muğla fethiyede bir otelin isgal ettigi halka ait plaj*****
artik soyle seyleri guzellemeyi birakip ses cikartin. biktik birilerine ait olan plajlardan. SAHILLER HALKINDIR
Bu arada, Önder Küçükerman bir İskandinav ülkesinde doğmuş olsa, 1969’da tasarladığı şu sallanan sandalye ikonik tasarım olur, Küçükerman da şu an Hans Wegner, Finn Juhl, Borge Mogensen gibi isimlerle birlikte anılırdı.
Coğrafya bir tasarımcı için kader değil kan, ter, gözyaşıdır :)
@hasanohzturk @fdenizkoo Yanlış. Ben de feministim ya da ‘feminaziyim’ sizin tabirinizle ancak bu olayda Özgüre inanıyorum. İsteyen istediğine inanır, kadın düşmanlığı yapmayın
Değerli arkadaşlar ben Özgür Turhan. Güzel ülkemizde komedyenlik yapıyorum. Yarın Cübbeli Ahmet Hoca ile ilgili hakaret davasında ifade vereceğim. Cumartesi günü ise, Galatasaray tarafından şahsıma dava açıldığı için karakola imza vermeye gideceğim, yaklaşık 9 aydır gidiyorum. Yaşadıklarımla beraber, almış olduğum tehditler, yapmış olduğum işi engellemeler ise şu an burada bahsi geçirilmeyecek kadar hafif geliyor.
Eti atmış olduğum tweetten dolayı, yayınlanmayan reklamlarında oynadığım için zarara uğradıklarını söyleyerek sözleşmeyi tek taraflı feshetti. Tarafıma reklamdaki zararlarını karşılamak için tazminat davası açtılar. Reklam setinde içtikleri kahvelerden, beyran çorbalarına kadar benden talep ettikleri tutar, bütün masraflar yaklaşık olarak 5 Milyon TL. Dava anlayamadığım bir şekilde aleyhimde sonuçlandı.
Pazar günü yapacağımız gösteri çekimimizden önce ne suç ne değil diye söylediğimiz bütün kelimeleri gözden geçirdik. Yasalarımıza göre herhangi bir suç işlemediğime kesinlikle emin olduğum gösterimde, eşim dostum ne zaman içeri gireceğim diye gün sayıyor.
Arkadaşlarım, tanıdıklarım yalnızca espri yaptığı için tutuklular, davaları var.
Ben komedyenim, bu ülkede yalnızca esprilerimi sizlerle paylaştığım için başıma bunlar geliyor.
Artık çok yoruldum. Ülkemizin geldiği duruma üzülüyorum, çocuklarımızın geleceğine üzülüyorum, kendime üzülüyorum. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilmediğim garip bir durumdayım.
⏺️Fatih Altaylı’yı söylemediği sözden niyet okuyarak tutukla. ⏺️Leman çizerlerini karikatürde kast etmediklerini yorumlayarak hapse at.
⏺️Manifest grubunu sahne şovlarından dolayı adliyeye götürüp yurt dışı çıkış yasağı ver.
⏺️Kızılcık Şerbeti dizisine senaryo nedeniyle inceleme başlat. Senaryoyu değiştir.
⏺️Mabel Matiz’i şarkı sözü nedeniyle adliyede polisler arasında savcıya götür.
⏺️Tele 1 yöneticilerini hatalı KJ nedeniyle TV binasından polislere aldır, adliyeye götür.
⏺️Gazeteci Furkan Karabay’ı haber yaptığı için tutukla 7 ay sonrasına duruşma günü ver.
⏺️Ve bir şaka programında hadis olduğu tartışmalı, toplumun çok büyük çoğunluğunun sadece atasözü olarak bildiği bir söz nedeniyle Boğaç Soydemir ve Enes Akgündüz’ü tutukla.
Hukuk güvencesinin kalmadığı ülkeye niyet okumayla, çarpıtmalarla, saçma yorumlarla zifiri karanlık çöküyor. Ülke bir kafese dönüşüyor.
Yumurtalık kanseri tıp kitaplarında erken semptom vermeyen, sessiz tümörler olarak tanımlanır. Bu bilgi hekimler arasında nesilden nesile aktarılır. Oysa bu kansere yakalanan kadınlar geriye dönük pek çok semptomları olduğunu ama semptomlarının over kanseri tanısına yol açmadığını ifade ederler. Demek ki neymiş? Tümör sessiz değil, tıp sağırmış. Bunun en temel nedenlerinden biri tıbbi bilginin “erkek” hastaların sözünü ciddiye alarak birikegelmesidir.
Tam da bu nedenle kadınlarda daha az görülen kalp hastalıkları onlarda daha çok ölüme neden olmaktadır. Yargı erkek diyoruz ama Tıp da öyle!
Kadınların sesine, sözüne, sağ duyusuna güvenmenin zamanı geldi de geçiyor bile.
Hiçbir erkek sanatçıya şarkılarında küfür etmemelisin kadınları aşağılamamalısın çünkü sen küçük erkek çocuklarına örnek oluyorsun denmiyor fark ettiyseniz
Korkunç...
Muğla Dalyan...
Kooperatif yöneticileri tutuklandı. Dalyanda kalan balıklar öldü... Serbest bırakılmaları gerekirdi....
Hayvanlar yumurta da bırakamadı.
@TCTarim@tcmuglavaliligi
If you want to see how far the media and the west has sunk compare the reporting of this atrocity to the market place atrocities in Sarajevo in 94 and 95.
Our humanity is on the line here.
SPEAK UP! SILENCE IS COMPLICITY!