Bryan Cranston, intihar ederek yaşamına son veren rol arkadaşı RJ Mitte’ye mektupla veda etti:
— Bu satırları bu gece derin bir üzüntü içinde yazıyorum.
— Breaking Bad'deki sevgili oğlum RJ Mitte hayatını kaybetti.
— Onunla, Walter White Jr. rolü için seçildiğinde, henüz 14 yaşındayken tanıştım. Bu rolü büyük bir neşe ve coşkuyla canlandırdı.
— Serebral palsi ile doğmuş olmasına rağmen bu zorluğun hiçbir şey için bir bahane olmasına asla izin vermedi.
— Yoğun çekim programıyla büyük bir azim göstererek mücadele etti.
— Ekrandaki babası ve annesi olarak Anna Gunn ile benim verdiğimiz tavsiyeleri her zaman dinlerdi.
— Ancak bir genç olarak, bazen dersini zor yoldan öğrenmek adına bu öğütleri yaramazca görmezden gelirdi.
— Başarılı bir televizyon dizisinin yıldızlarından biriydi, fakat hâlâ bir çocuktu.
— İlk bölümün çekimine başladığımızda henüz oldukça acemiydi.
— Ancak zamanla onun gerçekten usta bir oyuncuya dönüşmesine tanık olduk.
— Dizideki deneyimini, engelli sanatçıların güçlü bir sözcüsü olmak için değerlendirdi ve engelli topluluğuna yardım etmeye odaklanan hayırsever bir kuruluşun başkanlığını yaptı.
— Böylesi yetenek ve potansiyelin kaybı çok büyük bir kayıptır. Kendi canına kıydığını öğrenmek ise özellikle yıkıcı.
— Neden?
— Daha birkaç hafta önce birbirimize mesaj yazıyor, ne zaman öğle yemeğinde buluşabileceğimizi planlıyorduk.
— O yemeğin onun geleceğini değiştirip değiştirmeyeceğini bilmiyorum…
— Ancak şunu biliyorum: Onu sevdim; dizideki yıllar boyunca ve Breaking Bad'e olan ilgi azaldıktan sonra da onunla vakit geçirmekten büyük keyif aldım.
— Seni özleyeceğim, oğlum.
Eski Türkçe derslerimden: Batı dillerine KUT charisma, KUTLUG charismatic olarak tercüme edilir. Karizma aslen "Tanrı tarafından verilen güç ve yetenek" demek. Weberyan literatüre geçen eklestik bir tabir. Osmanlı dönemindeki karşılığı sahib-kıran.
“biz kırıldık daha da kırılırız
Doğudan Batıya bütün dünyada
biz kırıldık daha da kırılırız
kimse dokunamaz
bizim suçsuzluğumuza”
— Cemalettin Seber | Yarımada, Aralık 1966
Son olarak beni Ulysses okumak için sabırsızlandıran, kitaba nasıl bir sevgi ve özenle yaklaştığını görünce daha da merak ettiren anlatımıyla @armaganekici 'nin bu videosunu izlemenizi tavsiye ederim🙋🏻♀️
https://t.co/vYQU1XpyUv
İnsanın içinde ifade edilmez bir eksiklik duygusu kalır. Her şey başka türlü olabilirdi sanki. Bütün bu oyunlar bu kadar kötü oynanmayabilirdi.
Oğuz Atay | Tutunamayanlar
Bunun bir sonraki adımı üniversitelerde görevli akademisyenlerin kitap yayınlanmasına da yasak getirilmesi olacaktır. Sonuçta büyük meblağlar olmasa da bu kitapların bir telif geliri var.
Uzun lafın kısası; akademisyenlerin "sınıflarında derse giren öğrenciler hariç", toplumu bilgilendirmesi yasaklanıyor.
Tarihten örnek verelim; Milli Mücadele tarihi konusunda doğru ve belgeli, gercek tarihi akademisyenlerin anlatması yasak ama ne idüğü belirsiz meczupların saçma sapan, delilsiz, sulandırılmış anlatımları serbest!
Ülkenin geleceğine, eğitimine bu suikasti yapanlar unutmasın; karanlık aydınlığa yenilmeye mahkumdur. Çünku güneş her sabah mutlaka doğar!
Az önce telefonda Abdullah Uçman Hoca anlattı:
Rahmetli Orhan Okay Vefa Lisesi’nde öğrenci. Edebiyat hocası Behice Hanım. (Kaplan Hoca’nın eşi.) Müfettiş geliyor: Reşat Nuri Güntekin. O sırada işlenen “abes-muktebes” meselesini anlattırıyor Orhan Bey’e. Orhan Hoca eski harflerle izah ediyor. Reşat Nuri:
“Senin yazın benimkinden güzelmiş Orhan.”
Ne güzel insandı Orhan Hoca. Allah rahmet eylesin…
Onu tanıyanlar bilir: bildiğini saklamaz, öğrencisini yanına oturtur, haksızlık karşısında susmazdı.
Metin Arıkan'ın ardında bıraktığı sevgiyle ömrünü verdiği emeği bir arada tutmaya çalıştık. "Prof. Dr. Metin Arıkan'ın Ardından — Akademide Yazılmış Bir Halk Destanı" işte bundan doğdu. Bir yanda ailesinin, dostlarının, öğrencilerinin hatıraları; öbür yanda Dede Korkut'tan Köroğlu'na, destan geleneğinden dil meselelerine uzanan ilmî yazılar.
Abime, hocama son görevimizdi bu...