“İnsan haklarına ve meslektaşlarımızın ortak emeğine sahip çıkmak”
En temel haklarımız için bile mücadele ediyorsak hangi gemide olduğumuza iyi bakmak, değişmek ve kazanmak için @degisim_avukat
ANAYASAYI SAVUNMAK, ÖZGÜRLÜKLERİ SAVUNMAKTIR
Cumhuriyete, insan haklarına ve meslektaşlarımızın ortak emeğine sahip çıkıyoruz. Hedef göstermeye karşı sözümüz net:
Hamaset değil, hukuk ve dayanışma kazanacak. @ibrahimkaboglu
Keşif sonrası yaptığımız açıklamayı belediye yetkililerinin avukatı İrfan Öge provake etti!
‘’15 yaşında çocuklarınızı niye gönderdiniz'' diye utanmadan bize yöneltilen soru, ‘’15 yaşında çocukların çalıştırıldığı bir yer neden denetlenmedi, neden göz yumdunuz?’' diye sorumlulara yöneltilemiyor. Keşifte sorduğumuz sorular kesiliyor keşif sonrası yaptığımı açıklamaya karşı taraf istediği gibi provakasyon yapabiliyor.
Siz ne yaparsanız yapın bizler bütün sorumlular ceza alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz!
#DilovasıİçinAdalet
Dün Çağlayan Adliyesi önünden 12.30 sıralarında gözaltına alınan üyelerimizden Av. Cem Gök’ün ifadesi gece 01.00’de, Av. Tuğba Yılmaz’ın ifadesi gece 03.30’da, Av. Berfin Karaşah’ın ifadesi 03.50’de, Av. Gülyeter Aktepe’nin ifadesi sabaha karşı 05.00 civarı alınmıştır.
Basın açıklamamızı Şengül Yılmaz'ın kızı Emine Nur Aldeniz okudu:
BASINA VE KAMUOYUNA
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri olarak 8 Kasım 2025 tarihinde yaşadığımız katliamda kaybettiğimiz canlarımızın hesabını sormak için canla başla çabalıyoruz. Bu süreci, Gebze’den kaçırılan mahkeme önlerinde günlerce bekleyerek, halkımızın da desteği ile kent meydanlarında nöbetler tutarak, kurum önlerinde basın açıklamaları yaparak geçirdik. Bugün yine bir basın açıklaması için Gebze Adliyesi önünde toplandık.
Açılan kamu görevlileri dosyasına ilişkin 1 aydır savcılık ve mahkeme arasında dosyanın ve sorumluların tespitinin geliştirilmesiyle alakası olmayan, tamamen zaman kazanmaya ve göstermelik bir hukuka uygunluk kovalayan bir "iddianamenin iadesi" süreci yaşanıyor. 17 ağustos pazartesi itibariyle bu oyalamanın son bulduğunu, iddianamenin kabul edildiğini dosyaya giren evraklardan ancak tahmin edebiliyoruz. Mahkeme ve savcılık arasında yaşanan bu görüş ayrılığının dosyanın esasına ve sorumluların tespitine ilişkin kayda değer hiç bir yanı yoktur. Görüyoruz ki davada ve kabul edilen iddianamede sadece Dilovası Belediyesi yetkilileri sanık olarak yargılanıyor. Dilovası Belediye Başkanı ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı davada sanık olarak yer almıyor. Dava için hazırlanan iddianamenin dayandığı bilirkişi raporu yetersiz. Sanık olarak yargılanan kamu görevlileri az. Soruyoruz; Bugüne kadar hiçbir önlem almamış, Akat’ların bin türlü usulsüzlükle çocuklarımız, eşlerimiz, annelerimiz, babalarımız üzerinden zenginleşmesine göz yummuş bakanlıklar neden yargılanmıyor? Kocaeli Büyükşehir Belediyesi neden yargılamıyor? İşkur ve SGK neden yargılanmıyor? Aynı zamanda hazırlanan dava dosyasında Dilovası Belediyesi yetkilileri bilinçli taksirle hareket ettikleri iddiası ile yargılanmaktadır. Kimyevi madde ile üretim yapan bir işyerinin hiçbir şekilde inceleme ve denetimden geçmemesi, ve bu denetimsizlik sonunda, çıkan yangında yitip giden canlarımızın ölümünün bir değeri olmadığı anlamına gelmez mi? Sanıkların olası kast ile hareket ettikleri daha ne kadar açık olmak zorunda?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı kendi görev ve sorumluluk alanlarında olan denetlemeleri yapmamış, işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli raporları düzenlememiş, önlemleri aldırmamıştır. Belediyelerin diğer kamu kurumları ile görev ve sorumluluk alanları içerisinde işbirliği yapmak gibi sorumlulukları söz konusu iken Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Dilovası Belediyesi arasında herhangi bir işbirliği yapılmamıştır. Dilovası Belediyesi, işyerine ruhsat vermemesine rağmen işyeri faaliyetine göz yumulması, zabıta tarafından yapılan denetimlerde herhangi bir yaptırım uygulanmaması, yangın denetimi yapılmaması, itfaiye raporu alınması zorunluluğunun denetlenmemesi, ÇED raporu olup olmadığının araştırılmaması nedeniyle sorumludur ancak sadece birkaç yetkili yargılanmaktadır. Biz bunu kabul etmiyoruz!
Yukarıda saydığımız bakanlıklar davada sanık olarak yer almamaktadır. Aylardır süren adalet mücadelemizde en çok değindiğimiz nokta bu olmasına rağmen herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini görüyoruz ve bunu kabul etmiyoruz. Bugün burada sorumluları bir kez daha haykırmaya geldik. Bizi oyalamayın. Tüm sorumluları dosyaya dahil edin. Dosya üzerinden yapılacak tutuk incelemesi öncesi tekrardan söylüyoruz.
Dilovası işçi Katliamı Aileleri olarak sevdiklerimiz için ve başka işçi katliamları olmaması için davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz!
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri
#DilovasıİçinAdalet Herkes İçin Adalet!
NATO toplantısı gerekçesiyle tutsak edilen meslektaşlarımız Av. Ezgi Önalan, Av. Doğa İncesu, Av. Yunus Emre Işık, Av. Semra Demir ve Av. Kürşat Bafra derhal serbest bırakılsın!
#SavunmayaÖzgürlük
Kaza değil katliam hesabı sorulacak!
9 aydır vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. İş cinayetleri kaza, kader değil, önlenebilir ölümlerdir demeye, adalet talebimizi yinelemeye devam edeceğiz.
#DilovasıİçinAdalet
#DiloavasıİçinAdalet
Mahkeme heyeti tutukluluk devam kararı verdi.
3’ü çocuk 7 işçinin yanarak hayatını kaybettiği Dilovası Katliamı Davası'nın 3. duruşması Kandıra Cezaevi Kampüsü'nde görüldü.
Bugün görülen duruşmada Dilovası İşçi Katliamı Aileleri ve avukatları beyanda bulundu. Savcının tutukluluk ve adli kontrol devam talebine karşı tutuklu sanıklar ve avukatları beyanda bulundu. Mahkeme Heyeti, tutukluluk devam kararı vererek duruşmayı 8 Eylül tarihine erteledi.
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri ve avukatlar, duruşma sonrası Kandıra Cezaevi önünden seslendi: "İşçiler ölüyor AKP izliyor"
Ailelerin avukatlarından Uğur Çelebi, duruşmaya ilişkin bilgilendirme yaptı.
#DiloavasıİçinAdalet
3’ü çocuk 7 işçinin yanarak hayatını kaybettiği Dilovası İşçi Katliamı Davası'nın 3. duruşması Kandıra Cezaevi Kampüsü'nde görüldü.
Mahkeme heyeti tutukluluk devam kararı vererek duruşmayı 8 Eylül tarihine erteledi.
Dilovası Katliamı'nda hayatını kaybeden Tuncay Yıldız'ın oğlu Alihan Yıldız:
"Bütün sorumlular yargılansın istiyoruz. Kamu görevlileri yargılansın istiyoruz. Geçtiğimiz duruşmada tahliyeler oldu bunu istemiyoruz. Patronlar bu deponun kendilerine ait olduğunu inkar ediyor!
Babamın telefonuna ulaşmaya çalışıyoruz. En son hastanede sinyal vermiş o günden beri ulaşamadık telefona.. Babamın telefonunda bütün yazışmalar var"
Sanıklar Ali Osman Akat, İsmail Oransal,Altay A.Oransal,Gökberk Güngör,Abdurrahman Bayat'ın tutuk hallerinin devamına karar verildi.
Kamu görevlileri hakkında düzenlenen iddianame üzerinden davaların birleşmesi bekleniyor. 08 eylül 10:00'da yeni sanıklarla davaya devam edilecek.
#DiloavasıİçinAdalet
Dilovası Katliamı Davası'nda tutuklu patronlar telefon ve bilgisayar şifrelerini vermeyi reddetti.
Altay Ali Oransal:
"Kız arkadaşıma aldığım doğum günü hediyesini, 5 liralık alışveriş fişini bile günlerce konuştular.
İsmail Oransal: "Twitter'da yayınladılar"
"Bu dava medyatik olduğu için değiştirerek yayınlıyorlar"
🔺️ 3’ü çocuk 7 işçinin yanarak hayatını kaybettiği Dilovası Ravive Kozmetik yangını davasının 3. duruşması Kandıra Cezaevi Kampüsü'nde görülüyor.
Duruşmayı Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Arslan, CHP PM Üyesi Baran Seyhan, Gebze Sendikalar Birliği, Nakliyat-İş, Birleşik Metal-İş, Petrol-İş, DGD-Sen, Umut-Sen, ÖHD, ÇHD ve ASİ avukatlar grubu, Kocaeli Baro başkanı Caner Karakadılar takip ediyor.
🔺️Mahkeme Başkanı gelen giden evrakları okudu; Rebull Kozmetik yetkililerinin tanıklığı talimat ile 23 Kasım 2025 tarihinde alınacak. İsmail Oransal adına kayıtlı hatlara ilişkin HTS kayıtları dosyaya geldi. Paraşüt firmasının tuttuğu muhasebe kayıtları dosyaya geldi.
Sanıklar yüz tanıma yapılmaması için duruşmaya SEGBİS ile katılmayı talep etmişlerdi. Başkan İsmail ve Ali Altay Oransal'ın verdiği şifrelerle telefonların açılmadığını bilirkişinin salonda hazır olduğunu kabul ederlerse yüz tanıma sistemi ile telefonların açılacağını söyledi.
Duruşma öncesi sanıklar Altay Ali ve İsmail Oransal müdafileri tarafından özel hayatlarının gizliliği gerekçesi ile bilgisayar şifrelerini vermeyecekleri yönünde dilekçe sunduğu belirtildi. Müşteki vekilleri bilirkişi incelemesinin yargılama konusu ile sınırlı olduğunu belirtti.
Mahkeme başkanı öncelikle telefonların açılması hususunda bilirkişinin geleceğini sonrasında tanık dinleneceğini devamında tutukluluk haline ilişkin savunmaları alacağını söyledi.
Sanık Altay Ali Oransal söz alarak şifresini hatırlamadığını ve özel hayatına ilişkin bilgilerin medyada yayılması ihtimali nedeniyle yüz tanıma sistemi ile telefon ve bilgisayar şifrelerini vermeyeceğini söyledi.
İsmail Oransal da söz alarak özel hayatının gizliliği nedeniyle yüz tanıma sistemi ile telefonunun açılmasına rızası olmadığını söyledi.
Ali Osman Akat söz alarak zaten yüz tanıma sistemi kullanmadığını şifresini de hatırlamadığını söyledi. Yüz tanımayı kabul etti.
Bilirkişi Ali Osman Akat'ın parmak izi ve yüz tanımasını mahkeme salonunda yaptı. Telefon açılmadı.
Bursa E Tipi Cezaevinde başka suçtan tutuklu tanık Emineller Ltd. Şti sahibi Servet Yıldız'a SEGBİS aracılığı ile bağlanıldı. Tanık sanıkların hiçbirisini tanımadığını söyledi. Tanık Ravive Kozmetik'i bilmediğini hiçbir alışverişi olmadığını söyledi.
Tanık Servet Yıldız kayıtlarda görünen ticari kayıtların gerçek olmadığını muhasebecisinin usulsüzlüğü olduğunu kendisinin de bu nedenle ceza aldığını söyledi. Lykke firmasını da aynı şekilde bilmediğini söyledi.
Ravive Kozmetik'in sahipleri Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal'ın telefon ve bilgisayar şifrelerini vermemeleri aileri İSYAN ettirdi:
"Diri diri yaktınız! Doğum günü öyle mi! Kömür olarak aldık biz evlatlarımızı!"
Dilovası katliamı davasının 3. duruşması için Kandıra’dayız.
Duruşma başlamadan önce aileler, avukatlar ve Gebze Sendikalar Birliğinden çok sayıda işçiyle açıklama yapılıyor.
İfade işlemleri tamamlandı. Bugün tutuklama istemiyle sulh cezaya sevk edilen şube başkanımız Av. Ezgi Önalan ve üyemiz Av. Yunusemre Işık dahil 25 kişi tutuklandı ve 18 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı.
Emperyalizme karşı direnenlerin safında durmaya devam edeceğiz!
Dilovası'da yedi işçinin can verdiği iş cinayetinde rüşvet ve ihmal iddialarıyla gündeme gelen Dilovası Belediyesi Başkan Yardımcısı Necati Temiz, ailelerin adalet nöbeti sürerken gözaltına alındı. https://t.co/lgO0iV9Z1K
Munzam Zarar panelimizi gerçekleştirdik. Panelimizde tespit edilen başlıklardan bazıları: "Kriz yok işçi sınıfından sermayeye servet transferi var", "enflasyon, hukuk ve Yargıtay bu hamleye hizmet ediyor", ⬇️
Uyumayın!
Bu gece yatağa başını koyduğunda uyuyamayan iki kişi daha var çünkü: Tayfun Kahraman ve kızı Vera.
Tayfun, şuan tek kişilik hücresinde ışığı kapatmış, gözleri tavanda, karanlıkta kızını düşünüyor. Kavuşamamanın verdiği yürek acısıyla.
Ya Vera…
Babasının yanında olmasının güven duygusunun yokluğunda ürkek bir serçe gibi…
Vera, henüz 3 yaşındayken babası ondan koparıldı. Şimdi 7 yaşında. Dört yıl geçti. Vera babasız büyüyor…
Biliyor musunuz, Vera babasının evdeki halini hiç hatırlamıyor. Hem de hiç. Bir çocuğun, babasını evde nasıl güldüğünü, nasıl sarıldığını, sabah kahvaltısında nasıl oturduğunu unutmasının ne demek olduğunu hiç düşündünüz mü?
Vera’nın hafızasında babasına dair kalan tek yer, ayda bir kez gittiği Silivri Cezaevi’nin soğuk görüş salonu. Babasını özgür bir insan olarak değil, demir kapıların ardında hatırlıyor.
Siz bir çocuğun uyuduğunda düşlerinin bile özgür olamamasının ne demek olduğunu bilir misiniz?
Ve Vera, artık Silivri Cezaevi’nden nefret ediyor.
7 yaşındaki bir kız çocuğu için cezaevi yolları, o zindan havası artık çok ağır geliyor. Bir çocuğun yüklenmemesi gereken kadar ağır…
Adaletsizlik, en çok bir çocuğun sessizliğinde büyüyor.
Uyumayın; Anayasa Mahkemesi kararının açıklanması ve uygulanması için Vera’nın sesi olun!
Munzam Zarar Paneli'nde buluşuyoruz!
"Munzam Zarar” konusunu, uygulamadaki gelişmeleri ve emsal yargı kararlarını konuşacağımız, Av. Aynur Şengün ve Av. Metin Narin’in katılımıyla gerçekleştirilecek panelimizde bir araya geliyoruz.
📍ÇHD İstanbul Şubesi
🗓️9 Haziran 2026
⏱️19.00