📣 DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin @enerjisen, 14 Haziran’da Ankara’da gerçekleştireceğimiz eyleme desteklerini açıkladı.
Haklı taleplerimizi, tüm enerji işçilerinin talepleri olarak gördüklerini söyleyen Keskin, 14 Haziran’da yanımızda olacaklarını ekledi.
Dayanışmaları için teşekkür ederiz. Yaşasın Sınıf Dayanışması!
@MulakatPlatform
#14HazirandaAnkaradayız
#ÖğretmenlerAnkarayaGeliyor
📣 Birtek-Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen @birlesiktekstil 14 Haziran’da Ankara’da gerçekleştireceğimiz eyleme desteklerini açıkladı.
Özel sektör öğretmenlerinin ve mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı hak gasplarına dikkat çeken Türkmen, verilen sözlerin tutulması ve öğretmenlerin haklarını alabilmesi için yürüttüğümüz mücadelenin yanında olduklarını ifade etti.
Dayanışmaları için teşekkür ederiz. Yaşasın sınıf dayanışması!
@MulakatPlatform
#14HazirandaAnkaradayız
#ÖğretmenlerAnkarayaGeliyor
📣 DGD-Sen @DGDSEN Genel Başkanı Neslihan Acar, 14 Haziran’da Ankara’da gerçekleştireceğimiz eyleme desteklerini açıkladı.
Özel sektör öğretmenlerinin taban maaş, güvenceli çalışma ve sendikal haklar mücadelesinin; mülakat mağduru öğretmenlerin ise atama hakkı mücadelesinin tüm emekçilerin ortak mücadelesi olduğunu vurgulayan Acar, 14 Haziran’da öğretmenlerle birlikte Ankara’da olacaklarını ifade etti.
Dayanışmaları için teşekkür ederiz. Yaşasın Sınıf Dayanışması!
@MulakatPlatform
#14HazirandaAnkaradayız
#ÖğretmenlerAnkarayaGeliyor
📣 Bağımsız Maden İş @bagimsizmadenis Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, 14 Haziran’da Ankara’da gerçekleştireceğimiz eyleme desteklerini açıkladı.
Özel okullarda, kurslarda ve dershanelerde düşük ücretlerle, güvencesiz koşullarda çalıştırılan öğretmenlerin; atama hakkı gasbedilen mülakat mağduru öğretmenlerin taleplerinin haklı olduğunu vurgulayan Aksu, Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı tarafından verilen sözlerin tutulmasını istediklerini ifade etti.
Dayanışmaları için teşekkür ederiz. Yaşasın sınıf dayanışması!
@MulakatPlatform
#14HazirandaAnkaradayız
#ÖğretmenlerAnkarayaGeliyor
📣 Tarım-Sen @tarimsendikasi Genel Başkanı Umut Kocagöz, 14 Haziran’da Ankara’da gerçekleştireceğimiz eyleme desteklerini açıkladı.
Özel sektör öğretmenlerinin ve mülakat mağduru öğretmenlerin güvencesizliğe, yoksulluğa ve belirsizliğe iten politikalara karşı hakları için yürüttüğü mücadelenin yanında olduklarını belirten Kocagöz, tüm halkı 14 Haziran’da öğretmenlerle dayanışmaya çağırdı.
Dayanışmaları için teşekkür ederiz.
Yaşasın sınıf dayanışması!
@MulakatPlatform
#14HazirandaAnkaradayız
#ÖğretmenlerAnkarayaGeliyor
📣 Yapı Yol-İş Sendikası @yapiyolis Genel Başkanı Mustafa Adnan Akyol, 14 Haziran’da Ankara’da gerçekleştireceğimiz eyleme desteklerini açıkladı.
Ataması yapılmayan, hakları gasbedilen tüm öğretmenlerin yanında olduklarını söyleyen Akyol, 14 Haziran’da Ankara’da olduklarını duyurdu.
Dayanışmaları için teşekkür ederiz. Yaşasın Sınıf Dayanışması!
@MulakatPlatform
#14HazirandaAnkaradayız
#ÖğretmenlerAnkarayaGeliyor
SÖZLER VE ALGILAR SERİSİ 2 📢
Dün başladığımız serimize Bülent Çiftçi @cftcblnt ile devam istiyoruz:
İlk olarak sürecin başında "mülakatı ben mi yaptım" dedi.
Kanun çıkarılmasını istediğimizde "3 katı kişi çağırmak zorundayız yine eleme olur" bahanesini sundu.
2024 Aralık ayında Hacı Bayram Üniversitesi'nde görüştüğümüzde "emsal karar çıkınca, dava açanların hepsi atanacak" dedi. Aynısını Ocak sonunda bakan Yusuf Tekin'le görüştüğümüz gün de söyledi, bu söz üzerine bir süre sahadan çekildik ve bu sözü mücadeleyi zayıflattı.
2025 sonbaharında mülakat mağduru anneleri Ankara'ya gitti, Bülent Çiftçi ile görüştü. Görüşme sonrasında anneler ve bir annenin kızı video çekti diye yetkili sendikanın sekreteri Talat Yavuz'a "ben bunlar için mi uğraşıyorum söylemediğim şeyleri söyledi diyorlar" deyip atamamızı vermeyeceği şeklinde bir bahane sunmuştu.
Süreçte kendisiyle görüşenlere sürekli eylem yapmayın işe yaramıyor diyerek eylem kırıcı rolünü üstlendi.
MHP kanunu verdikten sonra "kendimin ve bakanın ahiretimi yakamam, hakkınızı vereceğiz" diyerek mesaj attı. Kendisiyle görüşen mağdur annelerine "ben geçmeyecek kanunu niye hazırlayayım" dedi.
SÖZLER VE ALGILAR SERİSİ 📢
Bu paylaşım serisine başlarken yetkililerin her zaman yaptıkları gibi söylediklerini inkar edeceklerini, "o anlamda demedim" dilini kullanacaklarını bilerek paylaşım yapma kararı aldık. Hatta aşağıda isimlerini vereceğimiz kişiler bazı görüşmelerimizde, odalarında görüşmeye başladığımız an sanki karşılıklı yazılı sözleşme yapmış gibi "görüştüğümüz kimseye söylemeyin", "adımı vermeyin yoksa inkar ederim" diye ikazda bulunup söylediklerini inkar etmenin tabanını o an hazırladılar.
1.5 yıldır onlarca kez iftiraya, algıya, sözler verilip tutulmamasına maruz kaldık. Hakkımızı vermemek için uydurulan bahaneleri öncelikle sıralamak istiyoruz:
-"Puan süreniz doldu."
-"Atama versek dahi üç katı çağırmak zorundayız."
-"Tam atama olacakken harekete geçtiniz hakkınız verilmedi."
-"Bakanı eylem yaparak kızdırdınız bundan dolayı atamanız gecikti."
-Size kanunla atama veririz ama 2024 ek atama laf eder."
Her seferinde farklı bir söylemle karşımıza çıkmaları, atama hakkımızı iade etmek istememelerinin bahanesi olduğu aşikardır.
Öncelikle bize bu zulmü yaşatan baş aktör bakan Yusuf Tekin @Yusuf__Tekin ile başlamak istiyoruz"
Sürecin başında bakan kendisiyle görüşen şube müdürlerine "mülakat mağdurlarına ek atama verirsem mülakatı mülakat gibi yapmadığım anlaşılır" demişti.
Bize süreç boyunca destek olan diğer bir vekil Ayşe Bohürler @aysebohurler
ve farklı vekillere "işime karışmayın, ben de sizin işinize karışmam" şekilde konuşup haksızlığı örtbas etme rolünü devam ettirdi.
Şimdi açıklayacağımız şey ise kanun sürecinin tıkanmasıyla ilgili en büyük sorunlardandır:
TBMM Eğitim komisyonu başkanı Ayşen Gürcan @ProfDrAGurcan Cumhurbaşkanı tarafından kanunun çıkmasının onaylandığını,
hukuki durumu bildiğini, mülakat mağduriyetinin kendilerince kabul edildiğini ve çözeceklerini söylediği halde meclisten bizzat görüştüğümüz vekiller ve danışmanları bizlere "bakanı ikna etmek için çok uğraştıklarını ama ikna olmadığını, mülakatların tartışmaya açılmasını istemediğini" söyledi.
SÖZLER VE ALGILAR SERİSİ 📢
Bu paylaşım serisine başlarken yetkililerin her zaman yaptıkları gibi söylediklerini inkar edeceklerini, "o anlamda demedim" dilini kullanacaklarını bilerek paylaşım yapma kararı aldık. Hatta aşağıda isimlerini vereceğimiz kişiler bazı görüşmelerimizde, odalarında görüşmeye başladığımız an sanki karşılıklı yazılı sözleşme yapmış gibi "görüştüğümüz kimseye söylemeyin", "adımı vermeyin yoksa inkar ederim" diye ikazda bulunup söylediklerini inkar etmenin tabanını o an hazırladılar.
1.5 yıldır onlarca kez iftiraya, algıya, sözler verilip tutulmamasına maruz kaldık. Hakkımızı vermemek için uydurulan bahaneleri öncelikle sıralamak istiyoruz:
-"Puan süreniz doldu."
-"Atama versek dahi üç katı çağırmak zorundayız."
-"Tam atama olacakken harekete geçtiniz hakkınız verilmedi."
-"Bakanı eylem yaparak kızdırdınız bundan dolayı atamanız gecikti."
-Size kanunla atama veririz ama 2024 ek atama laf eder."
Her seferinde farklı bir söylemle karşımıza çıkmaları, atama hakkımızı iade etmek istememelerinin bahanesi olduğu aşikardır.
Öncelikle bize bu zulmü yaşatan baş aktör bakan Yusuf Tekin @Yusuf__Tekin ile başlamak istiyoruz"
Sürecin başında bakan kendisiyle görüşen şube müdürlerine "mülakat mağdurlarına ek atama verirsem mülakatı mülakat gibi yapmadığım anlaşılır" demişti.
Bize süreç boyunca destek olan diğer bir vekil Ayşe Bohürler @aysebohurler
ve farklı vekillere "işime karışmayın, ben de sizin işinize karışmam" şekilde konuşup haksızlığı örtbas etme rolünü devam ettirdi.
Şimdi açıklayacağımız şey ise kanun sürecinin tıkanmasıyla ilgili en büyük sorunlardandır:
TBMM Eğitim komisyonu başkanı Ayşen Gürcan @ProfDrAGurcan Cumhurbaşkanı tarafından kanunun çıkmasının onaylandığını,
hukuki durumu bildiğini, mülakat mağduriyetinin kendilerince kabul edildiğini ve çözeceklerini söylediği halde meclisten bizzat görüştüğümüz vekiller ve danışmanları bizlere "bakanı ikna etmek için çok uğraştıklarını ama ikna olmadığını, mülakatların tartışmaya açılmasını istemediğini" söyledi.
SÖZLER VE ALGILAR SERİSİ 📢
Bu paylaşım serisine başlarken yetkililerin her zaman yaptıkları gibi söylediklerini inkar edeceklerini, "o anlamda demedim" dilini kullanacaklarını bilerek paylaşım yapma kararı aldık. Hatta aşağıda isimlerini vereceğimiz kişiler bazı görüşmelerimizde, odalarında görüşmeye başladığımız an sanki karşılıklı yazılı sözleşme yapmış gibi "görüştüğümüz kimseye söylemeyin", "adımı vermeyin yoksa inkar ederim" diye ikazda bulunup söylediklerini inkar etmenin tabanını o an hazırladılar.
1.5 yıldır onlarca kez iftiraya, algıya, sözler verilip tutulmamasına maruz kaldık. Hakkımızı vermemek için uydurulan bahaneleri öncelikle sıralamak istiyoruz:
-"Puan süreniz doldu."
-"Atama versek dahi üç katı çağırmak zorundayız."
-"Tam atama olacakken harekete geçtiniz hakkınız verilmedi."
-"Bakanı eylem yaparak kızdırdınız bundan dolayı atamanız gecikti."
-Size kanunla atama veririz ama 2024 ek atama laf eder."
Her seferinde farklı bir söylemle karşımıza çıkmaları, atama hakkımızı iade etmek istememelerinin bahanesi olduğu aşikardır.
Öncelikle bize bu zulmü yaşatan baş aktör bakan Yusuf Tekin @Yusuf__Tekin ile başlamak istiyoruz"
Sürecin başında bakan kendisiyle görüşen şube müdürlerine "mülakat mağdurlarına ek atama verirsem mülakatı mülakat gibi yapmadığım anlaşılır" demişti.
Bize süreç boyunca destek olan diğer bir vekil Ayşe Bohürler @aysebohurler
ve farklı vekillere "işime karışmayın, ben de sizin işinize karışmam" şekilde konuşup haksızlığı örtbas etme rolünü devam ettirdi.
Şimdi açıklayacağımız şey ise kanun sürecinin tıkanmasıyla ilgili en büyük sorunlardandır:
TBMM Eğitim komisyonu başkanı Ayşen Gürcan @ProfDrAGurcan Cumhurbaşkanı tarafından kanunun çıkmasının onaylandığını,
hukuki durumu bildiğini, mülakat mağduriyetinin kendilerince kabul edildiğini ve çözeceklerini söylediği halde meclisten bizzat görüştüğümüz vekiller ve danışmanları bizlere "bakanı ikna etmek için çok uğraştıklarını ama ikna olmadığını, mülakatların tartışmaya açılmasını istemediğini" söyledi.
Irmak öğretmenimizin vefatından dolayı derin üzüntü içerisindeyiz. Ailesine, yakınlarına ve eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz. Olayın tüm yönleriyle araştırılması devletimizden beklentimizdir.
@tcmeb@adalet_bakanlik#IrmakÖğretmenİçinAdalet
Ne yazık ki bizler mülakatta elendik ve özel sektörde patronların insafına bırakıldık. İnanıyoruz ki vicdan sahibi bir yetkili vardır ve bu duruma bir el atar öğretmeninin haklarını korur.
📣 Öğretmenler, 14 Haziran'da onlarca kentten Ankara'ya, verilen sözlerin tutulması için akacak. "Büyük Öğretmen Direnişi"nde, fiziken yan yana olamayacağımız arkadaşlarımızın ve destekçilerimizin Sendikamıza aidat ve bağış desteğinde bulunması, bu "Direniş"in soluk alıp verebilmesi için yaşamsaldır.
Bu aşamada her üyemiz, dayanışmacı dostumuz ve destekçimizden, "Askıda Bilet" olarak adlandırdığımız çağrımıza ortak olmasını, -mümkünse- bir otobüs bileti tutarını "öğretmenlik mesleğini yaşamamız ve yaşatabilmemiz" için Sendikamız banka hesabına iletmesini diliyoruz.
"1611 Mülakat Mağduru Öğretmen"in atama hakkı için Ankara'ya geliyoruz!
Özel öğretim kurumlarındaki sömürünün sonunu getirmek, taban maaş hakkımızı almak, belirli süreli sözleşmelerin güvencesizliğini yırtıp atmak için geliyoruz!
"Devlet sözü" olarak verilen sözlerin karşılığını almak için geliyoruz!
Öğretmenliği yaşamak ve yaşatmak için "senin desteğin"e ihtiyacımız var!
@MulakatPlatform
#14HazirandaAnkaradayız #ÖğretmenlerAnkarayaGeliyor
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA ÇALIŞTAY TALEBİMİZİ İLETTİK
Eğitim çalışanlarının sahada yaşadığı sorunların doğrudan muhataplarıyla değerlendirilmesi, çözüm önerilerinin ortak akılla ele alınması ve uygulamaya dönük adımların belirlenmesi amacıyla Millî Eğitim Bakanlığına resmî başvuruda bulunduk.
Başvurumuzda;
🔹 Eğitim çalışanlarının görev alanlarına ilişkin sorunların,
🔹 Görevde yükselme ve kariyer planlaması süreçlerinin,
🔹 Mali ve özlük haklarına ilişkin taleplerin,
🔹 Çalışma koşulları, görev tanımları ve kurumsal işleyişe yönelik uygulamaların,
kapsamlı şekilde değerlendirilmesi amacıyla Bakanlık koordinasyonunda bir “Eğitim Çalışanları Çalıştayı” düzenlenmesini talep ettik.
Eğitim çalışanlarının sesi olan TEÇ-SEN olarak, sahadan gelen taleplerin karar alma süreçlerine yansıması ve çözüm odaklı politikaların geliştirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
#TEÇSEN #EğitimÇalışanları #MEB #Çalıştay #EğitimÇalışanlarınınSesi
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA ÇALIŞTAY TALEBİMİZİ İLETTİK
Eğitim çalışanlarının sahada yaşadığı sorunların doğrudan muhataplarıyla değerlendirilmesi, çözüm önerilerinin ortak akılla ele alınması ve uygulamaya dönük adımların belirlenmesi amacıyla Millî Eğitim Bakanlığına resmî başvuruda bulunduk.
Başvurumuzda;
🔹 Eğitim çalışanlarının görev alanlarına ilişkin sorunların,
🔹 Görevde yükselme ve kariyer planlaması süreçlerinin,
🔹 Mali ve özlük haklarına ilişkin taleplerin,
🔹 Çalışma koşulları, görev tanımları ve kurumsal işleyişe yönelik uygulamaların,
kapsamlı şekilde değerlendirilmesi amacıyla Bakanlık koordinasyonunda bir “Eğitim Çalışanları Çalıştayı” düzenlenmesini talep ettik.
Eğitim çalışanlarının sesi olan TEÇ-SEN olarak, sahadan gelen taleplerin karar alma süreçlerine yansıması ve çözüm odaklı politikaların geliştirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
#TEÇSEN #EğitimÇalışanları #MEB #Çalıştay #EğitimÇalışanlarınınSesi
📣 Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner,
Bu ünvana sahip birinin muhakkak birtakım görevleri var ama asıl "görevi" öğretmenlerin hak kazanımlarını engellemek olduğunda onu öğretmenlerin de müdürü olarak tanımlayamıyoruz.
📌 Binbir emekle arkasında durduğumuz talepleri ve gelinen olumlu aşamaları boşa düşüren kişilerden biri. Patronlarla bakanlık arasında sürdürülen ilişkide sektörün düzenini garanti altına alan kişilerden biri. Manipülasyon, lobi, arkadan sönümlendirme... Öğretmenlerin sadece çalışma koşullarını değil hayatını zora sokan çoğu şeyin altında imzası var.
Patronların otel toplantılarında özel öğretim adına konuşan ve eğitim alanında öğretmen emeğine yönelik saldırılar ortadayken bunları bir kez dahi konu haline getirmeyen bir "müdür".
Yasal yükümlülükleri yerine getiren, iş yerinde güven oyu alan öğretmen grevini bitirmek için grev kırıcı rolünü oynayan bir "müdür".
"Anadolu irfanı, ilmî hedefler, millî değerler" var lügatında ama kölelik koşullarına mahkûm edilen öğretmenin onuru, adalet arayışı çok uzağında!
Çok bedel ödüyoruz. İşsiz kalan, mobbinge uğrayan, ucuza çalıştırılan, hukuki hakları bile "süreli sözleşme" aracılığıyla yok edilen bir çalışma alanında var olmaya çalışıyoruz. Patronlar yetmiyormuş gibi bir de bürokratların engellerini aşmaya çalışıyoruz.
❗️Kamuoyu bilsin.
Öğretmenler daha iyi tanısın. Böyle bir "müdürümüz" var!
Fethullah Güner'i 14 Haziran'da Ankara'da bulunacağımız yere, öğretmenlerin yanına çağırıyoruz. Taleplerimiz bir haktır ve bizimdir! Sektörün yani patronların çıkarları haklarımızı yok kılamaz.
Bir otelin salonunda olmayacağız. Öğretmenler ve aileler, haklarının peşinde olacak. Fethullah Güner'i de her şeye rağmen bekleriz.
@MulakatPlatform
#ÖğretmenlerAnkarayaGeliyor
@ProfDrAGurcan@NazimMavis@prof_mahmutozer@kemalsamlioglu@Yusuf__Tekin@isikhanvedat@farukozcelikgsb@AhmetAYDIN_02@tcmeb@csgbakanligi@tcookgm@CBegitimogretim@cgm_csgb@fethullahguner@ProfDrAGurcan@NazimMavis@ozmehmetemin@ZehraNurAydemr@ozturkercn@kemalkarahanmv@mhulkicevizoglu@YucelArzen@makif_yilmaz@latifselvi42@IbrahimUKaynak@rukiye_toy@yilmazbuyukaydn@ismetguneshan17@elvangezmischp@yalimhalici@FethiAcikel@Suat_Ozcagdas@fazilkasap@drmadiguzel@ilyastopsakal@saffetsancakli@YLMZHUN@KezbanKonukcu@PerihanKoca@senolsunat@mehmetkaramansp
Verdiği sözü tutamayan bir makam olur mu? Bir kişinin / şahsın sözünden değil, devletin sözünden söz ediyoruz. Patronları, onların sömürdüğü öğretmenlerle bir masada buluşturamayacak kadar güçsüz bakanlık(lar) olabilir mi?
Deniz bitti.
#ÖğretmenlerAnkarayaGeliyor