@BalatLeydisi Bu kitabı görünce yakınlarda bitirdiğim Siyah Sert Berlin aklıma geldi. Benjamin- Tanpınar- Baudelaire, Berlin-İstanbul- Paris hattında bir kitap. Belki ilginizi çeker.
Aralık 1922… Cumhuriyet henüz ilan edilmemiş, Ankara ise Millî Mücadele'nin merkezi.
Fransız fotoğrafçı ve kameraman Camille Sauvageot'nun kamerasından, Ankara'nın ve Mustafa Kemal Paşa'nın bilinen en erken hareketli görüntülerinden biri.
Henüz bugünkü başkent siluetinden eser yok; bozkırın ortasındaki Ankara sokaklarını, dönemin insanlarını ve Mustafa Kemal'i hareketli görüntülerde izliyoruz.
Çekimler bugün Albert Kahn Müzesi'nin “Archives de la Planète” koleksiyonunda korunuyor.
Ankara, Aralık 1922.
#gdhtarih
Zafer Türk ordusunundur!
Sakarya Meydan Muharebesi sonrası Eskişehir-Afyon-Uşak Hattı’na çekilmiş olan Yunan Küçük Asya Ordusu, çoğu zaman Türk köylülerine yaptırdıkları çift sıra tahkimatlarına güvenerek Türk ordusunun taarruzunu beklemekteydi. 14 Ağustos 1921’de Türklere karşı ileri harekâtına başlayan Yunanlara karşı tam bir yıl sonra Türk ordusu, 14 Ağustos 1922’de taarruz için ilerlemeye başlamıştı. 26 Ağustos 1922 gününün erken saatlerinde başlayan Türk taarruzu, 27 Ağustos’ta cephenin yarılması ile ivme kazanmıştı. Ancak, yarma harekâtı sonrası Yunanlar arkasına bakmadan kaçtı demek hiç doğru olmaz. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’ndeki Türk ordusuna benzer bir taktikle, tutunduğu her hatta mücadele vererek çekilmiş; geri çekilirken bile cephe güvenliğini sağlamak üzere Çiğiltepe’de olduğu gibi Türk kuvvetlerini uzun süre oyalamış; hatta kimi zaman #Oğlanmezarı, #Selkisaray’da olduğu gibi karşı taarruzlar bile gerçekleştirmişti. Şanlı Türk askeri yaklaşık on aylık bekleyişi taçlandırmak üzere harekete geçtiğinde, 1921 yılının 30 Ağustos’unda Çal Dağı’nı düşmana teslim etmeyen 190. Alayı’nın Büyük Taarruz için Akpirim’de cephede olduğu gibi birçok cephede destan yazmak için hazırdı. Türk evladı, 30 Ağustos 1922 gününe kadar ele geçirdiği her mevziyi mukaddes kanını toprağına akıtarak kazanmıştı.
Yunan ordusunun geri çekilerek kuzey ve güney kollarını birleştirerek savunmaya yeni bir hat üzerinde devam etme imkânı ortadan kalktığında; Dumlupınar’da kopan kıyametten kurtulmak üzere harekete geçen Trikopis; #Belovası’nda Türk süvarilerinin kendisini beklediğini haber alınca; yorgun, aç, komuta kademesi ve diğer birlikleri ile iletişim imkânı hiç kalmamış ve umutsuz bir şekilde İzmir’e ulaşmaya çalışıyordu. Trikopis ve beraberindekiler; Türk köylüsünün yanlış kılavuzluk yapması ile değil, Belovası’ndaki süvarilerden kurtulmak için Kızıltaş Vadisi’ne yönelmişti. Beraberinde kalan yaklaşık 5000 askerle direnme imkânı kalmayıp bütün yollar kapanınca teslim olmak zorunda kalmıştı. Türk askeri, hazırlanan taarruz planını büyük bir azimle sahaya uygulamıştı.
“Dört yüz kilometrelik bir alanı aralıksız takip ile düşmanlara dehşet saçarak Türk ordusunun yetenek ve gücünü” gösteren Türk evlatlarına sonsuz saygı ve minnetle...
#BüyükTaarruz104Yaşında
Sakarya Meydan Muharebesi | bugün
27 Ağustos 1921
105 sene önce bugün Türk süvarileri öyle bir şey yaptı ki...
Sevgili @MSuleymanDuman ile harp meydanındayız.
Görsel Tarih'ten çok özel bir belgesel⬇️
https://t.co/7nTorKmZFX
Organizasyonda emeği geçen herkese özellikle Selim Hoca’ya sonsuz teşekkürler. Engin bilgisiyle bizi aydınlattı, idrakimizi derinleştirdi
#SakaryaZaferi105Yaşında
@HarpCografyasi@UmitDikbayir Protokol ile aynı ortamlarda bulunma zorunluluğunuza rağmen böyle açıklamalar yapmanız herkesin yapabileceği bir şey değil. Hocam size helal olsun!
Ağustos ayı başladı. İyi ve güzel olsun...
Milattan önce 8 yılında Roma Senatosu; milattan önce 31 yılında Roma İmparatoru olan ve milattan önce 27 yılında yüce, büyük, kudretli anlamındaki "augustus" ünvanını alan Gaius Octavius Augustus'un adını aşağıdaki kararla bu aya verdi:
Twitter’daki Oddyseus külliyatına ben de katkıda bulunmak isterim:
Önü arkası derken en az 200 dakika çocuklarımı kitleyecek bir yer bulamadığım için henüz filmi izleyemedim.