Bu devrimci kardeşlerimiz de yurdum insanı, yesinler içsinler.
Onlar da boğaza nazır masalarında rakılarını yudumlayıp balık yemesinler mi?
Çok ayıp.
Biber gazı da nefes borusundan başka türlü çıkmıyor ki.
Efendim, o masanın hesabı kaç asgari ücret yaparmış.
Güzel kardeşim, onların devrim masalına inanırsan rakı masasına meze olursun.
Kusura bakma.
Yusuf Tekin'i protesto etti diye iki liseli tutuklanmış.
Fransa korkusu başladı. 1968 olaylarını hatırladılar. Geziyi hatırladılar. Ve ön almak için iki liseliyi alarak, tüm öğrencilere, korku saldılar.
İki genç arkadaşımız Sözde Milli Eğitim Bakanının gittiği bir lisede,
“Bize gelecek yoksa,
Size huzur yok.
Yusuf Tekin istifa”
yazan bir pankart açtılar diye dün gece yarısı evleri basılarak gözaltına alındılar.
Geceyi nezarette geçirdiler.
“Savcı” bugün ifadelerini alma gereği bile görmeden tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etti.
Çıkartıldıkları mahkeme ise biri 19 biri 20 yaşında bu iki genci, Nehir ve Nevin’i YUSUF TEKİN’i TEHDİT ETMEK SUÇUNDAN(!!) az önce tutukladı.
Aşağıya zaptın ilgili kısmını bir hukukçu olarak utanç içinde bırakıyorum.
Hiç lafı eğip bükmeye gerek yok.
Bunun adı faşizmdir.
84 yılın değil 184 yılın en büyük yağışını da alsak METEOROLOJİ diye bir bilim dalı olduğu için sevgili kardeşlerim, eğer bir gün önceden uyarını yapar, elektrik kaçaklarını kontrol edersen 14 yaşında çocuk akıma kapılıp ölmez.
Edirne’de devlet yurdunda kalan 14 çocuğun harçlık verilerek markete gönderildiği, ancak çocuklardan birinin geri döndüğü ve 13 çocuğun kayıp olduğu iddia ediliyor. Üstelik 3 gündür kendilerinden haber alınamıyor.
Devlet koruması altındaki 14 çocuk nasıl olur da aynı anda, bu şekilde korumasız ve kendi başlarına gönderilebilir? Bu çocukların yaşları neden açıklanmıyor? Gözetim ve sorumluluk kimdeydi?
Fon kriziyle mücadelede son durum:
“Bakan istifa edecek” diyen Ali Tarakçı: Tutuklu.
Fotoğraf yayımlayan Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı: Tutuklu.
Haber yapan Murat Ağırel ve İsmail Saymaz: Ev hapsinde.
Fonun hesabını soranlar hesap veriyor. Hesap vermesi beklenenler ise yerinde duruyor.
Fon bulunamadı ama gazeteciler bulundu!
Ekonomide istikrar sağlanamadı, basında sessizlik mi sağlanmak isteniyor?
Asıl soru şu: Fon kriziyle mi mücadele ediliyor, yoksa krizi haber yapanlarla mı?
Yurtdışındaki tatilinden kendi isteğiyle dönüp yurda giriş yaptığında kendi isteğiyle polise başvuran komedyene ters kelepçe yapıp zorla ‘yakalanma görüntüsünü’ çekerken lekelenmeme hakkı yok, fon vurguncularının adlarının açıklanması talep edildiğinde lekelenmeme hakkı var.
AK Parti fon vurgununda sonuna kadar gitmeye kararlı olduğunu gösterdi: • Gazeteci Ali Tarakçı (tutuklandı) • Gazeteci Şaban Sevinç (tutuklandı) • Gazeteci Mustafa Balcı (tutuklandı) • Gazeteci İsmail Saymaz (ev hapsi) • Gazeteci Murat Ağırel (ev hapsi)
Polisiye sevenler bilir.
Sherlock Holmes bir soruşturmayı, bekçi köpeğinin havlamaması bulgusuyla çözer. (Silver Blaze)
Köpek havlamadığına göre katil tanıdıktır.
Bu durumu fon krizine de uyarlayabiliriz.
Denetleyici, düzenleyici kurumlara İngilizce'de 'bekçi köpeği (watchdog)' denir.
Bu kurumlar bir sorun gördüklerinde havlayarak alarm verirler.
Fon vurgunu devam ederken Türkiye'deki düzenleyici ve denetleyici kurumlar da harekete geçmemiştir (yani havlamamışlardır)
Çünkü hırsız tanıdıktır.
Milletin götüne 20milyar$’lık delik açmışlar. Dillerinden düşürmedikleri 2000’lerin banka hortumlamasının 4 katı. Muhalefetten tek kelime açıklama yok. Her 5 kişiden 1’inin yatırım hesabı var ülkede. Bu kadar aptal işte bunlar. Şu mevzunun bile üstüne gidecek taşakları yok. Ne garip ya. Hakikaten sadece iktidar olmamaya çalışmak gibi bunlarınki.
Tera’nın sahibi baba oğul Tezmenler
Baba Oğuz Tezmen eski bir bakan
Mehmet Şimşek fonlarda spekülasyon var dediği dönemde SPK başkanı olan kişi de eski bir bakan Vecdi Gönül’ün oğlu
Her iki bakan da aynı dönem milletvekiliydiler
İki eski bakan oğlu şimdiki fon krizinin mimarı
Yok canım alakaları yoktur tabi