Staj ve çıraklık mağduriyetinin sesi bir kez daha güçlü şekilde duyuldu.
@akittv@MuratBalSmmm@FeridunErdogral
Federasyonumuzun Onursal Başkanı, Sosyal Güvenlik Müşaviri Sayın Murat Bal, Akit TV ekranlarında yaptığı açıklamada; staj ve çıraklık döneminin bir fiili hizmet olduğunu vurgulayarak, bu süreçte yapılan sigortanın ciddi hak kayıplarına yol açtığını ifade etti. Ayrıca aynı kişi için iki ayrı sigorta giriş tarihinin bulunmasının kabul edilemez ve etik dışı olduğunu net bir şekilde dile getirirken, bununla birlikte mağduriyet yaşayan kesimin birçok haklı talebini de güçlü biçimde kamuoyuna aktardığı için yürekten teşekkür ederiz.
Ayrıca 10 Mayıs Ankara Ulus meydaninda gerçekleştireceğimiz basın açıklamasına yaptığı çağrı, mücadelemize güç katmıştır.
Bu süreçte bizlere her daim destek olan, sesimizi ekranlara taşıyan Akit TV program moderatörü Sayın Feridun Erdoğral'a şükranlarımızı sunarız. Duyarlı ve objektif yaklaşımıyla mağduriyetimizin görünür olmasına sağladığı katkı bizim için son derece kıymetlidir.
Haklı mücadelemiz büyüyerek devam edecek.
3308 Reform Şart
#ILO
#DecentWork
#ÇırakVeStajyer
#HakTeslimiBekliyor
📍"Staj ve çıraklık mağdurlarına yalan söylenmiş!"
📍"Aynı yaştaki arkadaşı emekli kendisi 15 yıl daha bekleyecek."
➡️BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'tan emeklilik sistemi üzerine açıklamalar
#StajyerVeÇıraklara#KademeBakanlıkta
HAK ADALETLE BAŞLAR!
Sayın: @RTErdogan
Sayın: @dbdevletbahceli Sayın:@isikhanvedat
Sayın: @Yusuf__Tekin
Sayın: @AskinToren1
Sayın: @skaygusuz
Sayın: @MSCANBAL
Sayın: @B_Palandoken
Sayın: @RHisarciklioglu@csgb_digm@ATOkurumsal@ASOKurumsal@IKGPRO
Ahilikten günümüze,
Bir ömür, bir duruş:
Meslekî ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’nün “Tam işinin ustası” ve “İş biter, ustalık kalır” vurgusu, ülkemizin üretim geleceğine ışık tutan çok kıymetli bir gerçeği ifade etmektedir. Bir zanaatkâr adayının tezgâh başında dökülen her damla alın teri, sadece bir eğitim süreci değil; aynı zamanda fiili bir çalışmanın eseridir. Savunma sanayinden yüksek teknolojiye, enerjiden kritik üretim alanlarına kadar uzanan bu emek, güçlü yarınlarımızı inşa eden millî bir değerdir.
Usta kolay yetişmiyor:
Ustalık, kısa yolu olmayan uzun bir yürüyüştür. Bu yürüyüş, çocuk yaşta atılan bir adımla başlar. Staj ve çıraklık döneminde, henüz kimsenin girmek istemediği işlerin sorumluluğunu almak yetmez; adeta dağların bile taşıyamayacağı bir yükü omuzlayan bir irade,bir sabır, ustalığın temelini atar. O yıllar, öğrenmekten önce dayanmayı, ayakta kalmayı ve işi ciddiye almayı öğretir. Alkış yoktur, kolaylık yoktur. Ama karakter tam da burada, sessizce ve sağlamca şekillenir.
Bu temel üzerine üç ana unsur inşa edilir: zaman, emek ve sabır.
· Zaman aceleye gelmeyen, yıllar süren bir birikimdir. Bu süreç atlanamaz, hızlandırılamaz.
· Emek hatalarla yüzleşmeyi, sürekli gelişmeyi ve konfor alanını terk etmeyi gerektirir. Aynı işi yapmak yetmez, her gün biraz daha iyisini aramak gerekir.
· Sabır ise tüm bu süreci ayakta tutan iradedir; fedakârlık, vazgeçmeden devam edebilme gücüdür.
Yıllar içinde insan sadece işi öğrenmez; değişir. Eli daha hassas olur, gözü en ince detayı yakalar, kulağı en küçük farkı ayırt eder. Hareketler refleksle akmaya başlar; zihin ise daha derin, daha stratejik düşünmeye odaklanır. Ustalık, hızlı tüketim çağında derinliğin ve kalitenin temsilidir. Bir ustanın değeri, ortaya koyduğu işten çok, o noktaya gelene kadar verdiği mücadelede gizlidir.
Usta yetişmez, yetiştirilir. Zamanla, emekle ve zorlu bir başlangıcın içinden geçerek… Bu yüzden her usta, bir ömrün birikimidir.
Ahilik kültüründen modern çalışma standartlarına
Kültürümüzde ustalığın piri olan Ahilik geleneği, emeğin kutsallığını ve karşılığının vakit kaybetmeden teslim edilmesini öğütler. Bugün yüksek teknoloji üretiminde bir “usta” imzası varsa, bu; çıraklık ve staj döneminde atılan o sağlam ve disiplinli temeller sayesindedir. Ustalık, sabırla yoğrulan bir hayat biçimidir ve bu onurlu yolculuğun başladığı gün, bir çalışanın meslek hayatındaki en temel miladıdır.
Güçlü bir gelecek, güvenceyle mümkündür:
Gençlerimizi ustalığa giden bu yola davet ederken onlara sunacağımız en büyük güven, emeklerinin başladığı andan itibaren devletimizin sosyal güvenlik şemsiyesi altında olduklarını hissetmeleridir. 1986’dan bugüne, çıraklık ve staj döneminde yapılan fiili çalışmaların, anayasal bir hak çerçevesinde ve uluslararası çalışma standartlarına uygun, insan onuruna yakışır biçimde sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi; üretimin sürdürülebilirliği, çalışma barışı ve sosyal adalet adına bir gerekliliktir.
Devletimizin “ustalık yolu” olarak gösterdiği bu emek sürecinin sosyal güvenlik haklarıyla taçlandırılması, gençlerimizin geleceğe güvenle bakmasını sağlayacak en önemli adımdır. Üreten, ter döken ve “ben de varım” diyen her elin hakkı, başladığı gün itibarıyla hukuki güvence altına alınmalıdır.
40 yılı aşkın süredir çözülemeyen çıraklık ve staj sigortası mağduriyetinin giderilmesi için devlet kurumlarına, TBMM'ye, sendikalara ve ILO'ya sesleniyor; nesiller boyu süren bu hak kaybına son verilmesi için her türlü katkıya hazır olduğumuzu bildiriyoruz.
Geleceğin ustalarıyla birlikte, emeğin değer bulduğu bir Türkiye için kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz.
#İnsanaYakışırİş
#MeslekiveTeknikEğitim
#MTEGM
Çalıştık Emek Verdik Yok Sayıldı
Adalet Nerede
#StajyerÇırakOrada
Hak İçin, Adalet İçin:
10 Mayıs’ta Ankara’dayız!
@herkesicinCHP@iyiparti@rprefahpartisi@anahtarparti@GelecekPartiTR@devapartisi@SaadetPartisi@_DemokratParti@zaferpartisi@eczozgurozel@MDervisogluTR@erbakanfatih@yavuzagiraliog@Ahmet_Davutoglu@alibabacan@mahmutarikansp@OnderAksakal@DpGultekinUysal@umitozdag@fethigurer@cenginyurt52@melih_meric@kanko_muhip@MTanal@55erhanusta@goklevent
@bulenttezcanchp
@Akif_Hamzacebi@MSTanrikulu
@ednanarslanchp
@AliKevenYozgat@sgirgin48tbmm@kilicdarogluk@nurhayataltaca@enginaltaychp@LutfuTurkkan@ComezTurhan@ayyuceturkestas@Hayaticetin40@HassanBiLiCi@senolsunat@ma_cenkci@BKocamaz33@YS_Turkoglu@DoganBekin@mehemmed19@suatkilic
Mesleki Eğitimin Ülke Ekonomisindeki Yeri ve Çıraklık ve Staj Başlangıcının Hukuki Hak Olarak Tanınması Hakkında
Sayın Genel Başkanlar, Değerli Parti Kurmayları ve Milletvekilleri,
Türkiye’nin kalkınma, üretim ve bağımsızlık hedeflerinin merkezinde şüphesiz ki mesleki eğitim yer almaktadır. Bugün meslek liselerimiz ve mesleki eğitim merkezlerimiz, yalnızca birer eğitim kurumu değil; bulundukları illerin ekonomisine doğrudan üretim yaparak katkı sağlayan, ülkenin can damarı konumundaki bacasız fabrikalardır.
Özellikle yaşadığımız büyük deprem felaketinde meslek okullarımızın gösterdiği refleks tüm Türkiye'nin hafızasına kazınmıştır. Çadır, soba, hijyen malzemesi ve acil gıda üreterek kriz anında devletimizin ve milletimizin yaralarını ilk saranlar, atölyelerdeki gençlerimiz ve ustalarımız olmuştur. Bu gençler sadece birer öğrenci değil, bu ülkenin zor zamanlarda omuz veren üretim ordusudur.
Bununla birlikte mesleki eğitim, sadece ekonomik bir değer üretmekle kalmaz; aynı zamanda en güçlü sosyal güvenlik kalkanımızdır. Bir genci meslek sahibi yapmak, onu sokağın tehlikelerinden, yozlaşmadan ve suça sürüklenmekten koruyan en etkili yoldur. Atölye disipliniyle ve Ahilik kültürünün çalışma ahlakıyla yetişen genç, toplumsal bir aidiyet kazanır ve geleceğe güvenle bakar.
Üreten Gençliğin Çalışma Onuru ve Bekleyen Hukuki Haklar
Ancak, ülkemiz için bu denli hayati bir rol üstlenen ve yeri geldiğinde ulusal krizleri omuzlayan bu üretim ordusunun çalışma hakları, bugün anayasal eşitlik ilkesiyle çelişen bir durumdadır. 1986 yılında yürürlüğe giren 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile çıraklık ve staj süreçleri uzun vadeli sigorta kapsamından çıkarılmıştır.
Devletimizin gözetiminde, sanayi sitelerinde ve işletmelerde fiilen mal ve hizmet üreten, emeği karşılığında bir ücret alan gençlerin çalışma hayatına attıkları ilk adımın yasal bir başlangıç sayılmaması büyük bir hak kaybıdır. Türkiye’nin imzacısı olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleri ve Avrupa Birliğinin (EAfA) vizyonu da, insana yakışır iş ilkeleri gereği, fiili çalışmanın şartsız olarak hukuki güvence altına alınmasını öngörür.
Muhalefet Partilerinden Beklentimiz ve Çözüm Adımları
Milyonlarca aileyi, binlerce işletmeyi ve ülkemizin üretim geleceğini doğrudan ilgilendiren bu hakkın teslimi adına, siz değerli muhalefet temsilcilerinden sarsılmaz bir irade beklemekteyiz. Bu çerçevede;
· Çıraklık ve staj sürelerinin, fiili çalışmanın başladığı ilk gün itibarıyla uzun vadeli sigorta başlangıcı olarak yasal statüye kavuşturulması için TBMM’de ivedilikle kanun tekliflerinin hazırlanması,
· Geçmişten gelen bu yasal eksikliğin Meclis Genel Kurulu kürsüsünde, haftalık grup toplantılarınızda ve soru önergelerinde sürekli ve ısrarlı bir biçimde gündemde tutulması,
· Mesleki eğitimi teşvik edecek, gençlerin çalışma onurunu koruyacak, geçmişten gelen hak kaybının giderilmesi parti politikalarınızın öncelikli maddesi olarak kamuoyuna duyurulması bir gerekliliktir.
Bizler, yıllar önce elimize verilen o sigorta kartlarının hukuki karşılığını bekliyoruz. Gelecek; ithalatla değil, atölyeye adım atan gencin emeğini güvence altına alarak, ustalıkla ve yerli üretimle kurulur. Bu haklı davamızda sizleri yanımızda görmeyi umuyoruz.
Sahip Çıkın
#StajÇıraklıkSigortasıYokSayılıyor
@___Devletci___ Bu kodumun dizilerini yasaklayacak!
Bu kodumun gündüz programlarını yasaklayacak!
Herkes öyle önüne geldiği gibi silah bulamayacak!
Bu kadar rahatligi gevşekliği bitirecek!
ANALAR BABALAR UYUMAYACAK !!!
VER ELİNE TELEFONU SUSSUN TABİİİİYAAA