Meclisteki her boydan ve soydan satılmışlar, BOP yasasını çıkarmak için kan teri döküyorlar şu anda.
Ülen satılmış oğlu satılmışlar!
Hain oğlu hainler!
Bu süreci ABD Emperyalist Haydut Devleti, onun faşist, pedofil, bunak şefi Trump ve onun kendisi gibi faşist, pedofil, bunak Ortadoğu Genel Valisi Thomas Barrack yönetmiyor mu?
Peki onların Ortadoğu'daki en has adamı kim?
Abdullah Öcalan, değil mi?
Şu anda alayınız Abdullah Öcalan'ın, Thomas Barrack'ın kucağında oynuyorsunuz ülen!
Ama sanmayın ki bu ihanetiniz yanınıza kalacak. Bu millet bu ihanetinizi belleğine çelik bir kalemle yazdı!
Asla unutmayacak!
Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.
Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.
Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.
Büyük milletim!
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:
İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.
AYAĞA KALKIN!
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
Aziz milletim!
Korkmayacağız!
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
Siyasi parti liderleri,
Mesele CHP meselesi değildir!
Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
Bağırmaya, anlatmaya, eksiği tamamlamaya devam edeceğim. Duymayanlara ses duyurmak kolay mı sanıyorsunuz?
Sizin de duymuş olmanıza sevindim.
Görevim bu. O sessiz çoğunluğun sesi olmayı sürdüreceğim. Siz de eleştirmeye devam edin. Saygım sonsuz. Aynılar aynılarla, ayrılar ayrılarla. Ben “ Halkın sesi Hakkın sesidir”diyorum. Bu ilkeden ve halkımı, çocukları savunmaktan ölsem dönmem.
Duymayanlara duyurmaya, görmeyenlere göstermeye devam edeceğim.
😮 "HAPİSTEYDİM DEYİNCE FENALIK GEÇİRDİ!"
🏍️ Gazeteci Fatih Altaylı, sabah yayınlanan Teke Tek Bilim programında MotoGP'nin Türkiye'ye gelmesi için çalıştıklarını belirtti.
🗣️ "MotoGP'yi Türkiye'ye getirmek için CEO'su ile yemeğe gittik."
🗣️ "CEO bana 'Son görüşmede yoktunuz' dedi. 'Evet, hapisteydim' deyince adam fenalık geçirdi."
🗣️ "Çünkü onların mantığında hapse girdiysen çok fena bir suç işlemen lazım."
Kampüsümüzde sadece dersleri değil, hayatı ve sofrayı da paylaşıyoruz. 3 bini aşkın öğrencimiz, akademisyenlerimiz ve çalışma arkadaşlarımızla mübarek Ramazan ayında kurduğumuz iftar sofrası, BAU’nun birlik ve beraberlik ruhunun en güzel özeti.
Bugün öğlen saatlerinde BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) ile, diğer sektör paydaşlarının da bulunduğu kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Bu görüşmede hem getirilmesi planlanan yasa tasarısı hakkında bilgi edinme hem de önerilerimizi sunma fırsatımız oldu. Toplantının detaylarına dair açıklamayı en kısa zamanda kamuoyu ile paylaşacağız.
#oyunumadokunma
CHP’nin bu konuda tavrı nettir.
Yasakçı değil, özgürlüğe sahip çıkan bir anlayışla oyun platformlarının engellenmesine karşı olan da yurtdışından alışveriş konusunda gümrük muafiyetini savunan da CHP Gençlik Kolları ve CHP’dir.
Bu kanun teklifinde tek vekil imzacıdır.