📚 Eğitime Dev Yatırım, Açılış Töreni İle Taçlanıyor! 🏫
✨30 Mart 2026 tarihinde, Konak, Karabağlar ve Bornova ilçelerimizde tamamlanan 20 okulun açılış töreni, Bornova Tevfik İleri Ortaokulu ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir.
Bakanlığımızın öncülüğünde ve himayelerinde; geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimizin daha nitelikli, güvenli ve donanımlı ortamlarda eğitim almasını sağlamak amacıyla hayata geçirilen bu yatırımlar, modern eğitim anlayışını destekleyen fiziki altyapıları, gelişmiş teknolojik imkânları ve öğrenci odaklı tasarımlarıyla öne çıkmaktadır. 💻📖
Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren, çağın gerekliliklerine uygun öğrenme ortamları sunan bu 20 okul; yalnızca bugünün değil, yarının da güçlü Türkiye’sine yapılan en değerli yatırımlardan biridir. 🌱🇹🇷
İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak; eğitimin her alanında kaliteyi artırmaya, öğrencilerimizi geleceğe en iyi şekilde hazırlamaya ve şehrimizin eğitim altyapısını daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz. 💫
Bu anlamlı açılış töreninde, eğitime değer katan tüm paydaşlarımızla birlikte yeni başarı hikâyelerine kapı aralamaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz. Açılışa tüm halkımız davetlidir.🎓✨
@tcmeb@Yusuf__Tekin@drsuleymanelban@yahsiomer
Arkadaşı iyi niyetli görd��m. Altta da ne demek istediğini yazmış. Ama öğretmen olmadığı için de kaçırdığı yerler var. O yüzden izah edeyim.
Misal ben bugün bir lisede kat nöbetçisiydim. Okulun en rahat katı bana göre. 4 tane sınıf var, tekim. Ortalama 35 öğrenci desek sadece o katın öğrenci sayısı 140. Teneffüs boyunca sırayla sınıfları gezdim, her sınıfa en az iki kez girdim. Bunun yanında okulun 3. Katı. Geçiş noktası. Üst kattaki öğrenciler buradan geçip kantine gidiyor, merdiveni de sürekli kontrol etmem lazım. Bir de tuvalet var. Oraya da bakmam lazım.
Misal ben A şubesindeyken diğer şubelerde her şey olabilir, misal ben merdivendeyken sınıfları göremem, tuvalete bakarken merdiven ve sınıflar boş kalıyor.
Arkadaş demiş ki “bahçe nöbetçisi 30 dk önce gelse, kapıda dursa, kötü bişey yapacak öğrenci vazgeçer.” Ya hayal aleminde yaşıyor ya da aşırı iyi niyetli. Bu tarz saldırı planlayan, kavga gürültü peşinde olan öğrenci nöbetçi öğretmen var yav en iyisi yapmayayım diyip vazgeçmez. Sadece onun görmediği yerde yapmak için yer değiştirir. Yav hadi öğretmen değilsiniz, lisede falan da mı okumadınız? Hiç mi kavga gürültü olmadı okulunuzda.
Bakın ben fazlaca öğretmen linci yemiş bir öğretmenim. Kendimi de meslektaşlarımı da yer yer sert eleştirdim. Biz mükemmel değiliz. Ama şu okullarda yaşanan şiddet olaylarında an az sorumlu biz olabiliriz.
Daha geçen gün derste kız öğrencinin birine konuşma dedim diye çantasını, ceketini alıp bir hışımla sınıfı terketmeye kalktı. Tutamasam, onu durdurmayı başaramasam ve Allah korusun merdivende düşse başına bi iş gelse burada linç edecektiniz. İdamımı bile isteyebilirdiniz. Kızı sınıfta zor tuttum. Teneffüste de uzun uzun konuştum, sorun ben değilmişim, başka şeyler varmış, o an patlamış, benden de özür diledi. Bunun gibi daha onca şey.
Öğretmenin okullarda boğuştuğu onca denklem var. Bilemediğimiz, bilmemizin imkanının olmadığı tonla değişken.
Siz toplumun bu şiddet sarmalına nasıl girdiğini gayet iyi biliyorsunuz. Basamağın en altında olan, tıpkı sizler gibi bu sarmalın mağduru olan öğretmeni suçlayarak vicdanınızı rahatlatacaksanız ve kendi sorumluluklarınızdan kurtulduğunuzu sanacaksanız evet buyrun nöbetçi öğretmen linçleyin. Tutamayız hacı. Devam edin. Ama asıl sorunları konuşmaktan da beri durmayın.
Sosyal medya, tv kanalları, aile yapıları, baba ve anne tutumları, siyasi iklim, politikalar… Bak bunları konuşalım. Öğretmenin yapmadıklarını da ilave edelim. Sonuca ulaşırız bence. Ama herkes elini taşın altına koyacak. Bu sadece öğretmenle olacak bişey değil. Komple boka batmışız farkındaysanız. Boğuluyoruz boktan. Her yer bok. Birazcık teşhisi doğru yerlere yapmayı deneyin.
3 Yaşındaki Hifa İkra Ayaklarının Yere Değmediği Sandalyede Yıllarca Tam 25 DEFA Kendi Öz Babası Kur'an'a Hizmetler Vakfı Sorumlusu Ayhan Şengüler'in Kendisine Nasıl "Dokunduğunu" Anlattı Ama Mahkeme Heyetini İnandıramadı, Aylar Sonra Annesi İle Ölü Bulundu, Fail Hala SERBEST!
Anne ve kızın ölümünün ardından açılan cinsel istismar davasında fail Ayhan Şengüler hâlâ tutuklanmadı; duruşmalar ertelenirken dosyanın üzeri kapatılmaya çalışılıyor.
(3 Yaşındaki Kızını ve Fatmanur'a T*cavüz Eden Kur'an'a Hizmetler vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler)
Maç sayısında yaptığı blok temasını itiraf ederek sayının rakibe verilmesini sağlayan sporcumuz Bengisu Aygün’ü, bu güzel fair-play ve sportmenlik örneği için tebrik ediyoruz 👏
Sporun sadece sayı kazanmaktan ibaret olmadığını bir kez daha gösterdi ❤️🤍
@BazDemsal@phrontisterion_@elif_aksar16825 Hahah doğru sendikaya üye olmuş her müdür her öğretmene istediğini yapabilir. İşin içinde olan öğretmenler de bunları bilip daha önce yapılanları gördüğü için sizin tabirinizle tir tir titrer
Irmak öğretmenimizle ilgili 2. paylaşımımı yapıyorum. Eğer 24 saat içerisinde @tcmeb ilgili okul müdürü ve İlçe Millî Eğitim Müdürü hakkında soruşturmayı başlatıp açığa almazsa 3. paylaşımımı da yapacağım. Olanları olduğu gibi öğretmen arkadaşının dilinden aktarıyorum:
1,5 yıl atanmayı bekledikten sonra 2024-2025 yılının ikinci döneminde Ağrı'nın Hamur ilçesi Soğanlıtepe İlkokuluna Irmak hoca ile birlikte atanmıştık. Hamur İlçe Millî Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş'ün bana bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalması uygun değil diyerek beni Soğanlıtepe İlkokuluna, Irmak hocayı ise Karakazan İlkokulu-Ortaokuluna görevlendirdiler. Millî Eğitim Müdürüne ben de "Ben o köyde yapamam. İhtiyaçlarımı karşılayamam, köyün servisi yok beni de görevlendirin" diye söylemiştim. Fakat bana "İster uçakla istersen neyle gidiyorsan git!" dedi. Kimse yardımcı olmayınca köy muhtarının yardımıyla köye geldim. Hatta ilk atandığımızda bütün öğretmenlere "okullarınıza gidin ve görün" demişlerdi. Irmak hoca da gidemediği için İlçe Milli Eğitim Müdürü Irmak hocaya takmıştı diyebilirim.
5 Mayıs 2025'te ben askere gittim. Bir yıl sonrasında askerliğim bitmeye yakın Irmak hoca beni aradı. Durumunu anlattı: Karakazan'daki okul müdürü ile tartışma yaşıyor ve okul müdürü Irmak hocaya vuruyor. Bu konu başka kişilere tam tersi olarak anlatılıyor. Olay servis şoförünün gözü önünde olduğu hâlde hiçbir şey söylemiyor. Servislerde bulundurulması zorunlu olan kamera olmadığı için olay tam olarak açıklığa kavuşamıyor. Fakat Irmak hoca olayı gerçekliğiyle anlatacak şahitlerin olduğunu da söylüyordu. Sonuç olarak Irmak hoca Soğanlıtepe İlkokuluna sürülüyor. Köy, Irmak hocanın evine yaklaşık 60 km uzaklıkta. Onun için durum gerçekten çok zordu. Lojman kalınacak durumda değildi ki şu an ben de ana sınıfında kalıyorum. Lojman rutubet içinde ve orada kalacak olan kişinin hastalanması kaçınılmaz. Irmak hoca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne yazı gönderiyor lojmanın durumuyla ilgili ve yaptıkları tek şey duvarları boyamak. Sonuçta da lojmanı yaptık kalabilir diyerek Irmak hocanın vermiş olduğu dilekçeler hiçbir zaman olumlu yanıtla karşılanmıyor. Fakat Irmak hoca sürekli Kaymakamlığa, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüne gidip durumunu anlatıyor. İlk zamanlarda taksiye 3.000 lira para veriyordu. Bunun üstüne ev kirası da eklenecek olursa bu durum maddi olarak kabul edilemezdi.
Ulaşımın zorluğu ise işin fiziksel tarafıydı. Ruhsal olarak ise daha kötüydü. Sabahları kahvaltı yapmadan geliyordu. Bunları haber alınca köyde tanıdığım ve güvendiğim bir öğretmene Irmak hocaya iyi bakmasını tembih ettim. Sağ olsun sabahları çay ve kahvaltılık getiriyormuş. Olabildiği kadar gönlünü hoş tutmaya çalışıyormuş. Fakat Mehmet Özmüş'ün uyguladığı mobbing arkadaşımı bitirdi, mahvetti. Özellikle yanlı davranmak. Irmak hocanın sürgün edilmesi fakat arkadaşımı darp edenlerin hiçbir ceza almaması işi psikolojik olarak çok kötüye götürdüğünü düşünüyordum. Ben bunları hocamızdan dinleyince ona şöyle söyledim: "Hocam merak etmeyim askerliğim biter bitmez ben oraya geleceğim ve sizin durumunuzu düzeltmek için elimden geleni yapacağım. Nasıl olsa bir erkek ile bir kadının aynı yerde kalmasını uygun görmüyorlar." Sürekli konuşurduk ve ona olabildiğince moral vermeye çalışıyordum. 13 Mayıs 2026'da göreve başladım. İlçe Millî Eğitim Müdürü ile görüşemedim fakat şube müdürü ile konuşup arkadaşımın durumunu anlattım. Hatta en sonunda "Sizden müdürlük yapmanızı değil abilik yapmanızı istiyorum, Irmak hocanın durumu iyi değil" dedim. Fakat hiçbir gelişme olmadı. Bu süreç içinde Irmak hoca dilekçe vermeye ve durumunu ilgili makamlara iletmeye devam etti. Yine hiçbir sonuç alamadı.
Sabaha bu şehirde unutulmayacak görüntülerle uyanacağız demiştim...
Alın size görüntü...
Çöken evde 1 ölü 2 yaralı...
Rezil bir hale gelen şehrin ana caddeleri...
Çöken istinat duvarları ...
Mahsur kaldıkları yerlerden botlarla kurtarılan insanlar ...
Defne ve Samandağdan da kötü haberler geliyor...
Maalesef can kayıpları var.
Bu şehrin çilesi bitmez ya... #Hatay
Haberden anladığım şu.
Oğlan, kendisini okula geldiğinde her gün üzerini arayan müdür yardımcısını emniyet müfettişi babasına şikayet etmiş. Babası, emniyetteki üst düzey bağlantılarını kullanıp Milli eğitim'e söylemiş ve müdür yardımcısının tayinini çıkarmış.
Bu tayinde katkısı olan herkes tutuklanmadiktan sonra o çocukların vebalini nasıl ödeyeceksiniz? Nasıl adaleti sağlayacaksınız?
@Mahmut__ozay Özür dileriz depremde evimiz yıkıldığında İzmir’e tayin istediğimiz için. Özür dileriz norm açtığınız ve tayin istediğimiz okulda ertesi gün norm fazlası olduğumuz için.
Gözlerine iyi bakın… Onlar bizim geleceğimiz, yıldızımız, umut ışığımızdı.
Onlar, bizim evladımızdı...
Geleceği ellerinden alınan tüm evlatlarımızın anısına.