Günaydın! İyi haftalar!
Dün Curaçao tarihinde ilk kez dünya kupasına katılıp ilk golünü atınca "Öyle bir ülke mi var, Curaçao likör değil mi?" diyen arkadaşlar gördüm. Curaçao vesilesiyle İmbikten Kadehe kitabımın portakal likörleri bölümünü hatırlayalım:
Portakal likörü ve Triple Sec bazen birbirinin yerine kullanılan kelimeler olsa da nüansları bilmek gerekiyor. En kaba tabiriyle tatlı ve portakal aromalı alkollere portakal likörü diyoruz. Ancak alkolün kaynağı (votka gibi tahıllardan veya brendi gibi üzümden elde edilebilir), üretim süreci, markalar ve alt türler aralarındaki farkı belirliyor.
1990’larda yeni yeni barlara gitmeye başladığım dönemde neon mavi rengiyle dikkatimi çeken ilk içkilerden biri Blue Curaçao olmuştu.
İçki dünyasında mavi gibi bir renge alışık olmadığımız için o yıllarda Blue Curaçao’lu masmavi kokteyllerin ilgimizi çok çektiğini hatırlıyorum. İlk kez Karayiplerde Curaçao adasında üretilen bu likörler için Curaçao portakalları kullanılıyor. Curaçao portakalı dediğimiz aslında İspanyol sömürgecilerin İspanya Valencia’dan getirdikleri portakallar ancak o iklimde çok acı bir tat aldıkları için portakalın içi değil kabuğu kullanılıyor. Güneşte kurutulan Curaçao portakallarının kabuğu oldukça aromatik. Bizim Blue Curaçao olarak bildiğimiz içki, yukarıda anlattığım geleneksel curaçao değil, mavi renk verilmiş popüler bir varyasyonu. "Curaçao of Curaçao" gibi az bilinen markalar da var ve renksiz. E133 mavi renklendirici ile renk verilmiş, parlak mavi "De Kuyper Curaçao" dünyanın en çok satan portakal likörleri arasında.
Triple Sec terimi hem bir markayı hem de tüm portakal likörlerini tanımlamak için kullanılıyor. Triple Sec’in çıkış noktası Fransa. Yukarıda anlattığım Curaçao likörüne benzese de daha az şeker kullanıldığı için “sec” adı verilmiş ancak Triple kelimesinin kökenini bilmiyoruz (Triple yani üç kere distilasyon mu diye düşündürse de değil.)
Curaçao ve Triple Sec terimlerine daha hakim olduktan sonra portakal likörü dendiği anda akla gelen bazı ünlü markalar daha kolay anlaşılabilir hale geliyor. Cointreau bir Triple Sec, Grand Marnier ise tat olarak geleneksel Curaçao likörüne daha yakın. Bugün yazmıyor ancak eski Cointreau şişelerinde “Cointreau Triple Sec” yazıyordu.
🇹🇷Murat Yenipazar:
"Benim ülkemde hâlâ aynı gün. Bir günde iki maç... Gerçekten çok gurur duyuyorum çünkü başardık. Bu galibiyeti aldık, maçı kapattık.
Takımımızın her bir üyesiyle gurur duyuyorum. O kadar mutluyum ki, daha fazla bir şey söyleyemiyorum."
#FileninEfeleri
Irmak Öğretmen'i tanıyan birinden mesaj aldım:
"Bu öğretmenle normalde aynı yere atanmıştık. Köy uzak, bir erkek ve kadının kalması uygun olmadığı için Karkazan diye bir okula verdiler. Bundan 2 ay kadar önce okuldaki müdür ile bir tartışma yaşıyor ve ceza olarak tabiri caizse benim okuluma gönderiliyor. Benim okuluma gönderildiği zaman askerdeydim. Mayıs'ın 13'ünde terhis aldım. Öğretmenimiz mağdur olmasın ve eski okuluna geri gitsin diye zaman kaybetmeden okuldaki görevime başladım. Fakat gelmem hiçbir fayda etmedi. İlçe Millî Eğitim Müdürü ve kaymakam, öğretmene resmen mobbing uyguladı. Herkesi araya sokup konuşturduk ama nafile. Irmak öğretmenimiz birçok kere dilekçe verdi ama sürekli geçiştirildi. Bu arada bu öğretmen her gün taksi ile gelip gidiyodu lojmanda kalamadığı için ve 1500, 2000 lira gibi bir para veriyordu. Aynı zamanda okula geldiğinde keyfi hiç yerinde olmuyor, enerjisi düşük ve ağlıyordu. Bütün bunların MEB'e iletilmesi fayda etmedi. Öğretmenimizin dün hayatını kaybettiğini öğrendim."
@tcmeb ilgili kişiler hakkında gerekli işlemleri yapmanızı ve kamuoyunu aydınlatmanızı bekliyoruz.
Ağrı’da 24 yaşındaki öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın evinde ölü bulunması, bir kadının ve eğitimcinin maruz kaldığı ağır baskıları ve yalnızlaştırılmayı gözler önüne serdi.
İstiklal Kadınları Hareketi olarak, ilk bulguların intihara işaret ettiği bu acı olayın arkasındaki ihmaller zincirini yakından takip ediyoruz.
Irmak öğretmen, daha önce görev yaptığı okuldaki müdürün fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kalmış, ancak sistem şiddet uygulayan kişiyi cezalandırmak yerine mağdur olan Irmak öğretmenin görev yerini değiştirmiştir.
İlçe merkezine 50 kilometre uzaklıktaki bir köy okuluna gönderilen genç kadına kalacak bir lojman sağlanmamış, her gün bu zorlu yolu kendi imkanlarıyla aşmak zorunda bırakılmıştır. Bu durum onun üzerinde hem çok büyük bir ekonomik yük hem de ciddi bir güvenlik kaygısı ve psikolojik baskı yaratmıştır.
En acısı da Irmak öğretmenin yaşadığı bu mobbingi, barınma ve ulaşım sorunlarını defalarca resmi kurumlara dilekçelerle bildirmiş olmasına rağmen yetkililerin bu çığlığa sessiz kalması ve hiçbir çözüm üretmemesidir.
Genç bir kadını, bir öğretmeni çaresizliğe ve yalnızlığa mahkum eden bu düzene karşı sessiz kalmayacağız. Şiddete uğrayanın sürgün edildiği değil, şiddet gösterenin ve bu duruma göz yumanların hesap verdiği bir sistemi kurana kadar mücadelemiz sürecek.
İstiklal Kadınları Hareketi olarak, Irmak öğretmeni bu noktaya sürükleyen tüm sorumluların açığa çıkarılması için sürecin sonuna kadar takipçisiyiz.
@istiklalkadin canim benim ya kahrolmamak elde degil. evet siddete karsiyiz ama su durumda abisi olarak haberim olsa 7 sulale iclerinden gecerim hepsinin. haber verin, yardim isteyin, korkmayin. yazik be
Ayağı kırık bir at gibi topallıyordum ortasında hayatımın
ve tüfeğin icadına asırlar vardı
sana son mektubumu dört nala heceleyen
ayağı kırık bir at getirecek
beni unut artık
atı da vurman gerekecek.
@militerenstitu İngilizlere iltica başvurusu. Belge bu. Ayrıca İngiliz gemisine binerken resmi de var. Daha ne belgesi istiyorsun? Altındaki imza dedenizin imzası.
"When women love us, they forgive us everything, even our crimes.
When they do not love us, they give us credit for nothing, not even our virtues." - Balzac
"Özlemek" kelimesi, insanın ta içi, varlığının en çıplak merkezi anlamına gelen Türkçe "öz" kökünden gelir. Birini gerçekten özlediğinizde onu sadece aklınızla hatırlamazsınız; o devasa yoksunluk hissini tam göğsünüzün ortasında, varlığınızın en derin yerinde hissedersiniz. Özlem, iki "öz"ün birbirini uzaktan uzağa çağırmasıdır.
Ana akım diyetetik ve fitness endüstrisi, "bolca kas eti (tavuk göğsü, biftek) tüketmeyi" sağlığın ve zindeliğin temeli, "yağlı ve şekerli tatlıları" ise obezite ve diyabetin baş sorumlusu olarak gösterir.
Bu yaklaşım, enerji metabolizmasını tamamen yanlış anlayan ölümcül bir ++