Yanlışın karşısında görmezden gelen kimseye saygı duymuyorum. Elinden bir şey gelmiyordur, bunu anlarım. Ama yokmuş, olmamış gibi davrananları iyi niyetli bulmuyorum. Saygıyı da hak etmiyorlar.
Markete gidiyoruz, ödeme sırasında biri öne geçecek diye stres oluyoruz. Toplu taşımada durakta kim sıramıza çökecek diye tetikteyiz. Kavşakta kim soldan kaynak yapacak diye midenize ağrı giriyor. Bu nasıl bir millet anlamadım. Kurala uyanın canı yanıyor.
Lc değil 2. El hayır pazarı sanki @LCWaikiki 1 değil 2 üründe de yırtıklar vardı, belki daha fazlasında da vardır ama dayanamadım bakmadım artık...
@ezgiyenn ilginizi çekebilir
Bakımsız, pis ve berbat otobüsler. Her şikayet ettiğinizde de aynı geri dönüşler "otobüslerimizin düzenli bakımı ve temizliği yapılmakta" aptal yerine koymaya alışmışlar ama günün sonunda bi tekerin canına tak etmiş demek ki... @ankarabbld@egobilgi
🚌 Ankara’da seyir halindeki EGO otobüsünün arka lastikleri koptu, o anlar bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.
🛞 Olay, Ankara İstanbul Yolu üzerinde önünde meydana geldi. Seyir halindeki EGO otobüsünün arka iki lastiğinin kopması üzerine bölgede hareketlilik yaşandı.
📲 Kopan lastiklerden birinin Jandarma Komutanlığı Lojistik birimi önüne doğru gittiği görüldü. O anlar ise bir vatandaşın cep telefonu kamerasına yansıdı.
📹 Kaynak: İHA
“Selective outrage” diye güzel bir kavram var. “Hakkaniyet terazisi!” diyorum ben.
Hatasız kul olmaz. Ama güçlünün her tür haksızlığına susup mağdurun en küçük hatasına öfkeleniyorsanız teraziniz bozuk demektir. Susmak, böyle anlarda, erdemdir.
Sohbet ortamında birilerinin arkasından ağzına geleni söyleyip sallayan, ne hikmetse bir süre sonra beraber iş yapan kimselere zerre saygı duymamak lâzım. Bunun başka modeli de hiç tanımadığı, oturup çay içmediği biri hakkında her fırsatta atıp tutan kimseler. Bu iki türün de ortak özellikleri: her şeyin en doğrusunu kendileri bilirler, en az iki konuda otoritedirler, mutlaka bir koltuğa ve makama sahip olmadıkça da rahat durmazlar. Temelde kendilerini sev(e)meme durumu var elbette. Bu yüzden herkesten nefret ediyorlar, herkese tebelleş oluyorlar. Bilmiyorlar ki o dümen bir yere kadar öyle dönüyor. Sonrası derin bir boşluk. Bazı insanları kendi cehennemlerinde yalnız bırakmak lazım o yüzden. Belki pişerler. O da belki...
Keşke Ankara’da toplu ulaşım hizmetinin kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir biçimde devam ettirilebilmesi amacıyla toplu taşıma teftiş kontrolleri düzenli olarak yapılsa, yapılan teftişler varsa da vatandaş lehine gelişmelere sebep olsa!
DUYURU
Ankara’da toplu ulaşım hizmetinin kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir biçimde devam ettirilebilmesi amacıyla toplu taşıma ücretlerinde artış yapılması zorunlu hale gelmiştir.
2026 yılı Ocak ayından bugüne kadar toplu taşımanın temel gider kalemlerinde ciddi artışlar yaşanmıştır.
Ocak ayında yaklaşık 50 TL olan motorinin litre fiyatı, bu akşam yapılması beklenen zam öncesinde 80,90 TL’ye ulaşmıştır. Aynı dönemde otobüslerin yedek parça maliyetleri %31,90, zorunlu mali trafik sigortaları %54,73 oranında artmıştır.
Tüm bu maliyet artışlarına bağlı olarak bilet ücretlerine %14,30 artış yapılmıştır.
Buna göre tam bilet 35 TL’den 40 TL’ye, öğrenci bileti 17,50 TL’den 20 TL’ye, öğretmen bileti ise 26 TL’den 30 TL’ye yükselmiştir. Ayrıca Öğrencilerin kullandığı “sınırsız biniş abonman” ücreti ise 650 lira olmuştur.
Artış, 23 Ağustos 2026 tarihinden itibaren uygulanacaktır.
*Karar belediye meclisinde “oy birliği” ile kabul edilmiştir.*
*Ankara’da başlattığımız sosyal destek alan ailelerimize “ücretsiz ulaşım desteğimiz” ise devam edecektir. Bu destekten yararlanan kişi sayısı Ağustos ayı itibarıyla yaklaşık 100 bine ulaşmıştır. Ayrıca sosyal destek alan ailelerimizin öğrenci çocukları da ücretsiz taşınmaya devam edecektir. Bu rakam da yaklaşık 40 bindir.*
Kamuoyuna duyurulur
Sizin bu millete bu sıcakta müstahak gördüğünüz otobüslerden de, pisliğinden de, klimasızlığından da, EGO'ya, CİMER'e yazılan hiçbir şikayetin ciddiye alınmamasından da, verilen cevapların dalga geçer gibi olmasından da bıktık...
@egobilgi@mansuryavas06@MamakBelediyesi
Literary giants like Dostoevsky, Schopenhauer, Nietzsche, Camus, Kafka, and Socrates are more than just authors; they are guides to understanding the world and ourselves.
Dostoevsky: Understand human nature.
Schopenhauer & Nietzsche: Distinguish profound from superficial.
Camus & Kafka: Embrace introspection.
Socrates: Realize the vastness of knowledge yet to be acquired.
Good night