“Tüm kadınlar” adına derken Herkül müsün ki? Neden tüm kadınlar senin haklı ya da haksız taraf olduğun basit bir dosyada “taraf” olmak zorunda? Buradan umurun/umudun nedir? Sığındığın çeşitli kimlik ve ideolojiler sana bu “gücü” bugüne kadar verdi diye bunun sonsuza değin süreceğine mi inanıyorsun? Yarattığın o “simülatif” kimliğin yıkılmasından bu kadar mı korkuyorsun?
“‘Linç yiyeceğim ama…’ diye başlayan cümlelerin çoğu, aslında erkek şiddetini küçümseyip kadınların deneyimlerini birbirine hiyerarşiyle kıyaslamak oluyor. Barda tanışıp eve gitmek, Instagram’dan mesaj almak… Bunların ‘daha az ciddi’ görülmesi, şiddeti ölçüp tartan patriyarkal dilin aynısıdır.
Tacizin ağırlığını kadınların yaşadığı yere göre sınıflandırmak, hem ‘rıza’ kavramını hem de kadınların sözünü değersizleştirir. Kadınların sınır çizemediğini söylemek, “neden o saatte dışarıdaydın, neden evine gittin, neden giyindin” diyen zihniyetle aynı yere çıkar.
Bir kadının deneyimini ‘daha az ciddi’ diyerek kenara itmek, aslında failleri rahatlatır. Çünkü taciz, en ‘küçük’ görüneninden en ağırına kadar aynı sistemin ürünüdür: kadınların hayatını sınırlayan, bedenini denetleyen erkeklik sistemi.
Bizim mücadelemiz, kadınların yaşadığı şiddeti birbirine karşı yarıştırmak değil; hepsini görünür kılmak, hepsine karşı dayanışma hattı örmek. Çünkü ‘küçük taciz’ diye bir şey yoktur. Taciz tacizdir. Ve her taciz, daha ağır şiddetin zeminini kurar.
Ben Boğaziçi’nden mezun olurken Boğaziçi’nde veya başka bir üniversitede hoca olabileceğimi asla hayal etmezdim.
Doktora öğrencisiyken Şehir Üniversitesi’nde dersler verdim, üniversite kapatıldı.
Sonra profesyonel iş hayatımın yanında 2016’dan itibaren Boğaziçi Üniversitesi’nde dersler verdim.
Maalesef 2025 Güz döneminde Boğaziçi’nde ders açamıyorum. Dekanlık sosyoloji bölümünün açtığı dersimi iptal etmiş.
Beni üniversitede çok severek verdiğim “Yalan Sosyolojisi” dersimden mahrum etmek de, “Boğaziçi’nde hiç başörtülü hoca olmadı” diye propaganda yapanlara nasip oldu.
Neredeyse 30 yıldır beraberiz. Rektörler geldi geçti. Biz yine buluşuruz. @BogaziciUn
@neseidil Din denilen olgu mu taş gibi katı yoksa sizin dine ve kadınlara yönelik yargılarınız mı? Bence bunu bir düşünün. Yapamıyorsanız da kimseden bunun için bir açıklama beklemeyin çünkü bu ‘katılıkla’ mücadele edecek gücümüz kalmadı..
Batman, kadınlara “çarşaf rengini seçme özgürlüğü vereceğiz” pişkinliği ile konuşan Hizbullahçılara karşı Gülistan Sönük’ün ve tüm kadınların emek emek çalışarak kazandığı, bu zihniyeti ezici bir şekilde sandığa gömdüğü yer.
#KayyumDarbedir
Çıplak arama ağır işkencedir. İnsanlığa, onura ve haysiyete saldırıdır. Pek ala bütün kolluk memurları suç olduğunu bilir. 20’li yaşlarındaki genç kadınlara yapılan bu muamelenin hesabını mutlaka soracağız. Bunlar da yarına kalır, yanınıza kalmaz.
13 arkadaşımız gözaltında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığı ihlal suçuyla yargılanıyor.
Soykırıma ortak olan kim varsa meşru hedeftir. Siyonist jetlere yakıt sağlayan Socar yüzünden Gazze yerle bir edilmişken, Filistin halkı adına bu kanlı işbirliğinin hesabını sormak suç değil insanlık ödevidir, onurdur!#Suçİsrailleİşbirliğidir
Annemin tutukluğunun sekizinci ayında iddianame sunuldu ve hakkında 38 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 19 bin 680 yıl hapis cezası isteniyor.
Siyasi kin, intikam ve nefretle sipariş edilen müzelik iddianame baştan sona annemin kamuoyuna açık, herkesin bildiği, izlediği konuşmaları ile dolu ve suçlamalarla ilgili tek bir somut delil yok.
Biraz önce kendisi ile telefonla konuştum, tüm dostlara çok selam ve sevgilerini iletti.
Duruşması 25 Haziran saat 10'da.
Başak Demirtaş’a yönelik sosyal medyada yayılan cinsiyetçi ve nefret içeren paylaşımların ‘tekil’ olduğunu düşünmüyor ve çok tehlikeli buluyoruz.
İktidar koalisyonunun ötekileştirici, kutuplaştırıcı ve erkek egemen politikalarının bu tür durumlarda büyük payı olduğunu düşünüyoruz.
Bir kez daha kadına yönelik şiddet ve erkek egemen politikaya hayır diyoruz.
Sevgili Başak Demirtaş’ın yanıbaşındayız !
İnsan Hakları Derneği Merkezi Kadın Komisyonu
Hocamız ve feminist yol arkadaşımız Nükhet Sirman saha araştırmasında yaptığı bir görüşme bahane edilerek hukuksuzca gözaltına alındı.
Kampüsümüzden sesleniyoruz: Nükhet Hocamız serbest bırakılsın!
#NükhetSirmanSerbestBırakılsın
Çalışmalarıyla, sözüyle her daim akademinin duvarlarını sarsan, Türkiye feminist hareketinin en kıymetli isimlerinden biri gözaltında.
Sirman’ın araştırması kapsamında yaptığı görüşme suç değildir. Yeni suç ve suçlu tanımınızı reddediyoruz. #NükhetSirmanSerbestBırakılsın
Borderline kişilik bozukluğunun kökenini çok iyi tarif eden bir kısa film.
Çocuk stabil bir anne ile karşı karşıya değil. Duygular sürekli değişiyor.
Böyle yetiştirilmiş kişiler de tıpkı anneleri gibi borderline olmaya yatkındırlar.