Sesi çıkmamış değil de, siz o sesi duymamış olabilir misiniz?? Çünkü biz gayet duyduk. Bugünün kadınlarına öfkenize sebep olan şeyleri bize annelerimiz, nenelerimiz dedi. Evlenme dedi, evlenirsen ele muhtaç olma da dedi. İnsanın kıymeti olmalı, kıymetini kendin belirle dedi. Özgür, güçlü ol da dedi. En çok da, bizim gibi olma dedi. Kız çocukları, annelerinin çektiği zorluğu, cefayı mutfakta yanlarında durup görüp dinlerken, sizler köşede oyun oynadığınız için duymadınız tabii. Gün geldi söylendiler, bıktılar, bakamadılar, yetemediler, yıprandılar... Biz gördük, duyduk, farkettik. Siz görmediniz, duymadınız, farketmediniz. Ve hala görmüyor, duymuyor, farketmiyorsunuz. Kadınlar cefa, dert, zorluk çekmeye gelmedi hayata. Sizin derdini bile duymadığınız annelerimiz öğretti bize bunu.
Bir madenci “kölelikten işçiliğe terfi etmeye çalışıyoruz” diyor. Direnişin özeti bu kadar. Sömürdükleri emeğe biçilen değeri bile gasp eden işverenlerle misiniz, madencilerle mi?
Şuncu buncu yok, yılda iki kere işçiye maaş veren patron var, ekmeğinin derdi için mücadele eden işçi var. Ahlak da burda, adalet de burda, haysiyet de burda, mesele net, herkes tarafını seçecek.
LAN TEK İSTEDİKLERİ ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI ALMAK!!
ZAM DEĞİL!!
GELECEK AYIN MAAŞLARI DEĞİL!!
ÇALIŞTIKLARI AYIN MAAŞINI İSTİYORLAR ALLAH BELANIZI VERSİN O ŞİRKETİNİZİN ALTINDA KALIN!!
Sen?
Bana ekmek veriyorsun ha?
Sen kimsin de bana ekmek vereceksin? Çalışıyorum ben, alnımın teriyle kazanıyorum onu...
Bana ekmek veriyormuş.
Ben çalışmayım da sen bana ekmek ver.
Ulan siz değil ekmek, günahınızı bile vermezsiniz bedavadan!
Orhan Kemal