Bizler önce 4 yıl fakültelerimizde alan bilgimizi edinerek kendimizi yetiştirdik. Başarılı olduğumuz için yeterli görüldük ve mezun olduk.
Yetmedi.
Yıllarca KPSS’ye, bugün ise AGS’ye girdik. Yüksek dereceler elde ederek yalnızca alanımızda değil, genel kültür ve eğitim alanlarında da kendimizi defalarca ispatladık.
Yetmedi.
Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu öğrendik, sınavlara girdik, her yeni düzenlemeye uyum sağladık.
Yetmedi.
Birçok okulda bir eğitim-öğretim yılı içerisinde defalarca öğretmen değişmesine, öğrencilerin sürekli öğretmensiz kalmasına ve eğitimin sürekliliğinin zarar görmesine tanıklık ettik.
Yetmedi.
Eğitim fakültesi mezunu dahi olmayan kişilerin farklı alanlardan gelerek öğretmenlik yaptığı bir sisteme şahit olduk. Kendi mesleğimizin, yıllarca emek verdiğimiz eğitimimizin ve diplomamızın değersizleştirildiğini gördük.
Yetmedi.
Derecelerimize, başarılarımıza ve yıllarca verdiğimiz emeğe rağmen “başarısız” yaftasıyla karşı karşıya kaldık.
Yetmedi.
Atanamadığı için ağır psikolojik ve sosyal sonuçlar yaşayan, hatta hayatını kaybeden meslektaşlarımızın acısına tanıklık ettik.
Ve hâlâ yetmedi mi?
Başka hiçbir meslekte olmayan “ücretli” istihdam modelinin öğretmenlere dayatılması artık kabul edilemez bir noktaya gelmiştir.
Öğretmen açığının, öğrencilerin öğretmensiz kaldığının ve eğitimin sürekliliğinin zarar gördüğünün açıkça ortada olduğu bir dönemde, öğretmen istihdamının yetersiz bırakılması artık yalnızca öğretmenlerin değil, doğrudan öğrencilerin geleceğini ilgilendiren bir meseledir.
Tarihimizin en düşük öğretmen alımlarından biriyle karşı karşıya kalmak,
derece yapan öğretmenlerin hâlâ atanamaması,
emeğin görmezden gelinmesi,
öğrencilerin öğretmensiz bırakılması…
ARTIK YETTİ!
Biz ayrıcalık istemiyoruz.
Hak etmediğimiz bir şeyi istemiyoruz.
Biz yalnızca eğitim sisteminin gerçek ihtiyacı kadar öğretmenin istihdam edilmesini istiyoruz.
Artık görmezden gelinmek istemiyoruz.
Bu mücadele yalnızca atanmayı bekleyen öğretmenlerin mücadelesi değildir. Bu; öğrencisinin karşısında nitelikli ve sürekli bir öğretmen görmek isteyen velilerin, öğretmen açığı nedeniyle eğitim hakkı zarar gören öğrencilerin ve mesleğinin geleceğini düşünen tüm eğitim emekçilerinin meselesidir.
Bu nedenle başta öğrencilerimizi, velilerimizi ve tüm meslektaşlarımızı bu haklı talebe ses olmaya ve mücadeleye davet ediyorum.
Çünkü artık gerçekten YETTİ!
@Yusuf__Tekin@RTErdogan@memetsimsek@oktay_saral@HMBakanligi@edipuzen
AGS sürecinde binlerce öğretmen büyük emek verdi. Şimdi sıra verilen sözlerin hayata geçirilmesinde. Öğrenciler öğretmenlerine, öğretmenler görevlerine kavuşsun. 50 bin atama sözünüzü tutun!
#SnSaraldanAGSsözü50Bin
2026 yılı için ciddi, yüksek sayıda alım yapılacak sözünüz var sayın Oktay Saral bey .
En kısa sürede bu müjdeyi duymayı sizlerden bekliyoruz .
Beklentimiz 2026 yılında 50 bin AGS kontenjanı .
@RTErdogan@oktay_saral@Yusuf__Tekin@tcmeb#SnSaraldanAGSsözü50Bin
Derece yapan öğretmenin bile kontenjan dışında kaldığı bir sistemde artık söz değil, somut adım bekliyoruz. Emek veren, yıllarını bu sınava adayan öğretmenler için 50 bin kontenjan haktır.
Milli Eğitim Bakanı’nın yapamadığını sizden bekliyoruz Sn. Saral
#SnSaraldanAGSsözü50Bin
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral @oktay_saral
Size buradan şu sözü veriyorum 2026-2027 eğitim öğretim sezonunda ciddi bir öğretmen alımı olacak. Mülakat mağduru ve diğer arkadaşların durumunu yakından takip ediyorum. Müsterih olsunlar
#SnSaraldanAGSsözü50Bin
Binlerce öğretmen aylarını, yıllarını verip sınavda derece yaptı; ama bugün kontenjan yetersizliği yüzünden kapının dışında bırakılıyor. Başarı varsa karşılığı da olmalı. Emeği görmezden gelen hiçbir sistem adil değildir.
#AGS50BinHakkımız
Ülkemizin her köşesinde öğretmen gereksinimi var.
Atama bekleyen genç öğretmenlerimizin beklentisi büyük, talebi açık: en az 2026 AGS ile 50 bin öğretmen ataması istiyorlar.
Öğretmenler haykırıyor Sesimizi duyun, umudumuzu büyütün diye..
Destek olalım.
#AGS50BinKontenjan