Birçok insan kötü biriyle birlikte değildir. Sadece kendisini kötü hissettiren biriyle kalmaya alışmıştır.
Çünkü insan bazen sevdiği için değil, bırakamadığı için kalır. Alıştığı için, yalnız kalmaktan korktuğu için, “belki düzelir” diye umut ettiği için kalır. Ve zamanla şu tuhaf şey olur: Acı normalleşir.
Sonra bir gün biri sorar: “Neden hâlâ oradasın?”Cevap genellikle sevgi değildir .Yeniden başlamaya cesaret edememektir. Ve bazen de insanın kendine layık gördüğü hayatın, sandığından çok daha küçük olmasıdır.
Hayatınızda Kendinizi iyi hissettiren insanlar olsun. çünkü bir saatten sonra siz de kendinize öyle bakarsınız. Şakalarıyla, uslüplarıyla, davranışlarıyla kötü hissettiren insanlarla beraber olmak kendinize yapacağınız en büyük kötülüktür.
Aile travmalarının en zor iyileşen yaralar olması tesadüf değildir.
Çünkü burada acı, sevgiyle iç içe geçmiştir.
Sizi derinden sarsan kişi, aynı zamanda bağ kurduğunuz, kaybetmekten korktuğunuz kişidir.
Bu çelişki zihni ikiye böler:
Bir yanınız uzaklaşmak ister, diğer yanınız tutunmayı.
Öfke ile bağlılık aynı anda çalıştığı için kişi kendini suçlu, çatışmalı ve çözümsüz hisseder.
En güzel reçeteyi Sait Faik yazmış: "Tek ihtiyacım olan şey; bir deniz kıyısında sabaha kadar oturup, olan biteni gözden geçirdikten sonra kafasında her şeyi aşmış bir insan olarak kalkıp gitmek.."
İyi bir insan olması, senin için doğru
olduğu anlamına gelmez.
Bazen karşımıza çıkan insanlar gerçekten iyi, anlayışlı ve vicdanlıdır; ama bu, senin ruhsal ihtiyaçlarınla, yaşam ritminle ya da duygusal yapınla uyumlu oldukları anlamına gelmez.
Mesela kimi insanlar hayatına ışık gibi girer; parlıyordur ama o ışık seni aydınlatmak yerine, gözlerini alıyordur.
Birini kötü ya da hatalı ilan etmek değil mesele; sadece “benim için doğru değil” diyebilmektir.
Ve insan bunu fark ettiğinde, bir ilişkinin bitişi değil, kendine dönüşü başlar.
O an artık yara değil, içsel bir yolculuk başlar.
Maskeli depresyon çok yorucudur. Çalışırsınız, şakalaşırsınız, ailenizle ilgilenirsiniz ancak zihinsel olarak çökkünsünüz, bi boşluk hissi vardır ve bunu pek kimse bilmez.
“Bazı insanlar evli ama yalnız, bazıları ise birlikte ama mutsuz. İlişkiyi sadece alışkanlık, sorumluluk ya da korku taşıyor. Sevilmediğini hissetmek, sevmediğini bilmekten daha ağırdır. Ve en kötüsü, gitmeyi düşünmek ama gidememektir”
“Düzeni bozulduğunda huzursuz olan, planları değiştiğinde strese giren, ani sürprizlere alışmakta zorlanan insanları anlayın. Bu, sadece bir ‘takıntı’ ya da ‘inat’ değil, bazen derin bir güven ve kontrol ihtiyacının yansımasıdır”
Son zamanlarda kendini iyi hissetmeyen ama her gün yeniden doğmuş gibi devam eden ve asla pes etmeyen tüm kadınlar için bir alkış… #8MartDünyaKadınlarGünü
“Amaç olumsuz duygulardan kaçmak ya da sadece iyi hissettiren duyguların peşinden koşmak değil; değişebilmek, deneyimlemek, onlardan öğrenmek ve gerektiğinde bir duygusal durumdan diğerine geçebilmektir”.