Bilim dünyası gerekeni yapmadan topu taca atıyor. Marmara iç denizi depremle oluşmuşsa ve siz onu en son belirli ayrıntıda 1999’da inceliyebiliyorsanız, zaten ne dediğim anlaşılır. Bilim sonsuza kadar devam eder. Marmara’nın bir eksiği, gediği varsa bunu tamamlar yayınlarsınız. O zaman Marmara nedir, ne değildir belli olur , söylüyeceğinizi söylersiniz. Bilimsel söylemler kahve sohbeti
gibi olmaz. Yazmak, çizmek lazımdır, dünyada okunmak lazımdır. Yoksa sizi kimse ciddiye almaz. Kısacası araştıma yapmak gerekir. Özet olarak, Marmarayı ve fay sitemini gözetirseniz, bu denizin deprem sistemini görürsünüz ve bölgeyi depreme hazırlarsız. Örneğin, İstanbulun deremselliğini az çok bilirsiniz. Bu kentte 7,0’nin üzerinde tarih boyunca çok depremin olduğunu duymuşsınuzdur. Şimdi ölümcül soru: Niye İstanbulun veya başka bir yerin deprem sistemini inceleyip oraları deprem dirençli yapmıyoruz?
30 Ekim 2020’de İzmir’i vuran Sisam Depremi oldu ve 117 kişi öldü ve yaralandı. Çok sayıda ev yıkıldı. Allah ölülerimize rahmet eylesin, milletimizin başı sağolsun.
Her büyük depremde baş sağlığı dileyip acılara mı gark olacağız. Gelin deprem dirençli kentlerde yaşayalım. Gelin yönticilerimizden deprem dirençli kentler talep edelim. Bunun için örgütlenelim. Yerel ve merkezi yönetimlerle el ele verip bu işi başaralım. İNSANLARIMIZ ÖLMESİN. Sevgiyle
DUYURU
Deprem konuşmayı, dertlenmeyi bırakın .Uzman telefonlarından vazgeçin, hangi uzmana başvuracağımızı unutun. Fay konuşmaktan vazgeçin. Depremler 14 milyon senedir zamanı gelince oluyor. Daha milyonlarca sene devam edecek. Gelin deprem tartşmasından vaz geçip DEPREM DİRENÇLİ KENTLER kuralım. Bunun için her kentimizde yönetim, halk,altyapı, yapı stoku, ekosistem-çevre ve ekonomiyi deprem dirençli yapalım. Bu iş nonstop olarak, halk, yerel yönetim ve hükümetle işbirliğiyle yapılır. 10-15 senede tamamlanabilir. Kentsel dönüşüm tam olarak depreme hazırlık değildir. Lütfen konuşmaktan çok, iş yapalım. Bırakalım uzmanlar bilim platformlarında bol bol konuşsunlar, eğer kouşabilirlerse tabii. Sevgiyle
ANLAMAK BU KADAR ZORMU?
Ben hangi konuşmayı yapsam, hangi kente gitsem o yeri az ve çok tehdit eden deprem kaynaklarından bahsediyor ve ergeç bu kaynak harekete geçerse o kent zarar görür diyorum. Gittiğim yerlerde illa deprem olacak, şu zamanda olacak demiyorum, çünkü bilmiyoruz. Deprem beklediğimiz yerleri de açıklıyoruz. AMA ŞUNU DİYORUM: Madem ki er veya geç, az veya çok afetle yüzleşeceğiz gelin kentlerimizi AFET DİRENÇLİ hale getirelim, onu talep edelim. Lütfen ağzımızı açar açmaz kendi amaçlarınız için ağzınızı açmayınız, manşet atmayınız, beni kullanarak kendinizce birşey yapmayınız çok rica ediyorum, sevgiyle
If you think I am choosing sides, then you are mistaken. I speak out against genocide committed against any race or ethnic group. How can anyone hug their own children and support the killing of other children at the same time? Do unto others as you would have others do unto you!
Deprem bölgelerindeki bütün binaların depreme dayanıklı olup olmadığının denetlenmesinin kişilerin insiyatifine bırakılmadan mecbur kılınması ve hemen bugün denetlemelerin başlaması gerekiyor. Bu keyfi bir şey mi ki kişilerin kabulune bırakılıyor? @ekrem_imamoglu@istanbulbld
Ülkemizin %15'inde ciddi bir yıkım var. On binlerce ev artık yok. Zaten barınma krizi vardı, konut fiyatları ve kiralar uçmuştu. Bu kadar büyük arz eksikliği ile büyük bir sıkıntı yaşarız. Yabancıya konut satışı, sadece deprem bölgesinde değil tüm Türkiye’de durdurulmalı.
maları bırakalım. Deprem gerçeğini kabul edelim ve deprem diren��li kentler talep edelim. Bunu tüm siyasilerden talep edelim ve yasal yollardan sesimizi duyuralım. Tek yol budur. Tekrar başımız sağolsun
Suriyeliler ile ilgili sözlerimin bir kısmının çarpıtıldığını üzülerek gördüm. Bu yüzden tekrarlıyorum. Bu misafirlik fazla uzadı. Amasız ve fakatsız; Suriyelileri ülkelerine göndereceğiz. Suriyelilere bakmak isteyen ülkeler; kendi paralarıyla, kendi ülkelerinde bakabilirler.
Televizyondan duydum, sayın Cumhurbaşkanımız deprem bölgesinde kalıcı konutlara bir an önce başlanacağını duyurdu. İnsani açıdan bu yaklaşımı elbette anlıyorum ama nacizane tavsiyem bu bölgenin tümünde mikro-bölgeleme çalışması yapmadan yerleşim alanları için yer seçilmemeli ve..