We’re sending humans to Mars and building machines smarter than us…
yet I still can’t watch my full attack in EA FC not even after the match 😭
@EASPORTSFC@EAFCDirect@EA
Binada bulunan yangın alarm sisteminin rutin kontrolleri yapılmamış; bu nedenle yangın esnasında uyarı sistemi devreye girmemiştir. Binanın yangın merdiveninde yer alan turbo fanlı duman tahliye sistemi de çalışmaz durumdadır. Yönetim, bu sistemin periyodik bakım ve fonksiyon testlerini gerçekleştirmemiştir.
Turbo fan sistemi devre dışı olduğundan, yangın sırasında oluşan yoğun duman binadan tahliye edilememiş, bu da ölümlerin büyük kısmının alevden değil, dumandan ve toksik gazlardan (özellikle karbonmonoksit) zehirlenme sonucu gerçekleşmesine neden olmuştur.
Binadaki otomatik yangın söndürme sistemi (sprinkler) ve yangın dolapları için, yangından önce bina yöneticisi tarafından daire başı 8.000 TL toplanmış ve sistemin “yenilendiği” bilgisi verilmiştir. Ancak olay anında yapılan tespitte, sprinkler ve yangın dolabı hatlarında hiç su bulunmadığı belirlenmiştir. Daha da vahimi, vana bağlantılarının projeye aykırı biçimde ters bağlanması nedeniyle, yangına müdahale amacıyla itfaiyenin su basması sonucu suyun otoparkta dışarıya aktığı görülmüştür.
İtfaiye ekipleri, yangın anında bu kritik mühendislik hatasını aşmak için yangın söndürme sistemi vana hattını keserek, doğrudan müdahale ile yeni bir vana sistemi kurmuş ve suyu bu yolla binaya vermiştir.
Dolayısıyla bina yöneticisinin: Toplanan paraya rağmen uygun olmayan bir söndürme sistemi kurdurmuş olması, Sistemin kontrolünü ve testini yaptırmaması, Tesisat hatalarının denetimini gerçekleştirmemesi, doğrudan bu facianın büyümesine yol açan ciddi ihmal zincirlerinin başında yer almaktadır.
Ayrıca: Bina içindeki yangın asansörü, resmi denetimlerde “kullanılamaz” anlamına gelen kırmızı etiketle sınıflandırıldığı kat malikleri tarafından iddia edilmektedir. Ancak, iddialara göre bina yöneticisi, yangından kısa bir süre önce bu etiketi sahte bir “yeşil etiket” ile değiştirmiştir. Yangında hayatını kaybeden güvenlik görevlisinin cenazesi bu yangın asansöründe bulunmuştur; bu da sistemin fiilen kullanıldığı, fakat güvenli olmadığı gerçeğini gözler önüne sermektedir.
Binanın katlarında bulunan elektrik şaft odalarında yanıcı özelliğe sahip, düşük kalite (3. sınıf) elektrik kabloları kullanılmıştır. Bu durum, yangının hızla büyümesine, yoğun duman ve zehirli gaz salınımına yol açmıştır.
Ayrıca, şaftlar arasında yangın durdurucu (bariyer) sistemlerin bulunmadığı, kapakların ise yangına dayanıklı metal yerine ahşap olduğu tespit edilmiştir. Bu da yangının katlar arasında yayılmasını kolaylaştıran çok ciddi bir yapısal kusurdur.
Bununla birlikte, elektrik şaftlarının içindeki eşyalar ve genel durumu hiçbir zaman kontrol edilmemiştir. Yönetim, bu alanlara ilişkin yasal olarak zorunlu periyodik denetim görevini açıkça ihmal etmiştir.
Tüm bu zincirleme ihmaller sonucu yaşanan faciada, 3 kişi hayatını kaybetmiştir. Site sakinleri, bu olayın en büyük sorumlusunun bina yöneticisi ve yapıyı inşa eden müteahhit olduğunu açık şekilde belirtmektedir.
Bina yöneticisinin kontrol ve bakım yükümlülüklerini yerine getirmemesi, binadaki yangın güvenlik sistemlerinin çalışmıyor olması doğrudan üç canın yitirilmesine neden olmuştur. Olay sonrası birçok kat maliki tarafından bina yöneticisi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur.
İddialara göre, facia sonrası bina yöneticisi yaşanan acı duruma rağmen bina önünde duyarsız ve alaycı tavırlarla dolaşmaya devam etmiştir. Bu durum, yalnızca teknik değil, etik ve insani sorumluluğun da göz ardı edildiğini göstermektedir.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in “BOYKOT” çağrısını destekliyorum. Milyonlarca vatandaşımızı disiplinle, özveriyle BOYKOT sürecine dahil olmaya davet ediyorum.
Bu BOYKOT, medya ve iş dünyamızı yok etmeye, onlara zarar vermeye yönelik değildir. Bilakis onları prangalarından kurtarıp özgürleştirmeye dönüktür.
Uzun yıllardır, baskıcı ve antidemokratik iktidarın bir avuç ihtiras sahibine teslim oldular. Keyfi dayatmalara, topluma umutsuzluk ve korku salmaya teşne oldular. Kimileri isteyerek bunu yaptı, kimileri korkuyla. Artık zaman değişti. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemeyeceğiz.
Medya ve iş dünyası için seçim yapma vakti gelmiştir; ya 1 kişinin güdümünde yola devam edecek ve BOYKOTUN sert etkilerini görecekler ya da bizler gibi milletin yanında hizalanacaklar.
Tüm vatandaşlarımızdan güçlü bir tepki bekliyor, milletimizin sağduyusu ve dirayetine güveniyorum.
Neden bir yıl önce Meta'daki işimden çıkıp böyle bir yolculuğa girdim?
Hala en çok sorulan sorulardan birisi bu. Ani ve kolay bir karar degildi tabiki bircok seyin birikimiydi. Bunlar, sonraki deneyimlerimi anlamakta da yardımcı olacak.
1. Bel ağrım öncesi ve sonrası: Şimdilik hayat hikayemi bel ağrım öncesi ve sonrası diye ikiye ayırabilirim. Şu anki hayatımın gidişatını belirleyen en önemli olaylardan biri bu. Yıllarca devam eden ve sonunda beni 2 ay yürütmeyen, fıtık ve sinir sıkışması dedikleri bel ağrımdan tedavisiz, ameliyatsız, ilaçsız ve fizik tedavisiz kurtulunca, zihnin gücüne inandım. Sadece inanmadım, aşık oldum. Hayatımda yaptığım değişiklikler, yan etki olarak ortaokuldan beri bozuk olan gözlerimi de düzeltince, "Bu kadarı da pes doğrusu!" dedim. Yıllardır nörobilim araştırmacısı olarak zihin-beden ilişkisini duymuştum fakat ilk elden bu kadar hayat değiştirici etkisini gormek... İlgi alanlarım beyinden zihne doğru genişledi. Bu konu tutkum oldu. Zihnin potansiyelini daha fazla öğrenmek, deneyimlemek istedim.
(Hala bu yolculuğun başındayım ama bir yılda gördüklerim, öğrendiklerim beni bayaa heyecanlandırıyor :)