Yuh! Yuh! Yuh!
7 yaşındaki kız öğrenci büstün önünde saygı duruşuna durmadığı için öğretmeni tarafından tutanak yemiş.
Öğretmen bununla da yetinmeyip, küçük kızın ailesini de hedef göstermiş.
Ufacık öğrenciye bu dayatmayı yapan öğretmen derhal kovulmalı.
Elden ele yayalım.
@OmerfarukKorkmz Hocam mesele Allah ın rızası ise herkes doğraların peşine düşer .
Görünen o ki mesele nefisi emmare meselesi ki durumlar iç açıcı değil ki siz bu uyarıyı yazmak zorunda kalmışsınız.
Cübbeli Hoca, bu gece Ravza-i Mutahhara’da Utekâ (Âzatlılar) namazını kıldı.
Utekâ namazı Şevval ayı çıkmadan kılınmalıdır. Şevval ayı bu sene 17 Nisan Cuma günü bitecektir. Bu mübârek namazı ay çıkmadan evvel kılalım.
Gündüz kılınırsa dört rekâtta bir selâm verilir, gece kılınırsa iki rekâtta bir selâm verilir ama her halükârda sekiz rekât kılınanca müjde hasıl olur.
Bu namazın tarifi ve fazîletleri hadîs-i şerîfte şöyle belirtilmiştir;
Abdülkādir el-Geylânî Kuddise Sirruhû’nun, senedini zikrederek Enes Radıyallâhu Anh’dan rivâyet ettiği bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Her kim Şevvâl (ayı) içerisinde gece veya gündüz olsun (farketmez), sekiz rekât kılar, her bir rekât içerisinde Fâtihatü’l-Kitâb, sonra on beş kere ‘Gul hüvellahü ehad’ (İhlas Sûresi) okur, namazını bitirdiğinde ise yetmiş kere (‘Sübhânellâh’ diyerek) tesbîh eder, yetmiş kere de Nebî ﷺ’e salevât okursa; beni hak (dîn) ile Nebî olarak gönderen Zât’a yemin ederim ki; herhangi bir kul bu namazı kılarsa mutlaka Allâh-u Te‘âlâ o kişi için kalbinde hikmet pınarları fışkırtır ve dilini hikmetle konuşturur (da artık o kişi ledünnî ilimlerden hissedâr olur ve çok hikmetli sözler konuşmaya başlar).
Ayrıca Allâh-u Te‘âlâ ona dünyânın derdini ve devâsını gösterir (de artık o karşılaştığı her müşkilden kurtuluş yoluna kolayca ulaşır).
Beni hak (dîn) ile gönderen Zât’a kasem ederim ki; kim bu namazı târif edildiği gibi kılarsa o kişi başını son secdeden kaldırmadan (önce) Allâh-u Te‘âlâ onun için (günahlarını) bağışlamada bulunur. Eğer (bu namazı kıldığı Şevvâl ayından bir dahaki Şevvâl ayına kadarki zaman zarfında) ölecek olursa kendisi için (günahları hakkında) bağışlanma yapılmış bir şehîd olarak ölür.
Herhangi bir kul bu namazı seferdeyken (yolculukta) kılarsa Allâh-u Te‘âlâ mutlaka ona istediği yere gidip gelmeyi kolay eder. Bu kulun borcu varsa Allâh-u Te‘âlâ borcunu ödettirir. Eğer hâcet sâhibi ise Allâh-u Te‘âlâ(dan bir isteği varsa Yüce Rabbi) onun dileklerini yerine getirir.
Beni hak (dîn) ile gönderen Zât’a yemîn ederim ki, herhangi bir kul bu namazı kılarsa mutlakā Allâh-u Te‘âlâ ona okuduğu her bir harfe ve her bir âyet(-i kerîmey)e mukābil olarak cennette bir mahrefe verir.”
Bunun üzerine: “Yâ Rasûlellâh! Mahrefe nedir?” diye suâl edilince: “Cennetteki bostanlardır ki, onların ağaçlarından her bir ağacın altında atlı süvari yüz yıl (süratle at koşturarak) gider de sonra onu(n kapladığı alanı gezmeyi) bitiremez.” buyurdu.
(‘Abdülkādir el-Ğeylânî, el-Ğunye, 3/283-284; Ahmed ibnü Ebî Bekr el-Hanbelî, ‘Ikdü’d-dürer ve’l-leâlî, 2/558; Bu namazın uzun rivâyeti için bkz: Ebu’l-Hasen ‘Alî el-Kuraşî el-Hekkârî, Fezâilü’l-a‘mâl, Fâs Temkrût Nâsıriyye Tekkesi Ktp, rakam:2215, vr:127b-129a)
Ekranlardaki açık-saçıklık, dizilerdeki ve reklamlardaki hayasızlık dînî ve millî değerlerimizi sarsmaktan öte geçmiş tüm değerleri yıkacak hâle gelmiştir. Bu da bir beka sorunudur.
Değerlerini yitiren toplumlar selametle yaşayamayaz, yıkılmaya mahkûm olur!
Birbirlerini yemeye devam ediyorlar !
Genelde başka ülkeleri iç karışıklığa sürüklemekte mahir olan işgalci İsrail bu sefer kendi içinde birbirlerine düştü !