Özeleştiri, aksiyon alabilme becerisiyle birleşince anlam kazanıyor. Değişim yolunda engel olacak taşların da bir bir kaldırıldığını gördükçe umutlarımız yeşeriyor. Umutları yeniden yeşermiş cesur gençlerin önünde hiçbir şey duramaz. @ekrem_imamoglu#iktidargençlerlegelecek
Yürüyelim arkadaşlar…
Atatürk Samsun’a çıkmıştır ancak Samsun İngiliz kaynamaktadır. Havzaya geçmeye karar verir. Çok eski Benz marka bir araba bulurlar. Yola koyulurlar.
Bir süre sonra araç bozulur.
Şoför Mustafa Kemal’den biraz beklemesini ister.
Mustafa Kemal bir an duraksar.
Ancak beklemek onun tabiatında yoktur.
Karşıdan Havza’nın ışıkları gözükmektedir.
Mustafa Kemal yürümeye başlar.
Çünkü onun tabiatında durmak, beklemek yoktur.
Hem yürür hem de genç yaşlarında öğrendiği o marş mırıldanmaya başlar.
Dağ başını duman almış
Gümüşdere durmaz akar
Güneş ufuktan şimdi doğar
Yürüyelim arkadaşlar
Beklemenin zamanı değil.
Yürüyelim arkadaşlar…
CHP'nin iddia edildiği gibi güçlü bir siyasi kültürü, beyin takımı ve kurmay aklı olsaydı 13 sene boyunca "bugünlerde ajanlığı tescillenmiş" bir siyasi aktör bu yapıya liderlik etmezdi, edemezdi.
CHP erken Cumhuriyet dönemi aydınlanma mücadelesinin ekmeğini yiyen, Atatürk'ün gölgesinde serinleyen, 10 milyon kemik seçmenin sırtında kariyerist projeler yükselten konformist siyasetçilerin oyun sahası oldu yıllar boyunca.
CHP, çemberin dışına değil içine büyümeyi önceliklendiren,risk almayan, 3 sene evvel kaybedecek adayın PR'ına en güçlü desteği verip bugünlerde "o karanlık dönemin" günahını çıkaran, politikacılığı edit video hazırlamak sanıp zaten her halükarda CHP'ye oy verecek seçmenin etkileşimini almayı yeterli gören siyaset tüccarlarının uğrak noktasıydı bugüne kadar.
Tam da bu sebeple CHP, mutlak butlana gerek kalmadan bu saptamayı yapıp hakiki bir dönüşümü sağlamak zorundaydı. Elbette siyasetin finansmanıyla yükselen vasat siyasetçiler bu hakiki değişimi öteledi.
Önce İmamoğlu'nun sonra Özel'in gayretiyle yükselen CHP oyları her şeyin doğru yapıldığı yanılgısına neden olmamalıydı fakat oldu.
"Bir her şeyi doğru yaptığımız için bunları yaşıyoruz." analizi en büyük hata. Hayır onca tercih hatasına, bugünün dilini/siyasetini yakalayamamış olmamıza rağmen CHP birinci parti kaldı. Çünkü değişim arzusu çok büyük. Anti Erdoğanizm CHP limanına sığınmışken cesur kararlar alınmadı. EVET ALINMADI.
Bugün gelinen noktada ise artık bu elemeyi yapıp yeni bir politik hattı topluma anlatma iddiasında bulunacak, bütçesi olmasa da kendisi için "EV EV" dolaşacak yüz binlerce vatandaşı ortak bir idealde birleştirecek, "sevilseler dahi" yüzü eskiyen siyasetçilerin kenara çekildiği taze bir siyasi hareket zorunluluk halini aldı. Bundan kaçış yok.
Yurttaşın çağrısı çok net:
Yepyeni bir yapı ve bu harekete önderlik edecek; bütçeyi, baba ocağını ve ilk paragrafta bahsettiğim bilimum romantik sloganı/kavramı geride bırakabilecek o her şeyi göze almış lider.
Neler değişecek bu partide?
1- Örneğin belediye başkanlarının telefonuyla PM'ye, MYK'ye, Gençlik ve Kadın Kolları'na gökten paraşüt siyasetçi inmeyecek.
2- Bu yeni yapıda kitlesi olan, takip edilen, sözüne itibar edilen, aykırı ama güçlü fikirlere alan açılacak.
3- Bu yapıda Erzurum'a Isparta Milletvekili yollanıp hiç tanınmadığı bir coğrafyada bu siyasetçiye ezbere saha çalışması yaptırılmayacak.
4- Bu partide kendi başına tweet atamayan, Türkçe bilmeyen, mesleksiz genç isimlere yer verilmeyecek.
5- Bu yapının potansiyel 1 milyon üyesi ev ev, dükkan dükkan dolaşıp yeni hareketi anlatacak.
6- Bu yapıda temayül yoklamasında birinci sırada çıkan ismin yerine Ankara'dan gelen bir telefonla hayatında o şehirde bulunmamış bir kişi delege yazılmayacak.
7- Bu partinin ideolojisi ve gençlere sunacak bir yol haritası olacak.
8- Bu partide "Bunu yapamazlar." değil; "Yapacaklar. Yaptıklarında cevabımız bu olacak." fikri ve bu fikrin altını dolduran plan program, ayakları yere basan kadrolar olacak.
Genel Başkanım Özgür Özel'e ve Cumhurbaşkanı adayım Ekrem İmamoğlu'na tüm bu maddeler ışığında çağrımdır:
Başkanlarım bu kararı GECİKMEDEN alın. 4-5 Kasım Değişim Kurultayı'nda yükselen "Delege sokağın sesini dinle." naralarını ve tribünde asılı olan "Sokağın sesine kulak ver." pankartını anımsayın. Sokaktaki vatandaşın sizi haklı bulmak için partiden atılmanızı beklediği tezini çöpe atın. Herkesin düşüncesi net. 2026 TR'sinde Kılıçdaroğlu'nu desteklemeyi tercih eden 3-5 kişinin fikrini değiştiremezsiniz, değişmez.
Muhatabı RTE'den KK'ya yönelten, CHP'yi muhalif seçmenin duyduğu öfkenin paratoneri haline getiren, SÜREÇ ODAKLI YIPRATMA GİRİŞİMİNİN aktörü olmayın.
Sokak sizi çağırıyor. Sokak gideceği yönü de düşmanı da dostu da en az sizin kadar iyi biliyor. Fakat sokak "Bunlar daha kendi arasında anlaşamıyor." tezine katkı sunacak kısır tartışmaları reddediyor.
Korkmayın, çekinmeyin. Bu dönemin Atatürk'ü olma sorumluluğu sizin; Çiğiltepesi, Nene Harun'u olma sorumluluğu bizim omuzlarımızda.
Bugün vatandaşlık hakkımı kullanarak Ankara CBS’ye suç duyurusunda bulundum.
Kemal Kılıçdaroğlu, Berhan Şimşek, Müslim Sarı, Ahmet Uyanık, Hasan E. Uyar, Gürsel Tekin ve Barış Yarkadaş hk.; TCK 309 ve siyasi parti faaliyetlerinin engellenmesi dahil sair soruşturma talep ettim.
Hatta arttırıyorum yeni kurulacak düzenden direkt ya da dolaylı maddi ya da farklı şekillerde çıkar peşinde olmayacak, gerekirse kendinden vereceğini beyan edebilecekler lazım. Ki bulmanın çok zor olduğunu da düşünmüyorum. Nitekim cumhuriyetin kuruluşu da bu kodlardan gelmektedir
BİLGİLENDİRME
Cumhuriyet Halk Partisi’nde “mutlak butlan” kararıyla göreve döndürülen Parti Meclisi’nin 57 üyesinden 28’i istifa etti. Böylece, Parti Tüzüğünün 24/3 maddesi uyarınca hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu resmen düşmüş oldu. Parti Tüzüğüne göre, Parti Meclisi üye sayısının, üye tam sayısının 3’te 2’sinin (40’ın) altına düşmesi durumunda 45 gün içinde kurultaya gidilmesi zorunludur.
*CHP Tüzüğü - Madde 24/3:*
“Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”
Seçilmiş yönetimin elinde 2 sene içerisinde "kötülük" yapmak için birçok imkan vardı, yapmadı.
Kimseyi atmaya çalışmadı.
Zaten neden yapsın ki?
Şimdi hınçla, hırsla yapılan bu hamleye ne denir?
Ya da dünküne, ondan önceki günküne, ondan önceki günküne, ilk günkü yapılanlara ne nedir?
İsmi dosyada geçiyor deniliyor, geçmeyen isimler de var ki, geçse ne olur, hani masumiyet karinesi?
Yani,
Atatürk'ün partisini infilak ettiriyorlar.
Çok samimi bir şey sormak istiyorum...
Aynı MYK, Kurultay kararı alamıyor, tedbir ile geldiler yetkileri yok (!);
Ama İhraç için disiplin kararı alabiliyor...
Bu nasıl oluyor?
Barrack: "Osmanlı modeli bölge için doğruydu, Türkiye o role dönmeli."
Erdoğan: "Osmanlı çınarı, 7 iklim, devlet-i ebed müddet."
Kılıçdaroğlu: "Türkiye Osmanlı coğrafyasına gitmek zorundadır. Küçülerek değil, büyüyerek."
Üçü aynı şeyi söylüyor. Ve üçünün aynı şeyi söylemesi bir tesadüf değil: İdeolojik bir hizalanma.
CHP'nin kurucu ideolojisi "yurtta sulh cihanda sulh":
Yayılmacılık karşıtı, sınırlar içinde kalkınma, komşularla barış.
Fakat Türkiye'nin şu an içinde bulunduğu rolle daha çatışmacı, ordusunu çatışmalarda kullanabilen, uluslararası hukuku takmayan işler yapabilen bir ülke olması lazım.
Kılıçdaroğlu "Küçülerek değil, büyüyerek gitmek zorundayız. Osmanlı coğrafyasında Türkiye olmalı." diyerek bu ideolojiyle hizalanıp partinin kurucu doktrinini tek kalemde çöpe atıyor.
Atatürk'ün partisinin başında olmak isteyen adam Atatürk'ün dış politika doktrinini terk edip Erdoğan'ın neo-Osmanlıcılığını benimsediğini açıkça ilan edip "Sadece açtığınız kapıdan girmedim, dünya görüşününüzü de satın aldım" diyor.
Her şey acı verici derecede açık.
Bu aşamada doğru soru "CHP'yi nasıl geri alırım" değil, "bu enerjiyi sandığa nasıl taşırım" olmalı. İlk sorunun sorulduğu her gün, ikinci sorunun cevabı zorlaşacaktır...
(1) Üsküdar'da Neler Oluyor, CHP Kayıp mı Edildi?
Son günlerde yaşananlardan sonra çekinceler iletilmesine rağmen sonuç alınamayınca gelişmeleri açıktan sormak macburiyeti doğdu.
Soruyoruz!
Üsküdar'da bulunan kimi yetkililer nasıl açıktan kayyumu destekleyebiliyor? Bu bir++
KAMUOYUNA DUYURU
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Kamuoyuna…
2009 yılında Chp grup başkanı iken tvlerde yapmış olduğunuz, belgeye dayalı ve Akp’li rakiplerinizi adeta terlettiğiniz,istifaya zorladığınız ve iktidarın yolsuzluklarını yüzlerine vuran, sakin, kendinden emin, dürüst tavrınızla,muhalif kitlelere umut olduğunuz duruşunuzla sevmiştik sizi…
Hayatı boyunca halkının sorunlarına yakın duyarlı,ihtiyaç duyulan her emek, barış, demokrasi ve özgürlük eksenli eylemlilik ve platformlarda bulunmuş, bu çizgide şarkılar da bestelemiş, sol değerlere sahip bir sanatçı olarak ,beni de heyecanlandırdınız ve harekete geçirdiniz…
Duyduğum duyarlı sanatçı sorumluluğu sabaha karşı 4 de bana Kılıçdaroğlu marşını besteletti…Siyasi partilerde seçim şarkısı algısını değiştiren ve kaliteyi artıran sıfır (yeni) beste geleneğini başlatan bu şarkıyı o günkü şartlarda yapmış olmaktan pişman değilim…Elimi duyduğum aydın sorumluluğuyla, ülkem, partim ve halkım için taşın altına koymam gerekirse,her zaman koydum, yine koyarım..
Fakat gelinen şu noktada 13 seçim yenilgisi, yapılan siyasi hatalar, artık nedense yapılmayan düellolar, ortaya çıkmayan belgeler, başarısızlıklarınız nedeniyle milyonlarca sol, sosyal demokrat, laik, Atatürk’çü ve cumhuriyetçi kitleleri tekrardan umutsuzluğa ve karamsarlığa sürüklediniz…Bu da haklı olarak yapılan seçimli kurultayda genç, çalışkan ve tekrardan umut vadeden, genel başkan adayı sn.Özgür Özel ve cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na karşı parti içi iktidarı demokratik yollarla kaybetmenize sebep oldu ve parti adeta tarihi olarak şahlandı ve ilk seçimde 1. Parti oldu…
Benim sizden beklediğim ,eski bir genel başkan olarak partinizin başarısı için, bu genç ve başarılı kadroyu tebrik etmek,ellerini sıkmak ve kutlamaktı…Gerektiğinde diğer eski genel başkanlar gibi yanlarında durarak desteklemenizdi…Fakat sizin geldiğiniz nokta adına maalesef üzüntü duyuyorum…Türkiye https://t.co/NRxxvtOEQL olmuş iktidara yürüyen partiye iktidarın ve üst akılların kurduğu onlarca tuzağın üstüne, en büyük çelmeyi taktınız butlan kararına uyarak…Pir Sultan’ın dediği gibi, ille dostun bir tek gülü yareler beni…Olmadı sayın Kılıçdaroğlu, yakışmadı…Sizi alkışlayanlar emin olun tarihi bir yanılgının içindeler ve bu yaptığınız unutulmayacak…Bu saiklerle partiye yaptığım bir çok şarkımın içinde ,adınızın geçtiği şarkılarımın sizin ve meşru bulmadığım yönetiminiz tarafından kullanılmamasını ve dijital platformlarınızdan da kaldırılmasını istiyorum…
Yeter bu ülkeye kıymayın efendiler!…
Şarkılarımın kullanımına devam edilmesi halinde yasal yollara başvuracağımı da tarafınıza bildiririm…
Saygılarımla…
ONUR AKIN… @eczozgurozel #chp @ekrem_imamoglu@dk_imamoglu@ailedayanismagi@CHP_istanbulil@CBAdayOfisi@ozgurcelikchp@gunaydingokhan@alimahir@gokanzeybekCHP@veliagbaba@muratemirchp@mansuryavas06@VahapSecer@arasahmetmugla@filizceritoglu@avfilizgencan@besimecz
Utanç verici!
Bugün diplomamı iptal eden zihniyet, yarın sizin malınıza, mülkünüze, paranıza, işinize el koyar demiştim.
Asırlardır şehr-i emanete, İBB’ye ait olan; İBB Miras’ın olağanüstü restorasyonu ile 16 milyon’a ait Yerebatan Sarnıcı’na da göz koydular, el koydular.
İşte gelinen nokta budur.
Yazıklar olsun!
CHP değişim sürecinden sonra fermuar sistemine geçmişti ve MYK'da %50 kadın oranı ve 16 yaş gençleşme mevcuttu.
Kılıçdaroğlu'nun atanmasıyla ileri doğru atılan tüm adımlar çöpe gitti.
19 kişilik kurulda 2 kadın MYK üyesi mevcut.
Birisi Mesut Özarslan AKP'ye geçiş görüşmeleri yaparken odada bulunan Semra Dinçer
Diğeri de eş kontenjanından vekil olan, ofisin finansörü Gamze İlgezdi.
26. Genelkurmay Başkanımız Sayın İlker Başbuğ’un kumpaslara karşı verdiği tarihi mücadeleye şahidim. Bugün gösterdiği incelik için de kendisine yürekten teşekkür ediyorum.
Bugüne kadar sözleriyle, davranışlarıyla ve yaptıklarıyla kendisini açıkça ortaya koyan, Silivri’deki ilk günlerimden beri tanıdığım Sayın Özgür Özel, eğer Türkiye’de birileri FETÖ’cülükle suçlanacaksa akla gelebilecek en son isimlerden biridir