Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Çorum’da bir öğretmenimiz yabancı uyruklu şahıslar tarafından darp edildi, zincirle dövüldü. Emniyet müdürü ve vali basın karşısına geçti. Basın mensubu valiye bu şahıslar yakalandı mı diye sorduğunda. Vali emniyet müdürüne sordu. Emniyet müdürü kaçak yollarla yurtdışına kaçtılar dedi. Valide dönüp merak etmeyin yurtdışına kaçtılar diye açıklama yaptı. Bu vali bu emniyet müdürü hakkında, bu şahısların kaçışından dolayı sorumlu olanlar hakkında hesap soruldu mu ? Bu vali ve bu emniyet müdürü hala kamu görevini yürütüyor mu? İçişleri bakanlığı adalet bakanlığı sorumlu olan kamu görevleri hakkında bir işlem yaptı mı ? Eğer içişleri bakanlığı ve adalet bakanlığı gereğini yapmadı ise adalet Bakanı ve içişleri Bakanı hakkında savcılık işlem başlattı mı ?
Birinci fotoğraf dün çocuklarını okula gönderip morgdan alan ailelerin fotoğrafı, ikinci fotoğraf bir barınağın önünde öldürülen hayvanların, ölümü bekleyen hayvanların nöbetini tuttuğumuz, kapıların açılmasını beklediğimiz bir fotoğraf… ikisi arasında fark olmadığını anladığımızda bu şiddet sarmalına karşı durabileceğiz… Bu şiddet 2 günde varolmadı. Katliam yasasıyla, hayvana,kadına işkence eden faillerin aklanmasıyla oldu… bütün hak mücadelelerinin bunu anladığı ve hayvanları da gördüğü bir mücadele alanı yaratılmadıkça bu şiddet durmayacak…
@sedayilmaz_@watsonsturkiye@watsonsturkiye bu konuda destek olacağınızı açıklamıştınız. Biz PR’ımızı yaptık, Prenses’le işimiz bitti, ne de olsa unutulur gider mi dediniz? Günceler misiniz bizi?
Hangisiyse artık, inandıkları din üzerinden faşistlik yapmayı kendilerine tanınmış ilahi bir hak gibi görenler, bakın İslâm filozofu İbn-ül Arabi sizi ne güzel anlatmış.
Mahir Çayan ve yoldaşlarının katledildiği Kızıldere katliamından hemen sonra bir köylünün sözleri; "Oğlum öleydi, bunlar ölmeseydi"
AP Kızıldere Katliamı'na Ait Yeni Görüntüleri Erişime Açtı
Asla inanmıyorum kediyi kaybettiler çünkü veterinere götürülse o iğrenç istismar izleri çıkacaktı ortaya ! Köydeki hayvanlara ya da kendinden küçük çocuklara aynı hareketleri yapmadığı ne belli şu an? Bayramın beklenmesi neden? Delilleri mi kaybedecekler? https://t.co/9lSHnqBjfc
@haydarozkan06 • Görüntülerdeki kedinin acilen kurtarılmasını,
• Fail hakkında caydırıcı hukuki işlem başlatılmasını,
• Failin ve ailesinin psikolojik destek ve uzman denetimine alınmasını talep ediyoruz.
Yetkili kurumları göreve çağırıyoruz:
@AntalyaValilik@AntalyaAshb@AntalyaEmniyet
Antalya’da bir kedinin makatına yabancı cisim sokularak işkence uygulandığı görüntüler ortaya çıkmıştır. Failin yaşı nedeniyle görüntüler buzlanmış olsa da yapılan eylemin ağırlığı ortadadır.
Bu bir oyun değil, açıkça hayvana yönelik istismar ve şiddettir.
Unutulmamalıdır ki şiddet sarmalı çoğu zaman hayvanlara yönelik eylemlerle başlar. Bu tür davranışlar görmezden gelinirse, ileride çok daha büyük ve tehlikeli sonuçlara yol açabilir.
Bu nedenle:
• Görüntülerdeki kedinin acilen kurtarılmasını,
• Fail hakkında caydırıcı hukuki işlem başlatılmasını,
• Failin ve ailesinin psikolojik destek ve uzman denetimine alınmasını talep ediyoruz.
Yetkili kurumları göreve çağırıyoruz:
@AntalyaValilik@AntalyaAshb@AntalyaEmniyet@antalyadkmp@tcbestepe@TC_icisleri@tcailesosyal@TCTarim@tc_cimer
Lütfen bu olayı görmezden gelmeyin.
Taksim Meydanı'ndaki Watsons'ın gözbebeği Prenses şikayet edildiği için barınağa gönderilecekti. Mahalleden bir komşum onu pansiyona aldırdı.
@watsonsturkiye neden Prenses'e sahip çıkmadınız? Şimdi bakımına destek olacak mısınız?
Brezilya'da Orelha adlı sokak köpeği dövülerek öldürüldü.
Onu öldürenler, zengin ve güçlü ailelerin çocukları.
Halk, adaletin yerini bulacağına inanmıyor.
Ülke ayağa kalktı. Tüm şehirlerde protestolar yapılıyor.
Ben Kuşadası'ndayım. İş icabı turistlerle konuşuyorum.
2024 yazında, dünyanın dört bir yanından gelen insanlar kedi Eros'u soruyorlardı. İstanbul'da katledildiğini biliyor ve onun için üzülüyorlardı.
Çünkü hayvan sevgisi coğrafi sınırları aşar. Milliyet, inanç, dil fark etmez.
Sokağımızdaki hayvanın değeri neyse, dünyanın öbür ucundaki hayvanın değeri de aynıdır.
Öyleyse,
Ateşe ağzıyla su taşıyan karınca misali,
Brezilya'daki hayvanseverlerin "Orelha İçin Adalet" kampanyasına destek verelim.
Onu katledenler cezasız kalmasın.
#JustiçaPorOrelha