı görmek istiyoruz.
Aynı sahnede siyasi içerikli dövizlere alan açılırken, bir ayetin engellenmeye çalışılması tam anlamıyla şuursuzluktur. Bu tablo, her defasında özgürlük söyleminin arkasına saklanmaya çalışan yasakçı, tek tipçi ve İslamofobik zihniyeti bir kez daha deşifre etmiştir.
Hukuk fakültesi öğrencilerinin mezuniyet töreninde hukukun, özgürlüğün ve insan onurunun ayaklar altına alınması göstermektedir ki bu üniversite, hak ve özgürlüklerden yedi tepe uzaktadır.
Yeditepe Üniversitesi yönetiminin olayla ilgili inceleme başlattığını duyurması yetmez. Zira kamuoyuna yansıyan iddialar ve mükerrer hadiseler göstermektedir ki mesele münferit bir taşkınlık değil, kampüs içinde dindar öğrencilere yönelen sistematik bir tahammülsüzlük iklimidir. Yeditepe Üniversitesi yönetimini üniversite içinde dindar öğrencilere dönük baskı ortamını sonlandırmaya, çağ dışı İslamofobik eylemlere karşı açık ve net tavır alarak ağır yaptırımlar getirmeye ve mağdur edilen öğrenciden ve kamuoyundan özür dilemeye davet ediyoruz.
YÖK’ün konuya ilişkin soruşturma başlatmasını önemli buluyor, soruşturmanın ivedilikle, titizlikle ve şeffaf biçimde sonuçlandırılmasını, sonucunun da kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz.
Bu hadisenin üzerinin kapatılmasına, “münferit” denilerek geçiştirilmesine ve geride bıraktığımız 28 Şubat’ın karanlık dehlizlerinin yeni örneklerinin sergilenmesine ve İslamofobik dayatmaların normalleştirilmesine müsaade etmeyeceğiz.
İnancına, değerlerine ve ifade özgürlüğüne sahip çıkan her bir gencimizin yanındayız.
BİZ VARIZ !
Doğu’dan batı’ya, köyden şehire, sınıftan kampüse… Her yerde biz varız.
Nerede bir eğitim çalışanı varsa oraya ulaşan selamımız, karabulutları dağıtıp umudu yeşerten güleryüzümüz vardır.
Nerede bir sorun varsa orada çözüm için emeğimiz, mağdurlarla dayanışmamız, sorunlarla mücadelemiz ve nihayetinde alın teriyle elde edilmiş kazanımlarımız vardır.
Yani nerede bir eğitim çalışanı varsa orada Eğitim-Bir-Sen vardır.
444 bin 429 üyemizle birlikte verdiğimiz mücadeleyle bugün yalnızca Türkiye’nin en büyük eğitim sendikası değil eğitimcilerin yerelden evrensele uzanan hür ve güçlü sesiyiz.
#EğitimBirSen #İyikiEğitimBirSenVar
RESMİ GAZETE, REKOR ÜYE SAYIMIZI TESCİLLEDİ
Yayımlanan tebliğ ile rekor üye sayımız ve Türkiye’nin en büyük sendikası olduğumuz bir kez daha tescillendi.
“4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin 2026 Temmuz İstatistikleri Hakkında Tebliğ” Resmi Gazete’de yayımlandı.
444 bin 429 üyeye ulaşarak ülkemizin sendikacılık tarihinde kırdığımız rekor, tebliğ ile tescillenmiş; sendikal mücadelemizin zirvedeki yeri bir kez daha resmiyet kazanmıştır.
Eğitim-Bir-Sen olarak eğitim, öğretim ve bilim hizmet kolunda bir kez daha “Genel Yetkili Sendika” olma başarısını gösterirken aynı zamanda “Türkiye’nin en büyük sendikası” ünvanımızı perçinledik.
Sendikamıza üye olan yaklaşık 16 bin eğitim ve bilim çalışanının teveccühü, soylu mücadelemizin sahadaki güçlü karşılığını ortaya koymaktadır.
Konfederasyonumuz Memur-Sen de 1 milyon 130 bin 8 üye sayısıyla Türkiye’nin en büyük konfederasyonu olma ünvanını sürdürmektedir.
Eğitim-Bir-Sen’i yalnızca genel yetkiye taşımakla kalmayıp Türkiye’nin en büyük sivil toplum hareketi yapan, akıl ve alın teriyle bu başarıya omuz veren fedakar teşkilatımıza ve üyelerimize teşekkür ediyoruz.
#TürkiyeninEnBüyükSendikası #EğitimBirSen #RekorumuzResmiGazetede
SİYASETÇİNİN ÇAPSIZI MUHALEFETİNİ SENDİKAYA YAPAR!
CHP İzmir Milletvekili Salih Uzun'un Konfederasyonumuzu, Genel Başkanımız Ali Yalçın'ı ve milyonlarca kamu görevlisinin demokratik iradesini hedef alan son paylaşımı; bilgiye değil algıya, gerçeğe değil siyasi hesaplara dayanmaktadır.
Sayın Uzun'u, zaman zaman kamu görevlilerinin emeği üzerinden siyaset üretmek adına gerçekleri çarpıtan açıklamalarıyla hatırlıyoruz. Son paylaşımı da ne yazık ki bu alışkanlığının yeni bir örneğidir.
Öncelikle bilinmelidir ki; memur ve memur emeklilerinin maaş artış sistemi ile SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin artış sistemi aynı değildir. Dolayısıyla iki farklı statüyü yalnızca altı aylık enflasyon oranı üzerinden karşılaştırıp "sendika olmasaydı daha fazla zam alınırdı" demek; ya sistemi bilmemekten ya da kamuoyunu bilinçli şekilde yanıltma çabasından kaynaklanmaktadır.
Memur ve memur emeklilerinin maaş artışları, 4688 sayılı Kanun kapsamında belirlenen toplu sözleşme hükümleri ile enflasyon farkının birlikte uygulanmasıyla oluşmaktadır. Toplu sözleşme hiç yapılmamış olsaydı, kamu görevlileri yalnızca enflasyon farkıyla yetinmek zorunda kalacak; toplu sözleşmeyle elde edilen ilave artışlardan ve yüzlerce mali, sosyal ve özlük hakkından mahrum kalacaklarını ya bilmeyecek kadar konuya yabancı yada ana muhalefet görevini yapamayan çapsızlığıından kaynaklanıyor
Hatırlatmak isteriz ki; 2026 Ocak ayında kamu görevlileri %18,60, SSK ve Bağ-Kur emeklileri ise %12,19 oranında artış almıştır. O gün Memur-Sen'in mücadelesi sayesinde oluşan farkı görmeyenlerin, bugün dönemsel farklar üzerinden algı üretmeye çalışması en hafif ifadeyle tutarsızlıktır. Zira Ocak ve Temmuz dönemlerinde oluşan farklılıklar, toplu sözleşme ve Hakem Kurulu kararlarından kaynaklanan teknik bir sonuçtur. Bunu bilmemek eksikliktir; bilip de gizlemek ise kamuoyunu yanıltmaktır.
Üstelik toplu sözleşme yalnızca maaş artışı demek değildir. Memur-Sen'in mücadelesiyle bugüne kadar 1.124 kazanım elde edilmiş; CHP’ye rağmen toplu sözleşme ikramiyesi hayata geçirilmiş, 3600 ek gösterge düzenlemesi önemli ölçüde uygulanmış, sözleşmeli personel kadroya geçirilmiş, koruyucu giyim ve sosyal yardımlar genişletilmiş, görevde yükselme, izin, tayin ve çalışma hayatına ilişkin yüzlerce düzenleme kamu görevlilerinin lehine sonuçlanmıştır.
Bugün kamu görevlilerinin yararlandığı sayısız mali, sosyal ve özlük hakkının altında Memur-Sen'in kararlı mücadelesi vardır.
Öte yandan Memur-Sen, mevcut artış oranlarını hiçbir zaman yeterli görmemiş; tam aksine her platformda memurun hakkı olan daha fazlasını talep etmiştir. 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde; refah payı, taban aylığa seyyanen artış, gelir vergisi adaleti, kira ve büyükşehir tazminatı, 1. dereceye 3600 ek göstergenin eksiksiz uygulanması, memur emeklilerinin aylıklarının güçlendirilmesi ve çok sayıda mali-sosyal düzenleme masaya taşınmış; yetersiz teklifler ise açık biçimde reddetmekle kalınmamış emek hareketinin en büyük miting ve yürüyüşleri gerçekleştirilmiştir.
Biz sendikacılığı sosyal medya üzerinden slogan üretmek değil; masada müzakere etmek, meydanda mücadele etmek, gerektiğinde yargı yoluyla hak aramak olarak görüyoruz.
Bir milyonu aşkın üyesiyle Memur-Sen yetkisini siyasi partilerden değil, kamu görevlilerinin özgür iradesinden almaktadır.
Sayın Uzun, sendikaları hedef almak yerine CHP İzmir Milletvekili olarak İzmir’de ücretlerini alamayan belediye işçilerinin ve haklarını aramak için greve çıkan emekçilerin yanında olmayı tercih etseydi daha isabetli olurdu.
Keşke kamu görevlilerinin refah payı, vergi adaleti ve ekonomik kayıplarının giderilmesi konusunda da aynı gayreti gösterebilseydi.
Memur-Sen, dün olduğu gibi bugün de kamu görevlilerinin alın terini, emeğini ve hukukunu savunmaya; yeni kazanımlar üretmeye ve mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.
Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin ile bir araya geldik
Görüşmemizde, 2025-2026 eğitim-öğretim yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak yeni eğitim-öğretim dönemine dair eğitim çalışanlarımızın talep ve beklentilerini paylaştık.
@tcmeb | @Yusuf__Tekin
Munzur Üniversitesi ve muzur işler…!
Karaman Valiliği’nin izin vermediği ama Tunceli Munzur Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı bir gösteri ve mizah adı altında üniversite gençliğine yapılan siyasi (!) telkinler üzerinden birkaç gündür tartışma var ve bugün #KenanPekerGitsin hashtagı açılmış.
Rektör Kenan Peker’in hukuk tanımaz işleri ve üniversitede yaşananlar "Buradan Fizan'a yol olur."
Oğuz Atay’ın dediği gibi “Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın… Sussan acıtır, konuşsan kanatır.”
@tcbestepe | @YuksekogretimK
📍 EĞİTİMDEN BİR KARE’DE “SANAT, EMEK VE KÜRESEL DAYANIŞMA” BULUŞTU
İstanbul EdUnion Forum 2026 kapsamında farklı ülkelerden gelen eğitim sendikası liderlerimizin de katılımlarıyla gerçekleştirdiğimiz Eğitimden Bir Kare 8. Fotoğraf Yarışmamızın sergi açılışı ve ödül töreniyle anlamlı bir günü geride bıraktık.
55 ülkeden eğitim ve emek temsilcilerini aynı çatı altında buluşturan İstanbul EdUnion Forum’un küresel dayanışma ikliminde; eğitimin yalnızca sınıflarda değil, sanatın estetik gücüyle de insanlığın ortak hikayesine dokunduğunu bir kez daha tanıklık ettik.
Katılımlarıyla programımıza değer katan jüri üyelerimize ve eğitim hikayelerini kadrajlarıyla geleceğe taşıyan fotoğraf sanatçılarımıza teşekkür ediyoruz.
#EğitimdenBirKare
Hak arama mücadelesine saygı gösterilmeli; öğretmenlerimizin mesleki onur ve saygınlığı korunmalıdır
Özel okullarda çalışan meslektaşlarımızın özlük haklarının geliştirilmesi, kamuda çalışan öğretmen kadar mali haklara sahip olması gerektiğini bugüne kadar defaatle dile getirdik. Yine mülakat mağduru öğretmen adaylarının sesine kulak verilmesi ve olumsuz sonuçların telafisi için hukuk yardımı başta olmak üzere her türlü desteği verdik. Nerede bir haksızlık görmüş isek itiraz etmeye, hakkın tesisi için çalışmaya devam ediyoruz.
Hak sahiplerinin, mağdurların, bu haklı davalarının siyaset malzemesi yapılması ne kadar yanlış ise seslerinin duyulması için destek olma gayretinde olanlara orantısız müdahale edilmesi de o derece yanlıştır. Sorumluluk sahibi herkesin, toplum vicdanında kabulü mümkün olmayan her türlü davranıştan kaçınması elzemdir.
Özel okul öğretmenlerimizin özlük hakları ve emek mücadelesini destekliyor, mülakat mağduru öğretmen adaylarımıza sahip çıkmaya devam ediyoruz. Mağduriyet görülmeli hakları bir an önce verilmelidir.
Hak arama mücadelesine saygı gösterilmesi çağrımızı bir kez daha tekrarlıyor; meslektaşlarımızın, mesleğin onurunu hiçe sayan uygulamalara maruz bırakılmasını kabül etmiyoruz.
📍 İstanbul EdUnion Forum 2026
2018’de küreselleşmenin eğitim ve sendikaları metalaştıran yönünü; 2022’de ise krizlerin faturasının işçiye, emekçiye ve öğretmene yüklenemeyeceğini uluslararası geniş katılımlı sempozyumlarımızla gündeme taşımıştık.
Bugün ise karşımızda tekil bir kriz değil, bütün boyutlarıyla Belirsizlik Çağı var.
Belirsizlik artık geçici bir dönem değil, küresel bir gerçekliktir. Bu gerçeklik karşısında eğitim ve emek politikalarını yeniden düşünmek, ortak aklı büyütmek ve küresel dayanışmayı kurumsallaştırmak zorundayız.
Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Kurulu’nda, Filistin’in geçici gözlemci statüsüne yönelik tahammülsüzlük karşısında uluslararası emek hareketinin gösterdiği onurlu duruş, bize bir kez daha göstermiştir ki; belirsizliklerin arttığı dönemlerde güveni yeniden inşa edecek olan şey güç siyaseti değil, dayanışma, hukuk ve insanlık değerleridir.
Bu yıl 55 ülkeden 132 sendika yöneticisiyle yeni ve süreklilik arz eden bir konsepte adım atıyor; İstanbul EdUnion Forum ile eğitimde küresel dayanışmanın kalıcı zeminini inşa ediyoruz.
Forum, sadece entelektüel bir egzersiz değil; küresel kapitalizm çarklarında ezilen insanın, emeğin ve onun geleceğini kuracak olan eğitimin merkeze alındığı büyük bir buluşmadır.
İnsanlık tarihinin her büyük kırılma döneminde yeni umutlar, yeni fikirler ve yeni dayanışmalar doğmuştur. Bugün İstanbul’da bir araya gelen bizler de yalnızca mevcut sorunları konuşmak için değil, geleceği birlikte inşa etmek için buradayız.
Belirsizlikler çağında yaşıyor olabiliriz; ancak örgütlü emek, nitelikli eğitim ve güçlü dayanışma bir araya geldiğinde hiçbir kriz insanlığın umudundan daha büyük değildir.
Unutmayalım ki belirsizlikler ve yıkıcı riskler ne kadar büyük olursa olsun, dayanışmamız ve adalet inancımız daha büyüktür. Ortak sorunlarımıza ortak çözümleri yine bizler üreteceğiz.
İki gün boyunca düzenleyeceğimiz panel ve çalıştaylarda;
• Savaş ve zorunlu göçün eğitim sistemleri ile çalışma hayatına etkilerinden
• Dijital devrim ve yapay zekaya
• Küresel yoksulluktan kadın emeğine
• Engelsiz eğitimden güvenceli istihdam ve sendikal haklara kadar dünyanın ortak meseleleri için bir aradayız.
İstanbul’dan dünyaya seslendik:
Yaşasın küresel dayanışmamız!
Yaşasın emeğin ve eğitimin soylu mücadelesi!
#İstanbulEdUnionForum | #EğitimBirSen | #EğitimVeEmek | #KüreselDayanışma
📍 İstanbul EdUnion Forum 2026 Başladı
Doğu ile Batı’nın, Asya ile Avrupa’nın, geçmiş ile geleceğin kesişim noktası İstanbul’da; 55 ülkeden 132 sendikacı liderle, eğitimde küresel dayanışmanın yeni platformu İstanbul EdUnion Forum 2026 çatısı altında buluştuk.
Açılış törenimizi; Milli Eğitim Bakan Yardımcımız Sayın Cihad Demirli, İstanbul Valimiz Sayın Davut Gül, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yusuf Alpaydın, Eğitim Enternasyonali Temsilcisi Dalila El-Barhami ve dünyanın dört bir yanından gelen sendikacı liderlerin teşrifleriyle gerçekleştirdik.
Emeği, eğitimi, insan onurunu ve ortak geleceğimizi savunmak için İstanbul’dan dünyaya güçlü bir dayanışma iradesi ortaya koyduk.
Çünkü biliyoruz:
Küresel belirsizliğin panzehiri küresel dayanışmadır.
Biz; emeği kutsal bilen, bilgiyi ahlakla buluşturan eğitimciler ve emekçileriz. Bu karanlık çağı aydınlatacak olan meşaleyi birlikte taşıyoruz.
Eğitimcilerin küresel dayanışma platformu olarak yapılandırdığımız İstanbul EdUnion Forum 2026’nın logosunu da ilk kez tanıttığımız uluslararası buluşmamızın temasını, “Küresel Belirsizlikler Çağında Eğitim ve Emek: Ortak Sorunlar, Ortak Çözümler” olarak belirledik.
Forumumuza; Eğitim Enternasyonali’nin yanı sıra Arap Öğretmenler Birliği, Arap Eğitim Örgütü ve Asya, Avrupa, Afrika ile Güney Amerika’dan çok sayıda eğitim sendikası temsilcisi katılıyor.
#İstanbulEdUnionForum | #EğitimBirSen | #EğitimVeEmek | #KüreselDayanışma
Ödüller Sahiplerini Buldu !
Ödül alan; iİlim, irfan ve hikmet yolunda şuurlu gençlik” idealiyle 7 ilçede, 25 okulda uygulanan yarışmalarda dereceye giren öğrencilerimizi ve danışman öğretmenlerimizi tebrik ediyorum.
Eğitim-Bir-Sen İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Yusuf Sabaz’ın şahsında şube alanımızda Genç Memur-Sen Temsilcimiz olan Mehmet Yiğit İlkun başta olmak üzere gençlerimize, emek veren tüm teşkilatımıza teşekkür ediyorum.
“Bir Bilenle Bilge Nesil” Kitap Okuma ve Kompozisyon Yarışması Ödül Törenini Gerçekleştirdik
Eğitim-Bir-Sen) İstanbul 5 No'lu Şube alanında Genç Memur-Sen tarafından organize edilen, 3 kitap üzerinden yürütülen ve 500’ü aşkın öğrencinin dahil olduğu proje başarıyla yürütülerek final programında dereceye girenlere ödüller dağıtıldı.
Kaybedeni olmayan yarışma dediğimiz Bir Bilenle Bilge Nesil Kitap Okuma Projemiz 10 yıldır istikrarla devam ediyor. Şimdiye kadar milyonlarca kitabın okunduğu, 1 Milyona yaklaşan öğrencinin katılmış olduğu, yüzbine yaklaşan öğretmenin görev aldığı proje bir eğitim sendikasının yapabileceği en güzel sosyal sorumluluk projesi diyebiliriz.
İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, eğitim yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve velilerin katılımlarıyla Hacı Bektaş Veli Anadolu Lisesinde gerçekleştirilen program tek kelimeyle mükemmeldi.
💬 Hayata ve eğitim dünyamıza sanatın estetik değerini katmak, eğitimin değişen sorunlarına farklı bakışlar geliştirmek için sanat, edebiyat ve kültür alanında çalışmalar yapmaya devam ediyoruz.
💬 Bu yıl da büyük bir ilgiye mazhar olan Eğitimden Bir Kare 8. Ulusal Fotoğraf Yarışmamıza 700 farklı katılımcıdan, her biri ayrı bir bakışı, emeği ve hikayeyi taşıyan 2 bine yakın fotoğraf başvurusu yapıldı.
💬 Eğitim Temalı 9. Uluslararası Kısa Film Yarışmamızda ise yaklaşık 300 başvuru ile Endonezya’dan Bangladeş’e, Suriye’den Kazakistan’a, Kırgızistan’dan İran’a, Irak’tan Yemen’e, Çin’den Mısır’a, Azerbaycan’dan Arnavutluk’a uzanan geniş bir coğrafyadan eserleri buluşturduk.
💬 Yarışmalarımız, eğitim dünyasının hikayelerini görünür kılan, öğretmenin emeğini, okulun ruhunu ve insanın hakikat arayışını sanatın diliyle anlatan güçlü bir kültür-sanat mecrasına dönüşmüştür.
#EBSkısafilm #EğitimdenBirKare #BugününYarınlarınVeKalıcıİşlerinSendikası
KISA FİLM VE FOTOĞRAF YARIŞMALARIMIZDA DERECEYE GİREN ESER SAHİPLERİNE ÖDÜLLERİNİ TAKDİM ETTİK
Eğitim temalı “Uluslararası 9. Kısa Film” ile “8. Eğitimden Bir Kare Fotoğraf” yarışmalarımızın ödül törenini, İstanbul EdUnion Forum 2026 açılışımızın ardından İstanbul’da gerçekleştirdik.
Törenimizi Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yusuf Alpaydın, İstanbul EdUnion Forum 2026 katılımcısı sendika liderleri, jüri üyelerimiz, dereceye giren eser sahipleri ve çok sayıda davetlinin katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirdik.
Kadrajını eğitime çeviren, eğitimin hikayesini sinema ve fotoğraf sanatıyla görünür kılan tüm sanatçılarımıza teşekkür ediyor; ödüle layık görülen eser sahiplerini tebrik ediyorum.
#EBSkısafilm #EğitimdenBirKare #BugününYarınlarınVeKalıcıİşlerinSendikası